ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1995/20
Karar Sayısı : 1996/4
Karar Günü : 1.2.1996
R.G. Tarih-Sayı :31.07.1996-22713
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 7.1.1932 günlü, 1918 sayılı "KaçakçılığınMen ve Takibine Dair Kanun"un 25. maddesinin son fıkrasının, Anayasa'nın2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Yurtdışından, getirdiği naftayı gümrüğe teslim etmeyerek satansanık hakkında açılan kamu davasında Mahkeme, 1918 sayılı Yasa'nın 25.maddesinin son fıkrasının Anayasa'ya aykırılığı savıyla itiraz yolunabaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenen Yasa Kuralı
1918 sayılı Yasa'nın iptali istenilen son fıkrasını da içeren 25.maddesi şöyledir :
"Bu Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yazılıhaller haricinde, kaçak inhisar maddelerini istimal veya istihlak maksadıylayanlarında veya herhangi bir yerde bulunduranlar ile gümrükten kaçırılarakyurda sokulmuş eşyayı kaçak olduğunu bilerek kendisinin veya başkalarınınihtiyaçlarında kullanmak üzere yurt içinde satın alan veya bilerek yanlarındayahut herhangi bir yerde bulunduranlar gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmişdeğerinin, inhisar maddeleri için CİF değeri ile birlikte hususi kanunlarındayazılı para cezası veya resminin birer misli hafif para cezasıylacezalandırılır. Madde ve eşyanın müsaderesine de hükmolunur. Bu suretlehükmolunacak hafif para cezası bin liradan aşağı olamaz.
Yukarıdaki fıkra dışında kalan ve bu Kanunda ayrıca cezasıbulunmayan her nevi kaçakçılık suçlarının failleri, gümrük kaçağı eşyanıngümrüklenmiş değerinin, tekel kaçağı maddeler için CİF değeri ile birlikte özelkanunlarında yazılı para cezasının veya resminin birer misli ağır para cezasıile cezalandırılır ve mal veya eşyanın müsaderesine karar verilir. Mal veyaeşyanın, tekele tabi olması veya memlekete ithalinin veya ihracının özel kanunlarlaveya (...)(2) ihracat rejimi kararlarıyla yasaklanmış olması durumundafail hakkında ayrıca bir seneden beş seneye kadar hapis cezasına da hükmolunur.
Eşya ve maddelerin müsadere edilememesi veya memnu eşya vemaddelerden madut bulunması veya bunlar için hususi kanunlarında para cezasıtayin edilmemiş olması hallerinde hükmolunacak para cezasına, bunlarıngümrüklenmiş piyasa değeri miktarınca bir meblağ ilave olunur."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İptal gerekçesinde dayanılan Anayasa maddeleri şunlardır:
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta GüngörÖZDEN, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F. TUNCEL'inkatılmalarıyla 30.5.1995 günü yapılan ilk inceleme toplantısında; "dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, sınırlama sorunununesasla birlikte ele alınmasına" oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptaliistenilen yasa kuralı, Anayasa'ya aykırılık savına dayanak yapılan Anayasakurallarıyla bunlarla ilgili gerekçeler ve dosyada bulunan tüm belgeler okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddelerine göre,Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluyla yapılacak başvurular, itiraz yolunabaşvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ilesınırlı tutulmuştur.
Uygulanacak yasa kurallarından amaç, davanın değişik evrelerindeortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya daolumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan yahut tarafların istek vesavunmaları çerçevesinde bir karar vermek için ön plânda tutulması gerekenkurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada, sanıktarafından gümrüğe teslim edilmesi gereken nafta teslim edilmeyip satılmıştır.Bu nedenle zoralım (müsadere) olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda Yasa'nın 25.maddesinin son fıkrasının olayla ilgili "Eşya ve maddelerin müsadereedilememesi .... hallerinde hükmolunacak para cezasına bunların gümrüklenmişpiyasa değeri miktarınca bir meblağ ilâve olunur." bölümü ile sınırlıolarak incelemenin yapılması gerekmiştir.
B- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun'un "cezaihükümlere" ilişkin üçüncü faslının "Gümrük ve inhisar kaçakçılığınaait cezai hükümler" başlığı altındaki ikinci kısımda yer alan 25. maddenindeğişik birinci ve ikinci fıkralarında, "Bu kanunun 14 üncü maddesininbirinci fıkrasında yazılı haller haricinde, kaçak inhisar maddelerini istimalveya istihlâk maksadıyla yanlarında veya herhangi bir yerde bulunduranlar ilegümrükten kaçırılarak yurda sokulmuş eşyayı kaçak olduğunu bilerek kendisininveya başkalarının ihtiyaçlarında kullanmak üzere yurt içinde satın alan veyabilerek yanlarında yahut herhangi bir yerde bulunduranlar gümrük kaçağı eşyanıngümrüklenmiş değerini, inhisar maddeleri için CİF değeri ile birlikte özelkanunlarında yazılı para cezası veya resminin birer misli hafif para cezasıylacezalandırılır. Madde ve eşyanın müsaderesine de hükmolunur. Bu suretlehükmolunacak hafif para cezası bin liradan aşağı olamaz.
