ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1997/66
Karar Sayısı : 1997/72
Karar Günü : 16.12.1997
R.G. Tarih-Sayı :22.04.1998-23321
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 7.8.1997 günlü, 4302 sayılı "Turizmi TeşvikKanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 1., Geçici 1. ve Geçici2. maddelerinin, Anayasa'nın 2., 10., 11., 13., 19/1., 38/6., 48., 60. ve 166.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
İdare Mahkemesi'nce verilen yürütmenin durdurulması kararınıuygulamayarak, davacının talih oyunu salonunun açılmasına izin vermeyen davalıidareye karşı açılan müdahalenin men'i ve tazminat davasında, ileri sürülenAnayasa'ya aykırılık savının ciddî olduğu kanısına varan Mahkeme, 4302 sayılıYasa'nın 1., Geçici 1. ve Geçici 2. maddelerinin iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları
7.8.1997 günlü, 4302 sayılı Yasa'nın itiraz konusu 1., Geçici 1.ve Geçici 2. maddeleri şöyledir:
1. "MADDE 1.- 12.3.1982 tarih ve 2634 sayılı Turizmi TeşvikKanununun 19 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
Alkollü içki satışı
Madde 19.- Belgeli işletmeler; Bakanlığın iznine bağlı olarak,1593 sayılı Umumî Hıfzıssıhha Kanununun 178 inci maddesi ile 222 sayılıİlköğretim ve Eğitim Kanununun 61 inci maddesindeki alkollü içki satışı ve ruhsatlarınailişkin hükümlerin dışındadır.
2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun 12 nci maddesikapsamına giren Bakanlıkça belge verilen işletmelere, yanlarında veli veyavasileri olmak şartıyla 18 yaşından küçükler de girebilir.
Turizm işletmelerine bağlı ya da müstakil olarak talih oyunlarıoynatılabilecek mahallerin açılması yasaktır. Diğer kanunların bu Kanuna aykırıhükümleri yürürlükten kaldırılmıştır."
2. "GEÇİCİ MADDE 1.- Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önceTurizm Bakanlığı tarafından izin verilmiş bulunan talih oyunları işletmelerininizinleri, bu Kanunun Resmî Gazetede yayımlanmasını izleyen günden başlayarak 6ay sonra herhangi bir bildirime gerek olmaksızın kendiliğinden hükümsüz olur.Bu tarihten sonra bu işletmelerin faaliyetlerine hiçbir şekildeizin verilmez."
3. "GEÇİCİ MADDE 2.- Faaliyet yasağının başladığı tarihtenitibaren talih oyunları işletmelerinde bulunan oyun alet ve makinalarının vebunlarla ilgili diğer eşyaların saklanmasına, yurt dışına ihracına ve diğerhususlarla ilgili tedbirleri almaya ve buna ilişkin usul ve esaslarıdüzenlemeye Turizm Bakanlığı yetkilidir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1. "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2. "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
3. "MADDE 11.- Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargıorganlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temelhukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz."
4. "MADDE 13.- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi vemilletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğin, Cumhuriyetin, millîgüvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlâkın vegenel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerindeöngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarakkanunla sınırlanabilir.
Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalardemokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaçdışında kullanılamaz.
Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak vehürriyetlerin tümü için geçerlidir."
5. "MADDE 19.- Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğinesahiptir.
Şekil ve şartları kanunda gösterilen:
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenliktedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülenbir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; birküçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması içinverilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden birakıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalıkyayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanundabelirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüneaykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etmeyahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması;halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancakkaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıylaveya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerdehâkim kararıyla tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstühalinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bununşartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklamasebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkünolmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda engeç hâkim huzurunaçıkarılıncaya kadar bildirilir.
Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeyegönderilmesi için gerekli süre hariç engeç kırksekiz saat ve toplu olarakişlenen suçlarda ençok onbeş gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse, busüreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksunbırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerindeuzatılabilir.
Yakalanan veya tutuklanan kişinin durumu, soruşturmanın kapsam vekonusunun açığa çıkmasının sakıncalarının gerektirdiği kesin zorunlulukdışında, yakınlarına derhal bildirilir.
Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturmaveya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbestbırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmünyerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.
Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısasürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığıhalinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargımerciine başvurma hakkına sahiptir.
Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıklarızarar, kanuna göre, Devletçe ödenir."
6. "MADDE 38.- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunankanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçuişlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir cezaverilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusundada yukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunlakonulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayanbir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza sorumluluğu şahsîdir.
Genel müsadere cezası verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran birmüeyyide uygulayamaz. Silahlı kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunlaistisnalar getirilebilir.
Vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri verilemez."
7. "MADDE 48.- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşmehürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyalamaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacaktedbirleri alır."
8. "MADDE 60.- Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak tedbirleri alır ve teşkilatıkurar."
9. "MADDE 166.- Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı,özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızlagelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimlişekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak Devletingörevidir.
Planda millî tasarrufu ve üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar vedış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirleröngörülür; yatırımlarda toplum yararları ve gerekleri gözetilir; kaynaklarınverimli şekilde kullanılması hedef alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göregerçekleştirilir. Kalkınma planlarının hazırlanmasına, Türkiye Büyük MilletMeclisince onaylanmasına, uygulanmasına, değiştirilmesine ve bütünlüğünübozacak değişikliklerin önlenmesine ilişkin usul ve esaslar kanunladüzenlenir."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilkinceleme toplantısında, ilk inceleme raporu, dava dosyası ve ekleri, iptaliistenilen Yasa ile dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve öbüryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemenin elindeki dava, davacının talih oyunu salonu hakkındaidare mahkemesince verilen yürütmenin durdurulması kararının uygulanmamasınedeniyle davalı idarenin müdahalesinin men'ine ve tazminat istemineilişkindir.
2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta olanmahkeme, o dava nedeniyle uygulanacak bir yasanın ya da yasa gücündekararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse, bu yoldaki gerekçeli kararıveya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğukanısına varırsa, tarafların bu konudaki iddia ve savunmalarını, kendisini bukanıya götüren görüşünü açıklayan kararı ve dosyadaki konu ile ilgili görülenbelgelerin onanlı örneklerini Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na gönderir.
Maddede sözü edilen "bir davaya bakmakta olan mahkeme",her durumda o davaya bakmaya, uyuşmazlık konusu sorunu çözmeye, suç sayılaneylemi işleyeni yargılamaya, görevli mahkemedir. Bu nedenle, AnayasaMahkemesi'nin itiraz yoluyla gelen bir işe bakabilmesi için herşeyden önce,itiraz yoluna başvuran mahkemenin o davada görevli ve yetkili olması gerekir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 4001 sayılı Yasa iledeğiştirilen 28. maddesinin ilk fıkrasında "Danıştay, bölge idaremahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasınailişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeyeveya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareyetebliğinden başlayarak otuz günü geçemez..." denilmiş, üçüncü fıkrasındaise, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerikararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idarealeyhine Danıştay ve ilgili idarî mahkemede maddî ve manevî tazminatdavası açılabilir" kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı Yasa'nın bu açıkkuralları karşısında, idare mahkemesince verilen yürütmenin durdurulmasıkararının uygulanmaması nedeniyle idareye karşı müdahalenin men'i ve tazminatistemiyle açılan davanın idarî yargının görev alanına girdiği açıktır.
Bu nedenlerle, idarî yargı yerine adlî yargıda açılan davadauygulanacak kurala ilişkin itirazın başvuran Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.
Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN ve Yalçın ACARGÜNbu görüşe katılmamışlardır.
V- SONUÇ
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniylebaşvurunun REDDİNE, Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN ile YalçınACARGÜN'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 16.12.1997 gününde karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOYGEREKÇESİ
Esas Sayısı : 1997/66
Karar Sayısı : 1997/72
Dâvacı, yalnızca yürütmenin durdurulması kararının uygulanmamasınedeniyle değil; dâvalı Bakanlığın hukuka aykırı işlemlerle yaptığı elatmanınönlenmesi ve uğradığını öne sürdüğü zararın bir bölümünün ödenmesi istemiyledâva açmıştır. Bu tür bir dâvaya bakmak görevi de hukuk mahkemesinindir.Dâvayı, yürütmenin durdurulması kararının uygulanmaması nedeniyle, uygulamayanyönetime karşı açılmış tazminat dâvası olarak değerlendirmek yanlıştır. İstemisınırlamak, uygunluk denetimi yapan Anayasa Mahkemesi'nin yetkisinde değildir.Dâvaya bakmakta olan Asliye Hukuk Mahkemesi, istemi inceleyip değerlendirecek,dâvanın türünü, niteliğini ve sınırını belirleyerek olumlu ya da olumsuzkararını verecektir. Gerekirse dâvayı görev yönünden reddedecektir. Her evrede,bakmakta olduğu dâvada uygulanma durumundaki kuralı, yanların bu konudakiaykırılık savını ciddî bularak ya da kendiliğinden aynı kanıya vararak AnayasaMahkemesi'nin denetimine getirebilir. Anayasa Mahkemesi, dâva mahkemesi yerinegeçerek onun özgörüsünü (takdirini) kullanarak yetkisizlik kararı veremez.
Sorunun oyun salonlarının konumu ve ülke yönündendeğerlendirilmesi ayrıdır. Bir toplumsal olgu niteliğindeki"oyun"ların ekonomik girdileri korunup etkili önlem ve yaptırımlarladüzene sokulması her zaman olanaklıdır. Bu düşünce ve görüşün etkisiyle konuyuönceden ve ivedi biçimde bitirmek gibi bir durum yargı yansızlığını da etkiler.Hukuksallık duygusallığı kaldırmaz. Gerçekçi ve yansız olmak gerekir.
Kısaca özetlediğimiz bu nedenlerle karşıyız. 16/12/1997
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Yalçın ACARGÜN
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1997/66
Karar Sayısı : 1997/72
Adlî, idarî ve askerî yargı arasındaki görev ayrımı nedeniyleitiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvuran mahkemelerin yetkisizliği ancak,yetkisizliğin açık ve tartışmasız olduğu haller için söz konusudur.
Devlet aleyhine, haksız fiil veya sebepsiz iktisap nedenleri ileözel hukuk hükümlerine göre tazminat davası açılabileceği gibi, idarî eylem veişlemler nedeniyle idare hukukuna ve İdarî Yargılama Usulü Kanunu'na göre detazminat davaları açılabilir.
Tazminat davalarının nitelikleri, ancak, davanın görüldüğümahkemelerde, yargılamanın seyri ile kesinlik kazanır.
İtiraz yoluna başvuran Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bakmaktaolduğu dava, yasa nedeniyle uğranıldığı öne sürülen zararın karşılanması içinaçılmıştır. Davanın idarî ve adlî yargı merciilerinden hangisi tarafındançözümleneceği hukukumuzda açıklığa kavuşmuş bir konu değildir.
Bu nedenlerle, Devlet aleyhine açılmış bir tazminat davasınınidarî yargıda açılması gerektiği varsayımına dayanılarak itirazın, Mahkeme'ninyetkisizliği nedeniyle reddedilmesi kararına katılmıyorum.
Başkanvekili
Güven DİNÇER
KARŞIOYYAZISI
Esas Sayısı : 1997/66
Karar Sayısı : 1997/72
İtirazın konusu, 7.8.1997 günlü, 4302 sayılı "Turizmi TeşvikKanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 1., Geçici 1., ve Geçici2. maddelerinin, Anayasa'nın 2., 10., 11., 13., 19/1., 38/6., 48., 60. ve 166.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir. Mahkemenin elindeki davasadece yürütmenin durdurulması kararının uygulanmaması nedeniyle değil, davalıidarenin hukuka aykırı işlemlerle yaptığı müdahalenin önlenmesi ve sebebiyetverdiği zararın ödenmesi istemini de kapsamaktadır.
Bu tür bir davaya bakmak görevi hukuk mahkemesinindir.
2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesinde belirlenen "bir davayabakmakta olan mahkeme", her evrede sorunu çözmeye gerekli kurallarıuygulamaya yetkili mahkemedir.
Davaya bakmakta olan Asliye Hukuk Mahkemesi istemi irdeleyerek,değerlendirerek, bu işlemler sonucu kararını verecektir.
Belirtilen nedenlerle esasa geçilip gerekli kararın verilmesiicabeder. "Davada uygulanacak kurala ilişkin itirazın başvuran mahkemeninyetkisizliği nedeniyle reddine" dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Selçuk TÜZÜN