ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1996/11
Karar Sayısı : 1997/4
Karar Günü : 29.1.1997
R.G. Tarih-Sayı :30.06.2001-24448
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara İkinci Vergi Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 6.12.1984 günlü, 3100 sayılı "KatmaDeğer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları KullanmalarıMecburiyeti Hakkında Kanun"un mükerrer madde 8'inin 2 no'lu paragrafının,Anayasa'nın 2., 7. ve 38 maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Satın almış olduğu ödeme kaydedici cihazı, 3100 sayılı Yasauyarınca çıkartılan Tebliğde öngörülen süre içinde kaydettirmemesi nedeniyleverilen cezanın kaldırılması için açılan dâvâda, Mahkeme, mükerrer madde 8'in 2no.lu paragrafının Anayasa'ya aykırılığı savıyla, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
6.12.1984 günlü, 3100 sayılı Yasa'nın mükerrer madde 8'inin 2no.lu paragrafı şöyledir:
"2. Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenip açıklanan usulve esaslara uymayan, üretici veya ithalatçı kuruluşlar, bunların satış,bakım-onarım servislerinde görevli elemanları ile ödeme kaydedici cihazlarıkullanma mecburiyeti bulunan mükellefler hakkında; her bir tespit için ayrıayrı olmak üzere, Vergi Usul Kanununa bağlı "Usulsüzlük CezalarınaAit Cetvel'de yer alan birinci derece usulsüzlük cezalarının beş katıuygulanır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin itiraz gerekçesinde dayandığıAnayasa kuralları şunlardır :
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru,millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 7.- Yasama yetkisi Türk Milleti adına TürkiyeBüyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez."
3- "MADDE 38.- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunankanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçuişlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir cezaverilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusundada yukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunlakonulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayanbir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza sorumluluğu şahsîdir.
Genel müsadere cezası verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran birmüeyyide uygulayamaz. Silahlı kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunlaistisnalar getirilebilir.
Vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri verilemez."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN,Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL ve Fulya KANTARCIOĞLU'nunkatılmalarıyla 19.3.1996 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptaliistenilen Yasa kuralı, aykırılık savına dayanak yapılan Anayasa maddeleri ilebunların gerekçeleri ve dosyada bulunan tüm belgeler okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü :
A- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddelerine göre,Anayasa Mahkemesi'ne yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran Mahkeme'ninbakmakta olduğu davada uygulayacağı Yasa kuralları ile sınırlıdır.
Uygulanacak yasa kurallarından amaç, dâvanın değişik evrelerindeortaya çıkan sorunların çözümünde veya dâvayı sonuçlandırmada olumlu ya daolumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan ya da tarafların istek vesavunmaları çerçevesinde bir karar vermek için gözönünde tutulması gereken kurallardır.
Bakılmakta olan dâvâda dâvâcı, ödeme kaydedici cihazları kullanmamecburiyetinde olan mükelleftir. Bu nedenle incelemenin, itiraz konusu 2 no'luparagrafın "ödeme kaydedici cihazları kullanma mecburiyetinde bulunanmükellefler" tümcesiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, hangi eylemlerin idarî suç sayılacağınınbelirlenmesi konusunda Maliye ve Gümrük Bakanlığı'na yetki verildiği ilerisürülerek itiraz konusu Yasa kuralının, Anayasa'nın 2., 7. ve 38. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukukDevleti olduğu belirtildikten sonra, 7. maddesinde, "Yasama yetkisi TürkMilleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez";38. maddesinin birinci fıkrasında, "kimse, işlendiği zaman yürürlüktebulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz",sekizinci fıkrasının ilk tümcesinde de, "idare, kişi hürriyetininkısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz" denilmektedir.
İtiraz konusu yasa kuralı ile ödeme kaydedici cihazlarıkullanırken Bakanlıkça çıkarılan usul ve esaslara uymayanların cezalandırılmasıöngörülmüştür.
