ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1995/47
Karar Sayısı : 1995/40
Karar Günü : 6.9.1995
R.G. Tarih-Sayı :11.11.1995-22460
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul 4. İdare Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU : 18.5.1994 günlü, 527 sayılı "Memurlar veDiğer Kamu Görevlileri ile İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde KararnamelerdeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname"nin 1. maddesi iledeğiştirilen 14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun"Tesis edilen sınıflar" başlıklı 36. maddesinin, Ortak Hükümlerbölümünün (A) bendinin 12/d fıkrasının son tümcesinin Anayasa'nınBaşlangıç'ının üçüncü paragrafı ile 2., 6. ve 91. maddelerine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
II. YASA METİNLERİ
A- İptali İstenen Yasa Kuralı :
657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 18.5.1994 gün ve 527 sayılıKHK'nin 1. maddesi ile değiştirilen "Tesis edilen sınıflar" başlıklı36. maddesinin, ortak hükümler bölümünün (A) bendinin 12/d fıkrasının son tümcesiaynen şöyledir:
"Ancak bitirilen üst öğrenimin ilgililerin bulundukları sınıfkapsamına girecek nitelikte bir üst öğrenim olması halinde son öğrenim durumunauygun bir hizmet sınıfına ait bir kadroda görev almadıkça bunların intibakıyapılmaz ve bu bent uygulamasında önlisans üzerine lisans öğrenimi yapmaküstöğrenim sayılmaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları :
İptal isteminin gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1. "Başlangıç 3. paragrafı
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsızTürk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınanhiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bununicaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;"
2. "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
3. "MADDE 6.- Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. TürkMilleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlarıeliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreyeveya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayanbir Devlet yetkisi kullanamaz."
4. "MADDE 91.- Türkiye Büyük Millet Meclisi, BakanlarKurulunakanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim veolağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemez.
Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını,kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazlakararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir.
Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama dönemininbitmesi, belli süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz.
Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisitarafından süre bitiminden önce onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğuveya süre bitimine kadar devam ettiği de belirtilir.
Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının Başkanlığındatoplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkinhükümler saklıdır.
Kanun hükmünde kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları günyürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki birtarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye BüyükMillet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle veivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayankararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilenkararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlüktenkalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, budeğişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer."
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Yekta GüngörÖZDEN, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Samia AKBULUT, HaşimKILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F.TUNCEL'in katılmalarıyla 6.9.1995 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Davanın esasının incelenmesine ilişkin rapor, dava dilekçesi veekleri, iptali istenilen Kanun Hükmünde Kararname kuralları, dayanılan Anayasakuralları ile bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Kanun Hükmünde Kararname Hakkında Genel Açıklama
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) Kurumu, 22.9.1971 günlü ve 1988sayılı Yasa ile 1961 Anayasası'nın 64. maddesinde yapılan değişiklik sonucuhukukumuza girmiştir. Bu değişikliğin gerekçesinde "Parlamenterrejimlerde, kanun yapmanın belli usullere uyulmak zorunluluğu sebebiyle zamanaldığı ve gecikmeler meydana getirdiği bir gerçektir. Değişen iktisadî vesosyal şartların gereği olarak bazı hukuk kurallarının bu usuller dışındayürürlüğe konulabilmesi çağdaş devlet anlayışının tabiî sonucu olarak karşımızaçıkmaktadır.
Anayasa'nın 5. maddesi hükmünün prensibini bozmamak ve her haldeönceden yasama meclislerince esasları bir kanunla tesbit olunan sınırlariçerisinde kalmak kaydıyla hükümete KHK'ler çıkarma yetkisinin verilmesi ve buyetkiyi düzenleyen hükmün T.B.M.M. nin genel olarak görev ve yetkilerinibelirleyen 64. maddesine eklenmesi uygun görülmüştür." denilmektedir.KHK'ler, temelde 1961 Anayasası'ndan çok farklı olmamakla birlikte 1982Anayasası'nda kimi yeniliklerle ve fakat benzer gerekçelerle 91.maddededüzenlenmiştir. Böylece, hem yürütme organını güçlendirmek hem de değişenekonomik ve sosyal konuların ortaya çıkardığı sorunlara ivedi çözümler bulmakamacına ulaşılmak istenilmiştir.
