ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1998/14
Karar Sayısı : 1998/24
Karar Günü : 26.5.1998
R.G. Tarih-Sayı :17.01.1999-23586
İtİraz Yoluna Başvuran : Rize Sulh HukukMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu'na 2865 sayılı Kanunla eklenen Ek Madde'nin 3157 sayılıYasa ile değiştirilen (c) fıkrasının, Anayasa'nın 10., 60. ve 61. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I-OLAY
Hizmet süresinin saptanması davasında Mahkeme, 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu'na 2865 sayılı Kanun'la eklenen Ek Madde'nin 3157 sayılıYasa ile değiştirilen (c) fıkrasının tümünün Anayasa'ya aykırılığı savındabulunmuştur.
III-YASA METİNLERİ
A-İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'na 21.7.1983 Tarih ve 2865sayılı Kanunla Eklenen Ek Maddenin 26.2.1985 tarih ve 3157 sayılı Yasa iledeğişik (c) fıkrası şöyledir :
"Köy, kasaba ve mahalle camilerinde dernek, vakıf veya köybütçesinden ücret alarak imam hatiplik yapanlar;
Bu görevlerde geçmiş süreleri için 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanununa 20.5.1976 Tarihli ve 2012 sayılı Kanunla eklenen Ek Maddesinin (d)fıkrasının 2 nci bendinde yer alan esas ve oranlara göre borçlandırılırlar.
Köy, kasaba ve mahalle camilerinde yapılan hizmetlerinborçlandırılabilmesi için ilgililerin bu görevleri müftülükçe verilmiş birbelgeye istinaden yapmış olmaları ve ücretlerinin dernek, vakıf veya köybütçesinden ödendiğinin defter veya bordro, bu olmadığı takdirde vergi dairesikayıtlarına istinaden müftülüklerce verilmiş ve mahalli mülki amirlerce onanmışbelgelerle tevsik etmiş olmaları şarttır.
Şu kadar ki; bu fıkrada adı geçen belgelerin tevsiki mümkündeğilse, ilgilinin, Diyanet İşleri Başkanlığını temsilen ilgili müftülük hasımgösterilmek suretiyle açılan dava sonunda hizmet süresini belirleyen ve yetkilisulh hukuk mahkemesince verilmiş olan bir karar yeterli sayılır.
Bu maddeye göre yapılan borçlandırmalar hakkında da 5434 sayılıKanunun borçlanmayla ilgili diğer hükümleri uygulanır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralları şunlardır :
1- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
2- "MADDE 60.- Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır veteşkilatı kurar."
3- "MADDE 61.- Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dulve yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır birhayat seviyesi sağlar.
Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarınısağlayıcı tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacakdiğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması içinher türlü tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veyakurdurur."
C-İlgili Anayasa Kuralları
İlgili Anayasa Kuralları Şunlardır :
1-"MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2-"MADDE 36.- Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmahakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz."
IV-İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Ahmet N.SEZER, Güven DİNÇER, Samia AKBULUT, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN,Sacit ADALI, Ali HÜNER, Mustafa YAKUPOĞLU, Fulya KANTARCIOĞLU ve Mahir CanILICAK'ın katılmalarıyla 30.4.1998 günü yapılan ilk inceleme toplantısında;dosyadaki eksiklik giderildiğinden işin esasının incelenmesine oybirliğiylekarar verildi.
V- UYGULANACAK KURAL SORUNU
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddelerine göre, Anayasa Mahkemesi'neitiraz yoluyla yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.
