ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1997/1
Karar Sayısı : 1998/23
Karar Günü : 26.5.1998
R.G. Tarih-Sayı :17.01.1999-23586
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Vezirköprü Sulh HukukMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu'na 2865 sayılı Kanunla eklenen Ek Maddenin 3157 sayılıYasa ile değiştirilen (c) fıkrasının dördüncü paragrafının, Anayasa'nın 36., 2.ve 60. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I-OLAY
Hizmet süresinin saptanması davasında Mahkeme, 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu'na 2865 sayılı Kanun'la eklenen Ek Madde'nin (c)fıkrasının "Şu kadar ki; bu fıkrada adı geçen belgelerin tevsiki mümkündeğilse; ilgilinin, Diyanet İşleri Başkanlığını temsilen ilgili müftülük hasımgösterilmek suretiyle açılan dava sonunda hizmet süresini belirleyen ve yetkilisulh hukuk mahkemesince verilmiş olan bir karar yeterli sayılır"biçimindeki dördüncü paragrafının Anayasa'ya aykırılığını ileri sürmüştür.
III-YASA METİNLERİ
A-İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'na 21.7.1983 Tarih ve 2865sayılı Kanunla Eklenen Ek Maddenin itiraz konusu dördüncü paragrafını da içeren26.2.1985 tarih ve 3157 sayılı Yasa ile değişik (c) fıkrası şöyledir :
"Köy, kasaba ve mahalle camilerinde dernek, vakıf veya köybütçesinden ücret alarak imam hatiplik yapanlar;
Bu görevlerde geçmiş süreleri için 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanununa 20.5.1976 Tarihli ve 2012 sayılı Kanunla eklenen Ek Maddesinin (d)fıkrasının 2 nci bendinde yer alan esas ve oranlara göre borçlandırılırlar.
Köy, kasaba ve mahalle camilerinde yapılan hizmetlerinborçlandırılabilmesi için ilgililerin bu görevleri müftülükçe verilmiş birbelgeye istinaden yapmış olmaları ve ücretlerinin dernek, vakıf veya köybütçesinden ödendiğinin defter veya bordro, bu olmadığı takdirde vergi dairesikayıtlarına istinaden müftülüklerce verilmiş ve mahalli mülki amirlerce onanmışbelgelerle tevsik etmiş olmaları şarttır.
Şu kadar ki; bu fıkrada adı geçen belgelerin tevsiki mümkündeğilse, ilgilinin, Diyanet İşleri Başkanlığını temsilen ilgili müftülük hasımgösterilmek suretiyle açılan dava sonunda hizmet süresini belirleyen ve yetkilisulh hukuk mahkemesince verilmiş olan bir karar yeterli sayılır.
Bu maddeye göre yapılan borçlandırmalar hakkında da 5434 sayılıKanunun borçlanmayla ilgili diğer hükümleri uygulanır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralları şunlardır :
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2-"MADDE 36.- Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmahakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz."
3- "MADDE 60.- Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır veteşkilatı kurar."
C- İlgili Anayasa Kuralları
İlgili Anayasa Kuralları Şunlardır :
1- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
2- "MADDE 61.- Devlet, harp ve vazifeşehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumdakendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.
Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarınısağlayıcı tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacakdiğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması içinher türlü tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veyakurdurur."
