ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1997/33
Karar Sayısı : 1997/39
Karar Günü : 26.3.1997
R.G. Tarih-Sayı :30.04.1997-22975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Kaş Sulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 31.8.1956 günlü, 6831 sayılı "OrmanKanunu"nun 23.9.1983 günlü, 2896 sayılı Yasa ile değişik 91. maddesininüçüncü, dördüncü ve son fıkrasının, Anayasa'nın 13. ve 38. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sanığın orman alanından izinsiz olarak fidan keserken yakalanmasıüzerine hakkında açılan kamu davasına bakan Mahkeme, Orman Yasası'nın 91.maddesinin üçüncü, dördüncü ve son fıkrasının, Anayasa'nın 13. ve 38.maddelerine aykırı olduğu görüşüyle iptali istemiyle doğrudan başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
6831 sayılı Orman Yasası'nın 2896 sayılı Yasa ile değişik iptaliistenen 3., 4. ve son fıkralarını da içeren 91. maddesi şöyledir :
"Madde 91- 14 üncü maddenin (A) ve (B) bentleriyle yasakedilen fiillerden yapacak emval veren ağaçları kesenler iki aydan bir seneyekadar hapis ve yapacak emvalin beher metre küpü için beşbin liradan yirmibinliraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Ancak yirmi santimetrekutrundan aşağı olanlar için bu cezalar bir misli artırılarak hükmolunur.
14 üncü maddenin (A) ve (B) bentleriyle yasak edilen fiillerdenyapacak emval veren ağaçları keserek odun veya kömür yapanlar bir aydan altıaya kadar hapis ve odunun beher kentali için bin lira, kömürün beher kentaliiçin de beşbin lira ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu suretle verilecekpara cezası üçbin liradan aşağı olamaz.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen ağaç kesme motorlu araç vegereçler kullanılarak yapılmış ise asıl cezaları bir misli artırılarakhükmolunur.
14 üncü maddenin (A) bendinde yazılı yetişmiş veya yetiştirilmişfidanları kesmek, sökmek, ekim sahalarını bozmak, ağaçları boğmak, bunlardanyalamuk, pedavra hartama çıkarmak fiilleri için verilecek cezalar beş misliartırılarak hükmolunur. Bu maddenin uygulanmasında fidandan maksat sekizsantimetreden daha az orta kuturlu ağaç ve ağaçcıkların fidelik, çırpılık,çubukluk safhalarındaki halidir.
14 üncü maddenin (A) ve (B) bentleriyle yasak edilen ve yukarıdakifıkralarda yazılı bulunmayan fiilleri işleyenler bir aydan üç aya kadar hapisve beşbin liradan otuzbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.
14 üncü maddenin (C) bendinde yazılı fiilleri işleyenlere onbinlira, (D) bendinde yazılı fiilleri işleyenlere yüzbin lira para cezası verilir.
Bu Kanunun 14 üncü maddesinin (A) ve (B) bentlerine muhalifhareket edenler orman sahipleri ise yapılan zarar miktarına göre bir aydan birseneye kadar hapis ve onbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasıylacezalandırılır.
Ancak kendi arazisi üzerinde tohum ekmek veya fidan dikmeksuretiyle yetiştirilecek ormanların sahipleri yukarıdaki fıkra hükmünetabi değildir.
14 üncü maddedeki suçları hayvan beslemek için işleyenler hakkındayukarıdaki cezalar bir misli artırılır.
14 üncü maddedeki suçları, suçun işlendiği orman içi köy nüfusunakayıtlı ve fiilen bu köyde oturanlar dışındakilerin işlemesi halinde yukarıdakicezalar iki misli artırılır."
B- İlgili Anayasa Kuralı
Anayasa'nın Geçici 15. maddesi şöyledir :
"GEÇİCİ MADDE 15.- 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genelseçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanınıoluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türkmilleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Millî Güvenlik Konseyinin,bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı KurucuMeclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar vetasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddiasıileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ,merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarruftabulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
Bu dönem içinde çıkarılan kanunlar, kanun hükmünde kararnamelerile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar vetasarrufların Anayasaya aykırılığı iddia edilemez."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilkinceleme toplantısında, itiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin iptalini istediği6831 sayılı Orman Yasası'nın 91. maddesinin üçüncü, dördüncü ve sonfıkralarının Anayasa'nın Geçici 15. maddesi kapsamında olup olmadığı sorunuöncelik taşıdığından, ilk inceleme raporu, dava dosyası ve ekleri, iptaliistenen yasa kuralları ve dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçelerive öbür yasama belgeleri okunup incelendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
31.8.1956 günlü, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 91. maddesininüçüncü, dördüncü ve son fıkraları, 23.9.1983 günlü, 2896 sayılı Yasa'nın 36.maddesi ile değiştirilmiştir.
Anayasa'nın geçici 15. maddesinde, 12 Eylül 1980'den, ilk genelseçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanıoluşturuluncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini TürkMilleti adına kullanan Millî Güvenlik Konseyi'nin çıkardığı yasalarınAnayasa'ya aykırılığı savında bulunulamayacağı öngörülmüştür.
7.11.1982 günlü, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nınhalkoyu ile kabulünden sonra yapılan ilk seçimler sonucu oluşan Türkiye BüyükMillet Meclisi'nin Başkanlık Divanı 6.12.1983'de toplanmıştır.
Anayasakoyucunun, söz konusu kural ile Millî Güvenlik Konseyi'ninyasama yetkisini tek başına ya da Danışma Meclisi'yle birlikte kullandığıdönemde çıkarılan yasalar ve kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılıAnayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve yapılan işlemleriAnayasa Mahkemesi'nin denetimi dışında tutmak amacında olduğu açıktır.
Anayasa'da belirli konuları düzenleyen genel kurallar yanında,özel kurallara da yer verilmiştir. Bir konu özel kurallarla düzenlenmemişse,sorunların çözümünde genel kurallar uygulanır. Ancak, o konuda özel düzenlemelervarsa artık genel kurallara başvurulmaz.
Anayasa kuralları etki ve değer bakımından eşit olup hangi nedenleolursa olsun birinin ötekine üstün tutulmasına olanak bulunmadığından, bunlarınbir arada ve hukukun genel kuralları gözönünde tutularak uygulanmalarızorunludur. Sözü edilen maddenin "Geçici Madde" olarak adlandırılmışbulunması etki ve değer bakımından Anayasa'nın öteki maddelerinden daha zayıfve önemsiz olduğu biçiminde yorumlanmasına neden olamaz. Geçici maddelergenellikle geçiş dönemlerine ilişkin işlemlerin uygulama yöntemini ve kapsamınıgösteren ayrık hükümleri içerirler. Hukukta genel kural olarak, yasalar,yayımlarından sonraki olaylara ve durumlara uygulanırlar. Bu ilkenin en çarpıcıayrıklığı, yasalardaki geçici kurallardır. Bu nedenle yasaların geçicimaddeleri ile esas maddeleri arasında farklılık varsa, özel niteliğinedeniyle, geçici maddeler esas maddeden önce uygulanırlar. Çünkü, yasakoyucu,kuralın ayrıklığında kamu yararı görmüştür. Özel düzenlemenin genel düzenlemedenönce geleceği hukukun genel bir ilkesidir. Anayasa'da da belli bir konuyudüzenleyen özel kural varken, o konuyu da kapsamı içine alabilecek niteliktebir genel kural bulunsa bile, onun değil, konuya özgü Anayasa kurallarınınuygulanması gerekir. Bir yasada öncelik alan geçici maddeler uygulanıpsonuçları tümüyle alındıktan sonra yürürlükten kalkmış olurlar. Tersinedurumda, yasalardaki geçici maddeler, yasanın bir ayrıklık olarak kapsadıklarıkonularla birlikte geçerliliklerini sürdürürler.
Yasa metinlerinin ve sözcüklerinin, hukuk dilindeki anlamlarınagöre anlaşılmaları gerekir. Yasa kuralının, günün toplumsal ve ekonomikgerekleriyle çeliştiği sanılsa bile, yürürlükte kaldığı sürece uygulanmasıhukukun gereğidir. Kimi gerekçelerle bu kuralın dışına çıkılması, metinlerinanlamlarından başka biçimlerde yorumlanması, metnin bir tür düzeltilmesinekalkışılması, aslında yasada olmayanı yasaya yakıştırmak ve yorum yoluylaamacını değiştirmek ya da yasakoyucunun yerini almak olur.
Geçici 15. madde kapsamındaki, olağanüstü yönetimin olağanüstükoşulları altında çıkarılan yasalarla kanun hükmündeki kararnamelerin, geçilendemokratik düzen içinde değiştirilmesine ya da yürürlükten kaldırılmasına değinAnayasa'ya uygunluk denetimi dışında bırakılmasında kamu yararı görülmüştür.Ancak, yasakoyucu, siyasal ve sosyal gelişmelere ve gereksinimlere göre, sözkonusu yasal kurallardan gerekli gördüklerini değiştirebileceği ya dakaldırabileceği gibi Anayasa'da öngörülen koşullara uyarak Anayasa'daki geçicimaddeleri de kaldırabilir. Bunun dışında, yorum yoluyla Anayasa'nın geçici 15.maddesinin geçersiz ve etkisiz duruma getirilmesi olanaksızdır. Anayasa'yauygunluk denetiminin kapsamlı ve etkin olmasını istemek başka, Anayasa kuralınauymak başkadır. Geçici maddeyi yargı kararıyla geçersiz kılmak düşünülemez.Kaldırmak yetki ve görevi, yasama organınındır.
Anayasa'nın geçici 15. maddesi ile bir dönemin yasama işlemlerininAnayasa'ya aykırılığı savında bulunulması yasaklanmıştır. 12.9.1980 ile6.12.1983 arasında Anayasa'ya aykırılık savında bulunulamayacağı değil, bumadde yürürlükte kaldıkça bu tarihler arasında yapılan düzenlemelere karşıaykırılık savında bulunulamayacağı öngörülmüştür. Tersine düşünce geçerli olsaidi, madde Anayasa'ya konulmazdı. Ancak, bunların hukuk devleti ilkesine uygunbiçimde yargı denetimine açılması, Anayasa'ya aykırılık savında bulunma veinceleme yasağının kaldırılmasına bağlı olup bu da Anayasa'nın 87. maddesiuyarınca doğrudan yasama organının görev ve yetkisi kapsamına girmektedir.
Bu durumda, söz konusu kural hakkında Anayasa'ya aykırılık savındabulunulmasına Anayasa'nın geçici 15. maddesi olanak vermediğinden, itirazın,başvuran Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
V- SONUÇ
31.8.1956 günlü, 6831 sayılı "Orman Kanunu"nun 23.9.1983günlü, 2896 sayılı Yasa ile değişik 91. maddesinin üçüncü, dördüncü ve sonfıkrası, Anayasa'nın geçici 15. maddesinin son fıkrası kapsamında olup,Anayasa'ya aykırılığı savında bulunulamayacağından mahkemenin yetkisizliğinedeniyle başvurunun REDDİNE, Güven DİNÇER'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
26.3.1997 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1997/33
Karar Sayısı : 1997/39
20 Ekim 1996 günlü, 22793 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan26.6.1996 tarih ve Esas 1996/28, Karar 1996/24 sayılı Anayasa Mahkemesikararındaki karşıoyumda açıklanan düşüncelerle bu karara karşıyım.
Başkanvekili
Güven DİNÇER