ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1998/17
Karar Sayısı : 1998/14
Karar Günü : 12.5.1998
R.G. Tarih-Sayı :R.G.'de yayımlanmamıştır. (Red)
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :Aydın 1. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU :12.3.1982 günlü, 2634 sayılı"Turizmi Teşvik Kanunu"nun 8. Maddesinin, Anayasa'nın 2., 10., 35.,43., 46., 125. ve 169. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
İmar planında turizm ve günü birlik tesis alanı olarak ayrılan veTurizm Bakanlığı'nca, bir şirkete tahsis işlemleri yürütülen alandaki özelmülkiyete konu taşınmazların 2634 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarıncakamulaştırılmasına ilişkin işlemin iptali istemi ile Turizm Bakanlığı'na karşıaçılan davada, Mahkeme, belirtilen maddenin iptali istemiyle doğrudanbaşvurmuştur.
II- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilkinceleme toplantısında, itiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin iptalini istediği2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 8. maddesinin Anayasa'nın Geçici 15.maddesi kapsamında olup olmadığı sorunu öncelik taşıdığından, ilk incelemeraporu, dava dosyası ve ekleri, iptali istenilen yasa hükmü ve ilgili Anayasakuralları ile bunların gerekçeleri ve öbür yasamabelgeleri okunup incelendiktensonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Anayasa'nın Geçici 15. maddesine göre, "12 Eylül 1980tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük MilletMeclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasamave yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kuruluMillî Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuşhükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden DanışmaMeclisinin hertürlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malîveya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi biryargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ,merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarruftabulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
Bu dönem içinde çıkarılan kanunlar, kanun hükmünde kararnamelerile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar vetasarrufların Anayasaya aykırılığı iddia edilemez".
2634 sayılı "Turizmi Teşvik Kanunu" 12.3.1982 tarihindekabul edilmiş ve itiraz konusu 8. madde daha sonra değişikliğe uğramamıştır.
Anayasa'nın geçici 15. maddesinde, 12 Eylül 1980'den, ilk genelseçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanıoluşturuluncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini TürkMilleti adına kullanan Millî Güvenlik Konseyi'nin çıkardığı yasalarınAnayasa'ya aykırılığı savındabulunulamayacağı öngörülmektedir.
7.11.1982 günlü, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nınhalkoyu ile kabulünden sonra yapılan ilk seçimler sonucu oluşan Türkiye BüyükMillet Meclisi'nin Başkanlık Divanı 6.12.1983'de toplanmıştır.
Anayasakoyucunun, söz konusu kural ile Millî Güvenlik Konseyi'ninyasama yetkisini tek başına ya da Danışma Meclisi'yle birlikte kullandığıdönemde çıkarılan yasalar ve kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılıAnayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve yapılan işlemleriAnayasa Mahkemesi'nin denetimi dışında tutmak amacında olduğu açıktır.
Anayasa'da belirli konuları düzenleyen genel kurallar yanında,özel kurallara da yer verilmiştir. Bir konu özel kurallarla düzenlenmemişse,sorunların çözümünde genel kurallar uygulanır. Ancak, o konuda özeldüzenlemeler varsa artık genel kurallara başvurulmaz.
Anayasa kuralları etki ve değer bakımından eşit olup hangi nedenleolursa olsun birinin ötekine üstün tutulmasına olanak bulunmadığından, bunlarınbir arada ve hukukun genel kuralları gözönünde tutularak uygulanmalarızorunludur. Sözü edilen maddenin "Geçici Madde" olarak adlandırılmışbulunması etki ve değer bakımından Anayasa'nın öteki maddelerinden daha zayıfve önemsiz olduğu biçiminde yorumlanmasına neden olamaz. Geçici maddelergenellikle geçiş dönemlerine ilişkin işlemlerin uygulama yöntemini ve kapsamınıgösteren ayrık hükümleri içerirler. Hukukta genel kural olarak, yasalar,yayımlanmalarından sonraki olaylara ve durumlara uygulanırlar. Bu ilkenin ençarpıcı ayrıklığı, yasalardaki geçici kurallardır. Bu nedenle yasaların geçicimaddeleri ile esas maddeleri arasında farklılık varsa, özel niteliği nedeniyle,geçici maddeler esas maddeden önce uygulanırlar. Çünkü, yasakoyucu, kuralınayrıklığında kamu yararı görmüştür. Özel düzenlemenin genel düzenlemeden önce geleceğihukukun genel bir ilkesidir. Anayasa'da da belli bir konuyu düzenleyen özelkural varken, o konuyu da kapsamı içine alabilecek nitelikte bir genel kuralbulunsa bile, onun değil, konuya özgü Anayasa kurallarının uygulanması gerekir.Bir yasada, öncelik
alan geçici maddeler, uygulanıp sonuçları tümüyle alındıktan sonrayürürlükten kalkmış olurlar. Tersine durumda, yasalardaki geçici maddeler,yasanın bir ayrıklık olarak kapsadıkları konularla birlikte geçerliliklerinisürdürürler.