IV-İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta GüngörÖZDEN, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Samia AKBULUT, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN,Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL, Mustafa YAKUPOĞLU ve FulyaKANTARCIOĞLU'nun katılmalarıyla 9.1.1997 günü yapılan ilk incelemetoplantısında; dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verildi.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptaliistenilen yasa kuralı, Anayasa'ya aykırılık savına dayanak yapılan Anayasakurallarıyla bunlarla ilgili gerekçeler ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
5434 sayılı Yasa'ya eklenen ve itiraz konusu kuralı da içeren EkMaddeye göre, T.C. Emekli Sandığı iştirakçilerinden, herhangi bir sosyalgüvenlik kurumuna tabi olmadan;
a) Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı mülhak vakıf camilerindegörev yapan ve ücretlerini bu genel müdürlükten alanlar,
b) Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı camilerde kadrolu daimimezun imam hatip ve müezzin - kayyumlara vekalet edenler,
c) Köy, kasaba ve mahalle camilerinde dernek, vakıf veya köybütçesinden ücret alarak imam hatiplik yapanlar;
Bu görevlerde geçmiş süreleri için T.C. Emekli Sandığı Kanunu'ndayer alan esas ve oranlarla borçlandırılırlar.
Köy, kasaba ve mahalle camilerinde yapılan hizmetlerinborçlandırılabilmesi için, ilgililerin bu görevleri müftülükçe verilmiş birbelgeye dayanarak yapmış olmaları ve ücretlerinin dernek, vakıf veya köybütçesinden ödendiğinin defter veya bordro, bu olmadığı takdirde, vergi dairesikayıtlarına dayanılarak müftülüklerce verilmiş ve mahalli mülki amirlerceonanmış belgelerle kanıtlanmaları gerekmektedir.
İtiraz konusu kuralla, dernek, vakıf veya köy bütçesinden ücretalarak, köy, kasaba ve mahalle camilerinde imam hatiplik yapanlardan, buhizmetlerini belgelendiremeyenlerin, Diyanet İşleri Başkanlığı'nı temsilenilgili müftülük hasım gösterilmek suretiyle yetkili sulh hukuk mahkemesineaçılacak tesbit davası ile bu hizmetlerini kanıtlamaları olanağı getirilmiştir.
İtiraz konusu kurala ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeyapılan görüşmelerde, sosyal devletin, bütün fertlerini sosyal güvenliğekavuşturmakla görevli olduğu, bu ilke gözönünde bulundurularak tüm bireylerinsosyal güvenliğe kavuşturulmasına özen gösterildiği, bu amaçla T.C. EmekliSandığı Kanunu'nda yapılan değişikliklerle memuriyet öncesi çalışanlaraborçlanma olanağı sağlandığı, kadrosuz olarak köylerde hizmet yapmış olanimamların sosyal güvenliğe kavuşturulmalarının istenildiği ileri sürülmüştür.Ayrıca, hizmet sürelerinin değerlendirilmesinde, gerçek hizmet edenlerle etmeyenlerinayırımının özenle yapılması ve adaletsiz bir durumun ortaya çıkmaması için442 sayılı Köy Kanunu ile 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş veGörevleri Hakkındaki Kanun'da öngörülen koşulların da gözönünde bulundurulmasıgerektiği belirtilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında 2949sayılı Yasa'nın 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi, yasaların Anayasa'yaaykırılığı konusunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorundadeğildir. İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka gerekçe ile de Anayasa'yaaykırılık kararı verebilir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, kuralın, Anayasa'nın 2., 36. ve60. maddelerine aykırılığını ileri sürmüş ise de kural, ilgisi nedeniyleAnayasa'nın 10. ve 61. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
1-Anayasa'nın 2. ve 36. Maddeleri Yönünden İnceleme
Başvuran Mahkeme, Diyanet İşleri Başkanlığı'nı temsilen ilgilimüftülük hasım gösterilmek suretiyle açılan davadan Emekli Sandığı'nın bilgisiolmadığı için savunma yapamadığını, böylece, kurumun "yargı mercileriönünde davalı olmak ve savunma yapmak hakkının elinden alınmasının Anayasa'nın36. maddesine; tanıkların ve davacının beyanlarına göre hizmet süresitesbitinin ise hukuk güvenliği ile bağdaştırılamayacağından Anayasa'nın 2.maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek itirazkonusu kuralın iptalini istemiştir.
