ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1998/53
Karar Sayısı : 1999/11
Karar Günü : 14.4.1999
R.G. Tarih-Sayı :R.G.'de yayımlanmamıştır. (Red)
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Batman Ağır Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 10.7.1953 günlü, 6136 sayılı "AteşliSilahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun"a 4178 sayılıYasa'nın 7. maddesi ile eklenen Geçici 9. maddenin, Anayasa'nın 10. maddesineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Köy korucusu sanıklar hakkında 6136 sayılı Yasa'ya aykırı olarakbir adet kalaşnikof silah, iki adet şarjör ve kırk adet merminin korucu olmayandiğer sanığa satılması ve satılmasına aracılık edilmesi nedeniyle açılan kamudavasında, Mahkeme, aynı Yasa'ya 4178 sayılı Yasa'nın 7. maddesi ile eklenenGeçici 9. maddenin Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali içindoğrudan başvuruda bulunmuştur.
II- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
6136 sayılı Yasa'ya 4178 sayılı Yasa'nın 7. maddesi ile eklenenGeçici 9. madde şöyledir:
"Geçici Madde 9- Bakanlar Kurulunun tespit edeceği illerde442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesine göre, mülki amirlerce gönüllü korucuolarak tespit edilen kişiler ile halen geçici köy korucusu olarak görevyapanlar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 90 gün içinde ellerindebulundurdukları tabanca, makineli tabanca veya hafif makineli tüfek sınıfındansilahları mülki makamlara teslim ettikleri takdirde haklarında takibat yapılmazve isteyenlere yukarıda belirtilen tabanca ve tüfek sınıfından birer adet olmaküzere ve harçsız olarak menşelerine bakılmaksızın valilerce taşıma veyabulundurma ruhsatı düzenlenebilir. Bu şekilde ruhsata bağlanan silahlar,veraset yoluyla intikal dışında devir veya hibe edilemez, satılamaz, gerekligörüldüğünde Bakanlar Kurulunca toplatılmasına karar verilebilir. Gönüllükorucu ve geçici köy koruculuğu görevine son verilenlerin ruhsatları iptaledilebilir. Ruhsatları iptal edilen veya toplatılmasına karar verilen silahlar,Devlet malı sayılarak mülki makamlarca bir tutanak karşılığında İçişleriBakanlığına teslim edilir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ateşlisilahlarla bunlara ait mermilerin ve Kanunen memnu bıçak ve benzerlerinibulunduran veya taşıyan gönüllü korucu ve geçici köy korucuları hakkında bufiillerden dolayı takibat yapılmaz. Hükmolunan cezalar icra ve infaz edilemezve kanuni neticeleri ortadan kalkar. Taşıma ve bulundurma ruhsatlarınınverileceği kişiler, bu uygulamaya dair diğer hususlar, İçişleriBakanlığıtarafından çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir."
B- İlgili Yasa Kuralları
6136 sayılı Yasa'nın 12. ve 13. maddeleri şöyledir:
1- "Madde 12- Her kim bu Kanunun kapsamına giren ateşlisilahlarla bunlara ait mermileri ülkeye sokar veya sokmaya kalkışır veyabunların ülkeye sokulmasına aracılık eder veya bunları Türkiye'de Harp Silah veMühimmatı Yapan Hususi Sanayi Müesseselerinin Kontrolu Hakkındaki 3763 veMakina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hakkındaki 5591 sayılı Kanunların hükümleridışında ülkede yapar veya bu suretle ülkeye sokulmuş ve ülkede yapılmış olanateşli silahları veya mermileri bir yerden diğer bir yere taşır veya yollarveya taşımaya bilerek aracılık eder, satar veya satmaya aracılık ederse veya buamaçla bulundurursa beş yıldan sekiz yıla kadar ağır hapis ve onbeşbin liradanaltmışbin liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır.
Üçüncü fıkradaki hal dışında iki veya daha çok kişinin topluolarak birinci fıkrada yazılı suçları işlemeleri halinde sekiz yıldan onikiyıla kadar ağır hapis ve yirmibeşbin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağırpara cezası hükmolunur.
Birinci fıkradaki eylemleri işlemek amacıyla teşekkül kuranlarlayönetenler veya teşekküle mensup olanlar tarafından sözü geçen fıkrada yazılısuçlar işlenirse failler hakkında on yıldan onbeş yıla kadar ağır hapis veellibin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Bu fıkradayazılı teşekkül, iki veya daha fazla kimsenin birlikte cürüm işlemek amacıetrafından birleşmesi ile oluşur.
Ateşli silahın tüfek veya (...) seri ateşli kısa sürede çok sayıdave etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik veya dürbünlü tüfek veya dürbünlütabanca veya bu fıkrada sayılanların benzerleri olması ya da bu niteliğitaşımayan ateşli silahlar veya her türlü mermilerin miktarbakımından vahimolması halinde yukarıdaki fıkralarda yazılı cezalar yarı oranında artırılarakhükmolunur.
Dördüncü fıkrada niteliği belirtilen ateşli silahlar ilebenzerlerinin miktar bakımından vahim olması halinde 1, 2 ve 3 üncü fıkralardayazılı cezalar bir kat artırılarak hükmolunur.
Ateşli silahlar ile mermiler ve bunların yapımında veyataşınmasında bilerek kullanılan her türlü araç ve gereçlerin başkasına ait olsave başka amaçla kullanılmak üzere verilmiş bulunsa bile zoralımınahükmolunur."
2- "Madde 13- Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşlisilahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlarhakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin liradan beş bin liraya kadarağır para cezası hükmolunur.
Ateşli silahın, bu Kanunun 12 nci maddesinin 4 üncü fıkrasındasayılanlardan olması ya da silah veya mermilerin sayı veya nitelik bakımındanvahim olması halinde beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve yirmibeşbin liradanaz olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.
Bu Kanunun12 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında sayılanlar dışındakiateşli silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya işyerindebulundurulması halinde verilecek ceza bir yıldan iki yıla kadar hapis ve beşyüzliradan ikibin liraya kadar ağır paracezasıdır.
Ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda bulundurulmasınınveya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumundahükmolunacak ceza bir aydan altı aya kadar hapis ve beşyüz liradan ikibinliraya kadar ağır para cezasıdır."
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Ahmet NecdetSEZER, Güven DİNÇER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI,Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK ve RüştüSÖNMEZ'in katılmalarıyla 23.11.1998 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, sınırlamasorununun esas inceleme evresinde ele alınmasına karar verilmiştir.
IV- ESAS İNCELEME
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ile ekleri Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen yasa kuralı, itiraza dayanak yapılan Anayasakuralları, bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü :
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddelerine göre, Anayasa Mahkemesi'neitiraz yoluyla yapılacak başvurular, başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davadauygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.
Uygulanacak yasa kurallarından amaç, davanın değişik evrelerindeortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya daolumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan yahut tarafların istek vesavunmaları çerçevesinde bir karar vermek için ön plânda tutulması gerekenkurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada, köykorucusu olan sanıkların 1 adet kaleşnikof silah ile 2 adet şarjör ve 40 adetmermiyi korucu olmayan diğer sanığa satma ve satışa aracılık etme eylemlerindebulundukları iddia edilmiş, mahkemece de sanıkların eylemleri satma ve satışaaracılık etme olarak nitelendirilmiştir.
Mahkeme, geçici köy korucusu olan sanıkların, eylemlerininYargıtay kararları uyarınca "kişisel ihtiyaca dayalı bireysel satış"olarak değerlendirilerek, 6136 sayılı Yasa'nın 13. maddesi kapsamında sayılmasıdurumunda, Yasa'nın Geçici 9. maddesinden yararlanacaklarını, köy korucusuolmayan sanığın ise yararlanamayacağını, bunun da Anayasa'nın 10. maddesindeyer alan eşitlik kuralına aykırı olacağınıileri sürmektedir.
6136 sayılı Yasa'da ateşli silahlarla ilgili suç kabul edilen"bulundurma", "taşıma", "satın alma","satış", "satışa aracılık etme", "silahticareti", "kaçakçılık" ve benzeri eylemler, Yasa'nın 12. ve 13.maddelerinde yaptırıma bağlanmıştır. Bunlardan "satış" ve"satışa aracılık etme" Yasa'nın 13. maddesinde düzenlenmiş iken,12.6.1979 gün ve 2249 sayılı Yasa ile 12. madde kapsamına alınmıştır.
6136 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 9. maddede iki ayrı kurala yerverilmiştir. Maddenin birinci tümcesinde yer alan teslim koşuluna bağlı kural,davada uygulanacak kural değildir. Suç tarihine göre sanıklar yönündenuygulanacak kural, maddenin beşinci cümlesinde yer almaktadır. Buna göre,"bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce ateşli silahlarlabunlara aitmermileri ve kanunen memnu bıçak ve benzerlerini bulunduran veya taşıyangönüllü korucu ve geçici köy korucuları hakkında bu fiillerinden dolayı takibatyapılmaz".
Olayda, köy korucusu olan sanıkların eylemleri "satış"ve "satışa aracılık etme", korucu olmayan diğer sanığın eylemi ise"satın alma"dır. Geçici 9. maddenin beşinci tümcesindeki kural, köykorucularının "bulundurma" ve "taşıma" eylemlerinikapsamaktadır. Bunların dışındaki eylemler madde kapsamına girmemektedir. Bunedenle, 6136 sayılı Yasa'nın Geçici 9. maddesinin beşinci tümcesi davadauygulanacak kural değildir.
