ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1997/18
Karar Sayısı : 1998/42
Karar Günü : 30.6.1998
R.G. Tarih-Sayı :06.12.2000-24252
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Vezirköprü İş Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 17.7.1964 günlü, 506 sayılı "SosyalSigortalar Kanunu"nun 3395 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değiştirilen 79.maddesinin sekizinci fıkrasının Anayasa'nın 2., 60. ve 65. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü'yle işverene karşı açılanhizmet tespiti davasında, 506 sayılı Yasa'nın değişik 79. maddesinin sekizincifıkrasını Anayasa'ya aykırı bulan mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 3395 sayılı Yasa iledeğiştirilen ve iptali istenen sekizinci fıkrayı da içeren 79. maddesişöyledir:
"Madde 79-
İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalının sigorta primlerihesabına esas tutulan kazançlar toplamı ve prim ödeme gün sayıları ile sigortaprimlerini gösteren ve örneği yönetmelikle belirlenen prim belgelerini aitolduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar kuruma vermekle ve bu belgelerinmuhteviyatını doğrulayacak muteber işyeri kayıtlarını Kurumca istenilmesihalinde ibraz etmekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu yazılıolarak önceden Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
İşveren, sigortalıların adını, soyadını, sigorta sicil numarasınıve çalıştığı süreyi gösteren ve örneği yönetmelikle belirlenen bir belgeyiişyerinde, birden ziyade işyeri olması halinde her işyerinde ayrı ayrı olmaküzere, işçiler tarafından da görülebilecek bir yere asmaya mecburdur.
Bu yükümlülükleri yerine getirmeyen işverenler hakkında 140 ıncımadde hükümleri uygulanır.
140 ıncı maddenin uygulanması prim belgelerinin Kuruma verilmesinemani teşkil etmez.
Fiilen veya kayden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olupbu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmenbir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumcaresen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerekişverene tebliğ edilir.
İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihindenitibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraztahsilatı, durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihindenitibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabilir. Yetkili mahkemeyebaşvurulması prim borcunun tahsil ve takibini durdurmaz.
Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde 80 inci maddeninprim borcuna ilişkin hükmü uygulanır.
Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyenveya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarınıhizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeyebaşvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararındabelirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.
Sigortalının çalıştığı bir veya birkaç işte, bu Kanunda yazılıprim ödeme şartını yerine getirmiş olmasına rağmen kendisi için verilmesigereken kayıt ve belgeler işveren tarafından verilmediği veya verilen kayıt vebelgelerde kazançların veya prim ödeme gün sayılarının eksik gösterildiğiKurumca tespit edilirse, hastalık ve analık sigortalarından gerekli yardımyapılır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 60.- Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır veteşkilâtı kurar."
3- "MADDE 65.- Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasaile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, malîkaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince; Yekta GüngörÖZDEN, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, MustafaBUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL, Mustafa YAKUPOĞLU ve FulyaKANTARCIOĞLU'nun katılmalarıyla 4.2.1997 günü yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen Yasa kuralı ve aykırılık savına dayanak yapılanAnayasa kurallarıyla bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkeme, Anayasa'nın 2. maddesi ile benimsenen sosyal adaletilkesinin güçsüzleri korumaya, ekonomik ve sosyal değişimi sağlamaya yönelikolduğunu; sosyal güvenlikten yararlanabilmek için belirli gün prim ödenmesiningerektiğini; fıkranın ise bu gereğe uyulmadan herkese sonradan çeşitliyöntemlerle hizmet borçlanmasına gidebilme olanağını getirdiğini; sigortasızişçi çalıştırmanın teşvik edildiğini; sigortasız işçi çalıştırmanınyasalara aykırı olduğunu ve borçlanma yoluyla kanuna aykırı durumların builişkiyi kuranlar lehine sonuçlandırılarak suç sayılan bir ilişki üzerine meşruhakların inşa edildiğini ve bütün bunların külfetinin Kurum'ayükletildiğini; ekonomik krize sokulmuş bir sosyal güvenlik kurumunun kendisineyüklenen anayasal görevleri yapamayacağını bu nedenle, kuralın Anayasa'nın 2.,60. ve 65. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini istemiştir.
Kişilerin sosyal hakları ve asgarî yaşam düzeyleriyle ilgilenerekonların refah, huzur ve mutluluk içinde yaşamalarını sağlamak Anayasa'nın 2.maddesinde belirtilen sosyal devletin temel amaç ve görevlerindendir.