Vergi ve benzeri malî yükümlülüklere ilişkin uygulamaya yönelikkuralların idarî düzenleyici metinlere bırakılması yasama organının takdiralanı içindedir. Yasakoyucu bu tür kuralları kendisi ayrıntılı biçimdedüzenleyeceği gibi, çerçevesini belirleyerek ayrıntıları idarenin düzenlemesinede bırakabilir. Anayasa'nın 115. ve 124. maddelerine göre idare, yasa ileyetkili kılındığı konularda objektif düzenleyici kurallar koyabilir. 115.maddeye göre, kanunların uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleribelirtmek üzere Bakanlar Kurulu'nca tüzük, 124.maddeye göre de, Başbakanlık,Bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerince, kendi görev alanlarını ilgilendirenkanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamakkoşuluyla yönetmelikler çıkarılabilir.
İtiraz konusu kuralla Bakanlığa tanınan düzenleme yetkisi, vergi,resim, harç ve benzeri mali yükümlülük getirilmesine ilişkin olmadığı gibi,yasama yetkisinin devri niteliğinde de değildir.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı'nca belirtilen süre içerisinde, ödemekaydedici cihazı vergi dairesine kaydettirmeyen davacı hakkında usulsüzlükcezası verilmesini öngören yasa kuralında, Anayasa'nın 38. maddesinin birincifıkrasıyla, sekizinci fıkrasının ilk tümcesine aykırılık bulunmamaktadır.Çünkü, mükelleflerin ödeme kaydedici cihazları bulundurma ve vergi dairesinekaydettirme konusunda Yasa ile Maliye Bakanlığı yetkili kılınmış, bugereğe uymayanlar hakkında da usulsüzlük cezası öngörülmüştür. Anayasa'nın 38.maddesinin sekizinci paragrafında yer alan, idarenin kişi hürriyetininkısıtlanması sonucunu doğuran bir yaptırım uygulayamayacağı biçimindekikuraldan açıkça anlaşılacağı gibi, yasayla yetkili kılındığı sürece idarecepara cezası verilebilir. Nitekim, bu kural uyarınca idarelerce bir çok konudare'sen idari para cezası uygulanabilmektedir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2.,7. ve 38.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
6.12.1984 günlü, 3100 sayılı "Katma Değer VergisiMükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti HakkındaKanun"un mükerrer 8. maddesinin 2 no.lu paragrafının, sınırlama kararıuyarınca incelenen, "... ödeme kaydedici cihazları kullanma mecburiyetibulunan mükellefler..." bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, Yekta Güngör ÖZDEN ile Ahmet N. SEZER'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,29.1.1997 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N.SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOYGEREKÇESİ
Vergiye ilişkin "usulsüzlük cezası"da olsa, suçun yasacadeğil, Maliye ve Gümrük Bakanlığı'nca belirlenmesine (saptanmasına) ilişkindüzenleme Anayasa'nın 2., 7. ve 38. maddelerine aykırıdır.
Suç sayılacak eylemin yasalarla belirlenmesi, Anayasa'nın 38. maddesiningereğidir. Bir eylemin suç sayılması ancak yasa kuralıyla olabilir. Ayrıeylemin, başlangıç ve sonuç ilişkisi-bağlantısı içinde, cezasının yasadagösterilmesi suçunun gösterilmemesini geçerli kılamaz. Cezanın gösterilmesigibi hangi eylemin suç sayıldığının da yasada gösterilmesi gerekir. BakanlarKurulu'na Anayasa'nın 73. maddesinin son fıkrasıyla tanınan yetki, bellikonularda yasanın belirttiği alt ve üst sınırlar içinde değişiklikyapabilmektir. Bunun da ilgili yasada öngörülmesi koşuldur. TBMM'nin,Anayasa'nın 87. maddesi uyarınca yapacağı yasada, 38. madde gereğincebelirlemesi gereken bir durumu Bakanlar Kurulu'nu aşarak Maliye ve GümrükBakanı'na bırakması Anayasa'nın 7. maddesine, bu tutum dasonuçta Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdır.