Olağan dönemlerde çıkarılan KHK'lerin mutlaka bir yetki yasasınadayanması zorunludur. Yetki Yasası'nın içeriği ve öğeleri de Anayasa'nın 91.maddesinde belirlenmiştir. 87. maddede ise Bakanlar Kurulu'na "bellikonularda" KHK çıkarma yetkisi vermek TBMM'nin görev ve yetkileri arasındasayılmıştır.
Bakanlar Kurulu'nun belli bir konuda KHK çıkarabilmesi öncelikleTBMM tarafından kendisine bu konuda yasa ile bir yetki verilmiş olması gerekir.Bakanlar Kurulu, bir yasa ile önceden yetkilendirilmedikçe, kendiliğinden KHKçıkartamaz. Yasa ile verilen yetkiye dayanılarakçıkartılan KHK, yürürlüktekiyasa hükümlerini kaldırabilmekte ve değiştirebilmekte, başka bir anlatımlayasanın hukuksal gücüne sahip bulunmaktadır. Yasama yetkisinin, "kanunkoymak, değiştirmek ve kaldırmak" öğelerini içerdiği kuşkusuzdur.KHK'lerle yasahükümleri kaldırabilip ve değiştirebileceği gibi yeni kurallar dagetirilebilmektedir.
Anayasa'da öngörüldüğü biçimi ile KHK'ler yapısal (organik-uzvî)bakımdan yürütme organı işlemi, işlevsel (fonksiyonel) yönden ise yasama işleminiteliğindedirler. Ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisi verdiği yetkiyi bir yasaile her zaman geri alabileceği gibi kendisine sunulan KHK'leri aynen kabuletmek ya da reddetmek zorunda olmayıp dilediğinde değiştirerek de kabuledebilir. Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisininverilmesi, yasayladüzenlemesi gereken konuların yasama alanından çıkarılıp yürütme organınındüzenleme alanına sokulması sonucunu doğurmaz. Bu nedenle, Bakanlar Kurulu'naKHK çıkarma yetkisinin verilmiş olması Anayasa'nın 7. maddesinde öngörülen"Yasamayetkisinin devredilmezliği" ilkesini ortadan kaldırmaz.
Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarılabilmesine yetki veren yasada yeralması zorunlu öğeler Anayasa'nın bu konuya ilişkin 91. maddesinin ikincifıkrasında gösterilmiştir. Buna göre :
"Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnameninamacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazlakararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir." Bundan anlaşılacağı gibiyetki yasasında yürürlüğe konulacak KHK'nin amacının, kapsamının,ilkelerinin,kullanma süresinin ve bu süre içinde birden çok kararname yürürlüğe konulupkonulamayacağının belirtmesi gerekir. Bakanlar Kurulu'na verilen yetki, yasadaöngörülen amaç, ilke, kapsam ve süre ile sınırlı türevsel bir yetkidir. Ohalde, yetkiyasasında Anayasa'nın belirlediği öğelerin belli bir içeriğekavuşturularak somutlaştırılması gerekir.
Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisinin "bellikonularda" verilebileceği 1961 Anayasası'nın 64. maddesinde açıkçabelirtildiği halde, 1982 Anayasası'nın yetki yasasının sahip olması gerekenöğelerini gösteren 91. maddesinde bu koşul yer almamaktadır. Ancak, 1982Anayasası'nın 87. maddesinde "... Bakanlar Kuruluna belli konularda KanunHükmünde Kararname çıkarma yetkisi vermek..." TBMM'nin görev ve yetkileriarasında sayılmış bulunmaktadır. Bu nedenle, 91. maddede "bellikonularda" ifadesinin yer almaması bir noksanlık sayılamaz. Çünkü, 87.maddede, Bakanlar Kurulu'na verilecek KHK çıkarma yetkisinin ancak bellikonularda olabileceği açıkça gösterilmektedir. Bu durumda, Türkiye Büyük MilletMeclisi, Bakanlar Kurulu'na ancak belli konularda bu yetkiyi verebilir; herkonuyu kapsayacak biçimde bir KHK çıkarma yetkisi veremez. KHK'nin konusununyetki yasasında belirlenmesi zorunludur. Yetki, somutlaştırılmışve belli birkonuda tanınmalıdır. Bakanlar Kuruluna sınırları belirsiz bir konuda KHKçıkarma yetkisi verilemez. KHK'nin konusu da yetki yasasında belirlenençerçevenin dışına çıkamaz. KHK'nin yetki yasasında belirtilen amaç, kapsam ve ilkelerede uygun olması gerekir. Verilen yetkinin konusunun yasada gösterilmesizorunluluğunun bu yasaya dayanılarak yürürlüğe konulan KHK'lerin yetki yasasıkapsamı içinde kalıp kalmadıklarının hem yargısal hem de siyasal denetimlerininyapılması yönünden çok büyük bir önemivardır. Yetki Yasası'nın kapsamı dışındayürürlüğe konulan veya başka bir anlatımla yasanın öngörmediği bir konudadüzenleme yapan bir KHK'nin Anayasa'ya aykırı olacağı kuşkusuzdur.
