ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1997/59
Karar Sayısı:1998/71
Karar Günü:18.11.1998
R.G.Tarih-Sayı:16.01.2000-23935
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay Onuncu Dairesi
İTİRAZIN KONUSU : 9.3.1988 günlü, 3417 sayılı"Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu TasarruflarınDeğerlendirilmesine Dair Kanun"un Anayasa'nın 2., 5., 10., 18., 35., 48.,49. ve 55. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Davacı tarafından 4 yıl 4 ay süreyle aylıklarından kesilenzorunlu tasarrufun Devlet katkısı ve nemalarıyla birlikte ödenmesi için yapılanbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın temyizaşamasında Danıştay Onuncu Dairesi, 3417 sayılı Yasa'nın iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
3417 sayılı Yasa şöyledir:
1- "Madde 1.- Bu Kanunun amacı,çalışanların aylık ve ücretlerinden tasarruf kesintisi yapılmasını,tasarruflara Devlet veya ilgili işverenlerin katkıda bulunmasını, bağımsızçalışanların gelirlerinin bir kısmının tasarrufa ayrılmasını temin etmek ve butasarrufların en iyi şekilde nemalandırılmasını sağlamak suretiyle çalışanlarıntasarruf yapmalarını teşvik etmektir."
2- "Madde 2.- Bu Kanun hükümleriçerçevesinde;
a) Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılıTürk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve SavcılarKanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine göre almaktaolan kamu görevlileri ile kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarakkurulan kuruluşlarda çalışanların,
b) On ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde çalışanişçilerin,
c) Kanunları uyarınca sözleşmeli statüde çalışan personelin,
Aylık ve ücretlerinden "tasarruf kesintisi" yapılır.
Bu tasarruflara Devlet veya ilgili işverenlerin katkısısağlanır.
1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız ÇalışanlarSosyal Sigortalar Kurumu Kanununa tabi olarak çalışanlar gelirlerinin, bu kanunhükümlerine göre belirlenecek kısmını tasarruf olarak her ay ilgili bankaşubesine yatırırlar."
3- "Madde 3.- 2 nci maddenin birinci fıkrasının(a), (b) ve (c) bentleri kapsamına girenlerle ilgili tasarruflar, ilgililerinaylık veya ücretlerinden yapılacak yüzde 2 nispetindeki tasarruf kesintisi ileilgililerin aylık veya ücretlerinin yüzde 3'ü nispetinde Devlet veya işverence sağlanacakkatkının toplamında oluşur.
Tasarruf kesintisinin nispetini yüzde 4'e, Devlet veya işverentarafından sağlanacak katkının nispetini yüzde 6'ya kadar yükseltmeye veyayukarıdaki nispetlere indirmeye ve uygulama tarihlerini belirlemeye Bakanlar Kuruluyetkilidir.
2 nci maddenin son fıkrası kapsamına girenlerin yatırılacakaylık tasarruf miktarlarını, Bağ-Kur'a yatırılan azamî aylık prim tutarınıaşmamak üzere tespite, gelir basamaklarına göre tasarruf miktarlarınıfarklılaştırmaya ve yatırılacak banka şubelerini belirlemeye bu tasarruflarınagereğinde yapılacak aylık Devlet katkısı miktarlarını tespite, bu konularlailgili her türlü düzenlemeleri yapmaya ve uygulama tarihlerini belirlemeyeBakanlar Kurulu yetkilidir."
4- "Madde 4.- Kurumlar bu Kanun hükümleriçerçevesinde çalışanların aylık ve ücretlerinden yapacakları tasarruf kesintisiile sağlanacak Devlet katkılarını aylık ve ücret ödemesinin yapıldığı ayı takipeden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankasında personeli adına açtıracakları"Tasarrufu Teşvik Hesabı"na yatırırlar.
İşverenler işçilerinin ücretlerinden yapacakları tasarrufkesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını tahakkuk ettirerek, ücretödenmesinin yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankasındaişçileri adına açtıracakları "Tasarrufu Teşvik Hesabı"na yatırırlar.