İtirazın, Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
V- SONUÇ
10.7.1953 günlü, 6136 sayılı "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ileDiğer Aletler Hakkında Kanun"a 4178 sayılı Yasa ile eklenen Geçici Madde9. davada uygulanacak kural olmadığından bu kurala ilişkin itirazın başvuranMahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, Güven DİNÇER, Haşim KILIÇ, YalçınACARGÜN ile Fulya KANTARCIOĞLU'nun karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 14.4.1999gününde karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
KARŞIOYYAZISI
Hürriyetlerin korunması ve kişisel hakkın gerçekleşmesi için enetkin anayasal koruma ve denetim "itiraz" yolu ile gerçekleşir. Ziraülkemizde yalnız siyasal organlara tanınan iptal davası açma yolu zaman zamangörüldüğü gibi politikanın kendi iç dengelere ve işleyişi içindekullanılmayabilir.
"İtiraz" yolu gerek Anayasa'da gerekse 2949 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanun'daayrıntılı bir biçimde açıklanmamıştır. İtiraz yoluna başvuran mahkemenin kendiönündeki uyuşmazlığın çözümünde uygulayacağı kuralın belirlenmesi geneldemahkemelerin görev ve yetki alanı içindedir. Yargının önüne gelen biruyuşmazlıkta uygulayacağı kurallar bir bütündür. Anayasa'ya aykırılığı ilerisürülen kurallar usulü kurallar olabileceği gibi uyuşmazlığı nihai olarakçözümün dayanılan maddî hukuk kuralları da olabilir. Uygulanan kurallarınseçimi davanın aşamasına ve delillerin toplanmasına ve değerlendirilmesine göredeğişkendir ve yargılamayı gerçekleştiren yargıcın görev alanı içindedir.
Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkındaki Yasa'da bulunan birbirineyakın ve fakat farklı özellikleri olan, farklı durumlarda uygulanacak yasakurallarının belirlenmesi ceza yargıcının görevidir. Bu yüzden olayıngerektirdiği inceliklerin belirlenmesi ilk derece mahkemesine aittir. BunlarınAnayasa Mahkemesi'nce incelenip değerlendirmeye tabi tutulması, maddî ve hukukîgerçeklere yaklaşabilmek yönünden çok güçtür. Anayasa Mahkemesi, ancak kendianayasal denetimalanına müdahale edildiği veya çok açık veya aşikardeğerlendirme hataları da yapıldığı hallerde karardaki sonuca varabilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralın mahkemeninuygulayacağı kural olmaması gerekçesi ile verilen yetki yönünden red kararınakarşıyım.
Başkanvekili
Güven DİNÇER
KARŞIOYGEREKÇESİ
Esas Sayısı : 1998/53
Karar Sayısı : 1999/11
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmaktaolan mahkemenin uygulayacağı Yasa veya Kanun Hükmünde Kararname hükümleriniAnayasa'ya aykırı görerek Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için bukuralların o davada uygulanacak olması gerekmektedir.
Bakılmakta olan davada uygulanacak Yasa kuralları, davanın değişikevrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmadaolumlu ya da olumsuz etki yapacak ya da tarafların istek ve savunmalarıdoğrultusunda bir karar vermede gözönünde tutulması gereken kurallardır.
10.6.1996 günlü iddianamede, sanıkların eylemlerinin, şeklibakımdan 6136 sayılı Yasa'nın 12. maddesinin birinci fıkrasındaki suçuoluşturduğu, ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşmiş içtihatlarına görebir tek silâhın alınıp satılmasının silâh ticareti sayılmadığı belirtilerek 13.maddenin ikinci fıkrasının uygulanması istemi ile dava açılmıştır.
Davaya bakmakta olan Mahkeme, sanıkların eyleminin, 6136 sayılıYasa'nın 13. maddesinin ikinci fıkrasındaki suçu oluşturduğunun anlaşıldığınıbelirterek, sanıklardan gönüllü köy korucusu olanlar hakkında, uygulanmasıgereken 6136 sayılı Yasa'ya 4178 sayılı Yasa ile eklenen Geçici 9. maddenin, Anayasa'yaaykırı olduğunu ileri sürerek iptali için başvurmuştur.
Mahkeme'nin iptalini istediği kuralın davada uygulanıpuygulanamayacağı konusunda, Anayasa Mahkemesi'nin kendi görev alanını saptamakiçin yaptığı incelemenin, dava mahkemesinin yerine geçme sonucunu doğuracak birincelemeye dönüştürülmemesi gerekir. Çünkü mahkemelerin, Anayasa'ya aykırıgördükleri bir kuralın iptali için yapacakları başvurunun bakmakta olduklarıdavada uygulayacakları kuralla sınırlı tutulmasının amacı bu başvuruların, öncedenbelirlenmiş koşullara bağlı olarak belirli bir çerçeve içinde yapılmasınısağlamaktır. Ancak asıl amaç hukuk düzenini Anayasa'ya aykırı kurallardanarındırmak olduğundan, dava ile tümüyle ilgisiz olmadıkça, uygulanacak kuralyönünden inceleme, Mahkemenin istemi doğrultusunda yapılmalıdır.
Mahkemenin iptalini istediği kuralın, kendi kanısına göre davadauygulanacak olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu İçtihatları karşısındaMahkeme'nin bu görüşünün değerlendirme dışı bırakılmasına olanak bulunmamasınedeniyle dava konusu kuralın görülmekte olan davada uygulanacak kuralolduğunun kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU