ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1996/28
Karar Sayısı : 1996/24
Karar Günü : 26.6.1996
R.G. Tarih-Sayı :20.10.1996-22793
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Güneysınır Sulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 31.8.1956 günlü, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun23.9.1983 günlü, 2896 sayılı Yasa ile değiştirilen 93. maddesinin birinci fıkrasının,Anayasa'nın 2. maddesi ile 10. ve 169. maddelerinin birinci ve üçüncüfıkralarına aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sanıkların orman alanında ev yapmaları nedeniyle haklarında açılankamu dâvasına bakan Mahkeme, Orman Yasası'nın 93. maddesinin birinci fıkrasınınAnayasa'ya aykırı olduğu görüşüyle iptali için doğrudan Anayasa Mahkemesi'nebaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
6831 sayılı Yasa'nın iptali istenen birinci fıkrayı da içeren 93.maddesi şöyledir:
"Madde 93- Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleriişleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, altı aydan bir yıla kadarhapis cezası ile cezalandırılırlar.
İşgal ve faydalanma yeniden tarla açmak suretiyle vaki olduğu veyayanmış orman sahalarına ilişkin bulunduğu ve kesinleşmiş orman kadastrosusınırları içerisinde işlendiği takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapiscezasına hükmolunur.
Birinci ve ikinci fıkralarda değinilen işgal ve faydalanılanalanın ve yeniden açılan tarlanın yüzölçümünün beş dekardan fazla olmasıhalinde, bu fıkralarda yazılı cezalar yarı oranında artırılır.
Her türlü mahsul ve tesislerin müsaderesine hükmolunur. Müsadereolunan mahsuller satılarak bedeli Orman Genel Müdürlüğünce irad kaydolunur.Müsadere olunan tesisler ise Orman Genel Müdürlüğünce ihtiyaç görüldüğütakdirde ormancılık veya diğer kamu hizmetlerinde kullanılabilir. Aksi takdirdeilgili orman idaresince, yıkılmak suretiyle karar infaz olunur. İdarenin buhusustaki talebi halinde genel zabıta kuvvetleri idareye yardım etmeklemükelleftir.
17 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki yerleri amaç dışı kullananlarve amaç dışı kullanılmasına izin verenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıile cezalandırılır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
...
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
3- "MADDE 169.- Devlet, ormanların korunması ve sahalarınıngenişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yananormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım vehayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
...
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaadeedilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasî propaganda yapılamaz;münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak,ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel afkapsamına alınamaz."
C- İlgili Anayasa Kuralı
Olayla doğrudan ilgili Anayasa maddesi şöyledir:
"GEÇİCİ MADDE 15.- 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genelseçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanınıoluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türkmilleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Millî Güvenlik Konseyinin,bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu MeclisHakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarındandolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez vebu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ,merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarruftabulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
Bu dönem içinde çıkarılan kanunlar, kanun hükmünde kararnamelerile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar vetasarrufların Anayasaya aykırılığı iddia edilemez."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilkinceleme toplantısında, itiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin iptalini istediğiOrman Yasası'nın 93. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'nın geçici 15.maddesi kapsamında olup olmadığı sorunu öncelik taşıdığından, ilk incelemeraporu, dâva dosyası ve ekleri, iptali istenen yasa kuralı ve dayanılan Anayasakuralları ile bunların gerekçeleri ve öbür yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 31.8.1956 günlü, 6831sayılı Orman Kanunu'nun 93. maddesi, 23.9.1983 günlü, 2896 sayılı Yasa'nın 38.maddesi ile değiştirilmiştir.
Anayasa'nın geçici 15. maddesinde, 12 Eylül 1980'den, ilk genelseçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanıoluşturuluncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini TürkMilleti adına kullanan Millî Güvenlik Konseyi'nin çıkardığı yasalarınAnayasa'ya aykırılığı savında bulunulamayacağı öngörülmektedir.
7.11.1982 günlü, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nınhalkoyu ile kabulünden sonra yapılan ilk seçimler sonucu oluşan Türkiye BüyükMillet Meclisi'nin Başkanlık Divanı 6.12.1983'de toplanmıştır.
Anayasakoyucunun, söz konusu kural ile Millî Güvenlik Konseyi'ninyasama yetkisini tek başına ya da Danışma Meclisi'yle birlikte kullandığıdönemde çıkarılan yasalar ve kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılıAnayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve yapılan işlemleriAnayasa Mahkemesi'nin denetimi dışında tutmak amacında olduğu açıktır.
