ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1999/1
Karar Sayısı : 1999/33
Karar Günü : 20.7.1999
R.G. Tarih-Sayı :04.11.2000-24220
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Vezirköprü Kadastro Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 18.6.1927 günlü, 1086 sayılı "Hukuk UsûlüMuhakemeleri Kanunu"nun 87. maddesinin son tümcesinin, Anayasa'nın 2.,13., 36. ve 141. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Bir orman kadastrosu tespitine ilişkin dâvâda İdare'nin"ıslah" istemini sınırlayan HUMK'nun 87. maddesinin son tümcesininAnayasa'ya aykırılığı savını ciddî bulan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun itiraz konusutümceyi de içeren 87. maddesi şöyledir :
"Madde 87- Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadanitibaren usule mütaallik bilcümle muamelelerin yapılmamış addolunmasınımüstelzimdir. Ancak hâkim huzurunda sebkeden ikrarlarla bir mahallin keşif vemuayenesi üzerine tesbit olunan halî mübeyyin her nevi zabıt varakalarının veehli hibre raporlarının münderecatı ve şahitlerin şahadetleri mahfuzdur. Şukadar ki ıslahtan sonra cerayan edecek tahkikak neticesinde tebeyyün edecekhal, mezkûr reylerin nazara alınmasını icap etmezse bunlara da olmamışnazariyle bakılır. Müddei ıslah suretiyle müddeabihi tezyit edemez. "
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralları şunlardır :
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 13.- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi vemilletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğin, Cumhuriyetin, millîgüvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlâkın vegenel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerindeöngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunlasınırlanabilir.
Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalardemokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaçdışında kullanılamaz.
Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak vehürriyetlerin tümü için geçerlidir."
3-"MADDE 36.- Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmahakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz."
4- "MADDE 141.- Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır.Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlâkınveya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.
Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması,yargının görevidir."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Ahmet NecdetSEZER, Güven DİNÇER, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI,Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK ve RüştüSÖNMEZ'in katılımlarıyla 12.1.1999 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü :
A- Anayasa'nın 141. Maddesi Yönünden İnceleme
Mahkeme, itiraz konusu kuralın dâvâcıyı ikinci bir dâvâ açmayazorlayarak mahkemelerin iş yükünü gereksiz şekilde artırdığını, bu nedenle deAnayasa'nın 141. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Anayasa'nın 141. maddesinin usûl ekonomisini düzenleyen sonfıkrasında, "dâvâların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasıyargının görevidir" denilmektedir.
Taraflardan birinin yapmış olduğu bir usûl işleminin tamamen veyakısmen düzeltilmesi "ıslah" olarak tanımlanmaktadır. HUMK'nun 84.maddesine göre ıslah, tahkîkata tâbi olan dâvâlarda tahkîkat bitinceye kadar vetâbi olmayanlarla mahkemenin sonuna kadar yapılabilir.
İtiraz konusu kuralla müddeabihin ıslah suretiyle artırılmasınaolanak tanınmaması dâvâların en az giderle ve olabildiğince hızlı biçimdesonuçlandırılmasına engel olacağından, Anayasa'nın 141. maddesine aykırıdır.Kuralın iptali gerekir.
B- Anayasa'nın 2., 13. ve 36. Maddeleri Yönünden İnceleme
Mahkeme, itiraz konusu kuralla dâvâcıların ikinci kez dâvâ açmakzorunda bırakılmalarının Anayasa'nın 2., 13. ve 36. maddelerine aykırılıkoluşturduğunu ileri sürmüştür.
Çağdaş demokratik rejimlerin temel ilkelerinden biri olan"hukuk devleti" Anayasa'nın 2. maddesinde "Cumhuriyetinnitelikleri" arasında sayılmıştır.
Kişilerin devlete güven duymaları, maddî ve manevî varlıklarınıgeliştirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukukgüvenliği ve üstünlüğünün sağlandığı bir hukuk devletinde gerçekleşebilir. Bunedenle, hukuk devleti temel hak ve özgürlüklere saygı gösteren, onlarınkorunup güçlenmelerine olanak sağlayan, adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa vehukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, eylem ve işlemlerine karşıyargı yolu açık olan devlettir. Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğuhukuk güvenliği, kişilerin, hukuk düzeninin koruması altındaki haklarını eldeedilebilmeleri için her türlü önlemin alınmasını zorunlu kılar.
Dava açıldıktan sonra davacının müddeabihi "ıslah"yoluyla artırmasını önleyen itiraz konusu kural, bir hakkın elde edilmesinizorlaştırdığından, "hukuk devleti" ilkesine aykırıdır.
Ayrıca, Anayasa'nın "hak arama hürriyeti" başlıklı 36.maddesinde, herkesin gerekli araç ve yollardan yararlanarak yargı organlarıönünde davacı ya da davalı olarak sav ve savunma hakkına sahip olduğubelirtilmektedir. Buna göre, hak arama özgürlüğünün en önemli iki ögesinioluşturan sav ve savunma haklarının kısıtlanması, bu hakların noksansızkullanımının ve âdil yargılanmanın engellenmesi Anayasa'nın 36. maddesineaykırılık oluşturur.
İtiraz konusu kural, dâvâcıyı ikinci kez dava açmaya zorlamasınedeniyle hak arama özgürlüğünü sınırlamaktadır.
Anayasa'nın 13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler,Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğin,Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının,genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgilimaddelerinde öngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygunolarak, kanunla sınırlanabilir" denilmekte, ancak bu sınırlamanındemokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamayacağı gibi öngörüldükleriamaç dışında da kullanılamayacağı belirtilmektedir.
Buna göre, bir sınırlamanın demokratik toplum düzeniningereklerine uygun olduğundan söz edilebilmesi için hakkın özüne dokunmaması,makûl ve kabul edilebilir ölçüyü aşmaması gerekir. Başka bir anlatımla, temelhak ve hürriyetler sınırlanırken sınırlama ile öngörülen amaç arasında makûl veadaletli bir denge kurulmalıdır.
İtiraz konusu kural, davacıların haklarını en kısa sürede ve en azgiderle almalarını engelleyerek hak arama özgürlüğünü önemli ölçüdezorlaştırması nedeniyle demokratik toplum düzeninin gerekleriylebağdaşmadığından Anayasa'nın 13. maddesine uygun bir sınırlama olarak kabuledilemez.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 2., 13. ve 36. maddelerineaykırıdır. İptali gerekir.
Samia AKBULUT, Lütfi F. TUNCEL, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir CanILICAK ile Rüştü SÖNMEZ bu görüşlere katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
18.6.1927 günlü, 1086 sayılı "Hukuk Usulü MuhakemeleriKanunu"nun 87. maddesinin son tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, Samia AKBULUT, Lütfi F. TUNCEL, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAKile Rüştü SÖNMEZ'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 20.7.1999 gününde kararverildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
KARŞIOYYAZISI
Mahkeme, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 87.maddesinin "Müddei ıslah suretiyle müddeabihi tezyit edemez"biçimindeki son tümcesinin iptali için başvurmuştur.
İki taraftan her birinin usule ilişkin olarak yaptığı işlemleri tamamenveya kısmen ıslâh edebileceğini öngören 83. maddede taraflara ancak bir kezıslâh hakkını kullanma olanağı tanınmıştır. 84., 85. ve 86. maddelerde de"ıslâh"ın koşulları ile ne zaman ve nasıl yapılacağı kuralabağlanmıştır. 87. maddede ise ıslâhın, bunu yapan tarafın belirleyeceği noktayakadar usule ilişkin tüm işlemlerin yapılmamış sayılacağı sonucunu doğuracağıancak maddede sayılan kimi işlemlerin ise bu kuralın dışında tutulduğu itirazkonusu son tümcede de davacının ıslâh yoluyla dava konusunu artıramayacağıbelirtilmiştir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, davacıya istediği miktardan fazlaolan hakkı için ıslâh olanağı verilmemesinin ikinci bir dava açılmasına nedenolacağı bunun da iş yükünü artırarak gereksiz yere emek, zaman ve paraharcanmasına yol açacağı gibi hak arama özgürlüğünü de daraltacağı, bu durumunise Anayasa'nın 2., 13., 36. ve 141. maddelerine aykırı olduğunu ilerisürmüştür.
Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrasında "Davaların en azgiderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir"denilmektedir. Bu kural açılmış olan davaların sağlıklı bir biçimde ve kısasürede sonuçlandırılması amacına yöneliktir. Tarafların dava açarken usulkuralları uyarınca gereken özeni göstermemelerinden kaynaklanan gereksiz harcamave zaman kaybı bu kural içinde değerlendirilemez.
Usul kuralları, bir çok konuda sınırlayıcı, uyulmaması durumundada hakkın kaybolmasına yol açan düzenlemeler içermektedir. Ancak kamu düzenininsağlanması için gerekli olan bu düzenlemelerin, hak arama özgürlüğünü ve hukukdevleti ilkesini zedelediği düşünülemez.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'ya aykırıolmadığından istemin reddi gerekeceği kanısıyla çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