Hiçbir belirleme yapmadan, yetkinin Bakanlığa devri, Anayasakatında geçerli görülemez. Yasa ilkeleri koymalı, çerçeveyi çizip sınırlarıbelirlemeli idi. Bu koşullara uyarak Bakanlığın yetkilendirilmesi yasayabağlılığı sağlamış olurdu. Eldeki işte suçu yasa
değil, Bakanlık belirlemektedir. Önceden açıklanmış, bilinirolması anayasal gereğe uyulmuş sayılmasına yeterli değildir. Yönetsel birkarar, yasal bir kural yerine geçmektedir. Kararla suç oluşturulması,Anayasa'ya uygun biçimde yasalarla verilen sınırlı yetkiyle olanaklıdır. Buzorunluluğa aykırı olan kuralın iptal edilmesi gerektiği görüşüyle karşıoykullanıyorum. 29.1.1997
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
KARŞIOYYAZISI
3100 sayılı "Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin ÖdemeKaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun"un, "Cezave sorumluluk" başlıklı, 3482 sayılı Yasa'yla değişik Mükerrer 8.maddesinin 2. fıkrasında, Maliye Bakanlığı'nca belirlenip açıklanan ilke veyöntemlere uymayan ödeme kaydedici cihazları kullanma zorunluluğu bulunanyükümlüler hakkında, her bir saptama için ayrı ayrı olmak üzere, Vergi UsulYasası'na bağlı "Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel"de yer verilenbirinci derece usulsüzlük cezalarının beş katının uygulanacağı belirtilmiştir.
Maliye Bakanlığı'nca çıkarılan 27 seri sayılı tebliğde,yükümlülerin aldıkları ödeme kaydedici cihazları, alış faturasının düzenlendiğigünden itibaren on beş gün içinde vergi dairesine kaydettirmek zorundaoldukları belirtilmiş; buna uymayanlara itiraz konusu kuralda belirtilenusulsüzlük cezasının uygulanacağı öngörülmüştür.
Anayasa'nın 38. maddesinde "kanunsuz suç ve ceza olmaz"ilkesi getirilmiştir. Suç ve cezanın yasallığı ilkesi, Anayasa'nın yasaklayıcıve buyurucu kuralları ile toplum yaşamı ve kişi hak ve özgürlükleri yönlerindengetirdiği güvencelere aykırı olmamak koşuluyla suç ve ceza konusundakidüzenlemeleri yapma yetkisinin yalnız yasakoyucuya ilişkin olmasını zorunlukılar.
Yine bu ilke, suçun, yani ne gibi eylemlerin yasaklandığınınhiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde yasada belirtilmesini ve bu suçuncezasının da yine yasada gösterilmesini gerektirir. Kişinin, yasak eylemleri vebu eylemlerin cezalarını önceden bilmesi, hak ve özgürlüklerinin güvencesidir.
Anayasa'nın 7. ve 87. maddeleri gereğince yasama yetkisi, TürkiyeBüyük Millet Meclisi'ne ilişkin olup, devredilemez. Bu anayasal ilke karşısındayürütmenin suç oluşturabilmesi olanaksızdır.
Suç ve ceza konusunda yürütme organına genel ve sınırları belirsizdüzenleme yetkisi veren yasa kuralı, Anayasa'nın yukarıda belirtilenilkeleriyle bağdaşmaz.
Bu nedenle, temel kuralları koymadan, ölçüsünü belirlemeden vesınırını çizmeden yürütmeye suç oluşturma yetkisi veren itiraz konusu kuralın,Anayasa'nın 38., 2., 7. ve 87. maddelerine aykırı olduğunu düşünüyor veçoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Ahmet N.SEZER