ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1997/65
Karar Sayısı : 1999/15
Karar Günü : 11.5.1999
R.G. Tarih-Sayı :16.02.2000-23966
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Bursa 1. İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 8.5.1991 günlü, 3717 sayılı"Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve TazminatVerilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin YürürlüktenKaldırılması Hakkında Kanun"un 1. maddesinin Anayasa'nın 10. ve 55.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istemidir.
I- OLAY
Orman İşletme Müdürlüğü Avukatının katıldığı keşif nedeniyle, 3717sayılı Yasa gereğince görev yolluğu verilmesi başvurusunun reddine ilişkinişlemin iptali istemiyle açtığı davada Mahkeme, davacının 3717 sayılı Yasa'nın1. maddesinin Anayasa'ya aykırılığı savını ciddi bularak iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Kural
3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere YolGideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir MaddesininYürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun'un 1. maddesi şöyledir:
"Madde 1- Bu Kanunun amacı, adlî personeleve Devlet davalarını takibe yetkili Hazine Avukatları, Hazine Avukatı olmayanil ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirleri ve 3402 sayılı Kanunagöre yetkili kılınan kişiler ile muhakemat hizmetlerinde görev yapan memurlarayol gideri ve tazminat verilmesidir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk,renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
2- "MADDE 55.- Ücret emeğin karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret eldeetmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirlerialır.
Asgarî ücretin tespitinde ülkenin ekonomik ve sosyal durumugözönünde bulundurulur."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN,Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL ve FulyaKANTARCIOĞLU'nun katılmalarıyla 26.11.1997 günü yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen yasa kuralı ile aykırılık savına dayanak yapılanAnayasa kuralı, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
3717 sayılı Yasa'nın itiraz konusu 1. maddesiyle 492 sayılı HarçlarKanunu'nun 34. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Harçlar Kanunu'nun 34.maddesi ile yargılamanın gereği olarak daire dışında görev yapan hakim ve ötekiadalet görevlilerine, daireden uzaklaşmalarını gerektiren her iş için, yoltazminatı ödenmesi öngörülmüştür.
7.6.1979 günlü, 2244 sayılı Yasa ile 34. maddedeki harcırahmiktarında değişiklik yapılmış, 4.12.1985 günlü, 3239 sayılı Yasa ile yoltazminatından yararlanacakların sayısı çoğaltılmış Hazine Avukatlarına da yoltazminatı ödenmesi olanağı getirilmiştir.
3717 sayılı Yasa'nın genel gerekçesinde şöyle denilmektedir.
"492 Sayılı Harçlar Kanununun 34 üncü maddesinde tebliğdenbaşka bir işlem yapmak için makamından uzaklaşmaları durumunda olan bazı adlipersonel ile Hazine avukatlarına yol tazminatı verileceği hükmü yer almıştır.Bu düzenlemenin bir vergi kanunu olan Harçlar Kanununda yer alması kanuntekniğine uygun düşmemektedir. Bu nedenle, bu konudaki hükümler Harçlar Kanunukapsamından çıkarılarak tasarı kapsamına alınmıştır.
Diğer taraftan tebliğden başka bir işlem yapmak için makamındanuzaklaşma durumunda bulunan hakimler ve cumhuriyet savcıları ile diğer adaletpersoneline ödenmesi gereken görev yolluğu miktarı artırılmış ve bu artırılanmiktardan ayrılan kısım ise o yer hakimleri ve savcıları ile diğer adaletpersoneline ilaveten merkez teşkilatında görevli adalet personeline tevziedilmek suretiyle feragatle çalışan ve iş yükü altında ezilenadalet personeli ile maaşları dışında maddî bir imkana sahip bulunmayanmerkez teşkilatındaki personelin durumlarını kısmen de olsa düzeltmek, kalitelipersonelin başka kurumlara gitmesini önlemek ve böylece adalet hizmetlerininiyileştirilmesi amacıyla yeni hükümler getirilmektedir."
Gerekçede, diğer kamu kurumları avukatlarının kapsam dışındabırakılmaları konusunda bir açıklama bulunmamaktadır.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Mahkeme, Yasa'nın itiraz konusu 1. maddesinde diğer kamu kurumlarıavukatlarının dışlanarak yalnız Hazine avukatlarına yol tazminatı verilmesinineşitlik ilkesine ve Anayasa'nın 55. maddesine aykırılık oluşturduğunu ilerisürmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde, "Herkes, dil, ırk, renk,cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerleayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veyasınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar" denilmektedir.
"Yasa önünde eşitlik ilkesi" hukuksal durumları aynıolanlar için söz konusudur. Bu ilke ile hukuksal eşitlik öngörülmektedir.Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işlemebağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayırım yapılmasını veayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi vetopluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesiyasaklanmıştır. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya datopluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Özelliklere, ayrılıklaradayandığı için haklı olan nedenler, ayrı düzenlemeyi eşitlik ilkesine aykırıdeğil, geçerli kılar. Anayasa'nın amaçladığı eylemli değil, hukuksaleşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallarabağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz. Kişiselnitelikleri ve durumları özdeş olanlar için yasalarla değişik kurallarkonulamaz.
8.1.1943 günlü, 4353 sayılı Maliye Vekaleti BaşhukukMüşavirliği'nin ve Muhakemat Umum Müdürlüğünün Vazifelerine, Devlet DavalarınınTakibi Usullerine ve Merkez ve Vilayetler Kadrolarında Bazı DeğişikliklerYapılmasına dair Kanun'un 1. maddesine göre Maliye Bakanlığı, Hazine BaşhukukMüşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü teşkilatına ait vazifeler, BaşhukukMüşavirinin nezaret ve murakabesi altında hukuk müşavirleri, merkez il ve bölgemuhakemat müdürleri, müşavir avukat ve avukatları tarafından görülür. AynıKanun'un 18. maddesine göre de umumi muvazene içindeki dairelere ait hukukve ceza davalarında ve bu türlü icra takiplerinde bu daireleri mahkemeler,hakemler, icra daireleri ve dava ve icra işleri ile ilgili son mercilernezdinde temsil vazifesi Maliye Vekâletine bağlı Hazine avukat ve yardımcıavukatları tarafından görülür. Hukuk müşavirleriyle müşavir avukatlar ve muhakematmüdürleri dahi bu selahiyeti kullanabilirler.
13.12.1983 gün 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesi ile Devletin hukukdanışmanlığını ve muhakemat hizmetlerini yapmak görevi Maliye Bakanlığı'na verilmiş;8. maddesinde de, Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'nün buBakanlığın ana hizmet birimlerinden olduğu belirtilmiştir. Budüzenlemelere göre, hazine avukatları genel bütçe içindeki kamu kurum vekuruluşlarını her tür ve derecedeki yargı ve icra mercileri ile hakemlernezdinde vekil sıfatıyla temsil etmektedirler.
31.10.1985 gün ve 3234 sayılı Yasa'da Orman Genel Müdürlüğü, Tarımve Köyişleri Bakanlığı'na bağlı katma bütçeli tüzelkişiliğe sahip bir kamukurumu olarak tanımlanmaktadır. Yasa'nın 18. maddesinde adlî ve idarî davalardave her türlü icra takiplerinde gerekli bilgileri hazırlamak, mahkemeler,hakemler, icra dairelerinde dava ve icra işleriyle ilgili sair mercilernezdinde genel müdürlüğü temsil etmek hukuk müşavirliğinin görevleri arasındasayılmıştır.
Bu durumda hazine avukatları genel bütçeye dahil tüm kamukuruluşlarını, Orman Avukatları ise yalnızca Orman Genel Müdürlüğü'nü temsiletmektedirler. Görevlerindeki benzerliğe karşın Orman İşletme Müdürlükleriavukatlarıyla daha geniş bir alanda hizmet gören hazine avukatları aynıhukuksal konumda değildir.
Bu nedenle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 10. maddesine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 55. maddesiyle ilgisikurulamamıştır.
Güven DİNÇER ve Yalçın ACARGÜN bu düşüncelere katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
8.5.1991 günlü, 3717 sayılı "Adli Personel ile DevletDavalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 SayılıHarçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması HakkındaKanun"un 1. maddesinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,Güven DİNÇER ile Yalçın ACARGÜN'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 11.5.1999gününde karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
KARŞIOYYAZISI
3717 sayılı Adlî Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere YolGideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir MaddesininYürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun'un amacı bu Yasa'nın 1. maddesinde adlîpersonele ve Devlet davalarını takibe yetkili Hazine Avukatları, Hazine Avukatıolmayan il ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirleri ve 3402 sayılıKanun'a göre yetkili kılınan kişiler ile muhakemat hizmetinde görev yapanmemurlara yol gideri ve tazminat verilmesi şeklinde belirlenmiştir.
İtiraz konusu kuralla Hazine Avukatlarına yol gideri ve tazminatverilmesi öngörülürken, Orman Bakanlığı adına dava takip eden ormanavukatlarının bu imkandan yararlandırılmamaları Anayasa'nın, 10. maddesindekieşitlik ilkesine ve emek karşılığı belli ücret ödenmesini öngören 55. maddesineaykırıdır.
Orman avukatlarının Hazine avukatlarıyla aynı hukukî konumdaolmadıkları, bu nedenle, farklı işleme tabi tutulabilecekleri yolundaki görüşve kabullere katılma olanağını bulamıyorum.
Orman Bakanlığı avukatlarının devlet avukatı olduklarında şüpheyeyer olmadığı gibi, takip ettikleri orman davalarının da devlet davalarıolmadığı ve önemsiz oldukları söylenemez.
Bu nedenlerle, itiraz konusu kuralın iptali gerekirken aksineoluşan çoğunluk kararına karşıyım.
Üye
Yalçın ACARGÜN