ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1997/69
Karar Sayısı : 1998/54
Karar Günü : 22.9.1998
R.G. Tarih-Sayı :20.03.1999-23645
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay OnuncuDairesi
İTİRAZIN KONUSU : 8.6.1949 günlü, 5434 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 562 sayılı Kanun HükmündeKararname ile değiştirilen Ek 20. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "... bukanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takibeben üç ay içinde emekliikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artışnedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile ..." sözcüklerinin, Anayasa'nın10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Yaş sınırı nedeniyle emekliye ayrılan davacının, 15.11.1995tarihindeki memur katsayı artışından doğan emekli ikramiyesi farkınınödenmeyeceğine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, Ankara 4. İdareMahkemesi kararını temyizen inceleyen Danıştay Onuncu Dairesi, uygulanacakkural olan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun ek 20.maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "... bu kanuna göre aylığa hakkazandıkları tarihi takibeden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasınaesas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiyefarkları ile ..." tümcesinin iptali istemiyle başvuruda bulunmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5434 sayılı Yasa'nın iptali istenilen sözcükleri de içeren Ek 20.maddesi şöyledir:
"Ek Madde 20- Emekli, adi mâlûllük, vazife mâlûllüğü aylığıbağlanan veyahut toptan ödeme yapılan; asker, sivil tüm iştirakçilere, her tamfiili hizmet yılı için, ek 4 üncü maddeye göre hesap edilecek aylık bağlamayaesas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Verilecek emekli ikramiyesinin hesabında, 30 fiili hizmet yılındanfazla süreler nazara alınmaz.
İştirakçilerden, kanunlarla belirlenen bekleme süreleri sonundakadrosuzluk veya yaş haddi sebebiyle emekliye sevk edilenler ve vazifemalüllüğü hükümlerine göre vazife malüllüğü aylığı bağlananlar ile ölümsebebiyle haklarında emeklilik işlemi uygulananlara; bu kanuna göre aylığa hakkazandıkları tarihi takibeden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasınaesas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiyefarkları ile ilk mali yılın birinci ayında katsayılar dışındaki diğerunsurlarda meydana gelecek artışa, bu tarihte yürürlükte olan katsayılaruygulanmak suretiyle bulunacak ikramiye farkları, emekli ikramiyesi ile ilgilihükümlere göre ayrıca ödenir.
Emekli, adi mâlûllük veya vazife mâlûllüğü aylığı bağlanmadanveyahut toptan ödeme yapılmadan ölen iştirakçiler için yukarıdaki esaslara görehesaplanacak ikramiyenin tamamı, aylığa veya toptan ödemeye hak kazanan dul veyetimlere 5434 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde gösterilen hisseleriyleorantılı olarak ödenir.
Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumunagirenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, yalnız sonradan geçen hizmetlerinekarşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.
Şu kadar ki, evvelce verilmiş olan ikramiye ile sonradan geçenhizmetler için ayrıca tahakkuk ettirilecek ikramiyenin hesabına esas alınanfiilî hizmet süreleri toplamı 30 yıldan fazla olamaz ve evvelce 30 hizmet yılıiçin emekli ikramiyesi ödenmiş olanlara hiçbir şekilde ikramiye farkı ödenmez.
5434 sayılı Kanunun 88 inci maddesi kapsamına girenlerin emeklilikikramiyeleri hakkında da yukarıdaki hükümlere göre işlem yapılır.
Sandıkça tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek emekliikramiyelerini almadan ölenler ile ölüm tarihinde aylığa müstehak dul ve yetimbırakmadan ölen iştirakçilerin ikramiyeleri kanuni mirasçılarına ödenir.
Bu madde gereğince ödenecek emeklilik ikramiyesi ödendikçe onayıveren kurumca, Sayıştay ve Danıştay Başkanlarının ise kendi kurumlarınca, yazıile istenilmesi üzerine en çok iki ay içinde faturası karşılığında Sandığaödenir.
Ölenlerin hak sahiplerine ödenecek emeklilik ikramiyesinin tahsilihakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
Başvuru kararında dayanılan Anayasa kuralı şöyledir :
"MADDE 10.- Herkes, dil, ırk,renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN,Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL ve FulyaKANTARCIOĞLU'nun katılmalarıyla 16.12.1997 günü yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine vesınırlama sorununun esas inceleme evresinde ele alınmasına oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen yasa kuralı ile aykırılık savına dayanak yapılanAnayasa kuralı, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'neitiraz yoluyla yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.
Uygulanacak yasa kurallarından amaç, davanın değişik evrelerindeortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya daolumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan yahut tarafların istek vesavunmaları çerçevesinde bir karar vermek için başvurulması gerekenkurallardır.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 20.maddesinin itiraz konusu üçüncü fıkrasında, kadrosuzluk veya yaş haddisebebiyle emekliye sevk edilenler ve vazife malüllüğü hükümlerine göre vazifemalüllüğü aylığı bağlananlar ile ölüm sebebiyle haklarında emeklilik işlemiuygulananlara, bu kanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takibeden üç ayiçinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydanagelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farklarının ödeneceği belirtilmiştir.
