ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1998/54
Karar Sayısı : 1998/74
Karar Günü : 23.11.1998
R.G. Tarih-Sayı :01.02.1999'da tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Yargıtay 10. HukukDairesi
İTİRAZIN KONUSU : 17.10.1983 günlü, 2926sayılı "Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal SigortalarKanunu"nun 4. maddesinin (c) bendinin, Anayasa'nın 10., 49. ve 60.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
2022 sayılı "65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve KimsesizTürk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun" uyarınca muhtaçaylığı aldığının anlaşılması nedeniyle davacının Bağ-Kur'dan aldığı aylığınkesilmesine ve ödenmiş aylıkların geri verilmesine ilişkin işlemin iptaliistemiyle açılan davayı reddeden Mahkeme kararının temyizi aşamasında Yargıtay10. Hukuk Dairesi 2926 sayılı Yasa'nın 4. maddesinin (c) bendinin Anayasa'yaaykırılığı savıyla iptali için başvurmuştur.
II- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilkinceleme toplantısında, ilk inceleme raporu, dava dosyası ve ekleri, iptaliistenilen yasa hükmü ve ilgili Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri veöbür yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın Geçici 15. maddesinde, "12 Eylül 1980 tarihinden,ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin BaşkanlıkDivanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkileriniTürk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Millî GüvenlikKonseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılıKurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlükarar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumlulukiddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciinebaşvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ,merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarruftabulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
Bu dönem içinde çıkarılan kanunlar, kanun hükmünde kararnamelerile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar vetasarrufların Anayasaya aykırılığı iddia edilemez" denilmektedir.
Bu kuralla, 12 Eylül 1980'den, ilk genel seçimler sonucutoplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanı oluşturuluncayakadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk Milleti adınakullanan Millî Güvenlik Konseyi'nin çıkardığı yasaların Anayasa'ya aykırılığısavında bulunulamayacağı öngörülmektedir.
2926 sayılı "Tarımda Kendi Adına ve Hesabına ÇalışanlarSosyal Sigortalar Kanunu" 17.10.1983 tarihinde kabul edilmiş ve 4.maddenin itiraz konusu (c) bendi daha sonra değişikliğe uğramamıştır.
7.11.1982 günlü, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nınhalkoyu ile kabulünden sonra yapılan ilk seçimler sonucu oluşan Türkiye BüyükMillet Meclisi'nin Başkanlık Divanı 6.12.1983'de toplanmıştır.
Anayasakoyucunun, söz konusu kural ile Millî Güvenlik Konseyi'ninyasama yetkisini tek başına ya da Danışma Meclisi'yle birlikte kullandığıdönemde çıkarılan yasalar ve kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılıAnayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve yapılan işlemleriAnayasa Mahkemesi'nin denetimi dışında tutmak amacında olduğu açıktır.
Anayasa'da belirli konuları düzenleyen genel kurallar yanında,özel kurallara da yer verilmiştir. Bir konu özel kurallarla düzenlenmemişse,sorunların çözümünde genel kurallar uygulanır. Ancak, o konuda özeldüzenlemeler varsa artık genel kurallara başvurulmaz.
Anayasa kuralları etki ve değer bakımından eşit olup hangi nedenleolursa olsun birinin ötekine üstün tutulmasına olanak bulunmadığından, bunlarınbir arada ve hukukun genel kuralları gözönünde tutularak uygulanmalarızorunludur. Sözü edilen maddenin "Geçici Madde" olarak adlandırılmışbulunması etki ve değer bakımından Anayasa'nın öteki maddelerinden daha zayıfve önemsiz olduğu biçiminde yorumlanmasına neden olamaz. Geçici maddeler,genellikle geçiş dönemlerine ilişkin işlemlerin uygulama yöntemini ve kapsamınıgösteren ayrık hükümleri içerirler. Hukukta genel kural olarak, yasalar,yayımlanmalarından sonraki olaylara ve durumlara uygulanırlar. Bu ilkenin ençarpıcı ayrıklığı, yasalardaki geçici kurallardır. Bu nedenle yasaların geçicimaddeleri ile esas maddeleri arasında farklılık varsa, özel niteliği nedeniyle,geçici maddeler esas maddeden önce uygulanırlar. Çünkü, yasakoyucu, kuralınayrıklığında kamu yararı görmüştür. Özel düzenlemenin genel düzenlemeden önce geleceğihukukun genel bir ilkesidir. Anayasa'da da belli bir konuyu düzenleyen özelkural varken, o konuyu da kapsamı içine alabilecek nitelikte bir genel kuralbulunsa bile, onun değil, konuya özgü Anayasa kurallarının uygulanmasıgerekir. Bir yasada, öncelik alan geçici maddeler, uygulanıp sonuçları tümüylealındıktan sonra işlevlerini yitirirler. Tersine durumda, yasalardaki geçicimaddeler, yasanın bir ayrıklık olarak kapsadıkları konularla birliktegeçerliliklerini sürdürürler.
