ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1997/23
Karar Sayısı : 1997/34
Karar Günü : 11.3.1997
R.G. Tarih-Sayı :02.04.1997-22952
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Kepsut Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 1.3.1926 günlü, 765 sayılı "Türk CezaKanunu'nun" 7.1.1981 günlü, 2370 sayılı Yasa ile değişik 236. maddesinin,Anayasa'nın 2., 38. ve 53. maddelerine aykırılığı savıyla
iptali istemidir.
I- OLAY
Kamu Sendikaları Konfederasyonlaşma Kurulu tarafından20.12.1994'de düzenlenen bir günlük iş bırakma eylemine katılmaları nedeniyleöğretmen ve okul hizmetlileri hakkında açılan kamu davasının duruşmasında;sanıklar hakkında uygulanması istenilen Türk Ceza Yasası'nın 236. maddesininAnayasa'nın 2., 38. ve 53. maddelerine aykırı olduğu yolunda Cumhuriyet Savcısısavının ciddî olduğu kanısına varan Mahkeme, belirtilen maddenin iptali istemiylebaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın iptali istenen 236. maddesişöyledir :
"Madde 236- Memurlardan veya işçi niteliğini taşımayan kamuhizmeti görevlilerinden üç veya daha fazla kimse aldıkları karar gereğincekanun hükümlerine aykırı olarak, memuriyetlerini terk eder veya vazifelerinegelmezlerse veya vazifelerine gelip de görevlerini geçici de olsa kısmen veyatamamen yapmazlar yahut yavaşlatırlarsa her biri hakkında dört aydan bir yılakadar hapis ve ikibin liradan onbin liraya kadar ağır para cezasiyle birliktemuvakkaten veya müebbeten memuriyetten mahrumiyet cezası da hükmolunur.
Başkaları tarafından alınan karara veya yayınlanan bildirilereuyarak yukarıdaki fıkrada yazılı fiilleri işleyen memurlara ve işçi niteliğitaşımayan kamu hizmeti görevlilerine de aynı ceza hükmolunur.
Bu maddedeki eylemler dernek veya meslek kuruluşlarıyöneticilerinin bu yönde aldıkları karar veya yayınladıkları bildiriler üzerinevuku bulmuşsa, bu kararı alan veya bildiriyi yayınlayanlara bir yıldan üç yılakadar hapis ve üçbin liradan onbin liraya kadar ağır para cezası verilir. Failmemur ise müebbeten memuriyetten mahrumiyet cezasına da hükmolunur."
B- İlgili Anayasa Kuralı
Anayasa'nın Geciçi 15. maddesi şöyledir :
"GEÇİCİ MADDE 15.- 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genelseçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanınıoluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türkmilleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Millî Güvenlik Konseyinin,bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu MeclisHakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar vetasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddiasıileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ,merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarruftabulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
Bu dönem içinde çıkarılan kanunlar, kanun hükmünde kararnamelerile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar vetasarrufların Anayasaya aykırılığı iddia edilemez."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilkinceleme toplantısında, itiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin iptalini istediğiTCK.'nun 236. maddesinin Anayasa'nın Geçici 15. maddesi kapsamında olupolmadığı sorunu öncelik taşıdığından, ilk inceleme raporu, dava dosyası veekleri, iptali istenilen yasa hükmü ve dayanılan Anayasa kuralları ilebunların gerekçeleri ve öbür yasama belgeleri okunup incelendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1.3.1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 236. maddesi,7.1.1981 günlü, 2370 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile değiştirilmiştir.
Anayasa'nın geçici 15. maddesinde, 12 Eylül 1980'den, ilk genelseçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanıoluşturuluncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini TürkMilleti adına kullanan Millî Güvenlik Konseyi'nin çıkardığıyasaların Anayasa'ya aykırılığı savında bulunulamayacağı öngörülmektedir.
7.11.1982 günlü, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nınhalkoyu ile kabulünden sonra yapılan ilk seçimler sonucu oluşan Türkiye BüyükMillet Meclisi'nin Başkanlık Divanı 6.12.1983'de toplanmıştır.
Anayasakoyucunun, söz konusu kural ile Millî Güvenlik Konseyi'ninyasama yetkisini tek başına ya da Danışma Meclisi'yle birlikte kullandığıdönemde çıkarılan yasalar ve kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılıAnayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve yapılan işlemleriAnayasa Mahkemesi'nin denetimi dışında tutmak amacında olduğu açıktır.
Anayasa'da belirli konuları düzenleyen genel kurallar yanında,özel kurallara da yer verilmiştir. Bir konu özel kurallarla düzenlenmemişse,sorunların çözümünde genel kurallar uygulanır. Ancak, o konuda özeldüzenlemeler varsa artık genel kurallara başvurulmaz.
Anayasa kuralları etki ve değer bakımından eşit olup hangi nedenleolursa olsun birinin ötekine üstün tutulmasına olanak bulunmadığından, bunlarınbir arada ve hukukun genel kuralları gözönünde tutularak uygulanmalarızorunludur. Sözü edilen maddenin "Geçici Madde" olarak adlandırılmışbulunması etki ve değer bakımından Anayasa'nın öteki maddelerinden daha zayıfve önemsiz olduğu biçiminde yorumlanmasına neden olamaz. Geçici maddelergenellikle geçiş dönemlerine ilişkin işlemlerin uygulama yöntemini ve kapsamınıgösteren ayrık hükümleri içerirler. Hukukta genel kural olarak, yasalar,yayımlarından sonraki olaylara ve durumlara uygulanırlar. Bu ilkenin ençarpıcı ayrıklığı, yasalardaki geçici kurallardır. Bu nedenle yasaların geçicimaddeleri ile esas maddeleri arasında farklılık varsa, özel niteliği nedeniyle,geçici maddeler esas maddeden önce uygulanırlar. Çünkü, yasakoyucu, kuralınayrıklığında kamu yararı görmüştür. Özel düzenlemenin genel düzenlemeden öncegeleceği hukukun genel bir ilkesidir. Anayasa'da da belli bir konuyu düzenleyenözel kural varken, o konuyu da kapsamı içine alabilecek nitelikte bir genelkural bulunsa bile, onun değil, konuya özgü Anayasa kurallarının uygulanmasıgerekir. Bir yasada öncelik alan geçici maddeler uygulanıp sonuçları tümüylealındıktan sonra yürürlükten kalkmış olurlar. Tersine durumda, yasalardakigeçici maddeler, yasanın bir ayrıklık olarak kapsadıkları konularla birliktegeçerliliklerini sürdürürler.
Yasa metinlerinin ve sözcüklerinin, hukuk dilindeki anlamlarınagöre anlaşılmaları gerekir. Yasa kuralının, günün toplumsal ve ekonomikgerekleriyle çeliştiği sanılsa bile, yürürlükte kaldığı sürece uygulanmasıhukukun gereğidir. Kimi gerekçelerle bu kuralın dışına çıkılması, metinlerinanlamlarından başka biçimlerde yorumlanması, metnin bir tür düzeltilmesinekalkışılması, aslında yasada olmayanı yasaya yakıştırmak ve yorum yoluylaamacını değiştirmek ya da yasakoyucunun yerini almak olur.
Geçici 15. madde kapsamındaki, olağanüstü yönetimin olağanüstükoşulları altında çıkarılan yasalarla kanun hükmündeki kararnamelerin, geçilendemokratik düzen içinde değiştirilmesine ya da yürürlükten kaldırılmasına değinAnayasa'ya uygunluk denetimi dışında bırakılmasında kamu yararı görülmüştür.Ancak, yasakoyucu, siyasal ve sosyal gelişmelere ve gereksinimlere göre, sözkonusu yasal kurallardan gerekli gördüklerini değiştirebileceği ya dakaldırabileceği gibi Anayasa'da öngörülen koşullara uyarak Anayasa'daki geçicimaddeleri de kaldırabilir. Bunun dışında, yorum yoluyla Anayasa'nın geçici 15.maddesinin geçersiz ve etkisiz duruma getirilmesi olanaksızdır. Anayasa'yauygunluk denetiminin kapsamlı ve etkin olmasını istemek başka, Anayasa kuralınauymak başkadır. Geçici maddeyi yargı kararıyla geçersiz kılmak düşünülemez.Kaldırmak yetki ve görevi, yasama organınındır.
Anayasa'nın geçici 15. maddesi ile bir dönemin yasama işlemlerininAnayasa'ya aykırılığı savında bulunulması yasaklanmıştır. 12.9.1980 ile6.12.1983 arasında Anayasa'ya aykırılık savında bulunulamayacağı değil, bumadde yürürlükte kaldıkça bu tarihler arasında yapılan düzenlemelere karşıaykırılık savında bulunulamayacağı öngörülmüştür. Tersine düşünce geçerli olsaidi, madde Anayasa'ya konulmazdı. Ancak, bunların hukuk devleti ilkesine uygunbiçimde yargı denetimine açılması, Anayasa'ya aykırılık savında bulunma veinceleme yasağının kaldırılmasına bağlı olup bu da Anayasa'nın 87. maddesiuyarınca doğrudan yasama organının görev ve yetkisi kapsamına girmektedir.
Bu durumda, söz konusu kural hakkında Anayasa'ya aykırılık savındabulunulmasına Anayasa'nın geçici 15. maddesi olanak vermediğinden, itirazın,başvuran Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
Bu görüşlere Güven DİNÇER katılmamıştır.
V- SONUÇ
1.3.1926 günlü, 765 sayılı "Türk Ceza Kanunu"nun7.1.1981 günlü, 2370 sayılı Yasa ile değişik 236. maddesi, Anayasa'nın geçici15. maddesinin son fıkrası kapsamında olup, Anayasa'ya aykırılığı savındabulunulamayacağından mahkemenin yetkisizliği nedeniyle başvurunun REDDİNE,Güven DİNÇER'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
11.3.1997 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1997/23
Karar Sayısı : 1997/34
20 Ekim 1996 günlü, 22793 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan26.6.1996 tarih ve Esas 1996/28, Karar 1996/24 sayılı Anayasa Mahkemesikararındaki karşıoyumda açıklanan düşüncelerle bu karara karşıyım.
Başkanvekili
Güven DİNÇER