1479 sayılı Kanuna tabi olarak çalışanlar 3 üncü maddehükümlerine göre tespit edilecek aylık tasarruf tutarlarını, ait oldukları ayınsonuna kadar, belirlenecek ilgili banka şubelerinde kendi adlarınaaçtıracakları "Tasarrufu Teşvik Hesabı"na yatırırlar.
Yapılan katkı ve kesintiler ilgili bankaya yatırılmasınımüteakip, muhtevası Yüksek Planlama Kurulunca tespit edilip her hak sahibineverilecek bir hesap cüzdanına işlenir.
Bu şekilde tahsil edilen paralar tahsilatın yapıldığı ayı takipeden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankası Ankara Merkez Şubesinde Hazine veDışticaret Müsteşarlığı adına açılacak "Çalışanların Tasarruflarını TeşvikHesabı"na yatırılır."
5- "Madde 5.- Hazine ve DışticaretMüsteşarlığı 4 üncü maddeye göre açılacak hesapta toplanan paraları, YüksekPlanlama Kurulunca belirlenecek esaslar dahilinde, gayrimenkul alım satımınayönelik yatırımlar hariç olmak üzere, her türlü menkul kıymetler ve verimiyüksek yatırımlara yatırmak suretiyle nemalandırır."
6- "Madde 6.- Emeklilik veya ölüm halindebiriken tasarruf kesintileri ile Devlet ve işveren katkıları, Bağ-Kurkapsamında olanlar bakımından tasarruf tutarları ve Devlet katkıları,ilgililere veya kanunî mirasçılarına neması ile birlikte ödenir.
En az 15 yıl tasarrufta bulunanlara istedikleri takdirde birikentasarruf kesintileri, Devlet ve işveren katkıları, Bağ-Kur kapsamında olanlarbakımından tasarruf tutarları ve Devlet katkıları ile bunların nemasınıntoplamının 3/5'i ödenir.
En az 6 yıl tasarrufta bulunanlara istedikleri takdirde sadecebiriken tasarruf kesintileri, Bağ-Kur kapsamında olanlar bakımından tasarruftutarları ödenir.
İkinci ve üçüncü fıkralara göre ödeme yapılanlara tasarrufkesintisi, Devlet veya işveren katkıları, Bağ-Kur kapsamında olanlar bakımındantasarruf tutarları ve Devlet katkıları ile nemanın ödemeyen kısmı 3 üncü maddeuyarınca T.C. Ziraat Bankası Ankara Merkez şubesinde açılacak hesaba nemaolarak kaydedilir ve bunlar bu Kanunda belirtilen imkânlardan, işe yenibaşlayanlar gibi değerlendirilmek suretiyle yeniden yararlanabilirler.
En az iki yıl tasarrufta bulunanlara istedikleri takdirde,tasarruf kesintileri, Devlet veya işveren katkıları; Bağ-Kur kapsamında olanlarbakımından tasarruf tutarları ve Devlet katkıları toplamı üzerinden tahakkukedecek nemanın 1/3'ü her yıl ödenir."
7- "Madde 7.- İşverenlerin, ücretlerdenyapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını 4 üncümaddede belirtilen süreler içinde ilgililerin banka hesaplarına yatırmamalarıhalinde, yatırılması gereken miktarlar resen veya ilgililerin başvurusu halindeSosyal Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerintahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak alınacak gecikme zammıile birlikte ilgili banka hesabına yatırılır.
Tasarruf tutarlarını süresi içinde ve tam olarak ödemeyenBağ-Kur sigortalılarının ödemeleri gereken tutarlar 1479 sayılı Kanununprimlerin tahsiline ilişkin hükümleri çerçevesinde Bağ-Kur tarafından tahsilolunarak ilgili banka hesabına yatırılır."
