ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1995/37
Karar Sayısı : 1995/31
Karar Günü : 11.7.1995
R.G. Tarih-Sayı :23.03.1996-22589
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
İTİRAZIN KONUSU : 17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal SigortalarKanunu'nun 110. maddesinin birinci tümcesinin, "... suç sayılır birhareketi yüzünden hastalanan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneğiverilmemesi..." bölümünün Anayasa'nın 2., 5., 60. ve 61. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Kısmen kendi kusuru sonucu meydana gelen bir trafik kazasındayaralanan ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nca tedavi altına alınan sigortalıya 506sayılı Yasa'nın 110. maddesine göre ödenmekte olan iş göremezlik ödeneğiKurum'ca kesilmiş ve o tarihe kadar ödenenlerin de geri verilmesiistenilmiştir.
Sigortalı tarafından açılan dava sonucunda Kurum'ca ödenmesikesilen geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesine ve davacı için 506 sayılıYasa'nın 110. maddesinin uygulanamayacağının tesbitine ilişkin karar, SosyalSigortalar Kurumu'nca temyiz edilmiştir.
Temyiz istemini inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 506 sayılıYasa'nın 110. maddesinin birinci tümcesinde yer alan ve "suç sayılan birhareketi yüzünden hastalanan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneğiverilmemesini" öngören kuralın iptali istemiyledoğrudan AnayasaMahkemesi'ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası'nın iptali istenilen bölümünyer aldığı 110. maddesi şöyledir:
"Madde 110- Kastı veya suç sayılır bir hareketi yüzünden işkazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalıya geçiciiş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri verilmez. Sigortalıyayalnız gerekli sağlık yardımı yapılır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralları şunlardır :
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik,lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 5.- Devletin temel amaç ve görevleri, Türkmilletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyetive demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak;kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriylebağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engellerikaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartlarıhazırlamaya çalışmaktır."
3- "MADDE 60.- Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır veteşkilatı kurar."
4- "MADDE 61.- Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul veyetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayatseviyesi sağlar.
Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarınısağlayıcı tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacakdiğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması içinher türlü tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veyakurdurur."
IV- İLK İNCELEME ve SINIRLAMA SORUNU
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta Güngör ÖZDEN,Güven DİNÇER, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, İhsan PEKEL, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F. TUNCEL'inkatılmalarıyla 11.7.1995 günü yapılan ilk inceleme toplantısında;
1- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,oybirliğiyle,
2- İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'ce iptali istenen 506 sayılıYasa'nın 110. maddesinin birinci tümcesinde yer alan "... suç sayılır birhareketi yüzünden hastalanan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği verilmemesi..."ni öngören kural hakkındaki esas incelemenin, uyuşmazlığın taksirlibir hareket yüzünden doğması nedeniyle "... suç sayılır taksirli birhareketi yüzünden hastalanan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneğiverilmemesi ..." yönünden yapılmasına, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU ile Lütfi F.TUNCEL'in karşıoyları ve oyçokluğuyla karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, itirazkonusu yasa kuralı ile dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve ötekiyasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A- Anayasa'nın 2., 5. ve 60. Maddeleri Yönünden İnceleme
Anayasa'nın "sosyal güvenlik hakkı" başlıklı 60.maddesinin birinci fıkrasında, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olacağıöngörülmüştür. Sosyal güvenlik hakkı, çalışanların yaşamlarının ve yarınlarınıngüvencesidir. Sosyal güvenlik, toplumun parçası olan bireylere, gelirleri neolursa olsun doğal bir olay olan yaşlılık ile hastalık, kaza, ölüm ve malûllükgibi sosyal riskler karşısında asgari bir yaşam düzeyi sağlama amacınayöneliktir. 60. maddenin ikinci fıkrasında, Devlete sosyal güvenliği sağlayacakgerekli önlemleri almak ve teşkilâtı kurmak görevi verilmiştir. TC. EmekliSandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu, ülkemizde sosyalgüvenliğintemelini oluşturan kurumlardır. Sosyal Sigortalar Kurumu, hizmet akdinedayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlara, iş kazalarıylameslek hastalıkları, hastalık, analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm hallerindesosyal sigorta yardımları yapan sosyal güvenlik kuruluşudur. Çalışmaları, yasalölçüler içinde ve sigorta esaslarına göre düzenlenmiştir. Bu madde, sosyalgüvenliğin düzenlenmesinde temel kural olmakla birlikte, Anayasa'nın, çalışmahayatını düzenleyen diğer kuralları da bütün sosyal güvenlik kurumları gibiSosyal Sigortalar Kurumu için de geçerlidir.