Yukarıdaki fıkra dışında kalan ve bu Kanunda ayrıca cezasıbulunmayan her nevi kaçakçılık suçlarının failleri, gümrük kaçağı eşyanıngümrüklenmiş değerinin, tekel kaçağı maddeler için CİF değeri ile birlikte özelkanunlarında yazılı para cezasının veya resminin birer misli ağır para cezasıile cezalandırılır ve mal veya eşyanın müsaderesine karar verilir. Mal veyaeşyanın, tekele tabi olması veya (...) memlekete ithalinin veya ihracının özelkanunlarla veya ihracat rejimi kararlarıyla yasaklanmış olması durumunda failhakkında ayrıca bir seneden beş seneye kadar hapis cezasına dahükmolunur." denilmiştir. Anayasa Mahkemesi 6.7.1993 günlü, Esas 1993/5,Karar 1993/25 sayılı kararıyla; fıkranın (...) işaretli kısmında önceden yeralan "ithalat ve" sözcüklerini iptal etmiştir.
Maddenin iptali istenilen son fıkrasında ise, 7.9.1956 günlü, 6829sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, "eşya ve maddelerin müsadereedilememesi veya memnu eşya ve maddelerden madut bulunması veya bunlar içinhususi kanunlarında para cezası tayin edilmemiş olması hallerinde hükmolunacakpara cezasına bunların gümrüklenmiş piyasa değeri miktarınca bir meblağ ilâveolunur" kuralı getirilmiştir.
Son fıkranın uygulanabilmesi için eşya ve maddelerin zoralımınınolanaksızlığı ya da eşya veya maddenin ithal veya ihracının yasaklanmışbulunması veya Özel yasalarında para cezası öngörülmemiş olması koşullarındanbirinin gerçekleşmesi gerekir. Bu durumlarda, hükmolunacak para cezasınabunların gümrüklenmiş piyasa değeri tutarınca bir meblağ eklenecektir.
Öğretide, zoralımın, eşyanın suçla ilgisi nedeniyle kimi kez birceza ve mahkûmiyetin yasal sonucu olduğu, kimi kez de ceza olduğuna ilişkingörüşler çoğunluktadır.
"Gümrüklenmiş piyasa değeri"nin, kaçak eşyanın CİFdeğerine gümrük vergisi ve diğer rüsumlarla normal ithalatçı, toptancı veperakendeci kârlarının ilavesi ile bulunacağı; ithalatçı, toptancı veperakendeci kârlarının ise 213 sayılı Vergi Usul Yasası'nda düzenlenen esaslaragöre saptanması uygulamada benimsenmiştir.
Kaçak eşya veya maddelerin müsadere olanağının kalmaması durumundayukarıda iptali istenilen kural uyarınca para cezasına eklenen"gümrüklenmiş piyasa değeri" tutarındaki miktar ayrı bir para cezasıniteliği taşımaktadır. Yasakoyucu, 25. maddenin son fıkrasında öngörülendurumların ortaya çıkmasında "para cezası"nın hesaplanmasının özelbir yöntemle belirlenmesini amaçlamıştır.
C- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Mahkeme, kaçakçılık suçlarında idarî ve malî yaptırımlarınsözkonusu olduğunu, yasakoyucunun bu konuda ekonomik suç görüşünü benimsediğinive maktu veya nisbî para cezası değil de tazminî nitelikte para cezasıverilmekte iken Yasa'nın son fıkrası hükmü ile ikinci bir tazminî para cezasıverilmesinin mükerrerlik oluşturduğunu bunun da, Anayasa'nın 2.maddesindeki hukuk devleti ilkesi ile, 10. maddesindeki kanun önünde eşitlikilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
1- Anayasa'nın 2. Maddesi Yönünden İnceleme
Hukuk devleti, tüm işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimineaçık, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurmayı ve sürdürmeyi amaç edinmiş,Anayasa ve hukukun üstün kurallarına bağlılığa özen gösteren devlettir. Hukukdevleti ilkesinin öğeleri arasında yasaların kamu yararına dayanması,kuralların herkes için konulması, kamu düzeninin kurulması ve korunması amacınayönelik bu kurallarda adalet ve hakkaniyet ölçütlerinin de gözönünde tutulmasıgerekliliği bulunmaktadır.
Hukuk devletinde, Anayasa'nın açık kurallarıyla birlikte, hukukunbilinen ve tüm uygar ülkelerde benimsenen ilkelerine de uygun davranılmasıgerekir. Kamu düzeninin korunması, güven ve huzuru bozan eylemlerin etkili birbiçimde önlenmesi için yasama organı, anayasal sınırlar içinde, değişik cezalaröngörebilir. Ceza alanında düzenleme yaparken, Anayasa'nıntemel ilkelerine ve ceza hukukunun ana kurallarına bağlı kalmak koşuluyla,toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmamaları, suç sayılanların hangi türve ölçüde yaptırımlarla karşılanmaları gerektiği, hangi durum ve davranışlarınağırlaştırıcı ya da hafifletici öge olarak kabul edileceği hususları daYasakoyucunun takdir yetkisi kapsamı içindedir.