İtiraz yoluna başvuran Danıştay Onuncu Dairesi'nin bakmakta olduğudavada, davacı, yaş haddi nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, esasa ilişkinincelemenin "yaş haddi sebebiyle emekliye sevk edilenler"le sınırlıolarak yapılmasına, 22.9.1998 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 20. maddesinin birinci veikinci fıkralarında, emekli, adi malüllük, vazife malüllüğü aylığı bağlananveya toptan ödeme yapılan, asker, sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmetyılı için, ek 4. maddeye göre hesaplanacak aylık bağlamaya esas tutarların biraylığı tutarında emekli ikramiyesi verileceği, emekli ikramiyesinin hesabında30 fiilî hizmet yılından fazla sürelerin dikkate alınmayacağı öngörülmüş,üçüncü fıkrasında da, Sandık iştirakçilerinden, kanunlarla belirtilen beklemesüreleri sonunda kadrosuzluk veya yaş sınırı nedeniyle emekliye sevkedilenler ve vazife malüllüğü hükümlerine göre vazife malüllüğü aylığıbağlananlar ile ölüm nedeniyle haklarında emeklilik işlemi uygulananlara, bukanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takibeden üç ay içinde emekliikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artışnedeniyle oluşacak ikramiye farklarının ayrıca ödeneceği belirtilmiştir.
Memur maaşlarındaki katsayı artışları, 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu'nun değişik 154. maddesine göre, üçer veya altışar aylık dönemleritibariyle uygulanmak üzere Genel Bütçe Kanunu ile saptanmaktadır. Ancak, malîyılın ikinci yarısında, memleketin ekonomik gelişmesi, genel geçim şartları veDevletin malî imkanları göz önünde bulundurulmak suretiyle Bakanlar Kurulubu katsayıları ikinci yarının tamamı veya üçer aylık dönemleri itibariyleuygulanmak üzere değiştirmeye yetkilidir. Buna göre uyuşmazlığın doğduğu 1995yılı için, 1.1.1995 ilâ 31.3.1995, 1.4.1995 ilâ 8.11.1995, 15.11.1995 ilâ31.12.1995 tarihleri arasında geçerli olmak üzere üç kez katsayı artışıyapılmıştır.
Başvuru kararında, dava konusu kurala göre, kadrosuzluk veya yaşsınırı nedeniyle emekliye ayrılanlardan kimilerinin yıl içinde yapılan katsayıartışından yararlanıp emeklilik ikramiyesi farkı alabilmelerine karşılık, aynıhukuksal durumda olan bir kısım emeklinin, emekliye ayrıldığı tarihten itibarenüç ay içinde katsayı artışı yapılmaması halinde sonradan yapılan katsayı artışınedeniyle ikramiye farkı alamadığı, eşitsizliğe yol açan bu yasal düzenlemenin,Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir.
Eşitlik ilkesinin kurala bağlandığı Anayasa'nın 10. maddesinde,"Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din,mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."denilmektedir.
Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen yasa önünde eşitlik, herkesinher yönden aynı kurallara bağlı tutulması anlamına gelmez. Yasalarınuygulanmasında dil, ırk, renk, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayrılığı gözetilmesi ve bu nedenlerle eşitsizliğe yol açılması Anayasa katındageçerli görülemez. Bu mutlak yasak, birbirinin aynı durumda olanlara ayrıkuralların uygulanmasını ve ayrıcalıklı kişi ve toplumların yaratılmasınıengellemektedir. Kimi yurttaşların haklı bir nedene dayanarak değişik kurallarabağlı tutulmaları eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Durum vekonumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikliğindoğurduğu zorunluluklar, kamu yararı ya da başka haklı nedenlere dayanarakyasalarla farklı uygulamalar getirilmesi durumunda eşitlik ilkesi zedelenmez.
Değişik tarihlerde emekli olanların yararlandığı emekli ikramiyesifarkından davacının yararlanamaması nedeniyle eşitlik kuralının ihlaledildiğinden söz edilemez. İtiraz konusu kural, davacı ile aynı tarihte emekliolanlar yönünden farklı bir düzenleme içermemektedir.
