ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1997/74
Karar Sayısı : 1998/69
Karar Günü : 17.11.1998
R.G. Tarih-Sayı :23.10.1999-23855
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Yargıtay 10. HukukDairesi
İTİRAZIN KONUSU : 8.5.1997 günlü, 4247 sayılı"17.7.1964 Tarihli, 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 2.9.1971Tarihli, 1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar SosyalSigortalar Kurumu Kanunu ile 17.10.1983 Tarihli, 2926 Sayılı Tarımda KendiAdına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa Göre Tahakkuk Eden Primve Diğer Alacakların Tahsilatının Hızlandırılması Hakkında Kanun"un 2.maddesinin birinci fıkrasında yer alan "kamu" sözcüğünün "sosyalyardımzammı" yönünden Anayasa'nın 10. ve 48. maddelerine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sosyal Sigortalar Kurumu'nca, hak sahiplerine ödenen sosyal yardımzamlarının ilgili şirketten istenmesi üzerine açılan davada Ankara 9. İşMahkemesi'nin kararını temyizen inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 4247sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "kamu"sözcüğü ile bu sözcükten sonra gelen "kuruluşları" sözcüğününsonundaki "ı" takısının "sosyal yardım zammı" yönündeniptali istemiyle başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
İptali istenilen sözcüklerin de yer aldığı 8.5.1997 günlü, 4247sayılı Yasa'nın 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"MADDE 2.- Genel ve katma bütçeliidareler, özel idareler ve belediyeler, döner sermayeli kuruluşlar ile kanunlaveya kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan kamu kuruluşları ve 233sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarlabunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinin bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihi takip eden aybaşına kadar tahakkuk etmiş bulunan prim, idarîpara cezası ve sosyal yardım zammı ile bunların gecikme zammı ve faiz borçlarıile 1997 yılı sonuna kadar doğacak sosyal yardım zammı ve bunlara ait gecikmezammı 1997 Malî Yılı Hazine Müsteşarlığı Bütçesinin (940. 01. 3. 406. 900 -4792 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi gereğince Sosyal Sigortalar Kurumunayapılacak yardımlar) tertibindeki ödenekten Sosyal Sigortalar Kurumu'na yapılanödemeler karşılığında bu kurum ve kuruluşlar adına tahsil edilmiş sayılarakborç kayıtları kapatılır."
B- İlgili Yasa Kuralı
506 sayılı Yasa'nın 1.6.1994 günlü, 3995 sayılı Yasa ile değişikEK 24. Maddesinin (L) bendi şöyledir:
"L) Genel ve katma bütçeli idareler, mahallî idareler, dönersermayeli kuruluşlar gibi kamu kuruluşları ile kanunla ve kanunların verdiğiyetkiye istinaden kurulan diğer kuruluşlar ve 233 sayılı Kanun HükmündeKararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla bunların müessese, bağlıortaklık ve iştiraklerinden aylık bağlanmasına hak kazandıktan sonraayrılanlardan; 506 sayılı Kanun hükümlerine göre malullük, yaşlılık ve ölümaylığı bağlananların ilk sosyal yardım zammı ödemeleri, söz konusu kuruluşlaradına Kurum'ca yapılır.
Yukarıda belirtilen kuruluşlar adına, Kurum'ca yapılan ilk sosyalyardım zammı ödemeleri ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgilikuruluşlarca Kurum'a ödenmemiş sosyal yardım zammı tutarları bu kuruluşlara yapılacakyazılı bildirim tarihinden itibaren en geç bir ay içinde defaten Kurum'aödenir.
Kurumun yazılı bildiriminde isimleri belirtilenlere sonrakiaylarda ödenmesi gereken sosyal yardım zammı tutarları, yeni bir bildirimbeklenmeksizin ilgili kuruluşlarca, her ay emekli aylığı ödeme tarihlerindenönce Kurum'un ilgili hesabına yatırılır.
Kurumlar Vergisi mükellefi olan kurum ve kuruluşlarca bu maddegereğince yapılan ödemeler, Kurumlar Vergisi uygulamasında gideryazılabilir."
Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk,renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
2- "MADDE 48.- Herkes, dilediğialanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmakserbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyalamaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacaktedbirleri alır."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Yekta GüngörÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN, Ahmet Necdet SEZER, Haşim KILIÇ, YalçınACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL ve FulyaKANTARCIOĞLU'nun katılmalarıyla 30.12.1997 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,Ahmet Necdet SEZER ve Haşim KILIÇ'ın "İtiraz konusu Yasa maddesinin davadauygulanacak kural olmadığı" yolundaki karşıoyları ve oyçokluğuyla kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, itirazkonusu Yasa kuralı ile dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri veöteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
Sosyal yardım zammı, sosyal güvenlik kurumlarının üyelerinesağladıkları olanakların yetersizliği nedeniyle emekli, dul ve yetimlerindurumlarını günün ekonomik koşullarına uygun hale getirmek, gereksinimlerini veyaşamlarındaki parasal sıkıntılarını gidermek amacı ile ödenen prime veya günsayısına bağlı olmaksızın emekli aylığı yanında sabit olarak her ay yapılan birödemedir.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na 6.3.1981 günlü, 2422 sayılıYasa ile eklenen Ek 24. maddede, 506 sayılı Yasa'ya göre, iş kazaları ilemeslek hastalıkları, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir veyaaylık alanlar ile 991 sayılı Yasa uyarınca Sosyal Sigortalar Kurumu'nadevredilen sandıklar mevzuatı gereğince aylık alanlara her ay sosyal yardımzammı ödenmesi öngörülmüştür.
506 sayılı Yasa'nın Ek 24. maddesine 20.6.1987 günlü, 3395 sayılıYasa ile eklenen (L) bendi 1.6.1994 günlü, 3995 sayılı Yasa ile dedeğiştirilmiştir. Yapılan değişiklikle, genel ve katma bütçeli idareler,mahallî idareler, döner sermayeli kuruluşlar gibi kamu kuruluşları ileyasayla ve yasaların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan diğer kuruluşlar ve233 sayılı KHK kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla bunların müessese,bağlı ortaklık ve iştiraklerinden aylık bağlanmasına hak kazandıktan sonraayrılanlardan; 506 sayılı Yasa'ya göre malûllük, yaşlılık ve ölüm aylığıbağlananların ilk sosyal yardım zammı ödemeleri, söz konusu kuruluşlar adınaSosyal Sigortalar Kurumu'nca yapılacak, ancak Kurum'ca yapılan bu ödemelerleönceden ilgili kuruluşlarca Kurum'a ödenmemiş bulunan sosyal yardımtutarlarının, bu kuruluşlara yapılacak yazılı bildirim gününden başlayarak engeç bir ay içinde, Kurum'a toptan ödenmesi; daha sonraki aylarda ödenmesi gerekensosyal yardım tutarlarının da, yeni bir bildirim beklenmeksizin ilgilikuruluşlarca, her ay emekli aylığı ödeme tarihlerinden önce Kurum'un ilgilihesabına yatırılması öngörülmüştür.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Ek 24. maddesinin 3995sayılı Yasa ile (L) bendinde yapılan değişiklikten sonra, Sosyal SigortalarKurumu'na yapılması gereken sosyal yardım zammı ödemelerinin yükümlükuruluşlarca yerine getirilmemesi nedeniyle Kurum'un malî yönden girdiğidarboğazın aşılması amacıyla Kurum tarafından ödenen sosyal yardım zammıkarşılıklarının Hazine tarafından karşılanması için 8.5.1997 günlü, 4247 sayılıYasa çıkarılmıştır.