Uygulanacak yasa kurallarından amaç, davanın değişik evrelerindeortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya daolumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan yahut tarafların istek vesavunmaları çerçevesinde bir karar vermek için ön plânda tutulması gerekenkurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 5434 sayılı Emekli SandığıKanunu'na 2865 sayılı Yasa ile gelen Ek Maddenin 3157 sayılı Yasa iledeğiştirilen (c) fıkrasının iptalini istemiştir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'de bakılmakta olan dava, davacınınbelgelendirilmeyen geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesine ilişkin olduğundan,davada uygulanacak kural, (c) fıkrasının dördüncü paragrafıdır. Bu nedenle,fıkranın "Şu kadar ki; bu fıkrada adı geçen belgelerin tevsiki mümkündeğilse, ilgilinin, Diyanet İşleri Başkanlığını temsilen ilgili müftülük hasımgösterilmesi suretiyle açılan dava sonunda hizmet süresini belirleyen veyetkili sulh hukuk mahkemesince verilmiş olan bir karar yeterli sayılır"bölümü dışındaki kurallarının, bakılmakta olan davada uygulanma olanağıbulunmadığından bunlara ilişkin itiraz başvurusunun Mahkeme'nin yetkisizliğinedeniyle reddine oybirliğiyle karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptaliistenilen yasa kuralı, Anayasa'ya aykırılık savına dayanak yapılan Anayasa kurallarıylabunlarla ilgili gerekçeler ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü :
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
5434 sayılı Yasa'ya eklenen ve itiraz konusu kuralı da içeren EkMaddeye göre, T.C. Emekli Sandığı iştirakçilerinden, herhangi bir sosyalgüvenlik kurumuna tabi olmadan;
a) Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı mülhak vakıf camilerindegörev yapan ve ücretlerini bu genel müdürlükten alanlar,
b) Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı camilerde kadrolu daimimezun imam hatip ve müezzin - kayyumlara vekalet edenler,
c) Köy, kasaba ve mahalle camilerinde dernek, vakıf veya köybütçesinden ücret alarak imam hatiplik yapanlar;
Bu görevlerde geçmiş süreleri için T.C. Emekli Sandığı Kanunu'ndayer alan esas ve oranlarla borçlandırılırlar.
Köy, kasaba ve mahalle camilerinde yapılan hizmetlerinborçlandırılabilmesi için, ilgililerin bu görevleri müftülükçe verilmiş birbelgeye dayanarak yapmış olmaları ve ücretlerinin dernek, vakıf veya köybütçesinden ödendiğinin defter veya bordro, bu olmadığı takdirde, vergi dairesikayıtlarına dayanılarak müftülüklerce verilmiş ve mahalli mülki amirlerceonanmış belgelerle kanıtlanmaları gerekmektedir.
İtiraz konusu kuralla, dernek, vakıf veya köy bütçesinden ücretalarak, köy, kasaba ve mahalle camilerinde imam hatiplik yapanlardan, buhizmetlerini belgelendiremeyenlerin, Diyanet İşleri Başkanlığı'nı temsilenilgili müftülük hasım gösterilmek suretiyle yetkili sulh hukuk mahkemesineaçılacak tesbit davası ile bu hizmetlerini kanıtlamaları olanağı getirilmiştir.
İtiraz konusu kurala ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeyapılan görüşmelerde, sosyal devletin, bütün fertlerini sosyal güvenliğekavuşturmakla görevli olduğu, bu ilke gözönünde bulundurularak tüm bireylerinsosyal güvenliğe kavuşturulmasına özen gösterildiği, bu amaçla T.C. EmekliSandığı Kanunu'nda yapılan değişikliklerle memuriyet öncesi çalışanlaraborçlanma olanağı sağlandığı, kadrosuz olarak köylerde hizmet yapmışolan imamların sosyal güvenliğe kavuşturulmalarının istenildiği ilerisürülmüştür. Ayrıca, hizmet sürelerinin değerlendirilmesinde, gerçek hizmetedenlerle etmeyenlerin ayırımının özenle yapılması ve adaletsiz bir durumunortaya çıkmaması için 442 sayılı Köy Kanunu ile 633 sayılı Diyanet İşleriBaşkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun'da öngörülen koşulların dagözönünde bulundurulması gerektiği belirtilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında 2949sayılı Yasa'nın 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi, yasaların Anayasa'yaaykırılığı konusunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmakzorunda değildir. İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka gerekçe ile de Anayasa'yaaykırılık kararı verebilir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, kuralın, Anayasa'nın 10., 60. ve61. maddelerine aykırılığını ileri sürülmüş ise de kural, ilgisi nedeniyleAnayasa'nın 2. ve 36. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
1-Anayasa'nın 2. ve 36. Maddeleri Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 2. maddesine göre, Cumhuriyetin temel nitelikleriarasında sayılan hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyanadaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütünişlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir. Devletin amacı,ferdin ve toplumun huzuru bakımından adaleti sağlamak olduğuna göre, itirazkonusu kuralla mahkemelerden, belgelendirilemeyen hizmet süresini belirleyenbir karar alınarak bu hizmetin değerlendirilmesi olanağının tanınmasında,Anayasa'daki hukuk güvenliği ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir durumyoktur.
Anayasa'nın 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta veyollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz" denilmektedir. Bu kuralla, herkesin sav ve savunma hakkınıhukuk düzenine uygun, her türlü etkiden uzak olarak kullanabilmesi ve yargı mercileriönünde kanıtlarını ileri sürebilmesi olanağı sağlanmıştır.
İtiraz konusu fıkraya göre, fıkrada, belirtilen belgelerle tevsikedilemeyen hizmet süreleri, ilgilinin, Diyanet İşleri Başkanlığı'nı temsilenmüftülüğü hasım göstererek açacağı dava sonucunda yetkili sulh hukukmahkemesince saptanabilecektir.
Köy, kasaba ve mahalle camilerinde dernek, vakıf veya köybütçesinden ücret alınarak yapılan imam hatiplik hizmetlerininborçlandırılabilmesi için açılan bu tür davaların, yargı yerlerinde özen veduyarlılıkla yürütüleceği ve davacının hizmet tesbitine ilişkin iddiasıaraştırılırken tanık sözlerinin ve diğer kanıtların gerçeğe uygunluğu ileinandırıcılığı üzerinde durulacağı kuşkusuzdur. Hizmet süresini belirlemek içinaçılan tesbit davasında, husumetin Emekli Sandığı'na veya müftülüğeyöneltilmesi mahkemece yapılacak araştırmanın niteliğini etkilemeyeceğinden,hak arama özgürlüğünün zedelenmesi söz konusu değildir.
Bu nedenle, sulh mahkemesinde açılan davada T.C. EmekliSandığı'nın hasım gösterilmeyerek ilgili müftülüğün hasım gösterilmesinde"hak arama hürriyeti"ne aykırılık bulunmamaktadır.
İtiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 36. maddelerine aykırıgörülmemiştir.
2-Anayasa'nın 60. ve 61. Maddeleri Yönünden İnceleme
Mahkeme, borçlanma konusunda sağlanan imtiyazın kişilerin emekliolmalarını kolaylaştırdığını, kadroların boşaltılarak yeni atamalaryapılmasının sağlandığını, bunun için de dava yolunun kullanıldığını; bu meslekgrubunun sosyal güvenlik kuruluşlarından yararlanan diğer kişilerden hiçbirüstünlükleri ve imtiyazları olmadığı gibi bu meslek grubunun özel olarak sosyalgüvenlik hakkından yararlanması gerektiğine ilişkin herhangi bir düzenleme debulunmadığını; bu nedenle, itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın, "sosyalgüvenlik hakkı" ve "sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunmasıgerekenler"le ilgili 60. ve 61. maddelerine aykırılık oluşturduğunu ilerisürerek iptalini istemiştir.
Anayasa'nın 60. maddesinde, "Herkes, sosyal güvenlik hakkınasahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilâtıkurar" denilmektedir. Bu kurala göre, sosyal güvenlik, herkes için bir hakve bunu gerçekleştirmek ise devlet için görevdir.
Sosyal güvenliği sağlamak, çağdaş devletin önde gelengörevlerinden biridir. Sosyal devlet olmanın gereği, sosyal güvenliğinyaygınlaştırılmasını sağlamaktır. Sosyal güvenlik hakkı, bireylerin geleceğinigüvenceye almak gereksiniminden doğmuştur. Tarih içindeki gelişimi ile sosyalgüvenlik, bütün insanlar için bir hak, devlet için de bir ödev durumunagelmiştir.
