ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1996/26
Karar Sayısı : 1996/22
Karar Günü : 20.6.1996
R.G. Tarih-Sayı :09.01.1997-22872
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Karamanlı Kadastro Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 17.10.1983 günlü, 2924 sayılı "OrmanKöylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun"un 11.maddesinin üçüncü fıkrasına 30.10.1995 günlü, 4127 sayılı Yasa'nın 1. maddesiile eklenen "Kadastro çalışmaları sırasında, fiilî kullanım durumuna göresınırlandırılması ve Hazine adına tespit yapılacak bu yerler üzerindekimuhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlarhanesinde gösterilir" içerikli kuralın, Anayasa'nın 153. ve 170.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Hazine adına orman alanı dışına çıkarılıp tescil edilentaşınmaza ilişkin davaya bakmakta olan Mahkeme, 2924 sayılı Yasa'nın 11.maddesinin üçüncü fıkrasına 4127 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle eklenen"Kadastro çalışmaları sırasında fiili kullanım durumunagöre sınırlandırılması ve Hazine adına tespit yapılacak bu yerlerüzerindeki muhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağınınbeyanlar hanesinde gösterilir" içerikli kuralın Anayasa'ya aykırılığısavıyla iptalini istemiştir.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali istenilen Yasa Kuralı
17.10.1983 günlü, 2924 sayılı Orman Köylülerinin KalkınmalarınınDesteklenmesi Hakkında Kanun'a 30.10.1995 günlü, 4127 sayılı Yasa'nın 1.maddesi ile eklenen itiraz konusu tümceyi içeren üçüncü fıkranın da yer aldığı11. madde şöyledir :
"Madde 11- Bu Kanunun 2 nci madde (c) bendi kapsamına girentarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı)gibi tarım alanları ve buralardaki yapı ve tesislerin yerleri; orman sınırlarıdışına çıkarıldıkları tarihteki fiilî durumlarına göre ifraz edilerek, buyerleri kullanan kişilere, rayiç bedelleri peşin veya on yıllık süre içinde veeşit taksitle alınmak üzere, Tarım ve Orman Bakanlığınca satılır.
Taksitle ödemelerdeki borçlanmalara, TC. Ziraat Bankasının ziraîkredilere uyguladığı yıllık faiz oranı uygulanır.
3402 sayılı Kadastro Kanununa göre bu yerlerin kadastrosu öncelikleyapılır. Kadastro çalışmaları sırasında, fiilî kullanım durumuna göresınırlandırması ve Hazine adına tesbit yapılacak bu yerler üzerindeki muhdesatile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlar hanesindegösterilir. 3402 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç,diğer ilanlar yapılmaz. Kadastro çalışmaları sonucunda belirlenen kişilerin, bumaddenin dördüncü fıkrasına göre, gerçek hak sahibi olup olmadıkları hususu,ayrıca Orman Bakanlığınca tespit edilir. Hak sahiplerinin bu madde hükmündenyararlandırılmasında, sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümlük sınırlamayauyulur.
Yararlanacak kişilerin hak sahibi olabilmesi için, orman köyünüfusuna kayıtlı olmaları ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geriyeyönelik en az 5 yıl müddetle o yerde ikâmet etmiş bulunmaları gerekir.
Rayiç bedelin belirlenerek hak sahiplerine tebliğinden itibarenhak sahiplerince bir yıl içinde satın alınmayan yerler, ihale ile hak sahipliğitanımına uygun üçüncü kişilere, birinci fıkradaki şartlarla satılır.
31/12/1981 tarihinden itibaren Orman köyü nüfusuna kayıtlı olanlarda hak sahibi sayılırlar.
Orman Kanunu hükümlerine göre tahsis edilen yerler ile hazineninmülkiyetinden çıkan veya kamu hizmetine tahsis edilen veya bu maksatla fiilenkullanılan taşınmaz mallarda bu madde hükmü uygulanmaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin dayandığı Anayasa kurallarışunlardır:
1- "MADDE 153/Son.- Anayasa Mahkemesi kararları ResmîGazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idaremakamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar."
2- "MADDE 170.- Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köylerhalkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından,ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcıtedbirlerle, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından ormanniteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fenbakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti veorman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veyatamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihyaedilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir.
Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerininsağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır.
Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devletormanı olarak derhal ağaçlandırılır."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN,Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL ve FulyaKANTARCIOĞLU'nun katılmalarıyla 11.6.1996 günü yapılan ilk inceleme toplantısındadosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverildi.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptaliistenilen yasa kuralı, aykırılık savına dayanak yapılan Anayasa maddeleri ile bunlarıngerekçeleri ve öbür yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
Türkiye'nin kadastrol topoğrafik haritasına dayalı olarak taşınmazmalların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukuksal durumlarınısaptamak ve bu suretle Medenî Yasa'da öngörülen tapu sicilini kurmak amacıyla21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Yasası çıkarılmıştır. Bu Yasa'nın 45.maddesinin tarla, bağ, bahçe, meyvelik gibi yerlerin, 6831 sayılı Yasa'nın 2.maddesinin (B) bendi uyarınca orman dışına çıkarılması ve 31.12.1981'den öncekivergi kaydı ya da geçerli bir belgeye dayanmak koşuluyla aynı Yasa'nın 14.maddesine göre zilyedleri adına tesbiti öngörülen birinci fıkrası ile ikincifıkrası ve üçüncü fıkrasındaki "... tapulu yerlerle ..." ibaresi veikinci fıkrası Anayasa Mahkemesi'nin 1987/31 Esas, 1988/13 Karar sayılı,1.6.1988 günlü kararı ile iptal edilmiştir.
İptal kararından sonra bu kez, Orman Köylülerinin KalkınmalarınınDesteklenmesi Hakkında 2924 sayılı Yasa'da 28.8.1991 günlü, 3763 sayılı Yasaile değişiklik yapılarak 11. maddenin üçüncü fıkrasına eklenen "Kadastrosırasında Hazine adına tesbit edilen bu yerler üzerinde sözü geçen Kanunun 14.maddesinde öngörülen 40 ve 100 dönümlük sınırlama gözönünde bulundurularakkullanan kişilerin adları kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir.Bu tesbitlerin kesinleşmesinden sonra, beyanlar hanesinde adı geçen kişilereOrman Bakanlığınca bir arazi kullanma belgesi verilir." kuralı, ormanköylüsü olup olmadıklarına bakılmaksızın bu yerlerin kadastro tutanağınınbeyanlar hanesinde gösterilen kişilere satışını öngörmesi ve madde içeriğinintümlüğü gözetilerek Anayasa Mahkemesi'nin 30.3.1993 günlü, Esas 1992/48, Karar1993/14 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
İtiraz konusu 4127 sayılı Yasa ile 2924 sayılı Yasa'nın iptaledilen kuralı yeniden düzenlenmiştir. Böylece, kadastro çalışmaları sırasındaeylemli kullanım durumuna göre sınırlandırılan ve Hazine adına tesbiti yapılanbu yerler üzerindeki muhdesat ile tasarruf edenlerin adlarının kadastrotutanağının beyanlar hanesinde gösterilmesi; ayrıca bu kişilerin gerçek haksahibi olup olmadıklarının Orman Bakanlığınca saptanması; bu kişilerin haksahibi olabilmeleri için Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak geriyedoğru 5 yıl süreyle o yerde ikamet etmeleri ve orman köyü nüfusuna kayıtlıolmaları koşuluna bağlanmıştır.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuran Mahkeme itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 153. maddesininson fıkrasıyla 170. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
1- Anayasa'nın 153. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasında; Anayasa Mahkemesikararlarının, yasama, yürütme ve yargı organları ile yönetim makamlarını,gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı öngörülmüştür. Bu kural gereğince yasamaorganı, yapacağı yeni düzenlemelerde daha önce aynı konuda verilen AnayasaMahkemesi kararlarını gözönünde bulundurmak; bu kararları etkisiz kılacakbiçimde yeni yasa çıkarmamak; Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilenkuralları aynen yasalaştırmamak yükümlülüğündedir. Yasama organı,kararların yalnız sonuçları ile değil, bir bütünlük içinde, gerekçeleri ile debağlıdır. Anayasa Mahkemesi kararları, gerekçeleriyle, genel olarak yasamaişlemlerini değerlendirme ölçütlerini içerir ve yasama organının etkinlikleriniyönlendirme işlevi de görürler. Bu nedenle yasama organı, yasa çıkarırken iptaledilen yasalara ilişkin kararların sonuçları ile birlikte gerekçelerini degözönünde bulundurur. İptal edilen yasalarla sözcükleri ayrı da olsa aynıdoğrultu, içerik ya da nitelikte yeni yasa çıkarılması Anayasa'nın 153.maddesine aykırı olur.
