ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1996/18
Karar Sayısı : 1996/12
Karar Günü : 22.4.1996
R.G. Tarih-Sayı :25.09.1996-22768
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul 5. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 3.5.1985 günlü, 3194 sayılı İmar Yasası'nın 13.maddesi birinci fıkrasının, Anayasa'nın 35. maddesine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I- OLAY
Nazım imar planında ilkokul yeri olarak ayrılan taşınmazınüzerinde tasarrufta bulunamadıklarından, kamulaştırılması ya da plandadeğişiklik yapılarak okul yeri olmaktan çıkarılması istemiyle Millî EğitimBakanlığı'na yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyletaşınmaz malikleri tarafından açılan davada mahkeme, 3194 sayılı İmarYasası'nın 13. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'nın 35. maddesine aykırıolduğu görüşüyle doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenen Yasa Kuralı
3.5.1995 günlü, 3194 sayılı İmar Yasası'nın iptali istenenfıkrasını da içeren, "İmar planlarında umumi hizmetlere ayrılanyerler" başlıklı 13. maddesi şöyledir :
"Madde 13 - Resmî yapılara, tesislere ve okul, cami, yol,meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeriumumî hizmetlere ayrılan alanlarda inşaata ve mevcut bina varsa esaslıdeğişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmez. Ancak imar programına alınıncayakadar mevcut kullanma şekli devam eder.
İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadaremlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurmatarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi,kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir. Birinci fıkrada yazılı yerlerinkamulaştırma yapılmadan önce plan değişikliği ile kamulaştırmayı gerektirmeyenbir maksada ayrılması halinde ise durdurma tarihinden itibaren geçen süreninemlak vergisini mal sahibi öder.
Ancak, parsel sahibi imar planlarının tasdik tarihinden itibarenbeş yıl sonra müracaat ettiğinde imar planlarında meydana gelendeğişikliklerden ve civarın özelliklerinden dolayı okul, cami ve otopark sahasıve benzeri umumî hizmetlere ayrılan alanlardan ilgili kamu kuruluşuncayapımından vazgeçildiğine dair görüş alındığı takdirde, tüm belirli çevredeki,nüfus, yoğunluk ve donatım dengesini yeniden irdeleyerek hazırlanacak yeni imarplanına göre inşaat yapılır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan imarplanlarında, bahsedilen beş yıllık süre bu Kanunun yürürlük tarihinden itibarengeçerlidir.
Onaylanmış imar planlarında, birinci fıkrada yazılı yerlerdekiarsa ve arazilerin, bu Kanunda öngörülen düzenleme ortaklık payı oranıüzerindeki miktarların mal sahiplerince ilgili idarelere bedelsiz olarak terkedilmesi halinde bu terk işlemlerinden ayrıca emlak alım ve satım vergisialınmaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa'nın 35. maddesi şöyledir :
"MADDE 35.- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca 22.4.1996 günüyapılan ilk inceleme toplantısında, itiraz yoluna başvuran Mahkemenin iptaliniistediği 3194 sayılı İmar Yasası'nın 13. maddesinin birinci fıkrasının bakmaktaolduğu davada uygulanıp uygulanamayacağı sorunu öncelik taşıdığından, ilkinceleme raporu, dava dosyası ve ekleri, iptali istenen yasa kuralı vedayanılan Anayasa kuralı ile bunların gerekçeleri ve öbür yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
Anayasa'nın 152. maddesi gereğince, bir davaya bakmakta olanmahkemenin, uygulanacak bir yasa ya da kanun hükmünde kararname hükümleriniAnayasa'ya aykırı görmesi ya da taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılıksavının ciddî olduğu kanısına varması durumunda, o kuralın iptali istemiyleAnayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, iptali istenen kural, o davadauygulanacak olmalıdır.
Davada uygulanacak yasa kuralı, bakılmakta olan davayıyürütmeye, uyuşmazlığı çözmeye, davayı sona erdirmeye veya kararın dayanağınıoluşturmaya yarayacak kuraldır.
Davacıların istemlerinin özünü; dava konusu taşınmazınkamulaştırılarak bedelinin ödenmesi veya imar planında değişiklik yapılarakilkokul yeri olmaktan çıkarılması oluşturmaktadır.
3194 sayılı İmar Yasası'nın itiraz konusu birinci fıkrasında;"Resmî yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşilsaha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılanalanlarda inşaata ve mevcut bina varsa esas değişiklik ve ilaveler yapılmasınaizin verilmez. Ancak imar programına alınıncaya kadar mevcut kullanma şeklidevam eder." denilmektedir. Bu düzenlemenin amacı, imarplanlarında genel hizmetlere ayrılan alanlarda yeni inşaat ve mevcut binavarsa esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasını önlemek, imar programınaalınıncaya kadar da mevcut kullanma şeklinin devamını sağlamaktır. Fıkrada imarplanında değişiklik ya da kamulaştırma yapılmasını öngören bir kuralbulunmamaktadır.