Yasa metinlerinin ve sözcüklerinin, hukuk dilindeki anlamlarınagöre anlaşılmaları gerekir. Yasa kuralının, günün toplumsal ve ekonomikgerekleriyle çeliştiği sanılsa bile, yürürlükte kaldığı sürece uygulanmasıhukukun gereğidir. Kimi gerekçelerle bu kuralın dışına çıkılması, metinlerinanlamlarından başka biçimlerde yorumlanması, metnin bir tür düzeltilmesinekalkışılması, aslında yasada olmayanı yasaya yakıştırmak ve yorum yoluylaamacını değiştirmek ya da yasakoyucunun yerini almak olur.
Geçici 15. madde kapsamındaki, olağanüstü yönetimin olağanüstükoşulları altında çıkarılan yasalarla kanun hükmündeki kararnamelerin, geçilendemokratik düzen içinde değiştirilmesine ya da yürürlükten kaldırılmasına değinAnayasa'ya uygunluk denetimi dışında bırakılmasında kamu yararı görülmüştür.Ancak, yasakoyucu, siyasal ve sosyal gelişmelere ve gereksinimlere göre, sözkonusu yasal kurallardan gerekli gördüklerini değiştirebileceği ya dakaldırabileceği gibi Anayasa'da öngörülen koşullara uyarak Anayasa'daki geçicimaddeleri de kaldırabilir. Bunun dışında, yorum yoluyla Anayasa'nın geçici l5.maddesinin geçersiz ve etkisiz duruma getirilmesi olanaksızdır. Anayasa'yauygunluk denetiminin kapsamlı ve etkin olmasını istemek başka, Anayasa kuralınauymak başkadır. Geçici maddeyi yargı kararıyla geçersiz kılmak düşünülemez.Kaldırmak yetki ve görevi, yasama organınındır.
Anayasa'nın geçici l5. maddesi ile bir dönemin yasama işlemlerininAnayasa'ya aykırılığı savında bulunulması yasaklanmıştır. 12.9.l980 ile6.12.1983 arasında Anayasa'ya aykırılık savında bulunulamayacağı değil, bumadde yürürlükte kaldıkça bu tarihler arasında yapılan düzenlemelere karşıaykırılık savında bulunulamayacağı öngörülmüştür. Tersine düşünce geçerli olsaidi, madde Anayasa'ya konulmazdı. Ancak, bunların hukuk devleti ilkesine uygunbiçimde yargı denetimine açılması, Anayasa'ya aykırılık savında bulunma veinceleme yasağının kaldırılmasına bağlı olup bu da Anayasa'nın 87. maddesiuyarınca doğrudan yasama organının görev ve yetkisi kapsamına girmektedir.
Bu durumda, söz konusu kural hakkında Anayasa'ya aykırılık savındabulunulmasına Anayasa'nın geçici l5. maddesi olanak vermediğinden, itirazın,başvuran Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
Güven DİNÇER bu görüşlere katılmamıştır.
III- SONUÇ
17.10.1983 günlü, 2926 sayılı "Tarımda Kendi Adına veHesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu"nun 4. maddesinin ( c )bendi, Anayasa'nın Geçici 15. maddesinin son fıkrası kapsamında olup Anayasa'yaaykırılığı savında bulunulamayacağından, Mahkemenin yetkisizliği nedeniyleBAŞVURUNUN REDDİNE, Güven DİNÇER'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 23.11.1998gününde karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Üye
Güven DİNÇER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F.TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
KARŞIOYYAZISI
I- 12 Eylül 1980 tarihinden ilk genel seçimler sonucu toplanacakTürkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar geçen süreiçinde çıkarılan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılıAnayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca çıkarılan karar ve tasarruflarınAnayasa'ya aykırılığının iddia edilemeyeceği yolundaki Anayasa'nın geçici 15inci maddesinin son fıkrasındaki kuralın, maddenin bütünü ile birliktedeğerlendirilmesi ve yorumlanması gerekir.