Hukuk devleti ilkesi, yasaların kamu yararına dayanması gereğinide içermektedir. Buna göre kamu yararı düşüncesi olmaksızın diğer biranlatımla, yalnız özel çıkar veya belli kişilerin yararına olarak herhangi biryasa kuralı konulamaz.
Hukukumuzda cezanın yasallığı ilkesi, bir suça uygulanacakyaptırımın ve buna ilişkin sınırların, hafifletici ve ağırlaştırıcı unsurlarınyasakoyucu tarafından kurala bağlanmasını zorunlu kılmaktadır.
Gerek Türk Ceza Yasası'nda gerekse başka yasalarda, kullanılması,yapılması, taşınması, bulundurulması veya satılması suç teşkil eden eşyanınmüsadere edileceğine ilişkin kurallar yer almıştır.
Esasen Anayasa'nın 38. maddesinin yedinci fıkrasında sadece"genel müsadere cezası verilemez" denilmiştir.
1918 sayılı Yasa'nın Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen 25.maddesinin son fıkrasında öngörülen, eşyanın ele geçirilememesi nedeniylemüsadere edilememesi halinde para cezasına eklenen "eşyanın gümrüklenmişdeğerine eşit meblağ"ın anılan hüküm içeriğindeki koşullarda uygulanacakayrı bir para cezası niteliği taşımaktadır. Nitekim, Yargıtay'ın yerleşikkararlarında da bu görüş benimsenmiştir.
Eşya ve maddelerin zoralımı durumunda, devletin uğradığı maddîzarar düşünülecek olursa yasakoyucunun bu durum için "gümrüklenmiş piyasadeğeri" tutarınca bir meblağın para cezasına eklenmesi suretiyle bulunacakmeblağı ceza olarak belirlemesinde ceza hukukunun temel ilkelerine aykırılıkbulunmadığı gibi yasakoyucunun cezanın belirlenmesindeki takdir yetkisini kamu yararıamacını gözeterek kullandığı da açıktır.
Bu durumda, aynı suç için mükerrer para cezasından söz etmeyeolanak bulunmamaktadır.
İptali istenen kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırılıkoluşturmamaktadır.
2- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
"Eşitlik" kavramıyla, yasa önünde eşitlik, diğer biranlatımla hukuksal eşitlik amaçlanmıştır. Bu ilkeyle kişilere veya kimitopluluklara, aynı durumda bulunanlardan daha çok veya daha geniş hak veyetkiler tanımak yasaklanmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında, herkese her zaman aynıkuralların uygulanamayacağı, haklı bir nedene dayanılarak farklı kurallarınuygulanmasının yasa önünde eşitlik ilkesini zedelemeyeceği belirtilmiştir. Aynıhukuksal durumda bulunanlara aynı kuralların uygulanması zorunludur.
1918 sayılı Yasa'nın 25. maddesi ile ortaya çıkan kaçakçılıkolaylarında farklı cezaların öngörülmesi, ceza adaleti ve ceza siyasetiningereği olduğu kadar, yasa koyucunun takdir hakkı kapsamına girmesi nedeniyleeşitlik ilkesine de aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Kaldıki, eşitlik her yönüyle aynı hukuksal durumda bulunanlararasında söz konusu olabileceğinden benzer suçları işleyenlerincezalandırılmasında, yasa önünde eşitlik ilkesinin zedelendiğinden sözedilebilmesi için eşitsizlik yarattığı ileri sürülen kuralın haklı bir nedenedayanmaması veya kamu yararının bulunmaması gerekir.
Zoralım olanağı kalmayan madde veya eşyanın "gümrüklenmişpiyasa değeri" kadar bir meblağın para cezasına eklenmesiyle, kaçakçılıknedeniyle devletçe uğranılan maddî zararın, sanık tarafından giderilmesiamacıyla uygulanan cezaî yaptırımla kamu yararının gerçekleştirilmekistenildiği açıktır.
Kaçak eşya veya maddelerin zoralım olanağının bulunmaması halinde"gümrüklenmiş piyasa değeri" tutarındaki meblağın para cezasınaeklenmesinde Anayasa'nın suç ve ceza yönünden koyduğu ilkelere aykırı bir yönbulunmadığı gibi kuralın herkes için getirilmiş olduğu, kamu düzenininkurulması ve korunması amacına yönelik bulunduğu da düşünüldüğünde, Anayasa'nın10. maddesine aykırılıktan söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle, istemin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
7.1.1932 günlü, 1918 sayılı "Kaçakçılığın Men ve TakibineDair Kanun"un 25. maddesinin son fıkrasının, "Eşya ve maddelerinmüsadere edilememesi ... hallerinde hükmolunacak para cezasına bunlarıngümrüklenmiş piyasa değeri miktarınca bir meblağ ilâve olunur." kuralıyönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
1.2.1996 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Aysel PEKİNER