İmar plânlarında değişiklik yapılması 13. maddenin üçüncüfıkrasında şöyle düzenlenmiştir: "Ancak, parsel sahibi imar plânlarınıntasdik tarihinden itibaren beş yıl sonra müracaat ettiğinde imar planlarındameydana gelen değişikliklerden ve civarın özelliklerinden dolayı okul, cami veotopark sahası ve benzeri umumi hizmetlere ayrılan alanlardan ilgili kamukuruluşunca yapımından vazgeçildiğine dair görüş alındığı takdirde, tüm belirliçevredeki nüfus, yoğunluk ve donatım dengesini yeniden irdeleyerek hazırlanacakyeni imar planına göre inşaat yapılır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önceyapılan imar planlarında, bahsedilen beş yıllık süre bu Kanunun yürürlüktarihinden itibaren geçerlidir."
Davacıların işlemleri, imar plânında ilkokul yeri olarak ayrılantaşınmazın kamulaştırılması veya plânda değişiklik yapılarak okul yeri olmaktançıkarılması olduğuna ve Bakanlık da bu işlemi kabul etmediğine göre davadauygulanacak kural 3194 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin birinci fıkrasıdeğil üçüncü fıkrasıdır. Bu nedenle 13. maddenin birinci fıkrası, Mahkemeninbakmakta olduğu davada uygulanacak kural olmadığından başvurunun, Mahkemeninyetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
V- SONUÇ
3.5.1985 günlü, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 13. maddesinin birincifıkrası, Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanacak kural olmadığındanitiraz başvurusunun mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, Güven DİNÇER,Selçuk TÜZÜN ile Sacit ADALI'nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
22.4.1996 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Mustafa YAKUPOĞLU
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
AZLIKOYU
Esas Sayısı : 1996/18
Karar Sayısı : 1996/12
Dava, İmar Yasası'nın 13. maddesinin birinci fıkrasıuygulamasından doğmuştur. Mezkur fıkra ile, imar planlamasıyla kamu tesisleriiçin ayrılan alanların kamulaştırılma işlemlerinden önce yapılaşmasına engelolunmaktadır.
Davacının sahip olduğu arsa, 1965 yılında yapılan nazım imar planıile ilkokul alanı olarak ayrılmıştır. O günden bu yana da herhangi bir şekildetaşınmazın kamulaştırılması işlemleri yapılmamıştır. Otuz yıldır yapılmayankamulaştırmanın ne zaman yapılacağı da belli değildir.
Mülkiyet, Anayasa'nın 35. maddesine göre bir haktır. Bütün temelhak ve özgürlükler gibi mülkiyet hakkının kısıtlanması da Anayasa'nın 13.maddesine göre kanunla ve bu hakkın özüne dokunmayacak bir biçimde olur.
13. maddenin birinci fıkrasındaki idarî yetki, makul bir zamanlasınırlı olarak kullanılması kaydıyla şehirlerin imarı için gerekli birtemeldir. Mülkiyet hakkının kabul edilebilir makul süreleri aşan kısıtlamalarıAnayasa'nın 13. ve 35. maddelerine aykırılık tartışmalarını gündeme getirir.
Davada "Uygulanacak kural" deyimi, davanın üzerinekurulduğu hukukî yapı ile davanın seyrini ve hükmü etkileyen kuralların tümünükapsar.
Anayasa yargısında yargılanan kuraldır. Anayasa yargısının amacıAnayasa'ya uygunluk denetimidir. Uygulanan kural kavramının dar olarak alınmasıanayasal denetimin amacına aykırılık oluşturur ve bu denetimi güçleştirerekdaraltır.
Anayasal denetime tabi tutulan kurallar birbirleri ilebağlantıları gözönünde tutularak bir bütün olarak değerlendirilmelidir. İdareişleminin tesisine neden olan ve yasada belirlenen idarî usul ve şekillerde deuyuşmazlığın esası içinde kabul edilmelidir.
Davada idarece yapılan bütün işlemlerin tümü yasalarçerçevesindedir. Ancak, ilgili yasa kuralı haksızlık iddialarının esasınıteşkil etmektedir. Öyleyse süresiz kullanılabilen ve yeterince düzenlenmemişbir kısıtlama yetkisi nedeniyle idarî yargıda yapılacak bir denetimi süresizengelleyebilen yasa kuralının Anayasa Mahkemesi'nin denetimindengeçirilmesi yolu açılmalıdır.
Mahkememiz kararına esas olan gerekçe de, uygulanacak kural olarak3. maddenin üçüncü fıkrası gösterilmiştir. İtiraz konusu birinci fıkrada ise,bir hakkın kısıtlanması ile ilgili temel yapı oluşturulurken kısıtlamanınsınırları yasaca belirtilmemiş ve mülkiyet hakkının özünü yok eden bir durumyaratılmıştır.
Bu nedenlerle itiraz yoluyla iptali istenilen fıkranın ilgiliMahkemenin görmek ve çözmekle görevli olduğu davada uygulayacağı kural olduğukanısıyla karara karşıyız.
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Sacit ADALI