Anayasa'nın "sosyal güvenlik hakkı" başlıklı 60.maddesinin birinci fıkrasında, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olmasıöngörülmüştür. Sosyal güvenlik hakkı, çalışanların yaşamlarının ve yarınlarınıngüvencesidir. Sosyal güvenlik, bireylere, gelirleri ne olursa olsun yaşlılık,hastalık, kaza, ölüm ve malûllük gibi sosyal riskler karşısında asgarî biryaşam düzeyi sağlama amacına yöneliktir. İkinci fıkra ile de Devlete sosyalgüvenliği sağlayacak gerekli önlemleri almak ve teşkilatı kurmak göreviverilmiştir. T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu,ülkemizde sosyal güvenliğin temelini oluşturan kurumlardır. Sosyal SigortalarKurumu, hizmet akdine dayanarak çalıştırılanlara, iş kazalarıyla meslekhastalıkları, hastalık, analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm hallerinde sosyalsigorta yardımları yapan sosyal güvenlik kuruluşudur. Kurum'un çalışmaları,sigorta esaslarına göre düzenlenmiştir.
506 sayılı Yasa'nın 79. maddesinde, sigortalıların sigortaprimlerinin hesabına esas tutulan kazanç toplamı ve prim ödeme gün sayılarınınhangi belgelerle düzenleneceği açıklanmıştır.
Çeşitli ekonomik, toplumsal ve kayıt düzenindeki kimi eksikliklernedeniyle çalışanların fiili çalışma sürelerinin bir bölümünün SosyalSigortalar Kurumu kayıtlarına intikal etmediği gözetilerek maddenin sekizincifıkrasıyla, prim belgeleri işveren tarafından Kuruma verilmeyen veyaçalıştıkları Kurumca saptanamayan sigortalılara, hizmetlerinin geçtiği yılınsonundan itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak kanıtlamaları koşuluylaçalıştıklarını tesbit olanağı getirilmiştir. Böylece, sigortalıların primbelgeleriyle belgelendiremedikleri fiili hizmet süreleri, mahkeme kararıylakanıtlanma koşuluyla değerlendirilebilecektir. Burada zamanında sigortayabildirilmeyen ve Kurum'ca saptanamayan geçmiş hizmetin değerlendirilmesisözkonusudur. Bunun saptanabilmesi için de gerçeğe ulaşma konusunda her türlüinceleme ve araştırma olanağına sahip olan bağımsız ve tarafsız yargı organınıngörevlendirilerek çalışanların Anayasa'nın 62. maddesinde açıklanan sosyaldevlet ilkesine koşut olarak 60. maddesinde belirtilen sosyal güvenlikhaklarından yararlandırılmalarına olanak sağlanmıştır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'ya aykırıdeğildir. İstemin reddi gerekir.
Konunun Anayasa'nın 65. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
Haşim KILIÇ bu görüşe katılmamıştır.
VI- SONUÇ
17.7.1964 günlü, 506 sayılı "Sosyal SigortalarKanunu"nun 3395 sayılı Yasa ile değiştirilen 79. maddesinin sekizincifıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Haşim KILIÇ'ınkarşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 30.6.1998 gününde karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
KARŞIOYYAZISI
506 Sayılı Yasa'nın 79. maddesinin dava konusu sekizincifıkrasında, kimi eksiklikler nedeniyle çalışanların fiili çalışma sürelerininbir bölümünün SSK kayıtlarına intikal etmemesinden doğan boşluğun, mahkemekararıyla ispat edilmesi koşuluyla geçmiş hizmet olarak değerlendirilme olanağısağlanmıştır.
Yasa'da öngörülen borçlanmaya ilişkin esas ve usullerin çerçevesiçizilmemiştir. Mahkeme kararıyla da olsa borçlanmaya esas alınacak hizmetsüresinin ne kadar olacağı belirtilmediği gibi, borçlanma koşulları ile ödemeşekli konusunda herhangi bir kural öngörülmemiştir. Oysa, 1479 sayılı Yasa'yabağlı olan bağımsız çalışanlarla 657 sayılı Yasa'ya tabi olan devlet memurlarıiçin de borçlanma imkanı getirilmiş ancak, buna ilişkin ayrıntılar yasalardaaçıkça belirtilmiştir. İptali istenen fıkraya göre, çalışanların borçlanmalarıgereken sürelerine ilişkin herhangi bir sınır konulmadığından, nasıl ve neşekilde ispat edileceği belli olmayan bir yöntemle Sosyal Sigortalar Kurumuyükümlülük altına sokulmaktadır. Böyle bir sınırsızlık ve ilkesizlik S.S.K'nuişlevini yapamaz konuma düşürür. Anayasa'nın 60. maddesinde herkesin sosyalgüvenlik hakkına sahip olduğu belirtildikten sonra, bunun en iyi biçimdeyürütülmesi için gerekli tedbirler alma görevi de Devlet'e yüklenmiştir. Kimiçalışanlara sınırı belli olmayan imtiyazlar tanımak, Devlet'in SosyalGüvenlikle ilgili önlemini olumsuz yönde etkiler. SSK bağlı çalışanlarakayıtlara geçemeyen çalışma sürelerinin mahkeme kararıyla sınırsız şekildetesbit edilerek borçlanma olanağı verilmesi, Anayasa'nın 2. ve 60. maddelerineaykırı olduğundan çoğunluk görüşüne katılmadım.
Üye
Haşim KILIÇ