8- "Madde 8.- Çalışanların aylık veyaücretlerinden yapılacak tasarruf kesintileri ilgililerin aylık veyaücretlerinin hesaplanmasında gelir vergisi matrahından indirilir.
İşverenlerin, bu Kanun hükümlerine göre, sağladıkları katkılarile Bağ-Kur kapsamında olanların tasarruf tutarları, bunların gelir veyakurumlar vergilerinin hesaplanmasında gider olarak kaydedilir.
Bu Kanun hükümleri gereğince ilgililere yapılacak ödemelerhiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz."
9- "Madde 9.- Yüksek Planlama Kurulu;
a) Bu Kanun hükümleri uyarınca tasarruf kesintisi ve Devlet veişveren katkılarına esas alınacak istihkak tutarlarının kapsamını tayine; bukesinti ve katkılar, Bağ-Kur kapsamında olanlar bakımından tasarruf tutarlarıve Devlet katkıları ile nemaların ilgili banka hesaplarına yatırılması ve 6 ncımadde uyarınca hak sahiplerine ödenmesine ilişkin usulleri tespite,
b) T.C. Ziraat Bankası Ankara Merkez Şubesindeki hesaptatoplanacak paraların nemalandırılmasında, öncelikleri tespite; bu paralarıgerektiğinde diğer kamu bankalarında da nemalandırmaya; T.C. Ziraat Bankası vediğer kamu bankaları ile bu Kanunun uygulanmasında görevlendirilen kuruluşlarahizmetleri karşılığının ne şekilde ödeneceğini tespite,
c) 3 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile bu Kanununuygulanması ile ilgili her türlü düzenlemeleri yapmaya,
Yetkilidir."
10- "Geçici Madde 1- Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihte bu Kanun kapsamına girenlerin kesintiye tabi aylık veücretlerinde herhangi bir azalmaya mahal vermemek amacıyla;
a) (Değişik : 28/3/1988 - KHK 318/6.md.) Kurumlar, 15/1/1989tarihine kadar, 2 nci maddenin (a) ve (c) fıkraları kapsamına girenpersonelinin aylık ve ücretlerinin, %2'si tutarındaki meblağı "tasarrufkesintisi", %3'ü tutarındaki meblağı ise "Devlet katkısı" olarakhesaplayarak hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutmadan ilgililerin adına T.C.Ziraat Bankasında açtıracakları tasarrufu teşvik hesabına 4 üncü maddedekisüreler dahilinde yatırırlar. Bu personel bakımından 2 ve 3 üncü maddehükümlerinin uygulanmasına başlama tarihinin tesbitine ve %2 oranını %4'e ve %3oranını %6'ya kadar yükseltmeye veya kanuni nispetlerine indirmeye BakanlarKurulu yetkilidir.
b) On ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde çalışmakta olanişçilerin, 3 üncü madde uyarınca tasarruf kesintisine tabi tutulması gereken ücretleri2822 sayılı Kanun hükümlerine göre yeni bir toplu iş sözleşmesi aktedilinceyekadar, (toplu iş sözleşmesi bulunmaması halinde ise cari hizmet akdi ile belirlenenücretler yeniden tespit edilinceye kadar) işverenlerince, bu Kanununuygulanmasına mahsus olmak üzere, yüzde 2 oranında artırılır. Artırılan bumiktar hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın yüzde 3 oranındaki işverenkatkısı ile birlikte 4 üncü madde uyarınca T.C. Ziraat Bankasında işçiler adınaaçtırılacak "Tasarrufu teşvik hesabı'na aynı maddede belirtilen süreleriçinde yatırılır."
11- "Geçici Madde 2- (Ek : 28/8/1992 - 3838/14 md.) Erzincan,Gümüşhane ve Tunceli İllerinde Vuku Bulan Deprem Afetine İlişkin HizmetlerinYürütülmesi Hakkında kanun kapsamına giren yörelerde 13.3.1992 tarihiitibariyle çalışan ve kendilerinden tasarruf kesintisi yapılanlara; bu tarihitibariyle birikmiş kesinti ve katkı miktarları ile nemalarının tamamı 1992 yılısonuna kadar istekleri halinde, bir defaya mahsus olarak ödenir."