Kamu görevlilerine emekliliğe hak kazandıklarında ödenilen"emeklilik aylığı"nın, Anayasa güvencesi altındaki sosyal güvenlikhakkının yaşama geçirilmesi yollarından biri olduğunda ise duraksamaya yeryoktur.
İtiraz konusu kuralın gerekçesinde, bu husus belirtilerek"yıllarca görev verdikleri halde bugün hiçbir güvencesi olmayan vehizmetlerini belgeleyemeyen bu kişilerin hizmetlerini mahkemeden alacakları birkararla belirlemelerinin temini, mağduriyetlerinin önlenmesi açısından zorunluhale gelmiştir" denilmiştir. Bu gerekçeden de anlaşılacağı gibi hizmetborçlandırılmasını sağlamak amacıyla getirilen itiraz konusu kuralın,"sosyal devlet" ilkesi ve bu ilkenin içerisinde yer alan "sosyalgüvenlik" kavramı ile çelişen bir yönü yoktur.
İtirazın reddi gerekir.
Anayasa'nın 61. maddesinde, sosyal güvenlik bakımından özel olarakkorunması gerekenler sayılmış ve Devletin bunlar için her türlü yasaldüzenlemeyi yapacağı, gerekli önlemleri alacağı, teşkilat ve tesisleri kuracağıveya kurduracağı belirtilmiştir.
İtiraz konusu kural ise, sosyal güvenlik bakımından özel olarakkorunması gereken kişilere ilişkin bir düzenleme getirmemekte, yalnız, maddedeöngörülen kişilerin hizmet borçlandırılması yönteminden yararlanabilmelerininkoşullarını içermekte olduğundan, Anayasa'nın 61. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
3- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
Mahkeme; itiraz konusu kuralın eşitlik ilkesine de aykırılıkoluşturduğunu ileri sürmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde amaçlanan hukuksal eşitliktir. Bununlakişilere veya topluluklara aynı durumda bulunanlardan daha çok veya daha genişhak ve yetkiler tanınması yasaklanmaktadır. Eşitlik ilkesi, aynı hukuksaldurumda bulunanlara aynı kuralların uygulanmasını gerektirir.
T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile çeşitli meslek gruplarından dahafazla sayıda kişinin sosyal güvenlikten yararlanabilmesi için borçlandırılmayöntemi kabul edilmiştir. İtiraz konusu kuralla, imam hatiplik yapanlardangeçmiş hizmetlerini belgelendiremeyenlerin tümü için, Yasa'daki koşullara uygunbiçimde alacakları mahkeme kararına dayanarak borçlandırılma istemlerindebulunabilecekleri öngörülmüştür. Kural, aynı hukuksal durumda bulunan herkesiçin getirilmiştir ve aynı konumdaki herkese uygulanırken de aynı koşullargözönünde bulundurulacak, aynı değerlendirmeler yapılacaktır. Yasakoyucununhizmet borçlandırılmasına olanak sağlayan bu kuralla ayrıcalık yaratmak amacınıgüttüğü düşünülemez.
Köy, kasaba ve mahalle camilerinde dernek, vakıf veya köybütçesinden ücret alarak imam hatiplik yapanların görevleri ve görev yerlerininözellikleri gözetilerek belgelendirilemeyen hizmetlerinin borçlandırılabilmesiiçin mahkemeden karar alınmasını öngören itiraz konusu kuralda Anayasa'nın 10. maddesineaykırılık yoktur.
İtirazın reddi gerekir.
VII- SONUÇ
26.2.1985 günlü, 3157 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'na 2865 sayılı Kanunla eklenen EkMadde'nin (c) fıkrasındaki "Şu kadar ki; Bu fıkrada adı geçen belgelerintevsiki mümkün değilse, ilgilinin, Diyanet İşleri Başkanlığını temsilen ilgilimüftülük hasım gösterilmek suretiyle açılan dava sonunda hizmet süresinibelirleyen ve yetkili sulh hukuk mahkemesince verilmiş olan bir karar yeterli sayılır"kuralının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 26.5.1998 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Mustafa YAKUPOĞLU
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Aysel PEKİNER
Üye
Mahir Can ILICAK