Sosyal devlet, Anayasa'nın 2. maddesi uyarınca vatandaşın sosyaldurumu ve refahı ile ilgilenen ve onlara asgarî yaşam düzeyi sağlayandevlettir. Anayasa'nın 5. maddesinde ise, "... kişilerin ve toplumunrefah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerine,sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayansiyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevîvarlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak ..."devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır.
Sosyal Sigortalar Yasası'nın itiraz konusu 110. maddesinde, kasdîveya suç sayılır bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığınatutulan ya da hastalanan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneğiyle sürekli işgöremezlik gelirinin verilemeyeceği ve sigortalıya yalnız gerekli sağlıkyardımlarının yapılacağı öngörülmüştür. Buna göre, suç sayılır bir hareketiyleiş kazasınauğraması durumunda, sigortalı geçici işgöremezlik gelirindenyararlandırılmamaktadır.
Sosyal sigorta yasalarla kurulmuş bir sistem olup, sigortanınkapsamı, sigorta alanı ve kapsadığı riskler ile alınacak primler yasalölçülerle belirlenmiştir. Sosyal güvenliğin ve sigortanın temel özelliği venedeni olan sosyal risklerin karşılaması işlevinin yasalarda öngörülmesizorunludur. Öte yandan, modern toplumun ulaştığı bilimsel düzey ve ileriteknolojik uygulamalar iş kazaları ve meslek hastalıkları kavramlarına yeniboyutlar getirmiş ve yeni iş güvenliği sorunlarını ortaya çıkarmıştır. İleri vekarmaşık teknolojik uygulamalar bağlamında "kusur" kavramı, cezahukukundaki anlamıyla "suç kavramı"na dönüşebilmekte ve maddenin düzenlenişinegöre kastî suç olmasa bile bu tür suç sayılabilir bir eylemi yüzünden işçisosyal güvenliğinden yoksun kalabilmektedir.
Emeğinden ve sosyal güvenlik hakkından başka hiçbir güvenceyesahip olmayan işçinin, suç sayılabilecek kusurlu bir eylemi nedeniyle sosyalgüvenlikten yoksun bırakılması, prime dayanan sigorta anlayışına uygundeğildir.
Taksirli suçları nedeniyle meydana gelen iş kazalarında işçiyigeçici iş göremezlik gelirinden yoksun bırakan Yasa'nın 110. maddesindekikural, sosyal güvenlik hakkının özüne aykırıdır.
Bu nedenlerle, sınırlama kararı uyarınca incelenen 110. maddedekiitiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 5. ve 60. maddelerine aykırıdır. İptaligerekir.
Haşim KILIÇ bu görüşe katılmamıştır.
B- Anayasa'nın 61. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 61. maddesinde harp ve vazife şehitlerinin dul veyetimleri ile malûl ve gazilerin, sakatların, yaşlıların ve korunmaya muhtaççocukların devletçe korunmalarına yönelik özel kurallar konulmuştur.
Anayasa'nın 60. ve 61. maddeleri, geniş anlamda sosyal güvenlik konularınındüzenlemelerine karşın birbirinden tümüyle ayrıdırlar. 61. madde de, toplumunözel olarak koruması ve gözetmesi gereken bir kesiminin sosyal güvenliği, 60.maddede ise, sigorta esasına dayanan ve çalışanların geleceğini güvence altınaalan sosyalgüvenlik sistemleri düzenlemektedir.