12- "Madde 10.- Bu Kanun yayımını takip edenayın başında yürürlüğe girer."
13- "Madde 11.- Bu Kanun hükümleriniBakanlar Kurulu yürütür."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti,toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarınasaygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkeleredayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 5.- Devletin temel amaç vegörevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkeninbölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumunrefah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayansiyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevîvarlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."
3- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk,cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerleayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
4- "MADDE 18.- Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angaryayasaktır.
Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veyatutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardanistenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülenvatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırmasayılmaz."
5- "MADDE 35.- Herkes, mülkiyet ve mirashaklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla , kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz."
6- "MADDE 48.- Herkes, dilediği alandaçalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmakserbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine vesosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasınısağlıyacak tedbirleri alır."
7- "MADDE 49.- Çalışma, herkesin hakkı veödevidir.
Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışmahayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek veişsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gereklitedbirleri alır.
Devlet, işçi - işveren ilişkilerinde çalışma barışınınsağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler alır."
8- "MADDE 55.- Ücret emeğin karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücretelde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gereklitedbirleri alır.
Asgarî ücretin tespitinde ülkenin ekonomik ve sosyal durumugözönünde bulundurulur."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN,Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL ve FulyaKANTARCIOĞLU'nun katılmaları ile 25.9.1997 günü yapılan ilk incelemetoplantısında gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152., 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddeleri uyarınca, bir davaya bakmaktaolan mahkemenin, bir kanun veya kanun hükmünde kararname kuralını, Anayasa'yaaykırı görmesi ya da davanın taraflarından birinin ileri sürdüğü aykırılıkiddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda, itiraz yolunabaşvurabilmesi için o kuralın, bakılmakta olan davada uygulanacak kural olmasızorunludur.
Uygulanacak yasa kuralından amaç, davanın değişik evrelerindeortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya daolumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan yahut tarafların istek vesavunmaları çerçevesinde bir karar vermek için gözönünde bulundurulması gerekenkurallardır.
Bakılmakta olan dava, 4 yıl 4 ay süreyle aylıklardan kesilenzorunlu tasarrufun Devlet katkısı ve nemalarıyla birlikte ödenmesi için yapılanbaşvuruyu reddeden işlemin iptaline ilişkindir. 3417 sayılı Kanun'un"Ödemeler" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasında, emeklilik veölüm halinde, ikinci fıkrasında da, en az 15 yıl tasarrufta bulunanlarayapılacak ödemeler düzenlenmektedir. Davacının hukuksal konumu, bu iki fıkranınkapsamı dışındadır.
Davada uygulanacak kural, maddenin üçüncü fıkrasında yer alan"En az 6 yıl tasarrufta bulunanlara istedikleri takdirde sadece birikentasarruf kesintileri,... ödenir" kuralıdır. Bu nedenle, üçüncü fıkradışında kalan ve uyuşmazlığın çözümünde uygulanmayacak olan Yasa'nın diğerkurallarına ilişkin itirazın başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddine, Yasa'nın 6. maddesinin üçüncü fıkrasına ilişkin itirazın esasınınincelenmesine ve sınırlama sorununun esas inceleme evresinde ele alınmasınakarar verilmiştir.
