ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1998/52
Karar Sayısı : 1998/75
Karar Günü : 23.11.1998
R.G. Tarih-Sayı :01.02.1999'da tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Maden Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 1.3.1926 günlü, 765sayılı "Türk Ceza Kanunu"nun 236. maddesinin, Anayasa'nın 12., 13.,14., 15. ve 90. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Bir günlük iş bırakma eylemine katılmaları nedeniyle kadrolu vesözleşmeli memurlar hakkında açılan kamu davasında, sanıklar hakkındauygulanması istenilen Türk Ceza Kanunu'nun 236. maddesinin, Anayasa'ya aykırıolduğu yolundaki davacılar savının, ciddî olduğu kanısına varan Mahkeme,kuralın iptali istemiyle başvurmuştur.
II- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilkinceleme toplantısında, ilk inceleme raporu, dava dosyası ve ekleri, iptaliistenilen yasa hükmü ve ilgili Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri veöbür yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın Geçici 15. maddesinde, "12 Eylül 1980 tarihinden,ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin BaşkanlıkDivanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkileriniTürk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Millî GüvenlikKonseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılıKurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlükarar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumlulukiddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciinebaşvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ,merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlarve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
Bu dönem içinde çıkarılan kanunlar, kanun hükmünde kararnamelerile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar vetasarrufların Anayasaya aykırılığı iddia edilemez" denilmektedir.
Bu kuralla, 12 Eylül 1980'den, ilk genel seçimler sonucutoplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanı oluşturuluncayakadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk Milleti adınakullanan Millî Güvenlik Konseyi'nin çıkardığı yasaların Anayasa'ya aykırılığısavında bulunulamayacağı öngörülmektedir.
765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 236. maddesi 7.1.1981 tarihindekabul edilmiş ve itiraz konusu 236. madde daha sonra değişikliğe uğramamıştır.
7.11.1982 günlü, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nınhalkoyu ile kabulünden sonra yapılan ilk seçimler sonucu oluşan Türkiye BüyükMillet Meclisi'nin Başkanlık Divanı 6.12.1983'de toplanmıştır.
Anayasakoyucunun, söz konusu kural ile Millî GüvenlikKonseyi'nin yasama yetkisini tek başına ya da Danışma Meclisi'yle birliktekullandığı dönemde çıkarılan yasalar ve kanun hükmünde kararnameler ile 2324sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve yapılan işlemleriAnayasa Mahkemesi'nin denetimi dışında tutmak amacında olduğu açıktır.
Anayasa'da belirli konuları düzenleyen genel kurallar yanında,özel kurallara da yer verilmiştir. Bir konu özel kurallarla düzenlenmemişse,sorunların çözümünde genel kurallar uygulanır. Ancak, o konuda özeldüzenlemeler varsa artık genel kurallara başvurulmaz.
Anayasa kuralları etki ve değer bakımından eşit olup hangi nedenleolursa olsun birinin ötekine üstün tutulmasına olanak bulunmadığından, bunlarınbir arada ve hukukun genel kuralları gözönünde tutularak uygulanmaları zorunludur.Sözü edilen maddenin "Geçici Madde" olarak adlandırılmış bulunmasıetki ve değer bakımından Anayasa'nın öteki maddelerinden daha zayıf ve önemsizolduğu biçiminde yorumlanmasına neden olamaz. Geçici maddeler, genelliklegeçiş dönemlerine ilişkin işlemlerin uygulama yöntemini ve kapsamını gösterenayrık hükümleri içerirler. Hukukta genel kural olarak, yasalar,yayımlanmalarından sonraki olaylara ve durumlara uygulanırlar. Bu ilkenin ençarpıcı ayrıklığı, yasalardaki geçici kurallardır. Bu nedenle yasalarıngeçici maddeleri ile esas maddeleri arasında farklılık varsa, özel niteliğinedeniyle, geçici maddeler esas maddeden önce uygulanırlar. Çünkü, yasakoyucu,kuralın ayrıklığında kamu yararı görmüştür. Özel düzenlemenin geneldüzenlemeden önce geleceği hukukun genel bir ilkesidir. Anayasa'da da belli birkonuyu düzenleyen özel kural varken, o konuyu da kapsamı içine alabileceknitelikte bir genel kural bulunsa bile, onun değil, konuya özgüAnayasa kurallarının uygulanması gerekir. Bir yasada, öncelik alan geçicimaddeler, uygulanıp sonuçları tümüyle alındıktan sonra işlevlerini yitirirler.Tersine durumda, yasalardaki geçici maddeler, yasanın bir ayrıklık olarakkapsadıkları konularla birlikte geçerliliklerini sürdürürler.