Bu nedenle, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 61. maddesi ileilgisi görülememiştir.
VI- SONUÇ
17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 110.maddesinin, "... suç sayılan taksirli bir hareketi yüzünden hastalanansigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği verilmemesi ..." yönündenİPTALİNE, Haşim KILIÇ'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
11.7.1995 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1995/37
Karar Sayısı : 1995/31
(İlk İnceleme Evresinde Sınırlamaya İlişkin)
Anayasa Mahkemesi'nce;
17.1.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası'nın 110.maddesinin, "...suç sayılan taksirli bir hareketi yüzünden hastalanansigortalıya geçici iş göremezlik ödeneğinin verilmemesi..." yönündenAnayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nce sınırlanarak incelenen 506 sayılı SosyalSigortalar Yasası'nın "sigortalının kasdı ve suç sayılır hareketi"başlıklı 110. maddesi ise aynen:
"Madde 110.- Kasdı veya suç sayılır bir hareketi yüzünden işkazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalıya geçiciiş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri verilmez. Sigortalıyayalnız gerekli sağlık yardımları yapılır." şeklindedir.
İtiraz yoluna başvuran Yargıtay 10. Hukuk Dairesi kararında;"Suç sayılan bir hareketi yüzünden hastalanan sigortalıya geçici işgöremezlik ödeneği verilmemesini" öngören kuralın iptali istenmektedir.
Maddede, suç sayılı hareketler, kendi içinde kasdı, taksirli gibibir ayırıma tabi tutulmamıştır.
Nitekim Anayasa Mahkemesi 10.12.1991 günü aldığı E. 1991/23, K.1991/47 sayılı benzer bir kararında, aynı maddede yer alan "...suç sayılırbir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan sigortalıya sürekli iş göremezlikgeliri verilmemesi"ne ilişkin kuralı, taksirli suç ayrımı yapmadan iptaletmiştir.
Anayasa'nın 152. maddesine göre, davaya bakmakta olan mahkeme"uygulanacak bir kanun veya ... hükümlerini" Anayasa'ya aykırıgörmesi veya taraflardan birinin aykırılık savını ciddî bulduğu kanısına varmasıdurumunda bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilir.
Yerel Mahkemenin, bir kuralı Anayasa Mahkemesi'ne götürebilme veAnayasa Mahkemesi'nin de itiraz yoluyla gelen işte Anayasa'ya uygunluk denetimiyapabilme yetkileri "uygulanacak kural" ile sınırlıdır.
Yargıtay 10. Dairesinin başvuru kararından ve olaydan anlaşıldığıüzere davada uygulanacak kural "suç sayılır bir hareketi yüzündenhastalanan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği" verilmemesi ileilgilidir.
Bu kuralın, maddede yazılı olmayan taksirli suçlarla ayrıcasınırlandırılması "uygulanacak kural"ın Anayasa Mahkemesi'nce suçunniteliğine özgülenerek daraltılması sonucunu doğurur.
Açıklanan nedenlerle verilen kararın, uygulanacak kuralın taksirlisuçlarla ayrıca sınırlandırılması ve bu kapsamla iptali yönüne karşıyız.