Bu nedenle, iptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
8.6.1949 günlü, 5434 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Kanunu"nun Ek 20. maddesinin 562 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameile değiştirilen üçüncü fıkrasındaki "...bu kanuna göre aylığa hakkazandıkları tarihi takibeden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasınaesas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiyefarkları ile..." sözcüklerinin "Yaş haddi sebebiyle emekliyesevk edilenler" yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL ile Fulya KANTARCIOĞLU'nun karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA, 22.9.1998 gününde karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
KARŞIOYYAZISI
Danıştay Onuncu Dairesi, 5434 sayılıT.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 562 sayılı K.H.K. ile değiştirilen Ek 20.maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Bu Kanuna göre aylığa hak kazandıklarıtarihi takip eden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılardameydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile..."sözcüklerinin Anayasa'nın 10. maddesine aykırılık oluşturduğunu ileri sürerekiptali istemiyle başvurmuştur.
Mahkememizin oyçokluğuyla aldığı kararla, itiraz konusu sözcüklerinAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verilmiştir.
Aşağıda izah edeceğim nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
İtiraz konusu sözcüklerin yer aldığı 5434 sayılı Yasa'nın Ek 20.maddesinde sözü edilen ikramiye farkı ödeneceğine dair kural, ilk defa29.11.1984 tarih ve 243 sayılı KHK'nin 29. maddesiyle Ek 20. maddeye eklenenüçüncü fıkra ile kabul edilmiştir. Buna göre, Sandık iştirakçilerindenemekliliğe hak kazananlar, ilk malî yıl başında yapılan gösterge ve ek göstergeartışına bu tarihteki aylık katsayı uygulanmak suretiyle hesaplananartışı, emekli ikramiyesi farkı olarak almışlardır. Daha sonra 13.7.1993 gün ve486 sayılı K.H.K.'nin 22. maddesiyle Ek 20. maddeye dördüncü fıkra eklenerek"Yukarıdaki fıkraya göre emekliye ayrılanlara emekli edildikleri veyaaylıklarının bağlandığı tarihi takip eden ilk katsayı artışından doğan ikramiyefarkları ayrıca ödenir" kuralı getirilerek ikramiye farkına, ilk malî yılbaşındaki gösterge ve ek gösterge artışları yanı sıra, ilk katsayı artışı daeklenmiştir.
Bu defa 6.7.1995 gün ve 562 sayılı K.H.K.'nin 15. maddesiyle 5434sayılı Yasa'nın Ek 20. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları değiştirilerekyeniden düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme ile üçüncü fıkrada itiraz konusuyapılan, emekli aylığına hak kazanılmasından sonra, emekli ikramiyesininhesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artıştan dolayıikramiye farkı ödenmesi, bu katsayı artışının üç ay içinde olması koşuluylasınırlandırılmıştır.
5434 sayılı Yasa'nın emekli ikramiyesi konusunu düzenleyen Ek 20.maddesi hükmüyle, kadrosuzluk, yaş haddi, vazife malüllüğü, ölüm gibinedenlerle, kendi istekleri dışında haklarında emeklilik işlemi tesisedilenlere, emekli ikramiyesinin hesaplanmasında önemli bir unsur olan, ilkkatsayı artışından doğan farkın da emekli ikramiyesine yansıtılması öngörülmüş,ancak, itiraz konusu kuralla bu olanak, emekliliğe hak kazanıldığı tarihtensonraki üç ay içinde katsayı artışı ile sınırlandırılmıştır. Böylece itirazkonusu kuralda yer alan üç aylık sınırlama nedeniyle, yaş haddinden emekli olanbir iştirakçi, emekliliğe hak kazandığı tarihten sonra, üç ay içinde katsayıartışı yapılmadığı takdirde, emekli ikramiye farkı alamamaktadır. Bir diğeriştirakçi şayet yaş haddinden emekli olduğu tarih, katsayı artışının üç ayöncesine rastlamışsa bu artıştan faydalanabilecektir. İştirakçilerin iradesidışında gelişen ve oluşan bu farklılık nedeniyle iştirakçiler arasında farklıuygulamalar ve ödemeler yapılmaktadır. Bu husus Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlikilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Bu eşitsizliğin hiçbir inandırıcı ve haklıbir nedeni de yoktur. Çoğunluk görüşünde izah edildiği gibi bu eşitsizliği,Anayasa'nın 65. maddesinde öngörülen "Anayasada yer alan sosyal veekonomik hakların Devlet tarafından gerçekleştirilmesi, ancak malî kaynaklarınyeterliği ölçüsünde olanaklıdır" şeklindeki kuralla da gidermek ve haklıgörmek mümkün değildir. Kişisel nitelikleri ve hukukî durumları özdeş olanlararasında hiçbir şekilde farklı uygulamalar yapılamaz ve bu yönde yasalarlayapılacak ayrıcalıklar da haklı görülemez.
Bu nedenlerle, 5434 sayılı Yasa'nın Ek 20. maddesinin üçüncüfıkrasında yer alan itiraz konusu sözcükler, Anayasa'nın 10. maddesindeöngörülen eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğundan iptaline karar verilmesigerekirken Anayasa'ya aykırı olmadığı ve itirazın reddi yönünde oluşan çoğunlukgörüşüne katılmıyorum.
Üye
Ali HÜNER
KARŞIOYGEREKÇESİ
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları,görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğerözlük işlerinin yasa ile düzenleneceğini öngören Anayasa'nın 128. maddesidoğrultusunda düzenlemeler içeren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 154.maddesinin ilk fıkrasına göre "Aylık gösterge tablosunda yer alan rakamlarile ek gösterge ve kıdem aylığı gösterge rakamlarının aylık tutarlarınaçevrilmesinde uygulanacak aylık katsayısı ile memuriyet taban aylığı göstergesineuygulanacak taban aylık katsayısı üçer veya altışar aylık dönemler itibariyleuygulanmak üzere Genel Bütçe Kanunu ile tespit olunur. Ancak malî yılın ikinciyarısında, memleketin ekonomik gelişmesi, genel seçim şartları ve Devletin malîimkânları gözönünde bulundurulmak suretiyle Bakanlar Kurulu bu katsayılarıikinci yarının tamamı veya üçer aylık dönemleri itibariyle uygulanmak üzeredeğiştirmeye yetkilidir".
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Yasası'nın Ek 20.maddesinin ilk fıkrasında, "Emekli, adi malûllük, vazife malûllüğü aylığıbağlanan veyahut toptan ödeme yapılan, asker, sivil tüm iştirakçilere, her tamfiili hizmet yılı için ek 4 üncü maddeye göre hesap edilecek aylık bağlamayaesas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir"; ikincifıkrasında da, "Verilecek emekli ikramiyesinin hesabında, 30 fiili hizmetyılından fazla süreler nazara alınmaz" denilmektedir. Maddeye 29.11.1984günlü, 243 sayılı KHK ile eklenen üçüncü fıkrada ise "İştirakçilerden,kanunlarla belirlenen bekleme süreleri sonunda kadrosuzluk veya yaş haddisebebiyle emekliye sevk edilenler ve vazife malûllüğü hükümlerine göre vazifemalûllüğü aylığı bağlananlar ile ölüm sebebiyle haklarında emeklilik işlemiuygulananlara, bu kanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takip eden üçay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydanagelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile ilk malî yılın birinciayında katsayılar dışındaki diğer unsurlarda meydana gelecek artışa, bu tarihteyürürlükte olan katsayılar uygulanmak suretiyle bulunacak ikramiyefarkları, emekli ikramiyesi ile ilgili hükümlere göre ayrıca ödenir"kuralına yer verilmiş; itiraz yoluna başvuran Danıştay 10. Dairesi bu kuralınyalnız "Bu kanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takip eden üç ayiçinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydanagelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları" sözcüklerinin iptaliniistemiştir.
İtiraz konusu sözcüklerle ilgili düzenlemeyle, aylığa hakkazanıldığı tarihi izleyen üç ay içindeki katsayı artışları nedeniyle oluşacakikramiye farklarının ödenmesine izin verildiğinden, uygulamada, katsayılarda üçayı aşan sürelerle zam yapılan durumlarda, aynı yıl içinde doğan ancak,iradeleri dışında yaş haddi nedeniyle farklı tarihlerde emekli olanlardankimileri yıl içindeki katsayı artışından yararlandıkları halde kimileriyararlanamamıştır. Eşitliği bozan bu durum, itiraz konusu düzenleme yapılırken,657 sayılı Yasa'nın yukarıda sözü edilen 154. maddesine koşut olarakkatsayılardaki artışların üç ve altı aylık sürelerle yapılabileceğiolasılığının dikkate alınmamış olmasından kaynaklanmıştır. Nitekim yasa koyucu1.4.1998 günlü, 4354 sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle Ek 20. maddenin üçüncüfıkrasına yaptığı ekle "Ancak aylığa hak kazandıkları tarihi takipeden üç ay içinde katsayılarda artış yapılmadığı takdirde, müteakibenkatsayılarda altı ay içinde yapılacak ilk artıştan doğan ikramiye farkları dabunlara ayrıca ödenir" kuralını getirmiştir. 4354 sayılı Yasa'nın genel vemadde gerekçesinden söz konusu düzenlemenin, istemleri dışında hizmettenayrılmak zorunda kalan personelin mağduriyetini gidermek için yapıldığıanlaşılmaktadır. Bu durum, itiraz konusu düzenlemenin, kimi haksız uygulamalaraneden olduğunun yasa koyucu tarafından da kabul edildiğini göstermektedir.
Yasaların sağladığı olanaklardan vatandaşlardın eşit ve adilbiçimde yararlandırılmaları Anayasa'nın, eşitlik ilkesini düzenleyen 10.maddesinin olduğu kadar hukuk devleti ilkesine yer veren 2. maddesinin degereğidir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu düzenlemenin Anayasa'ya aykırıolduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU