ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1997/43
Karar Sayısı : 1999/16
Karar Günü : 11.5.1999
R.G. Tarih-Sayı :10.03.2000-23898
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Kayseri Kadastro Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 24.2.1984 günlü, 2981 sayılı İmar ve GecekonduMevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmarKanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'un 22.5.1986 günlü, 3290sayılı Yasa ile değiştirilen 10. maddesinin (b) bendinde yer alan "...fiili kullanma durumları ..." ibaresinin Anayasa'nın 5., 10., 13., 14. ve35. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Kadastro tespitine itiraz davasında, davacının Anayasa'yaaykırılık savının ciddi olduğu kanısına varan Mahkeme, 2981 sayılı Yasa'nın 10.maddesinin (b) bendindeki "... fiili kullanma durumları ..."ibaresinin iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2981 sayılı Yasa'nın değişik 10. maddesinin itiraz konusu ibareyide içeren (b) bendi şöyledir:
"b) Üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak toplu binalar inşaedilmiş hisseli veya özel parselasyona dayalı arsa veya arazilerde, kişilerinhisse miktarları ve fiili kullanma durumları dikkate alınarak valilik veyabelediyelerin talebi üzerine:
1. Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastro müdürlüklerincebu Kanunda belirtilen mülkiyet tespitine dair hükümler de uygulanarak,
2. Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu Kanunlaverilen yetkiler kadastro müdürlüklerince kullanılarak,
Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın;onayların alınmasına ve ilanların yapılmasına (askı ilanları hariç),komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın 2613 sayılı Kadastro ve TapuTahriri veya 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleri tespitveya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir.
Bu tespit sırasında; özel parselasyon planında görülen veyahisseli satışlar sonucu fiilen oluşan yol, meydan, otopark, çocuk bahçesi,yeşil saha vs. hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara ilişkin hisseler bedelsizolarak resen tapudan terkin; okul, cami ve benzer kamu hizmetlerineayrılan yerler ise, bedelsiz olarak ilgili idareler adına tespit ve tesciledilir.
Hazine, belediye veya il özel idarelerine ait veya Vakıflar GenelMüdürlüğünün idare ettiği arsa veya arazileri üzerinde yapıldığı tespit edilengecekondular hakkında da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.
(Ek: 18/5/1987-3366/4 md.) Belediye, hazine, özel idare veyaVakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa ve araziler üzerine gecekonduyapıldıktan sonra tespit edilerek kira kontratı düzenlenmiş gecekondu haksahiplerine tapu tahsis belgesi ve tapuları verilir.
Hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapuları reseniptal edilir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 5.- Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletininbağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti vedemokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adaletilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyalengelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gereklişartları hazırlamaya çalışmaktır."
2- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
3- "MADDE 13.- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi vemilletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğin, Cumhuriyetin, millîgüvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlâkın vegenel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerindeöngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunlasınırlanabilir.
Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalardemokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaçdışında kullanılamaz.
Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak vehürriyetlerin tümü için geçerlidir."
4- "MADDE 14.- Anayasa'da yer alan hak ve hürriyetlerdenhiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, TürkDevletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, temel hak vehürriyetleri yok etmek, Devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesiniveya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamakveya dil, ırk, din ve mezhep ayırımı yaratmak veya sair herhangi biryoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzenini kurmak amacıylakullanılamazlar.
Bu yasaklara aykırı hareket eden veya başkalarını bu yolda teşvikveya tahrik edenler hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.
Anayasanın hiçbir hükmü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleriyok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şekildeyorumlanamaz."
5- "MADDE 35.- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla , kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Samia AKBULUT, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Lütfi F. TUNCEL, Fulya KANTARCIOĞLU ve AyselPEKİNER'in katılmalarıyla 7.5.1997 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, oybirliğiylekarar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenilen ibareyi içeren yasa kuralı, dayanılan Anayasa kurallarıyla bunlarıngerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
2981 sayılı Yasa'nın 22.5.1986 günlü, 3290 sayılı Yasa iledeğiştirilen 10. maddesinin itiraz konusu "... fiili kullanma durumları..." ibaresini de içeren (b) bendiyle, üzerinde imar mevzuatına aykırıolarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veya özel parselasyona dayalı arsa vearazilerde hak sahipleri saptanırken hisse miktarları ve fiili kullanmadurumlarının dikkate alınması öngörülmüş, ayrıca bu işlemin kadastrosuyapılmamış yerlerle kadastrosu yapılmış veya tapulaması tamamlanmışyerlerde hangi idarî birimlerce nasıl yapılacağı da açıklanmıştır. Budüzenlemenin konusunu hisseli veya özel parselasyona dayalı arsa ve arazileroluşturmaktadır. Bunlardan hisseli arsa ve araziler yönünden mülkiyet hakkınınkapsamı ve hukuksal sonuçları, "Müşterek Mülkiyet" ve "İştirakhalinde mülkiyet" başlıkları altında Medeni Kanun'un 623-631. maddelerindedüzenlenmektedir. Buna göre, mülkiyet hakkının paylı olarak birden çok kimseyeait olması ancak hisselerin eylemli olarak bölüştürülmemesi hali müşterekmülkiyet; yasa veya bir sözleşme uyarınca bir şeye malik olanların her birininhakkının o şeyin tamamını kapsaması hali de iştirak halinde mülkiyettir.
Özel parselasyon ise, uygulamada imar plânı yapılmamış yerlerde,özel parselasyon plânı tapu idaresine verilerek Medenî Kanun kapsamındataşınmazın plânı niteliğini kazanan parselasyon ya da taşınmazın, malikitarafından herkesin payı oranında bağımsız parsellere ayrılarak kendilerineteslim edilmesiyle oluşan parselasyondur.
10. maddenin (b) bendinde bu tür hisseli veya özel parselasyonadayalı arsa ve arazilerde, imar mevzuatına aykırı olarak toplu binalar inşaedilmesi durumunda hak sahipleri saptanırken, kişilerin hisse miktarları ilefiili kullanma durumlarının dikkate alınacağı öngörülmüştür. Böylece, hisseliarsa ve arazilerde işgal edilen alanla pay oranları karşılaştırılarak haksahipleri saptanacak veya yeniden belirlenerek adlarına tescil işlemi yapılacaktır.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, Türk Medeni Kanunu'nun 928. maddesine göre tapusicili aleni olduğundan kimsenin tapu sicilindeki bilgilerden haberdar olmadığısavında bulunamayacağı; tapu siciline dayanarak hisseli tapu alanlardan,hissesinden fazla yer işgal ederek bina yaptıranların bu fiili kullanmadurumlarının dikkate alınarak kadastro tesbitinin yapılacağı; böylecehissesinden fazla yer işgal edenlerin korunmuş olacağı, buna karşılık aynıdurumda olup da hissesine göre daha dar bir alana bina yapanların veya hiçyaptırmayanların ise diğerleri karşısında mağdur duruma düşecekleri, buna nedenolan düzenlemenin, Anayasa'nın 5., 10., 13. ve 14. maddelerine aykırılıkoluşturduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 35. maddesinde, herkesin mülkiyet ve miras haklarınasahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabileceği; mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırıolamayacağı belirtilmiş, 13. maddesinde de, temel hak ve özgürlüklerin,Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğin,Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının,genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasa'nınilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle, Anayasa'nın sözüne ve ruhunauygun olarak yasayla sınırlanabileceği; temel hak ve özgürlüklerle ilgili genelve özel sınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırıolamayacağı ve öngörüldükleri amaç dışında kullanılamayacağı; bu maddede yeralan genel sınırlama nedenlerinin temel hak ve özgürlüklerin tümü için geçerliolduğu kabul edilmiş, 14. maddesinde ise temel hak ve özgürlüklerin kötüyekullanılmasına olur verilemeyeceği açıklanmıştır.
İmar plânlarının uygulanmasındaki gecikmeler, hızlı kentleşmeyekoşut olarak imara uygun yeterli sayıda arsa üretilememesi, hisseli arsasatışlarının yapılması gibi nedenlerin düzensiz ve kaçak yapılaşmaya yol açtığıbilinen bir gerçektir. 2981 sayılı Yasa'nın amacının ise, imar mevzuatınaaykırı bu yapılaşmanın yer aldığı parseller ile hisseli parsellerinbulunduğu alanlara ilişkin imar plânını, fiili duruma asgari müdahale ileyeniden düzenlemek, başka bir anlatımla kaçak yapılaşmayı bir ölçüde hukukauygun hale getirmek olduğu anlaşılmaktadır. Yasa'nın 10. maddesinin (b) bendiile üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak toplu bina yapılmış hisseli ve özelparselasyona dayalı arsa veya arazilerde hak sahipleri saptanırken kişilerinpaylarının yanısıra fiili kullanma durumlarının da dikkate alınmasının kimi paysahiplerinin mülkiyet haklarının sınırlanması sonucunu doğurabileceği açıktır.Ancak, işin niteliğinden kaynaklanan bu sınırlamanın, uyuşmazlıkları çözümlemekve kaçak yapılaşmayı hukuka uygun hale getirmek gibi kamu yararı amacınadayanması karşısında Anayasa'nın 35. maddesine aykırı olmadığı sonucunavarılmıştır.
Fiili kullanma durumları dikkate alınmaksızın salt pay oranlarınagöre yapılacak bir düzenleme, bu oranları aşan yapıların yıkılmasına nedenolabileceğinden bu tür bir çözüm, yasakoyucu tarafından kamu yararınagörülmemiştir. Bu durumda mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasında bir dengekurulması amacıyla getirilen kuralın, demokratik toplum düzeninin gereklerine,bu bağlamda Anayasa'nın 13. maddesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Adlarına tescil yapılan hak sahiplerinin haklarını kötüyekullanmaları durumunda buna karşı yargı yolu açık olduğundan, Anayasa'nın temelhak ve özgürlüklerin kötüye kullanılamayacağını öngören 14. maddesine deaykırılık söz konusu değildir.
Anayasa'nın 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve özgürlüklerini, sosyal hukuk devletive adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi içingerekli şartları hazırlamaya çalışmak devletin temel amaç ve görevleri arasındasayılmıştır. Devlet, mülkiyet hakkını da içeren bu temel hak ve özgürlüklerleilgili görevini yerine getirirken kuşkusuz tüm bireylerin ortak yararını gözetecektir.Kişilerin maddî ve manevî varlıklarının geliştirilmesinde ve toplumun refah,huzur ve mutluluğunun sağlanmasında çevrenin önemi dikkate alındığında,mevzuata aykırı yapılaşmaya şehircilik ilkeleri doğrultusunda hukuksal birboyut kazandırmak amacıyla yapıldığı anlaşılan düzenleme, Anayasa'nın 5.maddesine aykırı görülmemiştir.
Öte yandan, aynı durumda olan arsa ve araziler aynı hukuksalişlemlere bağlı tutulacağından, bunların malikleri yönünden Anayasa'nın 10.maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu düzenleme Anayasa'nın 5., 10.,13., 14. ve 35. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
24.2.1984 günlü, 2981 sayılı "İmar ve Gecekondu MevzuatınaAykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun BirMaddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun"un 10. maddesinin (b) bendindeyer alan "... fiilî kullanma durumları..." ibaresinin, Anayasa'yaaykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 11.5.1999 gününde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