Anayasa'nın geçici 15 inci maddesi, belirli bir dönemde fevkaladeşartlar altında siyasal görev yapan Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma MeclisiÜyeleri ile bu dönemde alınan kararları uygulayan kamu görevlilerini cezai,mali ve hukuki sorumluluktan koruyan kurallar bütünüdür.
Bu dönemde çıkarılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerinAnayasa'ya aykırılığının iddia edilememesi, o dönem karar ve tasarruflarınındaha sonra Anayasa'ya aykırılık yoluyla hukuki tartışma konusu yapılmasınıönlemeye yöneliktir. Yoksa, bu olağanüstü dönem aşıldıktan ve demokratik venormal anayasal döneme geçildikten sonra 1980-1983 yılları arasında çıkankanunların uygulanması nedeni ile mahkemelerin itiraz yoluyla yaptıklarıAnayasa'ya aykırılık başvurularını önlemeye yönelik değildir. Nitekim, 1961Anayasası'nın 1982 Anayasası'nın geçici 15 inci maddesinin son fıkrasınaparalel olan geçici 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, AnayasaMahkemesi'ne itiraz yolunu kapatmak için çok ayrıntılı bir düzenleme yapmıştır.Geçici 15 inci madde bu derece ayrıntılı ve kapsamlı düzenlenmemiştir. 1961 ve1982 Anayasalarının, bu iki maddesinin mukayesesi, geçici 15 inci maddeninAnayasa'ya aykırılık iddiasını önlemek için değil hukuki sorumluluk konusunuçözümlemek için konulduğunu açıkça göstermektedir.
II- Anayasa'nın geçici 15 inci maddesinin Anayasa'nın yürürlüğüile ilgili 177 inci maddesi ile birlikte yorumlanması gerekir. Sözü edilenmadde hükümleri yürürlükte olan ve Anayasa'ya aykırılık taşıyan tüm hukukkurallarının yeni anayasa dönemi içindeki durumunu ele almakta ve açıklığa kavuşturmaktadır.177 inci maddenin (e) bendi hükmüne göre, Anayasa hükümlerinin mevcut kurum vekurallarla olan çelişkileri doğrudan doğruya Anayasa hükümlerinin uygulanmasıile çözümlenebilecektir.
Anayasa'nın 177 inci maddesinin (e) bendi hükmü ile Anayasa'nıngeçici 15 inci maddesindeki Anayasa'ya aykırılık iddiasını engelleyen hüküm, 12Eylül 1980 ile TBMM'nin açılışı arasındaki tesis edilen tasarruflarıntartışılması dışında bütün Anayasa'ya aykırılık iddialarına imkan vericianlamdadır.
III- Geçici 15 inci madde ile ilgiliolarak yapılacak engelleyici bir yorum, 1980-1983 yıllarında yürürlüğe konulanyasaların anayasal denetimini sürekli engelleme demektir. 1961 Anayasası'nıngeçici 4 üncü maddesi ile başlayan ve 1982 Anayasası'nın geçici 15 inci maddesiile sürdürülen bu durum, pek çok konuda Türkiye'yi Anayasası ile değilAnayasa'nın yasaklayıcı geçici hükümleri ile yönetilen bir ülke olma yüküaltında bırakmaktadır. Anayasal yorumlarda anayasal hakların eksiksizkullanılması ve anayasal müesseselerin bütünüyle çalışması temel yorum kuralıolmalıdır. Anayasa kurallarında belirsizlik ve uyumsuzluk hallerinde Anayasahükümlerinin bu yönde yorumlanması ve Anayasa'nın geçici 15 inci ve 177 incimaddelerinin bu anlayışla ele alınarak Anayasa'ya uygunluk denetimininyapılması gerekir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 152 inci ve AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28 inci maddesinegöre Mahkemenin itiraz başvurusunun esastan incelenmesi gerektiği oyuyla kararakarşıyım.
Üye
Güven DİNÇER