Güven DİNÇER ile Yalçın ACARGÜN, "6. maddenin tümüyleuygulanacak kural olduğu" yolundaki görüşle kararın bu bölümünekatılmamışlardır.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen yasa kuralları ile aykırılık savına dayanak yapılanAnayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
3417 sayılı Kanun'un "kapsam" başlıklı 2. maddesinde,aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk SilahlıKuvvetleri Personel Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve 2914sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine göre almakta olan kamu görevlileriile kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kuruluşlardaçalışanlardan, on ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde çalışan işçilerinve kanunları uyarınca sözleşmeli statüde çalışan personelin aylık veücretlerinden "tasarruf kesintisi" yapılacağı belirtilmiştir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'na göre aylık almaktaiken istifa ederek görevden ayrılan davacı, 3417 sayılı Kanun'un 2. maddesikapsamından çıkması nedeniyle tasarruf kesintilerinin iadesini istediğinden 3417sayılı Kanun'un 6. maddesinin üçüncü fıkrasının, "Yasa'nın 2. maddesikapsamından çıkanlar"la sınırlı olarak incelenmesine karar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Danıştay 10. Dairesi, çalışanların elde ettiklerivergilendirilmiş gelirlerinden belli bir kısmının zorunlu tasarrufaayrılmasının Anayasa'nın 48. ve 49. maddelerinde düzenlenen çalışma ve sözleşmehürriyetine aykırı olduğunu; hukuken ve fiilen tasarrufa ayrılabilecek kısmıbulunmayan ücretlerden yapılan zorunlu tasarruf kesintisinin Anayasa'nın 18.maddesiyle yasaklanan "angarya" niteliğinde bulunduğunu; gelirlerdenbir kısmının tasarruf adı altında kesilmesinin ve böylece mülkiyet haklarınınçalışanların ellerinden alınmasının "sosyal hukuk devleti ve adaletilkeleri"yle bağdaşmadığını; Yasa'nın, ücret geliri elde edenlerle 1479sayılı Kanun'a tâbi olarak çalışanların gelirlerinden zorunlu tasarrufyapılmasını öngörmesine karşın, bunların dışında gelir sağlayıp tasarrufedebilecek durumda olan diğer gerçek ve tüzel kişileri kapsamına almadığını, bunedenle itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 2., 5., 10., 18., 35., 48. ve 55.maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini istemiştir.
1- Anayasa'nın 2., 5. ve 35. Maddeleri Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin toplumunhuzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı,Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmiş, 5. maddesindede, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temelhak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacaksurette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, devletin temel amaçve görevleri arasında sayılmıştır. Anayasa'nın 35. maddesinde de, herkesinmülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu ve bu hakların, ancak kamu yararıamacıyla, kanunla sınırlanabileceği öngörülmüştür.
Anayasa'nın 2. ve 5. maddelerinde belirtilen "hukukdevleti" ilkesine göre işlem ve eylemlerin hukuka uygun olması, hukukunüstünlüğü ilkesinin içtenlikle benimsenmesi, yasakoyucunun çalışmalarındakendisini her zaman Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla bağlı tutması, insanhaklarına saygı göstermesi ve bu hakları korumayı, âdil bir hukuk düzenikurarak bunu geliştirmeyi zorunlu sayması gerekir. Yasaların üstündeyasakoyucunun da uymak zorunda bulunduğu Anayasa ve temel hukuk ilkelerivardır. Anayasa'da öngörülen devletin amacı ve varlığıyla bağdaşmayan, hukukun anailkelerine dayanmayan yasalar kamu vicdanını olumsuz etkiler. İnsanın doğuştansahip olduğu onurlu bir hayat sürdürme, maddî ve manevî varlığını geliştirmehakkını, refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, sosyal hukuk devleti ilkeleriylebağdaşmayacak ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak sosyal hukuk devletinintemel amacı ve görevidir.
Mülkiyet hakkı kişiye, sahibi olduğu şey üzerinde, yasalarçerçevesinde dilediği gibi tasarruf olanağı verir. Toplum yararına aykırıolmamak kaydıyla malik, sahibi olduğu şeyi dilediği biçimde kullanır. Bunedenle, çalışanların aylık ve ücretlerinden 3417 sayılı Kanun uyarınca kesilenve "Tasarrufu Teşvik Hesabı"nda toplanan tasarruf tutarları üzerindekişilerin mülkiyet hakkı bulunmaktadır.
Mülkiyet ve miras hakları Anayasa'da güvence altına alınmış, buhakların sadece kamu yararı amacıyla sınırlanabileceği kabul edilmiştir. Ancak,bu sınırlama, Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen biçimde demokratik toplumdüzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldüğü amaç dışında kullanılamaz.Demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıp güvencealtına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunup tümüylekullanılamaz hale getiren sınırlamalar, demokratik toplum düzeni gerekleriyleuyum içinde sayılamaz. Özgürlüklerin yalnızca ne ölçüde kısıtlandığı değil,kısıtlamanın koşulları, nedeni, yöntemi, kısıtlamaya karşı öngörülen kanunyolları, hep demokratik toplum düzeni kavramı içinde değerlendirilmelidir.Özgürlükler, istisnaî olarak ve ancak demokratik toplum düzeninin sürekliliğiiçin zorunlu olduğu ölçüde sınırlandırılabilirler.
Yasa'nın 2. maddesi kapsamından çıkarılanlara kendilerindenkesilen zorunlu tasarruf kesintilerinin ödenmemesi mülkiyet hakkını ortadankaldırmaktadır.
İtiraz konusu kural, Anayasa'nın 35. maddesiyle 2. maddesindeöngörülen "hukuk devleti" ilkesine ve 5. maddesine aykırıdır. İptaligerekir.
2- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünde İnceleme
Danıştay Onuncu Dairesi, gerçek kişilerden, ücret geliri eldeedenlerle 1479 sayılı Yasa'ya tabi olanları kapsayan 3417 sayılı Yasa'nın, yasaönünde eşit olması gereken diğer gerçek ve tüzelkişileri kapsamaması nedeniyle,Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik, eylemli değil,hukuksal eşitliktir. Bu ilke, özdeş nitelikte ve durumda olanlar arasındafarklı uygulamaya engel olup, tüm yurttaşların mutlaka her yönden aynıkurallara bağlı tutulmaları zorunluluğunu içermez. Eşitlik kavramı öncelikleAnayasa'nın 10. maddesinin birinci fıkrasında sayılan nedenlerle yasa önündeayırımı yasaklamaktadır. Bu nedenle, Anayasa'nın 10. maddesi kanunkoyucuyayasama yetkisini kullanırken eşitlik ilkesine uygun yasa yapma yükümlülüğünügetirmektedir.
Yasa'nın 6. maddesinin itiraz konusu üçüncü fıkrasında, en azaltı yıl tasarrufta bulunanlara istedikleri takdirde sadece biriken tasarrufkesintilerinin ödeneceği öngörülmüştür. Oysa, altı yıldan az tasarruftabulunanlarla altı yıl veya daha fazla tasarrufta bulunanların hukuksalkonumlarında farklılık yoktur. Aynı hukuksal konumda olanların farklı kurallarabağlı tutulması Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırılıkoluşturur. Kuralın iptali gerekir.
3- Anayasa'nın 18., 48., 49. ve 55. Maddeleri Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 18. maddesinde, hiç kimsenin zorlaçalıştırılamayacağı ve angaryanın yasak olduğu; şekil ve şartları kanunladüzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar,olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler, ülke ihtiyaçlarının zorunlukıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikirçalışmalarının zorla çalıştırma sayılamayacağı belirtilmiştir.
48. maddede, "çalışma ve sözleşme hürriyeti", 49.maddede, "çalışma hakkı ve ödevi" ve 55. maddede de, " ücretteadalet sağlanması"na ilişkin kurallara yer verilmiştir.
İtiraz konusu Yasa kuralının, yukarıda sözü edilen Anayasakurallarıyla ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
9.3.1988 günlü, 3417 sayılı "Çalışanların Tasarrufa TeşvikEdilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanun"un 6.maddesinin üçüncü fıkrasının, "Yasa'nın 2. maddesi kapsamındançıkanlar" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 18.11.1998gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