Yasa metinlerinin ve sözcüklerinin, hukuk dilindeki anlamlarınagöre anlaşılmaları gerekir. Yasa kuralının, günün toplumsal ve ekonomikgerekleriyle çeliştiği sanılsa bile, yürürlükte kaldığı sürece uygulanmasıhukukun gereğidir. Kimi gerekçelerle bu kuralın dışına çıkılması, metinlerinanlamlarından başka biçimlerde yorumlanması, metnin bir tür düzeltilmesinekalkışılması, aslında yasada olmayanı yasaya yakıştırmak ve yorum yoluylaamacını değiştirmek ya da yasakoyucunun yerini almak olur.
Geçici l5. madde kapsamındaki, olağanüstü yönetimin olağanüstükoşulları altında çıkarılan yasalarla kanun hükmündeki kararnamelerin, geçilendemokratik düzen içinde değiştirilmesine ya da yürürlükten kaldırılmasına değinAnayasa'ya uygunluk denetimi dışında bırakılmasında kamu yararı görülmüştür.Ancak, yasakoyucu, siyasal ve sosyal gelişmelere ve gereksinimlere göre, sözkonusu yasal kurallardan gerekli gördüklerini değiştirebileceği ya dakaldırabileceği gibi Anayasa'da öngörülenkoşullara uyarak Anayasa'daki geçicimaddeleri de kaldırabilir. Bunun dışında, yorum yoluyla Anayasa'nın geçici l5.maddesinin geçersiz ve etkisiz duruma getirilmesi olanaksızdır. Anayasa'yauygunluk denetiminin kapsamlı ve etkin olmasını istemek başka, Anayasa kuralınauymak başkadır. Geçici maddeyi yargı kararıyla geçersiz kılmak düşünülemez.Kaldırmak yetki ve görevi, yasama organınındır.
Anayasa'nın geçici l5. maddesi ile bir dönemin yasama işlemlerininAnayasa'ya aykırılığı savında bulunulması yasaklanmıştır. l2.9.l980 ile6.12.l983 arasında Anayasa'ya aykırılık savında bulunulamayacağı değil, bumadde yürürlükte kaldıkça bu tarihler arasında yapılan düzenlemelere karşıaykırılık savında bulunulamayacağı öngörülmüştür. Tersine düşünce geçerli olsaidi, madde Anayasa'ya konulmazdı. Ancak, bunların hukuk devleti ilkesine uygunbiçimde yargı denetimine açılması, Anayasa'ya aykırılık savında bulunma veinceleme yasağının kaldırılmasına bağlı olup bu da Anayasa'nın 87. maddesiuyarınca doğrudan yasama organının görev ve yetkisi kapsamına girmektedir.
Bu durumda, söz konusu kural hakkında Anayasa'ya aykırılık savındabulunulmasına Anayasa'nın geçici l5. maddesi olanak vermediğinden, itirazın,başvuran Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
Bu görüşlere Güven DİNÇER ve Mustafa YAKUPOĞLU katılmamışlardır.
III- SONUÇ
12.3.1982 günlü, 2634 sayılı "Turizmi Teşvik Kanunu"nun8. maddesi, Anayasa'nın geçici 15. maddesinin son fıkrası kapsamında olup,Anayasa'ya aykırılığı
savında bulunulamayacağından, Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyleBAŞVURUNUN REDDİNE, Güven DİNÇER ile Mustafa YAKUPOĞLU'nun karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA, 12.5.1998 gününde karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Mustafa YAKUPOĞLU
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
KARŞIOYYAZISI
I-12 Eylül 1980 tarihinden ilk genel seçimler sonucu toplanacakTürkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar geçen süreiçinde çıkarılan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılıAnayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca çıkarılan karar ve tasarruflarınAnayasa'ya aykırılığının iddia edilemeyeceği yolundaki Anayasa'nın geçici 15inci maddesinin son fıkrasındaki kuralın, maddenin bütünü ile birliktedeğerlendirilmesi ve yorumlanması gerekir.
Anayasa'nın geçici 15 inci maddesi, belirli bir dönemde fevkaladeşartlar altında siyasal görev yapan Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma MeclisiÜyeleri ile bu dönemde alınan kararları uygulayan kamu görevlilerini cezai,mali ve hukuki sorumluluktan koruyan kurallar bütünüdür.
Bu dönemde çıkarılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerinAnayasa'ya aykırılığının iddia edilememesi, o dönem karar ve tasarruflarınındaha sonra Anayasa'ya aykırılık yoluyla hukuki tartışma konusu yapılmasınıönlemeye yöneliktir. Yoksa, bu olağanüstü dönem aşıldıktan ve demokratik venormal anayasal döneme geçildikten sonra 1980-1983 yılları arasında çıkankanunların uygulanması nedeni ile mahkemelerin itiraz yoluyla yaptıklarıAnayasa'ya aykırılık başvurularını önlemeye yönelik değildir. Nitekim, 1961Anayasası'nın 1982 Anayasası'nın geçici 15 inci maddesinin son fıkrasınaparalel olangeçici 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Anayasa Mahkemesi'neitiraz yolunu kapatmak için çok ayrıntılı bir düzenleme yapmıştır. Geçici 15inci madde bu derece ayrıntılı ve kapsamlı düzenlenmemiştir. 1961 ve 1982Anayasalarının, bu iki maddesinin mukayesesi, geçici 15 inci maddeninAnayasa'ya aykırılık iddiasını önlemek için değil hukuki sorumluluk konusunuçözümlemek için konulduğunu açıkça göstermektedir.
II-Anayasa'nın geçici 15 inci maddesinin Anayasa'nın yürürlüğü ileilgili 177 inci maddesi ile birlikte yorumlanması gerekir. Sözü edilen maddehükümleri yürürlükte olan ve Anayasa'ya aykırılık taşıyan tüm hukukkurallarının yeni anayasa dönemi içindeki durumunu ele almakta ve açıklığakavuşturmaktadır. 177 inci maddenin (e) bendi hükmüne göre, Anayasahükümlerinin mevcut kurum ve kurallarla olan çelişkileri doğrudan doğruyaAnayasa hükümlerinin uygulanması ile çözümlenebilecektir.
Anayasa'nın 177 inci maddesinin (e) bendi hükmü ile Anayasa'nıngeçici 15 inci maddesindeki Anayasa'ya aykırılık iddiasını engelleyen hüküm, 12Eylül 1980 ile TBMM'nin açılışı arasındaki tesis edilen tasarruflarıntartışılması dışında bütün Anayasa'ya aykırılık iddialarına imkan vericianlamdadır.
III-Geçici 15 inci madde ile ilgili olarak yapılacak engelleyici biryorum, 1980-1983 yıllarında yürürlüğe konulan yasaların anayasal denetiminisürekli engelleme demektir. 1961 Anayasası'nın geçici 4 üncü maddesi ilebaşlayan ve 1982 Anayasası'nın geçici 15 inci maddesi ile sürdürülen bu durum,pek çok konuda Türkiye'yi Anayasası ile değil Anayasa'nın yasaklayıcı geçicihükümleri ile yönetilen bir ülke olma yükü altında bırakmaktadır. Anayasalyorumlarda anayasal hakların eksiksiz kullanılması ve anayasal müesseselerinbütünüyle çalışması temel yorum kuralı olmalıdır. Anayasakurallarındabelirsizlik ve uyumsuzluk hallerinde Anayasa hükümlerinin bu yönde yorumlanmasıve Anayasa'nın geçici 15 inci ve 177 inci maddelerinin bu anlayışla elealınarak Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılması gerekir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 152 inci ve AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28 inci maddesinegöre Mahkemenin itiraz başvurusunun esastan incelenmesi gerektiği oyuyla kararakarışıyız.
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Mustafa YAKUPOĞLU