ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1995/42
Karar Sayısı : 1995/53
Karar Günü : 28.9.1995
R.G. Tarih-Sayı :16.05.1997-22991
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Boğazlıyan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 18.6.1927 günlü, 1086 sayılı "Hukuk UsulüMuhakemeleri Kanunu"nun 183. maddesinin, Anayasa'nın 2., 5. ve 10.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I - OLAY
Utrecht Asliye Hukuk Mahkemesi'nce, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdavacı koca S. D. ile Hollanda vatandaşı E. A. S.'ın Hollanda Medenî Kanunuhükümlerine göre verilen boşanma kararının Utrecht Belediyesi nüfus memurluğusiciline işlendiği, vekili aracılığıyla başvuran dâvacının boşanma ilâmınıntanınması istemiyle açtığı davanın yargılamasında davalı eşin adresine tebligatyapılmasına karar verilmiş, davacı tarafından gerekli masraf yatırılmadığındanyurtdışındaki davalı eşe tebligat yapılamamıştır. Yabancı mahkeme ilâmlarınıntanınması davalarında, davalı tarafa tebligat yapılması öngörülen Hukuk UsulüMuhakemeleri Yasası'nın 183. maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunduğu yönündekidavacı vekili savının ciddi olduğu kanısına varan Mahkeme, bu maddenin iptaliiçin itiraz yoluna başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenen Yasa Kuralı
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın iptali istenen183. Maddesi şöyledir :
"Memaliki ecnebiyede veya mahkemenin dairei kazası veyabulunduğu şehir haricinde ikamet edenlerle ikametgâhı meçhul bulunanlarhakkında yapılacak tebliğde hangi gün ve saatte mahkemede bulunulacağı ve cevapmüddeti tahkikat hâkimi tarafından tâyin olunur."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dayanılan Anayasa Kuralları Şunlardır :
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 5.- Devletin temel amaç ve görevleri, Türkmilletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyetive demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adaletilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyalengelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gereklişartları hazırlamaya çalışmaktır."
3- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizinkanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N.SEZER, Haşim KILIÇ, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F. TUNCEL'inkatılmalarıyla 21.7.1995 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptaliistenilen Yasa kuralı, Anayasa'ya aykırılık savına dayanak yapılan Anayasakurallarıyla bunlarla ilgili gerekçeler ve dosyada bulunan tüm belgeler okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlamı
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin bakmakta olduğu dava, boşanmayailişkin yabancı mahkeme kararının tanınması istemidir. Bu nedenle, tanınmatalebini içeren dilekçenin, 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul HukukuHakkında Kanun (MÖHUK)'nun 39. ve 42. maddeleri uyarınca duruşma günü ilebirlikte davalı eşe tebliğ edilmesi gerekmektedir. İtiraza konu HUMK'nun 183.maddesinde de, bu tebligatın ne suretle yapılacağı belirtilmiştir. Maddede,yabancı ülkede oturanlara yapılacak yazılı bildirimde, hangi gün ve saattemahkemede bulunulacağının ve cevap süresinin soruşturma yargıcıncabelirleneceği öngörülmüştür. Bu kural gereğince, davalı eş yabancı ülkedeoturduğundan, dava dilekçesiyle birlikte hangi gün ve saatte mahkemedebulunacağının ve cevap süresinin ne kadar olduğunun yargıç tarafındanbelirlenerek davalı eşe tebliği gerekmektedir.
B- Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizi ve Tanınması HakkındaGenel Açıklama
Yabancı mahkeme kararlarının tenfizi, daha önce HUMK'nun 537-545.maddelerinde düzenlenmişti. Bu hükümler, 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukukve Usul Hukuku Hakkında Yasa'nın 46. maddesiyle yürürlükten kaldırılarak, konuaynı Yasa'nın 34-42. maddelerinde yeniden düzenlenmiştir.
2675 sayılı Yasa'nın 34. maddesine göre, yabancı mahkemelerdenhukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına görekesinleşmiş bulunan kararların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili TürkMahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Yabancı mahkemelerincezakararlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfizkararı istenebilir.