İtiraz konusu "kamu" sözcüğünün de yer aldığı 4247sayılı Yasa'nın 2. maddesinde, genel ve katma bütçeli idareler, özel idarelerve belediyeler, döner sermayeli kuruluşlar ile kanunla ve kanunların verdiğiyetkiye istinaden kurulan kamu kuruluşları ve 233 sayılı KHK kapsamına girenteşekkül ve kuruluşlarla bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinin buKanun'un yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başına kadar tahakkuk etmişbulunan prim, idarî para cezası ve sosyal yardım zammı ile bunlarıngecikme zammı ve faiz borçları ile 1997 yılı sonuna kadar doğacak sosyal yardımzammı ve bunlara ait gecikme zammının 1997 Malî Yılı Hazine MüsteşarlığıBütçesinin Sosyal Sigortalar Kurumu'na yapılacak yardımlar tertibindekiödenekten Sosyal Sigortalar Kurumu'na yapılan ödemeler karşılığında bu kurum vekuruluşlar adına tahsil edilmiş sayılarak borç kayıtlarının kapatılacağı belirtilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, itiraz konusu kuraldaki"kamu" sözcüğünün Anayasa'nın 10. ve 48. maddelerine aykırılığınıileri sürmüştür.
1- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 4247 sayılı Yasa'nın 2. maddesininbirinci fıkrasıyla, yalnızca kamu kuruluşlarının sosyal yardım zammıborçlarının Hazine'ce karşılanmasının öngörüldüğünü, kamu kuruluşu olmayan veTicaret Kanunu uyarınca kurulmuş bulunan özel şirketlerin kapsam dışıbırakıldığını, böylece kamu kuruluşları ile özel şirketler arasında eşitsizlikyaratıldığını, itiraz konusu maddede yer alan "kamu" sözcüğününAnayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde, "Herkes, dil, ırk, renk,cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerleayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreyeveya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar." denilmektedir.
"Kanun önünde eşitlik ilkesi," hukuksal durumları aynıolanlar için sözkonusudur. Bu ilke ile hukuksal eşitlik öngörülmektedir.Eşitlik ilkesinin amacı, aynı hukuksal durumda bulunan kişilerin aynı işlemebağlı tutulmalarını sağlamak ve yasalarla kişiler arasında ayrım yapılmasını veayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi vetopluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesiyasaklanmıştır. Ancak, durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya datopluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Özelliklere, ayrılıklaradayandığı için haklı olan nedenler, ayrı düzenlemeyi eşitlik ilkesine aykırıdeğil, geçerli kılar. Aynı durumda olanlar için ayrı düzenleme aykırılıkoluşturur. Anayasa'nın amaçladığı eşitlik, eylemli değil hukuksaleşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallarabağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz. Durumlarındakideğişikliğin doğurduğu zorunluluklara, kamu yararı ya da başka haklı nedenleredayanılarak yasalarla farklı uygulamalar getirilmesi, Anayasa'nın eşitlikilkesine aykırılık oluşturmaz.
4247 sayılı Yasa'nın 2. maddesinde belirtilen kuruluşlar ile maddekapsamı dışında kalan kuruluşlar arasında, kuruluş amaçları, hukuksalstatüleri, hizmet alanları, yönetim ve denetimleri yönünden farklılıklarbulunmaktadır. Niteliklerinde ve hukuksal durumlarında benzerlik bulunmayanmaddede sayılan kuruluşlar ile sayılmayanlar, eşitlik ilkesi yönünden aynıdurumda değildir.
Bu nedenle, farklı hukuksal durumda olanların ayrı kurallara bağlıtutulmasında Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen yasa önünde eşitlik ilkesineaykırılık bulunmamaktadır.
İtirazın reddi gerekir.
2- Anayasa'nın 48. Maddesi Yönünden İnceleme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, itiraz konusu kuralla, kamukuruluşlarına ayrıcalık tanınarak özel teşebbüs kapsamındaki kuruluşlaraçısından güvensizlik yaratılmış olduğunu, bu nedenle söz konusu 2. maddeninbirinci fıkrasında yer alan "kamu" sözcüğünün Anayasa'nın 48.maddesine de aykırılık oluşturduğunu ileri sürmüştür.
Anayasa'nın "çalışma ve sözleşme hürriyeti" başlıklı 48.maddesinde, "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetinesahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyalamaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacaktedbirler alır." denilmektedir.
İtiraz konusu kuralla, kanunla veya kanunun verdiği yetkiyedayanılarak kurulan kamu kuruluşlarının, Sosyal Sigortalar Kurumu'na olan prim,idarî para cezası ve sosyal yardım zammı borçlarının Hazine tarafındankarşılanacağı öngörüldüğünden, 4247 sayılı Kanun'un 2. maddesinde sayılmayankuruluşların sözü edilen borçlarının Devlet Bütçesinden değil, kendilerinceödenmesi gerekmektedir. Yasakoyucu, millî ekonominin gereklerine ve sosyalamaçlara uygun olarak Anayasal sınırlar içinde kimi düzenlemeler yapabileceğigibi bunları değiştirmeye ve kaldırmaya da yetkilidir. Sosyal yardım zammınıödemesi gereken kuruluşlar Yasa'nın 24. maddesinin (L) bendindebelirlenmiştir.
İtiraz konusu kuralla özel kuruluşları olumsuz yönde etkileyecekyeni bir yükümlülük getirilmemektedir.
Bu nedenle, sosyal yardım zammı ile buna ilişkin gecikme zammı vefaiz borçlarının Hazine bütçesinden karşılanmış olması, özel teşebbüsleringüvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını engelleyecek niteliktebulunmadığından, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 48. maddesine aykırılıkoluşturmamaktadır.
Güven DİNÇER ve Yalçın ACARGÜN bu görüşlere katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
8.5.1997 günlü, 4247 sayılı "17.7.1964 Tarihli, 506 SayılıSosyal Sigortalar Kanunu ve 2.9.1971 Tarihli, 1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkârlarve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile 17.10.1983Tarihli, 2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar SosyalSigortalar Kanununa Göre Tahakkuk Eden Prim ve Diğer Alacakların TahsilatınınHızlandırılması Hakkında Kanun"un 2. maddesinin birinci fıkrasında yeralan "kamu" sözcüğünün, "sosyal yardım zammı" yönündenAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Güven DİNÇER ile YalçınACARGÜN'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 17.11.1998 gününde karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
KARŞIOYYAZISI
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 24. maddesinin L bendigereğince, Sosyal Sigortalar Kurumu'nca ödenmekte olan sosyal yardım zamlarınınilgili kamu kurumları veya kuruluşlarınca karşılanma esası kabul edilmiştir. Bukurala göre, Ordu Yardımlaşma Kurumu da sosyal yardım zamları tutarını SosyalSigortalar Kurumu'na ödemekle mükellef tutulmuştur.
Daha önce Anayasa Mahkemesi'nce Anayasa'ya uygunluk denetiminetabi tutulan bu yasa kuralı ile bu kuralın uygulanması sonucunda ortaya çıkançeşitli sorunları ve özellikle kamu sektörünün karşılaştığı bazı finansalaçmazları çözümlemek üzere 4247 sayılı Kanun çıkarılmıştır. Her iki kanunbirbirlerinin devamı ve tamamlayıcısıdır. Ancak bu kanunlar, yanlışlıklar vehukuka aykırılıklar zincirinin birer halkasıdırlar. Bu kanunların çıkarılışındave uygulanışında "kanunla kurulma", "kamu hizmeti" ve"kamu kurumu" kavramları birbirine karıştırılmıştır.
Ordu Yardımlaşma Kurumu 3395 sayılı Kanun gereğince kanunlakurulmuş bir kurum olarak kamu sektörü içinde kabul edilmiştir. Daha sonra,aynı konunun finansman yönünü düzenleyen 4247 sayılı Kanun'da ise, yükümlülüktekamu sektöründe sayılan "kanunla kurulan özel kurumlar" bu defa kamusektörü dışında tutularak düzenleme yapılmıştır. Aynı konuda birbiri arkasınayapılan iki düzenlemede külfet yüklerken başka nimet dağıtırken başkaölçütün uygulanması hukuk düşüncesine, hak ve adalet kavramlarınaaykırıdır.
Sonuç olarak, mutlak anlamda özel sektör içinde mütalaası gerekenbir Kurumun sosyal sigorta külfetleri yönünden emsallerinin hiçbirinin tabiolmadığı yasal hükümlere tabi tutulması Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenenhukuk devleti ilkesine ve 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırıdır.
Bu nedenlerle, dava konusu kuralın iptali gerekir.
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Yalçın ACARGÜN