Anayasa'da belirli konuları düzenleyen genel kurallar yanında,özel kurallara da yer verilmiştir. Bir konu özel kurallarla düzenlenmemişse,sorunların çözümünde genel kurallar uygulanır. Ancak, o konuda özel düzenlemelervarsa artık genel kurallara başvurulmaz.
Anayasa kuralları etki ve değer bakımından eşit olup hangi nedenleolursa olsun birinin ötekine üstün tutulmasına olanak bulunmadığından, bunlarınbir arada ve hukukun genel kuralları gözönünde tutularak uygulanmalarızorunludur. Sözü edilen maddenin "Geçici Madde" olarak adlandırılmışbulunması etki ve değer bakımından Anayasa'nın öteki maddelerinden daha zayıfve önemsiz olduğu biçiminde yorumlanmasına neden olamaz. Geçici maddelergenellikle geçiş dönemlerine ilişkin işlemlerin uygulama yöntemini ve kapsamınıgösteren ayrık hükümleri içerirler. Hukukta genel kural olarak, yasalar,yayımlarından sonraki olaylara ve durumlara uygulanırlar. Bu ilkenin en çarpıcıayrıklığı, yasalardaki geçici kurallardır. Bu nedenle yasaların geçicimaddeleri ile esas maddeleri arasında farklılık varsa, özel niteliği nedeniyle,geçici maddeler esas maddeden önce uygulanırlar. Çünkü, yasakoyucu, kuralınayrıklığında kamu yararı görmüştür. Özel düzenlemenin genel düzenlemedenönce geleceği hukukun genel bir ilkesidir. Anayasa'da da belli bir konuyudüzenleyen özel kural varken, o konuyu da kapsamı içine alabilecek niteliktebir genel kural bulunsa bile, onun değil, konuya özgü Anayasa kurallarınınuygulanması gerekir. Bir yasada öncelik alan geçici maddeler uygulanıpsonuçları tümüyle alındıktan sonra yürürlükten kalkmış olurlar. Tersinedurumda, yasalardaki geçici maddeler, yasanın bir ayrıklık olarak kapsadıklarıkonularla birlikte geçerliliklerini sürdürürler.
Yasa metinlerinin ve sözcüklerinin, hukuk dilindeki anlamlarınagöre anlaşılmaları gerekir. Yasa kuralının, günün toplumsal ve ekonomikgerekleriyle çeliştiği sanılsa bile, yürürlükte kaldığı sürece uygulanmasıhukukun gereğidir. Kimi gerekçelerle bu kuralın dışına çıkılması, metinlerinanlamlarından başka biçimlerde yorumlanması, metnin bir tür düzeltilmesinekalkışılması, aslında yasada olmayanı yasaya yakıştırmak ve yorum yoluylaamacını değiştirmek ya da yasakoyucunun yerini almak olur.
Geçici 15. madde kapsamındaki, olağanüstü yönetiminolağanüstü koşulları altında çıkarılan yasalarla kanun hükmündekikararnamelerin, geçilen demokratik düzen içinde değiştirilmesine ya dayürürlükten kaldırılmasına değin Anayasa'ya uygunluk denetimi dışındabırakılmasında kamu yararı görülmüştür. Ancak, yasakoyucu, siyasal ve sosyalgelişmelere ve gereksinimlere göre, söz konusu yasal kurallardan gerekligördüklerini değiştirebileceği ya da kaldırabileceği gibi Anayasa'da öngörülenkoşullara uyarak Anayasa'daki geçici maddeleri de kaldırabilir. Bunun dışında,yorum yoluyla Anayasa'nın geçici 15. maddesinin geçersiz ve etkisiz durumagetirilmesi olanaksızdır.
Anayasa'nın geçici 15. maddesi ile bir dönemin yasama işlemlerininAnayasa'ya aykırılığı savında bulunulması yasaklanmıştır. Ancak, bunların hukukdevleti ilkesine uygun biçimde yargı denetimine açılması, Anayasa'ya aykırılıksavında bulunma ve inceleme yasağının kaldırılmasına bağlı olup bu daAnayasa'nın 87. maddesi uyarınca doğrudan yasama organının görev veyetkisi kapsamına girmektedir.
Bu durumda, söz konusu kural hakkında Anayasa'ya aykırılık savındabulunulmasına Anayasa'nın geçici 15. maddesi olanak vermediğinden, itirazın,başvuran Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
V- SONUÇ
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 23.9.1983 günlü, 2896 sayılı Yasa iledeğişik 93. maddesinin birinci fıkrası, Anayasa'nın geçici 15. maddesinin sonfıkrası kapsamında olup, Anayasa'ya aykırılık savıyla iptali istenemeyeceğindenmahkemenin yetkisizliği nedeniyle başvurunun REDDİNE, Güven DİNÇER'in karşıoyuve OYÇOKLUĞUYLA,
26.6.1996 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1996/28
Karar Sayısı : 1996/24
I- 12 Eylül 1980 tarihinden ilk genel seçimler sonucu toplanacakTürkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar geçen süreiçinde çıkarılan Kanunlar ve Kanun Hükmünde Kararnameler ile 2324 sayılıAnayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca çıkarılan karar ve tasarruflarınAnayasa'ya aykırılığının iddia edilemeyeceği yolundaki Anayasa'nın geçici15 inci maddesinin son fıkrasındaki kuralın, maddenin bütünü ile birliktedeğerlendirilmesi ve yorumlanması gerekir.
Anayasa'nın geçici 15 inci maddesi, belirli bir dönemde fevkaladeşartlar altında siyasal görev yapan Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma MeclisiÜyeleri ile bu dönemde alınan kararları uygulayan kamu görevlilerini cezai,mali ve hukuki sorumluluktan koruyan kurallar bütünüdür.
Bu dönemde çıkarılan Kanun ve Kanun Hükmünde KararnamelerinAnayasa'ya aykırılığının iddia edilememesi, o dönem karar ve tasarruflarınındaha sonra Anayasa'ya aykırılık yoluyla hukuki tartışma konusu yapılmasınıönlemeye yöneliktir. Yoksa, bu olağanüstü dönem aşıldıktan ve demokratik venormal anayasal döneme geçildikten sonra 1980-1983 yılları arasında çıkankanunların uygulanması nedeni ile mahkemelerin itiraz yoluyla yaptıklarıAnayasa'ya aykırılık başvurularını önlemeye yönelik değildir. Nitekim, 1961Anayasası'nın 1982 Anayasası'nın geçici 15 inci maddesinin son fıkrasınaparalel olan geçici 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, AnayasaMahkemesi'ne itiraz yolunu kapatmak için çok ayrıntılı bir düzenleme yapmıştır.Geçici 15 inci madde bu derece ayrıntılı ve kapsamlı düzenlenmemiştir. 1961 ve1982 Anayasaları'nın, bu iki maddesinin mukayesesi, geçici 15 inci maddeninAnayasa'ya aykırılık iddiasını önlemek için değil hukuki sorumluluk konusunuçözümlemek için konulduğunu açıkça göstermektedir.
II- Anayasa'nın geçici 15 inci maddesinin Anayasa'nın yürürlüğüile ilgili 177 inci maddesi ile birlikte yorumlanması gerekir. Sözü edilenmadde hükümleri yürürlükte olan ve Anayasa'ya aykırılık taşıyan tüm hukukkurallarının yeni anayasa dönemi içindeki durumunu ele almakta ve açıklığakavuşturmaktadır. 177 inci maddenin (e) bendi hükmüne göre, Anayasahükümlerinin mevcut kurum ve kurallarla olan çelişkileri doğrudan doğruyaAnayasa hükümlerinin uygulanması ile çözümlenebilecektir.
Anayasa'nın 177 inci maddesinin (e) bendi hükmü ile Anayasa'nıngeçici 15 inci maddesindeki Anayasa'ya aykırılık iddiasını engelleyen hüküm, 12Eylül 1980 ile TBMM'nin açılışı arasındaki tesis edilen tasarruflarıntartışılması dışında bütün Anayasa'ya aykırılık iddialarına imkan vericianlamdadır.
III- Geçici 15 inci madde ile ilgili olarak yapılacak engelleyicibir yorum, 1980-1983 yıllarında yürürlüğe konulan yasaların anayasal denetiminisürekli engelleme demektir. 1961 Anayasası'nın geçici 4 üncü maddesi ile başlayanve 1982 Anayasası'nın geçici 15 inci maddesi ile sürdürülen bu durum, pekçok konuda Türkiye'yi anayasası ile değil anayasanın yasaklayıcı geçicihükümleri ile yönetilen bir ülke olma yükü altında bırakmaktadır. Anayasalyorumlarda anayasal hakların eksiksiz kullanılması ve anayasal müesseselerinbütünüyle çalışması temel yorum kuralı olmalıdır. Anayasa kurallarındabelirsizlik ve uyumsuzluk hallerinde Anayasa hükümlerinin bu yönde yorumlanmasıve Anayasa'nın geçici 15 inci ve 177 inci maddelerinin bu anlayışla elealınarak Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılması gerekir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 152 ve AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28 inci maddesinegöre Mahkemenin itiraz başvurusunun esastan incelenmesi gerektiği oyuyla kararakarşıyım.
Başkanvekili
Güven DİNÇER