Yasa metinlerinin ve sözcüklerinin, hukuk dilindeki anlamlarınagöre anlaşılmaları gerekir. Yasa kuralının, günün toplumsal ve ekonomikgerekleriyle çeliştiği sanılsa bile, yürürlükte kaldığı sürece uygulanmasıhukukun gereğidir. Kimi gerekçelerle bu kuralın dışına çıkılması, metinlerinanlamlarından başka biçimlerde yorumlanması, metnin bir tür düzeltilmesinekalkışılması, aslında yasada olmayanı yasaya yakıştırmak ve yorum yoluylaamacını değiştirmek ya da yasakoyucunun yerini almak olur.
Geçici l5. madde kapsamındaki, olağanüstü yönetimin olağanüstükoşulları altında çıkarılan yasalarla kanun hükmündeki kararnamelerin, geçilendemokratik düzen içinde değiştirilmesine ya da yürürlükten kaldırılmasına değinAnayasa'ya uygunluk denetimi dışında bırakılmasında kamu yararı görülmüştür. Ancak,yasakoyucu, siyasal ve sosyal gelişmelere ve gereksinimlere göre, söz konusuyasal kurallardan gerekli gördüklerini değiştirebileceği ya da kaldırabileceğigibi Anayasa'da öngörülen koşullara uyarak Anayasa'daki geçici maddeleri dekaldırabilir. Bunun dışında, yorum yoluyla Anayasa'nın geçici l5. maddesiningeçersiz ve etkisiz duruma getirilmesi olanaksızdır. Anayasa'ya uygunlukdenetiminin kapsamlı ve etkin olmasını istemek başka, Anayasa kuralına uymakbaşkadır. Geçici maddeyi yargı kararıyla geçersiz kılmak düşünülemez. Kaldırmakyetki ve görevi, yasama organınındır.
Anayasa'nın geçici l5. maddesi ile bir dönemin yasama işlemlerininAnayasa'ya aykırılığı savında bulunulması yasaklanmıştır. l2.9.l980 ile6.12.l983 arasında Anayasa'ya aykırılık savında bulunulamayacağı değil, bumadde yürürlükte kaldıkça bu tarihler arasında yapılan düzenlemelere karşıaykırılık savında bulunulamayacağı öngörülmüştür. Tersine düşünce geçerli olsaidi, madde Anayasa'ya konulmazdı. Ancak, bunların hukuk devleti ilkesine uygunbiçimde yargı denetimine açılması, Anayasa'ya aykırılık savında bulunma veinceleme yasağının kaldırılmasına bağlı olup bu da Anayasa'nın 87. maddesiuyarınca doğrudan yasama organının görev ve yetkisi kapsamına girmektedir.
Bu durumda, söz konusu kural hakkında Anayasa'ya aykırılık savındabulunulmasına Anayasa'nın geçici l5. maddesi olanak vermediğinden, itirazın,başvuran Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
Güven DİNÇER bu görüşlere katılmamıştır.
III- SONUÇ
1.3.1926 günlü, 765 sayılı "Türk Ceza Kanunu"nun7.1.1981 günlü, 2370 sayılı Yasa ile değiştirilen 236. maddesinin ikincifıkrası, Anayasa'nın Geçici 15. maddesinin son fıkrası kapsamında olupAnayasa'ya aykırılığı savında bulunulamayacağından, Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle BAŞVURUNUN REDDİNE, Güven DİNÇER'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,23.11.1998 gününde karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
KARŞIOYYAZISI
I- 12 Eylül 1980 tarihinden ilk genel seçimler sonucu toplanacakTürkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar geçen süreiçinde çıkarılan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılıAnayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca çıkarılan karar ve tasarruflarınAnayasa'ya aykırılığının iddia edilemeyeceği yolundaki Anayasa'nın geçici 15inci maddesinin son fıkrasındaki kuralın, maddenin bütünü ile birliktedeğerlendirilmesi ve yorumlanması gerekir.