Bir yasa kuralının Anayasa'nın 153. maddesine aykırılığından sözedilebilmesi için, iptal edilen önceki kural ile "aynı" ya da"benzer nitelikte" olması gerekir. Bunların saptanabilmesi içinöncelikle, aralarında "özdeşlik" yani amaç, anlam ve kapsamyönlerinden benzerlik olup olmadığının incelenmesi gerekir.
İçeriği yukarıda açıklanan, iptal edilen önceki kuralla itirazkonusu yeni kural anlam ve kapsam yönlerinden aynı nitelikte olmadığındanAnayasa'nın 153. maddesine aykırılık görülmemiştir.
2- Anayasa'nın 170. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuran Mahkeme, iptalini istediği kuralla, orman köylüsü olupolmadıklarına hattâ ormanı tahrip edip etmediklerine bakılmaksızın, bu yerlerikullanan kişilere arazi verilmesinin ve takdir edilecek râyiç bedel üzerindensatışının yapılmasının orman alanlarının daraltılması ve tahribi sonucunudoğuracağından, bu durumun Anayasa'nın 170. maddesine aykırı olduğunu ilerisürmüştür.
Oysa, Anayasa'nın 170. maddesinde orman içinde ya da bitişiğindekiköyler halkının kalkındırılması, ormanların ve tümlüğünün korunmasıyönlerinden, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkınişbirliğini sağlayıcı önlemlerle, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fenbakımından orman niteliğini tamamen yitirmiş yerlerin değerlendirilmesi, bilimve fen bakımından da orman olarak korunmasında yarar görülmeyen yerlerintesbiti ve orman sınırları dışına çıkartılması, orman içindeki köyler halkınınkısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle buyerlerin ihya edilerek yasayla bu halkın yararlanmasına özgülenmesinin (tahsisedileceği) yasayla düzenleneceği öngörülmüştür.
Orman alanı dışına çıkarılan yerlerin hak sahiplerine satışınıöngören kural, Mahkeme'nin itiraz konusu yaptığı kural olmayıp 11. maddeninbunu izleyen öbür bölümleridir. Bu durumda itiraz konusu kuralın Anayasa'nın170. maddesiyle bir ilgisi yoktur.
VI- SONUÇ
17.10.1983 günlü, 2924 sayılı "Orman KöylülerininKalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun"un 11. maddesinin üçüncüfıkrasına 30.10.1995 günlü, 4127 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile eklenen"Kadastro çalışmaları sırasında, fiilî kullanım durumuna göresınırlandırması ve Hazine adına tespit yapılacak bu yerler üzerindeki muhdesatile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlar hanesindegösterilir." tümcesinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,Aysel PEKİNER'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
20.6.1996 gününde karar verildi.
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Aysel PEKİNER
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1996/26
Karar Sayısı : 1996/22
Anayasamızın dördüncü kısmında yer alan Malî ve Ekonomikhükümlerin ikinci bölüm, IV. kısımda Ormanlar ve Orman Köylüsü başlığı altında169. maddede ormanların korunması ve geliştirilmesi, 170. madde hükmü ile deorman köylüsünün korunmasına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 170. maddesinde, ormanlar içinde veya bitişiğindekiköyler halkının kalkındırılması, ormanların ve orman bütünlüğünün korunmasıbakımından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde devletle bu halkınişbirliğini sağlayıcı tedbirlerin alınacağı, 31.12.1981 tarihinden önce bilimve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerindeğerlendirilmesi, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarargörülmeyen yerlerin tesbiti ve orman sınırları dışına çıkartılması, ormaniçindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi içinDevlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek Yasa'yla bu halkın yararlanmasınatahsis edileceği öngörülmüştür.
Orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi hakkındakidüzenlemelerde, orman içi veya bitişiği köyler halkının ekonomik yöndengüçlendirilmelerine olanak sağlanırken sadece yararlanmaya tahsis edileceğineilişkin kuralların yer alması halinde Anayasa'nın yukarıda sözüedilen kuralına uyulmuş olacaktır.
İptale konu edilen 2924 sayılı Orman Köylülerinin KalkınmalarınınDesteklenmesi Hakkında Kanun'un değişikliğine ilişkin 4127 sayılı Yasa iledeğiştirilen 11. maddenin dördüncü fıkrasında "... muhdesat ile tasarrufedenlerin isimleri kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir."ifadesine yer verilmiş, belirlenen kişilerin gerçek hak sahibi olupolmadıklarının ayrıca Orman Bakanlığı'nca saptanacağı öngörülmüş, anılanmaddenin son fıkrasında ise rayiç bedelin belirlenerek hak sahiplerinetebliğinden itibaren hak sahiplerince bir yıl içinde satın alınmayan yerlerinihale ile hak sahipliği tanımına uygun üçüncü kişilere satılacağı hükmebağlanmıştır.
Burada kadastro tutanağının beyanlar hanesinde tasarruf edenlerinisimlerinin yazılması ile başlanılan uygulama sonucunda bu yerlerin satışınıngerçekleştirilebileceği anlaşılmaktadır.
Oysa Anayasa'nın anılan maddelerinde Devletin ormanların korunmasıve sahalarının genişletilmesi yükümlülüğü bulunduğu gibi Devlet ormanlarınınmülkiyetinin devredilemeyeceği de kurala bağlanmıştır.
Anayasa'nın 170. maddesinde öngörülen orman köylüsünün korunmasınayönelik önlemler sonucunda da "bu halkın yararlanmasına tahsisin kanunladüzenleneceği" hükmünün yer alması karşısında Anayasa'nın özel kişileremülkiyetin devri sonucunu doğuracak satış amacını taşımadığı açıktır. Oysaiptali istenen kural, satışla sonuçlanabilecek bir dizi işlemin başlangıcı vemülkiyetin kazanılmasına neden olabilecek nitelikte olup, kadastro çalışmalarısırasında tasarruf edenlerin isimlerinin beyanlar hanesinde gösterilmesi ile bukişilerin Orman Bakanlığı tarafından hak sahibi olup olmadıklarınınsaptanmasına olanak sağlanması ve rayiç bedelin belirlenerek satışıngerçekleştirilmesi yukarıdan beri açıklandığı üzere Anayasa'nın 170. maddesiile gözetilen amaca aykırıdır.
Anayasa Mahkemesi 30.3.1993 günlü, Esas 1992/48, Karar 1993/14sayılı kararında; Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi HakkındaYasa ile getirilecek düzenlemelerin, Anayasa'nın 170. maddesinde öngörülenamaca uygun olması gerekeceği, orman niteliğini yitirdiği için orman sınırlarıdışına çıkarılan yerlerin, orman köylüsünün yararlanmasına tahsis edilmesigerekeceği ve 2924 sayılı Yasa'nın değişik 11. maddesinin birinci fıkrasındayer alan; orman niteliğini yitiren yerleri kullanan kimselere orman köylüsüolup olmadıkları gözetilmeden arazi verilmesi ve bu yerlerin takdir edilecekrayiç bedel üzerinden kullanan kişilere satışının yapılmasını sağlayan anılanYasa'nın 11. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci tümcesinin sonundaki "...kullanan kişilerin adları kadastro tutanağının beyanlar hanesindegösterilir." kuralı Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiştir.
Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasında, "AnayasaMahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme veyargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar."denilmektedir.
Yasama organı, iptal kararından sonraki yeni yasada AnayasaMahkemesi kararlarının gerekçelerini gözetmek zorundadır. Kuşkusuz hukukdevletinin niteliklerinden biri de Anayasa Mahkemesi kararlarına uyma vegereğini yerine getirme yükümlülüğüdür.
2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının DesteklenmesiHakkında Kanun'un değişikliğine ilişkin 4127 sayılı Yasa ile getirilen 11.maddenin dördüncü fıkrasında yer alan "muhdesat ile tasarruf edenlerinisimleri kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir." kuralının,Anayasa Mahkemesi'nin sözü edilen kararının bağlayıcılığı gözönüne alınmadanAnayasa'nın 153. maddesine aykırı olarak yasalaştırılması karşısında iptaligerekir.
Belirtilen nedenlerle Anayasa'ya aykırılık itirazını reddedenkarara karşıyım.
Üye
Aysel PEKİNER