Üye
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Lütfi F. TUNCEL
KARŞIOYGEREKÇEM
Esas Sayısı : 1995/37
Karar Sayısı : 1995/31
Anayasa'nın 60. maddesinde herkesin sosyal güvenlik hakkına sahipolduğu belirtilerek sosyal riskler karşısında asgari bir hayat seviyeninteminat altına alınması amaçlanmıştır. Yine aynı madde de, belirtilen sosyalgüvenliği sağlayacak sosyal güvenlik kuruluşlarını kurma görevi de devleteverilmiştir. Sosyal Sigortalar Kurumu bu kapsamda görev yapan bir sosyalgüvenlik kuruluşudur.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 26. maddesi işverensorumluluğunu düzenlemiştir. İşverenin kendi suç sayılır bir hareketi sebebiylemeydana gelen iş kazası ve meslek hastalığından dolayı Sosyal SigortalarKurumu'nun işçiye yaptığı ödemeler işverenden tahsil edilmektedir. Bu maddeninAnayasa'ya aykırılığı iddia edilmiş fakat Anayasa Mahkemesi 1990/28 Esas,1991/11 sayılı kararı ile maddenin Anayasa'ya aykırı olmadığına kararvermiştir. Kararda " ... İşverenin Sosyal Sigortalar karşısındakisorumluluğunu düzenleyen itiraz konusu kural, kurumun iş kazası ya da meslekhastalığına uğrayan sigortalı için yaptığı giderleri sigortalının zararauğramasına neden olanlarından rûcu yoluyla geri isteyebilme hakkı, kurumunasigortalıya yardım yapma ödevi dolayısıyla malvarlığında meydana geleneksiltmeyi kısmen ve tümüyle giderme olanağı sağlar. Öte yandan zararı ödemekdurumunda bulunan kişilerin bundan böyle sigortalının sağlığını ve cangüvenliğini korumak yönünden daha çok özen göstermesi sağlanmış, iş kazası vemeslek hastalıklarının meydana gelmesi önlenmiş olur." denmektedir.Kararda da belirtildiği gibi işveren sorumluluğunun temel amacı SosyalSigortalar Kurumu'nun malvarlığının eksilmemesi ile işçinin can güvenliğikonusunda gerekli önlemleri almasını temin için sözkonusu yasa hükmüdüzenlenmiştir. Dava konusu Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 110. maddesi de işçisorumluluğuna yönelik getirilmiş paralel bir hükümdür. İşçinin kasdî ve suçsayılır bir hareketi yüzündeniş kazasına uğraması ya da meslek hastalığınatutulması halinde sigortalıya geçici ya da devamlı daimi iş göremezlik geliriverilmemek suretiyle hem Sosyal Sigortalar Kurumu'nun malvarlığının eksilmesiönlenmek istenmiş hem de işçinin işinde daha dikkatlidavranması düşünülerekişyerinde başkalarına zarar vermemesi amaçlanmıştır.
Dava konusu yasa hükmü, suç teşkil eden bir fiil neticesinde işkazasına uğrayan işçilere geçici iş göremezlik ödeneği verilmemesiniöngörüyordu. Bu bölüm çoğunluk görüşü gereğince iptal edilmiştir. Çoğunlukgerekçesinde özellikle taksirli suçlar açısından işçinin yasada belirtilengelirden mahrum edilemeyeceği vurgulanmıştır. Taksirli suç ağır olabileceğigibi hafif de olabilir. Ağır taksirde suçlu fiil sonunda doğacak ağır zararınolmasını arzu etmemesine rağmen bu zararın olabileceğini tahmin edebilecekdurumdadır. Yasakoyucu işçinin belirtilen bu taksirli fiili sonunda (esasentahmin edilebilir) meydana gelebilecek zararı önlemek için dava konusu yasahükmünü getirmiştir. İptal edilmekle ağır kusur sonucu büyük zararlarındoğmasına sebep olan kişiler sosyal hak kavramına sığınarak suç sayılan birhareketi yüzünden Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan yardım sağlayacaktır.
Sosyal güvenlik hakkını, devlet kuracağı sosyal güvenlik kuruluşlarıeliyle yürüteceğine göre Anayasa'nın 65. maddesi gereğince malî kaynaklarınınyeterliliği ölçüsünde bu görevini yerine getirecektir. Aksi halde sosyalgüvenlik kuruluşlarının malvarlığında meydana gelen eksilme kurumu aczedüşürebilir. İşçinin işyerinde azami özeni göstermesi ve Sosyal SigortalarKurumu'nun malî yapısı düşünülerek yasakoyucu sosyal güvenlik hakkınabelirtilen sınırlamayı getirmiştir.
Bu nedenlerle çoğunluğun iptal kararına katılmıyorum.
Üye
Haşim KILIÇ