Anayasa'nın 2. maddesine göre, Cumhuriyetin temel nitelikleriarasında sayılan hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyanadaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütünişlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir. Devletin amacı,ferdin ve toplumun huzuru bakımından adaleti sağlamak olduğuna göre, itirazkonusu kuralla mahkemelerden, belgelendirilemeyen hizmet süresini belirleyenbir karar alınarak bu hizmetin değerlendirilmesi olanağının tanınmasında,Anayasa'daki hukuk güvenliği ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir durumyoktur.
Anayasa'nın 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta veyollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz" denilmektedir. Bu kuralla, herkesin sav ve savunma hakkınıhukuk düzenine uygun, her türlü etkiden uzak olarak kullanabilmesi ve yargı mercileriönünde kanıtlarını ileri sürebilmesi olanağı sağlanmıştır.
İtiraz konusu fıkraya göre, fıkrada, belirtilen belgelerle tevsikedilemeyen hizmet süreleri, ilgilinin, Diyanet İşleri Başkanlığı'nı temsilenmüftülüğü hasım göstererek açacağı dava sonucunda yetkili sulh hukukmahkemesince saptanabilecektir.
Köy, kasaba ve mahalle camilerinde dernek, vakıf veya köybütçesinden ücret alınarak yapılan imam hatiplik hizmetlerininborçlandırılabilmesi için açılan bu tür davaların, yargı yerlerinde özen ve duyarlılıklayürütüleceği ve davacının hizmet tesbitine ilişkin iddiası araştırılırken tanıksözlerinin ve diğer kanıtların gerçeğe uygunluğu ile inandırıcılığı üzerindedurulacağı kuşkusuzdur. Hizmet süresini belirlemek için açılan tesbitdavasında, husumetin Emekli Sandığı'na veya müftülüğe yöneltilmesi mahkemeceyapılacak araştırmanın niteliğini etkilemeyeceğinden, hak arama özgürlüğününzedelenmesi söz konusu değildir.
Bu nedenle, sulh mahkemesinde açılan davada T.C. EmekliSandığı'nın hasım gösterilmeyerek ilgili müftülüğün hasım gösterilmesinde"hak arama hürriyeti"ne aykırılık bulunmamaktadır.
Başvuru kararında ileri sürülen, yasal hasım olan müftülerindavaları takip edemediği, herhangi bir itirazda bulunmadıkları, kararlarıntemyiz edilmediği, tanıkların ve davacının beyanı ile istenildiği kadar süreiçin hizmet tesbiti kararı alınabileceğine ilişkin kimi itirazlar, uygulamayayönelik olumsuzluklar olup, Anayasa'ya aykırılık nedeni olarakkabul edilemeyeceği açıktır.
İtiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 36. maddelerine aykırıgörülmemiştir.
2- Anayasa'nın 60. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuru kararında, T.C. Emekli Sandığı'nın tesbit kararına uymasısonucunda, iştirakçilerin primleriyle oluşan kurum gelirlerinin azaltılmışolacağı, böylece Sandığın ekonomik sıkıntıya düşürülerek zararauğratılacağından söz edilerek bu durumun Anayasa'nın 60. maddesine aykırılıkoluşturacağı ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 60. maddesinde, "Herkes, sosyal güvenlik hakkınasahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilâtıkurar denilmektedir. Buna göre, sosyal güvenlik, herkes için bir hak ve bunugerçekleştirmek ise devlet için görevdir. Sosyal güvenliği sağlamak çağdaşdevletin önde gelen görevlerinden biridir. Sosyal devlet olmanın gereği sosyalgüvenliğin yaygınlaştırılmasını sağlamaktır. Sosyal güvenlik hakkı bireyleringeleceğini güvenceye almak gereksiniminden doğmuştur. Tarih içindeki gelişimiile sosyal güvenlik, bütün insanlar için bir hak, devlet için de bir ödevdurumuna gelmiştir.