Yasa'nın 38. maddesinde de, yabancı mahkeme kararlarının tenfizinekarar verilebilmesi için gerekli şartlar gösterilmiştir. Buna göre:
a) Türkiye Cumhuriyetiile ilâmın verildiği Devlet arasındakarşılıklılık esasına dayanan anlaşma, yahut o devlette Türk mahkemelerindenverilmiş kararların tenfizine olanak tanıyan bir yasa kuralının veya fiiliuygulamanın bulunması,
b) Kararın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen birkonuda verilmiş olması,
c) Kararın kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması,
d) O yer yasaları uyarınca, kendilerine karşı tenfiz istenenkişinin kararı veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya omahkemede temsil edilmemiş yahut bu yasalara aykırı bir şekilde yoklukta hükümverilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz isteminekarşı Türk Mahkemesine itiraz etmemiş olması,
e) Türklerin kişi hallerine ilişkin yabancı kararda Türk yasalarihtilâfı kuralları gereğince yetkili kılınan hukukun uygulanmamış ve Türkvatandaşı olan davalının tenfize bu yönden itiraz etmemiş olması,
gerekmektedir.
Yabancı mahkeme kararlarının tanınması da aynı Yasa'nın 42.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; yabancı mahkeme ilâmının kesindelil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı kararın tenfizşartlarını taşıdığının mahkemece tesbitine bağlıdır. Ancak, tanımada 38.maddenin (a) ve (d) bendlerindeki şartlar aranmayacaktır. İhtilâfsız kazakararlarınıntanınması da aynı kurala bağlıdır. Ayrıca, yabancı mahkeme kararına dayanılarakTürkiye'de idarî bir işlemin yapılmasında da aynı usul uygulanacaktır.
Bu kurallar uyarınca, cebri icra niteliğinden bağımsız olarak vecebri icraya yol açmaksızın sadece kesin hüküm gücünün kabul edilmesi şeklindetanımlanan "yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına" kararverilebilmesi için gerekli koşullar, kural olarak tenfizdeki gibidir. Ancak,tenfiz için gerekli "karşılıklılık" ve "karşı tarafın savunmahakkına uyulmuş olması" koşulları tanımada aranmayacaktır. Bu nedenle,2675 sayılı Yasa'nın 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, yabancı mahkemekararına dayanılarak Türkiye'de idarî bir işlemin yapılmasında da aynı usuluygulanacağından, yabancı mahkemede verilen boşanma kararının Türkiye'dekinüfus siciline işlenebilmesi için (idarî bir işlemin yapılabilmesi için)açılacak bir tanıma davasında da, aynı Yasa'nın 38. maddesindeki tenfizşartlarından sadece (a) bendindeki "karşılıklılık şartı" ile (d)bendindeki"karşı tarafın savunma hakkına uyulmuş olması şartı"aranmayacak, maddenin diğer bentlerindeki şartların bulunup bulunmadığıincelenerek 36. maddesi uyarınca diğer eşe husumet yöneltilmesi, tanımatalebini içeren dilekçenin 39. ve 42. maddeleri kurallarınauygun olarak duruşmagünü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilmesi, duruşma gününde de basityargılama usulü hükümlerinin uygulanması gerekecektir.
1- Anayasa'nın 2. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuruda bulunan Mahkeme, davalı eşin yabancı ülke tabiyetindeolduğundan adresinin tespit edilemediğini, HUMK'nun 183. maddesi gereğincetebligat yapılamadığını, bu nedenle taraf teşkili sağlanamadığından davanınesasına girilemediğini, bu durumun Anayasa'nın sosyal ve hukuk devletiilkelerine aykırı olduğunuileri sürmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumunhuzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı,Atatürk milliyetçiliğine bağlı, Başlangıç'ta belirtilen temel ilkelere dayanandemokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmiştir.
Hukuk Devleti, insan haklarına saygı gösteren, bu haklarıkoruyucu, adaletli bir hukuk düzeni kurup sürdürmekle kendisini yükümlü sayan,bütün etkinliklerinde hukuka ve Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsızyargı denetimine bağlı olan devlet demektir. Böyle bir düzenin kurulması,yasama, yürütme ve yargı alanına giren tüm işlem ve eylemlerin hukuk kurallarıiçinde kalması, temel hak ve özgürlüklerin, anayasal güvenceye bağlanmasıylaolanaklıdır.