Anayasa'da kimi konuların KHK'lerle düzenlenmesi yasaklanmaktadır.91. maddenin birinci fıkrasında "Türkiye Büyük Millet Meclisi, BakanlarKuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak, sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncübölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerledüzenlenemez." denilmektedir.
Buna göre, Anayasa'nın KHK'lerle düzenlenemeyeceğini belirlediğikonularda TBMM tarafından Bakanlar Kurulu'na düzenlemede bulunması için biryetki verilmesi de olanaksızdır. Verilen yetkinin konusunun belli olmasının,Anayasa'nın 91. maddesindeki "yetki verilemeyecek konular"ı dakapsayıp kapsamadığının incelenebilmesi yönünden de önemi büyüktür.
Bunedenlerle, Bakanlar Kurulu'nun hangi konularda KHKçıkarabileceği Yetki Yasası'nda açıkça belirtilmeli ve verilen yetki konuyönünden mutlaka belirgin olmalıdır. Anayasa'nın 91. maddesine göre YetkiYasası'nda çıkarılacak KHK'nin "amacı", "kapsamı" ve"ilkeleri"nin de belirtilmesi gerekir. Amaç, Bakanlar Kurulu'nunkendisine verilen yetki ile neleri gerçekleştirmesinin istendiğinibelirlediğinden yetki yasasında KHK'nin amacı da somut olarak açıklanmalıdır.KHK'nin amacı ve kapsamı da konusu gibi geniş içerikli her yöne çekilebilecekbiçimde genel anlatımlarla gösterilmemeli; değişik yorumlamaya elverişliolmamalıdır. KHK'nin yetki yasasında gösterilen amaç ve kapsam doğrultusunda,verilen ilkelere uygun çıkarılıp çıkarılmadığının saptanması hem yargısalhem desiyasal denetim yönünden zorunludur. KHK, yasada gösterilen amacı dışındayürürlüğe konulmuşsa ya da yetkinin kapsamını aşıyorsa veya ilkelere uygundeğilse bu durum KHK'yi, yetki yasasına ve dolayısıyla Anayasa'ya aykırıdüşürür.
Anayasa'ya göre yetki yasasında, Bakanlar Kurulu'na verilenyetkinin süresinin de gösterilmesi zorunludur. Bu zorunluluk, Türkiye BüyükMillet Meclisi'nin yetkilerini çok uzun bir süre yürütme organına vermektenalıkoymaktadır.
Yasada öngörülen sürenin bitiminden sonra çıkarılan KHK'ninAnayasa'ya aykırı düşeceği kuşkusuzdur. Ancak, yetki süresi içerisindeçıkarılmış olan KHK'ler yasadaki sürenin bitiminden sonra Türkiye Büyük MilletMeclisi'nce onaylanmış olmasalar da geçerliliklerini korurlar.
Anayasa'nın 91. maddesinde ayrıca "Kanun hükmündekararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak,kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye BüyükMillet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle veivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayankararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilenkararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlüktenkalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, budeğişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer."denilmektedir.
B- KHK'nin Yargısal Denetimi
Anayasa'ya göre KHK'ler Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindenetimine bağlıdırlar. Anayasa'nın 91. maddesinde "Kararnameler, ResmîGazete'de yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler,Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelik veivedilikle görüşülür." denilmektedir. Öncelik ve ivedilik koşuluyla, yetkiyasalarının gecikmeden çıkarılabilmesi ve çıkarıldıktan sonra da yürürlüğekonulan KHK'lerin aynı biçimde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kararabağlanması istenilmiştir.
Anayasa'da KHK'lerin siyasal denetimi yanında yargısal denetimi deöngörülmüştür. KHK'ler, işlevsel (fonksiyonel) yönden yasama işlemi niteliğindeolduklarından bunların yargısal denetimlerinin yapılması görev ve yetkisi deAnayasa Mahkemesi'ne verilmiştir. Anayasa'nın 148., 150., 151., 152. ve 153.maddeleri hükümlerine göre, KHK'lerin Anayasa'ya biçim ve esas bakımlarındanuygunluğunu Anayasa Mahkemesi denetler.
KHK'nin yargısal denetimi sözkonusu olduğunda, dayandığı yetkiyasasının öncelikle Anayasa'ya daha sonra da KHK'nin kendisinin hem yetkiyasasına hem de Anayasa'ya uygunluğu sorunlarının çözümlenmesi gerekir.Hernekadar, Anayasa'nın 148. maddesinde KHK'lerin yetki yasalarına uygunluğunundenetlemesinden değil yalnızca Anayasa'ya biçim ve esas bakımlarındanuygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte ise de, Anayasa'ya uygunlukdenetiminin içerisine öncelikle KHK'nin yetki yasasına uygunluğunun denetimigirer. Çünkü, Anayasa'da, Bakanlar Kurulu'na ancak yetki yasasında belirtilensınırlar içerisinde KHK çıkarma yetkisi verilmesi öngörülmüştür. Yetki yasasıolmazsa (Anayasa mad. 121 dışında) KHK olamaz. Bu yetkinindışına çıkılmasıKHK'yi Anayasa'ya aykırı duruma getirir. Böylece, KHK'nin yetki yasasına aykırıolması Anayasa'ya aykırı olması ile özdeşleşir. Nitekim, 335 ve 347 sayılıKHK'ler dayandırıldıkları 3268, 3347 ve 3479 sayılı Yetki Yasalarının kapsamıdışındakalmaları nedeniyle; 493, 501, 502, 503, 508, 509, 510, 511, 512, 513,514, 515, 516, 517, 518, 519, 520, 521 ve 524 sayılı KHK'ler ise dayandıkları3911 sayılı Yetki Yasası'nın iptali nedeniyle Anayasa'ya aykırı görülerek iptaledilmişlerdir.
Olağanüstü Hal KHK'leri dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa'dan(mad. 121) alırlar. Bu tür KHK'lerin bir yetki yasasına dayanması gereklideğildir. Buna karşın, olağan KHK'lerin bir yetki yasasına dayanmaları zorunludur.KHK'ler, yasa gücünü dayandıkları yetkiyasasından alırlar. Bu nedenle KHK'lerile dayandıkları yetki yasası arasında çok sıkı bir bağ vardır.
Yetki Yasası, KHK ve KHK'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nceaynen ya da değiştirilerek kabulü birbirlerinden bağımsız işlemler olmayıpAnayasa'da öngörülen bir sürecin değişik aşamalarıdır. KHK'nin yetki yasası ileolan bağı, KHK'yi aynen ya da değiştirerek kabul eden yasa ile kesilir. Buyasa, KHK'yi kendi bünyesine alarak genel anlamda bir yasa niteliğine dönüştürür.Bu nedenle, KHK ile dayandığı yetki yasası arasındaki bağ KHK'nin aynen ya dadeğiştirilerek yasaya dönüşmesine kadar devam etmektedir. KHK, yasa gücünü,dayandığı yetki yasası ile konulan esaslara uygunluğu ve yetki yasasının daAnayasa'ya uygunluğu varsayıldığı için kazanmaktadır. Yetkiyasasının Anayasa'yaaykırılığının saptanması ya da bu nedenle iptaline karar verilmesi durumunda,bu varsayım gerçekleşmediğinden, bu yasaya dayanılarak çıkartılan KHK Anayasaldayanaktan yoksun kalır. Bu durumda KHK, Anayasa'nın uygun gördüğü ölçününötesinde verilen bir yetkinin kullanılması sonucu çıkartılmış olması nedeniyleAnayasa'ya aykırılık oluşturur. KHK; yetki yasasına ve içeriği yönünden deAnayasa'ya aykırı bulunmasa bile dayandığı yetki yasası Anayasa'ya aykırı isebu nedenle iptali gerekir.
KHK'nin Anayasa'ya uygun bir yetki yasasına dayanması geçerliliğinön koşuludur. Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan veya dayandığı yetkiyasası Anayasa'ya aykırı olan bir KHK'nin kuralları, içerikleri yönündenAnayasa'ya aykırılık oluşturmasalar bile, Anayasa'ya uygunluğundan sözedilemez.
Öbür yönden, KHK'lerin Anayasa'ya uygunluk denetimleri yasalarındenetimlerinden farklıdır. Anayasa'nın 11. maddesinde; "Kanunlar Anayasayaaykırı olamaz." denilmektedir. Bu nedenle yasaların denetiminde, onlarınyalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır. KHK'ler ise konu,amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki yasasına hem deAnayasa'ya uygun olmak zorundadırlar. Bu nedenlerle, KHK kurallarınıniçerikleri yönünden de Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılabilmesi içinöncelikle ortada Anayasa'ya uygun bir yetki yasasının varlığı gerekir.
KHK'lerin Anayasa'ya aykırılığı saptanmış ya da bu nedenle iptaledilmiş bir yetki yasasına uygun olup olmadığının incelenmesi ise denetimianlamsız kılar. Çünkü Anayasa'ya aykırı bir yetki yasasına dayanılarakçıkartılan KHK'lerin Anayasa'ya uygun görülmesi olanaksızdır.
Yetki yasasının iptalinin, bu yasaya dayanılarak çıkartılanKHK'lere etkisinin Anayasa'nın 153. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesiuygun değildir. Çünkü, Anayasa'nın 153. maddesindeki "İptal kararlarıgeriye yürümez." kuralına dayanılarak, yetki yasasının iptaline ilişkinkararın, Resmî Gazetede yayımı gününe kadar çıkarılan KHK'leri etkilemeyeceğisonucu çıkarılamaz.
Bütün bu nedenlerle, Anayasa'ya aykırılığı saptanan ya da iptalinekarar verilen yetki yasasına dayanılarak çıkarılan KHK'lerin, Anayasa'nınBaşlangıç'ındaki "Hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilenhürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışınaçıkamayacağı", 2. maddesindeki "Hukuk devleti" ilkeleriyle 6.maddesindeki "Hiç kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devletyetkisi kullanamaz." kuralı ve KHK çıkarma yetkisine ilişkin 91.maddesiyle bağdaştırılmaları olanaksızdır.
Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan, yetki yasasının kapsamıdışında kalan, dayandığı yetki yasasının Anayasa'ya aykırılığı saptanan ya daAnayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilen KHK'lerin anayasal konumlarıbirbirinden farksızdır. Böyle durumlarda KHK'ler anayasal dayanaktan yoksunbulunduklarından içerikleri Anayasa'ya aykırı bulunmasa bile dava açıldığındaiptalleri gerekir.
C- 527 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya AykırılığıSorunu
İtiraz başvurusunda, 18.5.1994 günlü, 527 sayılı KHK'ninAnayasa'nın, Başlangıç'ının 3. paragrafı ile 2., 6. ve 91. maddelerine aykırıolması nedeniyle iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesi hükmü gereğince Anayasa Mahkemesi, Anayasa'yaaykırılık konusunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmakzorunda değildir. İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka bir gerekçe ile deAnayasa'ya aykırılık kararı verebilir.
Dava konusu 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 18.5.1994 gün ve3990 sayılı Yetki Yasası'na dayanılarak çıkartılmıştır. KHK'nin dayandığı18.5.1994 günlü 3990 sayılı Yetki Yasası Anayasa'nın Başlangıç, 2., 7., 87.,91. ve 153. maddelerine aykırılığı nedeniyle AnayasaMahkemesi'nin 5.7.1994günlü Esas 1994/50, Karar 1994/44-2 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Böylece 527 sayılı KHK anayasal dayanaktan yoksun kalmıştır.
KHK'lerin yargısal denetimi bölümünde açıklanan nedenlerle Anayasa'yaaykırı görülerek iptal edilen 3990 sayılı Yetki Yasası'na dayanılarakçıkarılmış bulunan 527 sayılı KHK, Anayasa'nın Başlangıcındaki egemenliği"Millet adına kullanmağa yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, buAnayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmişhukuk düzeni dışına çıkamayacağı", 2. maddesindeki "hukukdevleti" 6. maddesindeki "hiçbir kimse veya organ kaynağınıAnayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz" ilkeleriyle, KHK çıkarmayetkisine ilişkin 91. maddesine aykırıdır. Bu gerekçe karşısında davadilekçesinde ileri sürülen diğer aykırılık nedenleri üzerinde durulmaksızınKHK'nin 1. maddesi ile değiştirilen 14.7.1965 günlü 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu'nun "Tesis edilen sınıflar" başlıklı 36. maddesinin, Ortakhükümler bölümünün (A) bendinin 12/d fıkrasının son tümcesinin iptali gerekir.
Haşim Kılıç, Sacit Adalı, Lütfi F. Tuncel bu görüşekatılmamışlardır.
V- SONUÇ
14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun"Tesis edilen sınıflar" başlıkla 36. maddesinin, "ORTAKHÜKÜMLER" bölümünü'nün (A) bendinin 12/d fıkrasının son tümcesinin,Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Haşim KILIÇ; Sacit ADALI ile Lütfi F.TUNCEL'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
6.9.1995 gününde OYÇOKLUĞUYLA karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Yılmaz ALİEFENDİOĞLU
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
KARŞIOYGEREKÇESİ
Esas Sayısı : 1995/47
Karar Sayısı : 1995/40
Çoğunluk gerekçesinde özetle; 3990 sayılı Yetki Yasası iptaledilmiş olduğundan buna dayanılarak çıkarılmış KHK'lerinde yasal dayanağıkalmayacağından esasın incelenmesine geçmeden iptali gerekir denilmektedir.
Dava konusu KHK'nin esasına geçilerek Anayasal denetimi yapılmalıidi. Salt "yasal dayanağı kalmadığı gerekçesinden" hareketle esasageçmeden Anayasa'ya aykırı görüp iptal etmek mümkün değildir.
KHK'ler Anayasa'nın 91. maddesi gereğince yetki yasasındabelirtilen çerçeve içinde çıkarılabilir. Yani KHK'yi çıkarma yetkisi bu yasaile verilir. KHK'nin çıktığı tarihte yetki yasası yürürlükte olduğuna, yanibuna dayanarak çıkarıldığına göre "yasal dayanaktan yoksundur" demekhukuka uygundüşmez. KHK hukuk alemine çıktığı tarihte yetki yasası var mıdıryok mudur buna bakılmalıdır. Yetki Yasası, KHK'ye bu hayatiyeti verdikten sonraonun yürürlükten kaldırılması, süresinin sona ermesi KHK'nin yasal dayanaktanyoksun kaldığı anlamına gelemez.
Aynı durum Yetki Yasasının Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesihalinde de devam eder. "Dayanak" yönünden, bir yasanın yürürlüktenkaldırılması, süresinin sona ermesi ya da iptal edilmesi arasında hiç bir farkyoktur. Bu üç halde de sonuçta yasa varmışçasına hukukî tasarrufta bulunulamaz.Ama yasa sona ermeden evvel doğan hukukî neticeler hayattadır ve varlığınıdevam ettirirler.
Ancak bu yasalara dayanılarak yapılan tasarruflar hakkında hukukaaykırılık gerekçesi ile dava açılmışsa yasal dayanak yönünden değil, esastaninceleme yapılarak varsa aykırılık iptal edilir.
Yetki Yasası esastan Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir.Konusu, amacı, kapsamı ve ilkeleri yönünden tesbit edilen anayasal aykırılıklarilgili KHK'leri de mutlaka etkiler. Yetki Yasasının belirtilen unsurlarındakibu aykırılıklar KHK'lere intikal eder. Ama bu aykırılık "YasalDayanak" gibi şekli değil esasa ilişkin bir aykırılıktır. Bu da ancakKHK'nin esasına geçilerek yapılacak bir inceleme sonunda tesbit edilebilir.
Yetki Yasası'nın iptali nedeniyle KHK'nin yasal dayanağınınkalmadığını söylemek, iptal kararının etkisini KHK'nin hukuk alanına çıktığıtarihe kadar çekmek anlamını taşır. Böyle bir anlayışa Anayasa'nın 153.maddesindeki iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceğiilkesi izin vermez.
Bu nedenle KHK'nin esasının incelenmesine geçmeden sadece"Yasal Dayanaktan Yoksun Kalması" sebebine dayalı bir Anayasa'yaaykırılık gerekçesine katılmıyoruz.
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Lütfi F. TUNCEL