Kamu görevlilerine emekliliğe hak kazandıklarında ödenilen"emeklilik aylığı"nın, bir sosyal güvenlik önlemi olduğunda kuşkuyoktur. Anayasa güvencesi altındaki sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesiyollarından biri olduğunda ise duraksamaya yer yoktur.
İtiraz konusu kuralın gerekçesinde, bu husus belirtilerek;"yıllarca görev verdikleri halde bugün hiçbir güvencesi olmayan vehizmetlerini belgeleyemeyen bu kişilerin hizmetlerini mahkemeden alacakları birkararla belirlemelerinin temini, mağduriyetlerinin önlenmesi açısından zorunluhale gelmiştir" denilmiştir. Bu gerekçeden de anlaşılacağı gibi, hizmetborçlandırılmasını sağlamak amacıyla getirilen itiraz konusu kuralın"sosyal güvenlik" kavramı ile çelişen bir yönü yoktur.
İtirazın reddi gerekir.
3- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 10. maddesinde amaçlanan hukuksal eşitliktir. Bununlakişilere veya topluluklara aynı durumda bulunanlardan daha çok veya daha genişhak ve yetkiler tanınması yasaklanmaktadır. Eşitlik ilkesi, aynı hukuksaldurumda bulunanlara aynı kuralların uygulanmasını gerektirir.
T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile çeşitli meslek gruplarından dahafazla sayıda kişinin sosyal güvenlikten yararlanabilmesi için borçlandırılmayöntemi kabul edilmiştir. İtiraz konusu kuralla, imam hatiplik yapanlardangeçmiş hizmetlerini belgelendiremeyenlerin tümü için, Yasa'daki koşullara uygunbiçimde alacakları mahkeme kararına dayanarak borçlandırılma istemlerindebulunabilecekleri öngörülmüştür. Kural, aynı hukuksal durumda bulunan herkes içingetirilmiştir ve aynı konumdaki herkese uygulanırken de aynı koşullar gözönündebulundurulacak, aynı değerlendirmeler yapılacaktır. Yasakoyucunun hizmetborçlandırılmasına olanak sağlayan bu kuralla ayrıcalık yaratmak amacınıgüttüğü düşünülemez.
Köy, kasaba ve mahalle camilerinde dernek, vakıf veya köybütçesinden ücret alarak imam hatiplik yapanların görevleri ve görev yerlerininözellikleri gözetilerek belgelendirilemeyen hizmetlerinin borçlandırılabilmesiiçin mahkemeden karar alınmasını öngören itiraz konusu kuralda Anayasa'nın 10.maddesine aykırılık yoktur.
İtirazın reddi gerekir.
4- Anayasa'nın 61. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 61. maddesinde, sosyal güvenlik bakımından özel olarakkorunması gerekenler sayılmış ve Devletin bunlar için her türlü yasaldüzenlemeyi yapacağı, gerekli önlemleri alacağı, teşkilat ve tesisleri kuracağıveya kurduracağı belirtilmiştir.
İtiraz konusu kural ise, sosyal güvenlik bakımından özel olarakkorunması gereken kişilere ilişkin bir düzenleme getirmemekte yalnız, maddedeöngörülen kişilerin hizmet borçlandırılması yönteminden yararlanabilmelerininkoşullarını içermekte olduğundan, Anayasa'nın 61. maddesiyle ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
26.2.1985 günlü, 3157 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'na 2865 sayılı Kanunla eklenen EkMadde'nin (c) fıkrasındaki "Şu kadar ki; Bu fıkrada adı geçen belgelerintevsiki mümkün değilse, ilgilinin, Diyanet İşleri Başkanlığını temsilen ilgilimüftülük hasım gösterilmek suretiyle açılan dava sonunda hizmet süresinibelirleyen ve yetkili sulh hukuk mahkemesince verilmiş olan bir karar yeterlisayılır" kuralının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,26.5.1998 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Mustafa YAKUPOĞLU
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Aysel PEKİNER
Üye
Mahir Can ILICAK