Anayasa'nın geçici 15 inci maddesi, belirli bir dönemde fevkaladeşartlar altında siyasal görev yapan Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma MeclisiÜyeleri ile bu dönemde alınan kararları uygulayan kamu görevlilerini cezai,mali ve hukuki sorumluluktan koruyan kurallar bütünüdür.
Bu dönemde çıkarılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerinAnayasa'ya aykırılığının iddia edilememesi, o dönem karar ve tasarruflarınındaha sonra Anayasa'ya aykırılık yoluyla hukuki tartışma konusu yapılmasınıönlemeye yöneliktir. Yoksa, bu olağanüstü dönem aşıldıktan ve demokratik venormal anayasal döneme geçildikten sonra 1980-1983 yılları arasında çıkan kanunlarınuygulanması nedeni ile mahkemelerin itiraz yoluyla yaptıkları Anayasa'yaaykırılık başvurularını önlemeye yönelik değildir. Nitekim, 1961 Anayasası'nın1982 Anayasası'nın geçici 15 inci maddesinin son fıkrasına paralel olan geçici4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yolunukapatmak için çok ayrıntılı bir düzenleme yapmıştır. Geçici 15 inci madde buderece ayrıntılı ve kapsamlı düzenlenmemiştir. 1961 ve 1982 Anayasalarının, buiki maddesinin mukayesesi, geçici 15 inci maddenin Anayasa'ya aykırılıkiddiasını önlemek için değil hukuki sorumluluk konusunu çözümlemek içinkonulduğunu açıkça göstermektedir.
II- Anayasa'nın geçici 15 inci maddesinin Anayasa'nın yürürlüğüile ilgili 177 inci maddesi ile birlikte yorumlanması gerekir. Sözü edilenmadde hükümleri yürürlükte olan ve Anayasa'ya aykırılık taşıyan tüm hukukkurallarının yeni anayasa dönemi içindeki durumunu ele almakta ve açıklığakavuşturmaktadır. 177 inci maddenin (e) bendi hükmüne göre, Anayasahükümlerinin mevcut kurum ve kurallarla olan çelişkileri doğrudan doğruyaAnayasa hükümlerinin uygulanması ile çözümlenebilecektir.
Anayasa'nın 177 inci maddesinin (e) bendi hükmü ile Anayasa'nıngeçici 15 inci maddesindeki Anayasa'ya aykırılık iddiasını engelleyen hüküm, 12Eylül 1980 ile TBMM'nin açılışı arasındaki tesis edilen tasarruflarıntartışılması dışında bütün Anayasa'ya aykırılık iddialarına imkan vericianlamdadır.
III- Geçici 15 inci madde ile ilgili olarakyapılacak engelleyici bir yorum, 1980-1983 yıllarında yürürlüğe konulanyasaların anayasal denetimini sürekli engelleme demektir. 1961 Anayasası'nıngeçici 4 üncü maddesi ile başlayan ve 1982 Anayasası'nın geçici 15 inci maddesiile sürdürülen bu durum, pek çok konuda Türkiye'yi Anayasası ile değil Anayasa'nınyasaklayıcı geçici hükümleri ile yönetilen bir ülke olma yükü altındabırakmaktadır. Anayasal yorumlarda anayasal hakların eksiksiz kullanılması veanayasal müesseselerin bütünüyle çalışması temel yorum kuralı olmalıdır.Anayasa kurallarında belirsizlik ve uyumsuzluk hallerinde Anayasa hükümlerininbu yönde yorumlanması ve Anayasa'nın geçici 15 inci ve 177 inci maddelerinin buanlayışla ele alınarak Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılması gerekir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 152 inci ve AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28 inci maddesinegöre Mahkemenin itiraz başvurusunun esastan incelenmesi gerektiği oyuyla kararakarşıyım.
Başkanvekili
Güven DİNÇER