İtiraz konusu Yasa'nın 183. maddesinde, yabancı ülkede oturanlarayapılacak yazılı bildirimde, hangi gün ve saatte mahkemede bulunulacağının vecevap süresinin de yargıç tarafından belirleneceği kuralına yer verilmiştir.
2675 sayılı Yasa'nın 39. ve 42. maddeleri uyarınca, tanıma istemineilişkin dava dilekçesi, duruşma günü ile birlikte davalıya tebliğ edilecektir.Davalı, yabancı ülkede oturduğundan hangi gün ve saatte mahkemede bulunacağı vecevap süresinin ne kadar olacağı hususu itiraz konusu HUMK'nun 183. maddesigereğince yargıç tarafından belirlenecektir.
Davalının da, dava dilekçesinin kendisine tebliği ile açılandavadan haberdar olması, ileri sürülen savlara karşı belirli süre içinde cevaphakkını kullanması, savunmasını yapması, karşı delillerini ileri sürmesi,duruşmalarda hazır bulunması doğal haklarından olduğu gibi davalının buhaklarına saygı gösterilmesi de hukuk Devleti olmanın bir gereğidir. Bukurallara uyulması bakımından, davalının Türk veya yabancı olmasının,Türkiye'de veya yabancı bir ülkede oturmasının hiçbir farkı olamaz. HUMK'nun73. maddesinde de, Kanun'un gösterdiği ayrık durumlar dışında yargıcın, her ikitarafı dinlemedikçe veya sav ve savunmalarını söylemeleri için yasal biçimlereuygun olarak çağırmadıkça son kararını veremeyeceği kuralı yer almaktadır.
Bu nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. maddesindebelirtilen hukuk Devleti ilkesine aykırı görülmemiştir.
2- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuru kararında, Türk vatandaşının boşandığı yabancı uyruklueşin tabiiyetinde olduğu devletle karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşmavarsa taraf teşkiline gerek olmadığı ve davanın hasımsız olarak açıldığı, böylebir anlaşmanın olmaması halinde itiraz konusu kural uyarınca yabancı ülkedeoturan davalı eşetebligat yapılması zorunluluğunun bulunduğu oysa, adresitesbit edilemediğinden gerekli tebligatın yapılamaması nedeniyle taraf teşkilisağlanamadığından davanın esasına girilemediği, bu durumun ise Anayasa'nıneşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Anayasa'nın 10. maddesinde, "Herkes, dil, ırk, renk,cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerleayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreyeveya sınıfa imtiyaz tanınamaz, Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerindeKanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."denilmektedir.
"Kanun önünde eşitlik ilkesi" hukuksal durumları benzerolanlar için sözkonusudur. Bu ilke ile, kanun önünde eşitlik, yani hukuksaleşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunankişilerin kanunlarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasakarşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanunkarşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Durum ve konumlarındakiözellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gereklikılabilir. Özelliklere, ayrılıklara dayandığı için haklı olan nedenler, ayrıdüzenlemeyi eşitlik ilkesine aykırı değil, geçerli kılar. Anayasa'nınamaçladığı eylemli değil, hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı,ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğüeşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz.
İtiraz konusu HUMK'nun 183. maddesinde, davanın niteliği veoturulan yabancı ülke ile karşılıklılığa ilişkin bir anlaşma olup olmadığınabakılmaksızın, yabancı ülkede oturan kişilere hangi gün ve saatte mahkemedebulunulacağının tebliği zorunluluğu öngörülmüştür.
Bu nedenlerle, itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın eşitlik ilkesineaykırı bir yönü bulunmamaktadır. İtirazın reddi gerekir.
3- Anayasa'nın 5. Maddesi Yönünden İnceleme
Mahkeme HUMK'nun 183. maddesinin, Anayasa'nın 5. maddesine deaykırı olduğunu ileri sürmektedir.
Anayasa'nın 5. maddesinde, Devletin temel amaç ve görevleri kuralabağlanmıştır. İtiraz edilen kuralın, Anayasa'nın 5. maddesiyle bir ilgisibulunmamaktadır.
VI- SONUÇ
18.6.1927 günlü, 1086 sayılı "Hukuk Usulü MuhakemeleriKanunu"nun 183. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE,
28.9.1995 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL