ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1995/41
Karar Sayısı : 1995/61
Karar Günü : 7.12.1995
R.G. Tarih-Sayı :09.05.1996-22631
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 25.4.1985 günlü, 3182 sayılı "BankalarKanunu"nun 87. maddesinin 5. bendinin Anayasa'nın 10. ve 138. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Bir firmaya usulsüz kredi kullandırdığı ileri sürülerekcezalandırılması istemiyle banka yöneticisi sanık hakkında Başbakanlık HazineMüsteşarlığı'nca Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan başvuru üzerine açılan kamudavasına bakmakta olan Mahkeme Bankalar Yasası'nın uygulanması gereken 87.maddesinin 5. bendinin Anayasa'nın 10. ve 38. maddelerine aykırılık savınınciddî olduğu kanısıyla itirazda bulunmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
25.4.1985 günlü, 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 87. maddesinin 5.bendi şöyledir:
"5. Cumhuriyet Savcıları ve mahkemeler yapılacak kovuşturmave duruşmalarda bilirkişi teşkiline gerek gördükleri takdirde, münhasıran resmîbilirkişi listesinde kayıtlı kişilerden seçecekleri bilirkişilerin görüşlerinialırlar. Resmî bilirkişi listeleri Bakanlık tarafından tespit olunur."
B- Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda dayanılan ve ilgili Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
3- "MADDE 36.- Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmahakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz."
4- "MADDE 138.- Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar;Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hükümverirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisininkullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelgegönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargıyetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veyaherhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymakzorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretledeğiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ile Lütfi F. TUNCEL'in katılmalarıyla18.7.1995 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında; "Dosyadaeksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine" oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptaliistenilen yasa kuralı ile dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri veöteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
25.4.1985 günlü, 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun ilgili 87.maddesinin 1. bendinde ceza kovuşturmasının başlatılabilmesi için Bakanlığın,Cumhuriyet Savcılığı'na yazılı başvuruda bulunması koşulu öngörülmüş ve bubaşvuru ile birlikte Bakanlığın müdahil sıfatını kazanacağı belirtilmiştir.Maddenin iptali istenilen 5. bendinde ise, kovuşturma ve duruşmalarda bilirkişiincelemesinin gerekli görülmesi durumunda Cumhuriyet Savcıları vemahkemelerinbilirkişileri "münhasıran" Hazine Müsteşarlığı'nın bağlı olduğuBakanlığın saptayacağı resmî bilirkişi listesinden seçebilecekleri zorunlukılınmıştır.
İtiraz yoluna başvuran mahkeme, müdahil sıfatını kazanarak davadataraf olan Bakanlığın belirleyeceği bilirkişilerden başka bilirkişiseçilememesinin davanın tarafları arasında eşitsizlik yaratarak Anayasa'nın 10.maddesinde öngörülen "eşitlik" ilkesine aykırı düşeceğini, ayrıcaCumhuriyet Savcıları ile mahkemelerin bilirkişi seçiminde münhasıran Bakanlıkçasaptanan resmî bilirkişi listesiyle sınırlı tutulmalarının Anayasa'nın 138.maddesinde düzenlenen "Yargı Bağımsızlığı" kuralını zedeleyeceğiniileri sürerek itirazda bulunmuştur.
Anayasa'nın, hak arama özgürlüğünün düzenlendiği 36. maddesindedâvacı ya da dâvalı herkesin, geçerli araç ve yollardan faydalanarak yargımercileri önünde sav ve savunma hakkına sahip olduğu öngörülmüştür. Bu kuralla,bir dâvanın yanlarının hiçbir kayguya kapılmadan, hiçbir etki altında kalmadan,hiçbir korku veçekinme duymadan özgürce haklarını kullanmalarına olanaksağlanmıştır.
Anayasa'nın Cumhuriyetin niteliklerini belirleyen 2. maddesi de,Türkiye Cumhuriyeti'ni bir hukuk devleti olarak tanımlamıştır. Hukuk devletinintemel niteliği tüm devlet faaliyetlerinin hukuk kurallarına uygun olmasınıgerektirir. Hukuk devleti, insan haklarına saygı gösteren ve bu haklarıkoruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmeye kendinizorunlu sayan ve tüm faaliyetlerinde hukuka ve Anayasa'ya uyan devlet olarakbilinmektedir.
İptali istenilen 5. bendin düzenlediği bilirkişilik kurumunun,"münhasıran" sözcüğü ile çerçevelenmesi durumunda, başkabilirkişilere gidilemeyeceği, özel ya da yasadaki aynı dal uzmanlarındanbilirkişi seçilemeyeceği, yalnızca Bakanlık listesine bağlı kalınacağı açıktır.
Yalnızca Bakanlığın saptadığı resmî listedeki bilirkişilerdenyararlanma yoluna gidildiğinde, ortaya konulacak düşünce, yargısal kanınınoluşumunda ağırlık kazanacaktır. Dolayısıyla müdahil tarafın savları en etkinve yaygın düşüncelerle mahkemelere sunulabilirken, sanık tarafın savunmaları butür teknik bir güvenceden yoksun ve de içeriksiz kalacaktır. Bir başka yönüylemüdahil taraf lehine büyük bir teknik üstünlük sağlanmış ve bu üstünlüğe karşısanık taraf, olası teknik desteklerden yoksun bırakılmış olacaktır.
Öte yandan mahkemeler, dava taraflarından birinin belirlediğibilirkişi görüşüyle yetinmek zorunda bırakılmakta, sözkonusu görüşle ilgiliolarak doğabilecek teknik duraksamalarını giderici başka bilirkişiolanaklarından mahrum kalmaktadır. Böylece mahkemeler, "münhasıran"sözcüğünün çizdiği çerçeve ile sınırlandırılmaktadırlar.
İtiraz konusu kural, müdahil sıfatıyla dâvanın tarafı bulunanBakanlığın belirlemiş olduğu bilirkişilerin dışında başka bir bilirkişiyegidilmesini engellemektedir. Bu durum, sanığın hak arama özgürlüğünükısıtlarken yargının takdir yetkisini de sınırlamaktadır.
Mahkemeleri, "Münhasıran" Bakanlığın düzenlediğilisteden bilirkişi seçmek zorunda bırakan kural, mahkemelerin takdir yetkisinikaldırmakta ve kişilerin hak arama özgürlüğünü zedelemektedir. Hukuk devletianlayışıyla bağdaşmayan itiraz konusu kuralın birinci tümcesindeki"münhasıran" sözcüğü ile ikinci tümcesi Anayasa'nın 2. ve 36.maddelerine aykırı düşmektedir.
Bu nedenlerle İPTALLERİ gerekir.
Öte yandan itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın "Kanun önündeeşitlik" ilkesi başlıklı 10. maddesi ve Mahkemelerin bağımsızlığıöngörülen 138. maddesi arasında doğrudan bir ilgisi bulunmamaktadır.
VI- SONUÇ
25.4.1985 günlü, 3182sayılı "Bankalar Kanunu"nun 87.maddesinin 5. bendinin;
A- Birinci tümcesindeki "...münhasıran ..." sözcüğü ileikinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Yekta Güngör ÖZDEN,Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Yalçın ACARGÜN ile Ali HÜNER'in "Maddenintümünün iptali gerektiği" yolundaki karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
B- Kalan bölümünün, iptal nedeniyle uygulama olanağı kalmadığından2949 sayılı Yasa'nın 29. maddesi gereğince İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
7.12.1995 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Nurettin TURAN
KARŞIOYGEREKÇESİ
Esas Sayısı: 1995/41
Karar Sayısı : 1995/61
İtiraz yoluyla iptali istenen kural, bilirkişi incelemesine gerekgörülmesi durumunda ancak ve yalnızca resmî bilirkişi listesinden seçimyapılacağını öngörmekle, Cumhuriyet Savcıları'yla mahkemeleri bağlamakta,konuya uygun, uzman kişilerden özgürce yararlanmayı engellemektedir. Yalnız"... münhasıran ..." sözcüğünün iptali durumu değiştirmeyecektir.Resmî bilirkişi listeleriyle sınırlayan bu sözcük, pekiştirme içinkullanılmıştır. Bu sözcük olmasa da, yararlanılacak listenin "resmîliste" olduğu belirgindir. "Resmî bilirkişi listesi" belirlemesiolduktan sonra "münhasıran" sözcüğünün olup olmaması bir şeydeğiştirmemektedir. Bu nedenle, yargı çalışmalarında yetkilileri bağlayıpinceleme ve araştırmayı güçleştiren sınırlamayı tümüyle kaldırmak gerekir.Alanında uzman olanların resmî listede olup olmadığına bakılması yararsızdır.Nitekim, 2949 sayılı Yasa'nın 29. maddesinin uygulanması da bu görüşüdoğrulamıştır. Tümüyle iptal, amaca daha uygun düşerdi. Bu nedenle karşıoykullandık. 7.12.1995
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Ali HÜNER