ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1999/13
Karar Sayısı: 1999/26
Karar Günü : 14.6.1999
R.G. Tarih-Sayı :25.04.2000-24030
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6.Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 25.10.1963 günlü, 353 sayılı "AskerîMahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu"nun Ek 1. maddesinin birincifıkrasının, 4191 sayılı Yasa ile değiştirilen (b) bendinin, Anayasa'nın 37. ve138. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Askerî eşyayı kaybetmek suçundan sanık hakkında açılan kamudavasında Mahkeme, 353 sayılı Yasa'nın 4191 sayılı Yasa ile değiştirilen Ek 1.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin, Anayasa'ya aykırı olduğu kanısınavararak iptali için doğrudan başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
- 353 sayılı Yasa'nın Ek 1. maddesinin birinci fıkrası ile aynıfıkranın iptali istenen 4191 sayılı Yasa ile değişik (b) bendi şöyledir:
"EK MADDE 1.- Subay ve astsubayların işledikleri suçlaraait davalar hariç olmak üzere, aşağıda yazılı suçları işleyenlerin davalarınaaskeri mahkemelerin hâkim sınıfından olan üyelerinden birisi tarafındanbakılır."
"b) Disiplin mahkemelerinin görevi dışında kalan ve ağırhapis cezasını gerektiren haller hariç olmak üzere, Askerî Ceza Kanunu'nun130'uncu maddesinde yazılı suçlar,"
B- İlgili Yasa Kuralları
- 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun ilgili görülen maddelerişunlardır:
1- "MADDE 130- Askerî hizmete mahsus bir şeyi makbul birsebep olmaksızın kaybeden, kasten tahrip veya terk eden veya hususîmenfaatlerinde kullanan bu şeyin kıymetine göre kısa hapis veya üç seneye kadarhapis veya beş seneye kadar ağır hapis ile cezalandırılır ve tahrip veyakaybedilen şey ödetilir."
2- "MADDE 137- Vazife ve hizmette tekâsül dolayısiylebir gemi veya tayyarenin veya esliha ve harp malzemesinden birinin mühimcehasara uğramasına sebep olan, kısa hapis veya üç seneye kadar hapsolunur."
- 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulüve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanun'un ilgili görülen maddesi şöyledir :
"MADDE 52- Hizmete mahsus ve değeri onbeş bin lirayıgeçmeyen eşyayı özürsüz kaybedenler veya harabolmasına sebebiyet verenler,eşyanın değeri de gözönüne alınarak iki aya kadar oda veya göz hapsi ilecezalandırılır."
- 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama UsulüKanunu'nun ilgili görülen maddesi şöyledir :
"MADDE 2- Askerî mahkemeler iki askerî hâkim ve birsubay üyeden kurulur. Ancak Genelkurmay Başkanlığı nezdindeki askerî mahkeme,general ve amiralleri yargıladığı zaman üç askerî hâkim ve iki general veyaamiralden kurulur.
200 ve daha fazla sanık hakkında açılan davalarda askerî mahkeme,dört hâkim ve bir subay üyeden kurulur. Duruşma sonuçlanıncaya kadar,birleştirme veya başka nedenlerle sanık sayısının 200 veya daha fazla miktaraulaştığı davalarda da bu hüküm uygulanır. Ancak duruşma sonuçlanıncaya kadar görülmekteolan davadaki sanık sayısının bu miktardan aşağı düşmesi halinde, askerîmahkeme kuruluşunda değişiklik yapılmaz.
Askerî mahkeme kurulunda bulunanların en kıdemlisi mahkemebaşkanlığı görevini yapar."
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 37.- Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemedenbaşka bir merci önüne çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüneçıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü mercilerkurulamaz."
2- "MADDE 138.- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar;Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hükümverirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisininkullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelgegönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargıyetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veyaherhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymakzorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretledeğiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
D- İlgili Anayasa Kuralı
İlgili görülen Anayasa kuralı şöyledir:
"MADDE 145.- Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplinmahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin; askerî olansuçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahutaskerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalarabakmakla görevlidirler.
Askerî mahkemeler, asker olmayan kişilerin özel kanunda belirtilenaskerî suçları ile kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veyakanunda gösterilen askerî mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara dabakmakla görevlidirler.
Askerî mahkemelerin savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlarve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bumahkemelerde adlî yargı hâkim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunladüzenlenir.
Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerinözlük işleri, askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin mahkemesindegörevli bulundukları komutanlık ile ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı,hâkimlik teminatı, askerlik hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.Kanun, ayrıca askerî hâkimlerin yargı hizmeti dışındaki askerî hizmetleryönünden askerî hizmetlerin gereklerine göre teşkilâtında görevli bulunduklarıkomutanlık ile olan ilişkilerini de gösterir."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Ahmet NecdetSEZER, Samia AKBULUT, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI,Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL, Nurettin TURAN, Fulya KANTARCIOĞLU ve RüştüSÖNMEZ'in katılmalarıyla 25.3.1999 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında;dosyada eksiklik bulunmadığından, işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenen ve ilgili görülen yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasakuralları ve bunların gerekçeleri ile öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
Anayasa'nın 145. maddesinde, askerî yargının, askerî mahkemeler vedisiplin mahkemeleri tarafından yürütüleceği; 353 sayılı Yasa'nın 2.maddesinde, askerî mahkemelerin, iki askerî hakim ve bir subay üyeden oluşacağı,ancak Genelkurmay Başkanlığı nezdindeki askerî mahkemenin, general veamiralleri yargıladığı zaman üç askerî hâkim ve iki general veya amiralden;ikiyüz ve daha fazla sanık hakkında açılan davalarda ise askerî mahkemenin,dört hâkim ve bir subay üyeden kurulacağı öngörülmüş, böylece askerîmahkemelerin toplu mahkemeler olduğu kabul edilmiştir.
Ancak, 353 sayılı Yasa'ya 23.1.1981 günlü, 2376 sayılı Yasa'nın 8.maddesiyle Ek 1. madde eklenerek subay ve astsubayların işledikleri suçlara aitdavalar hariç olmak üzere aynı maddenin birinci fıkrasının bendlerinde yazılısuçları işleyenlerin davalarına askerî mahkemelerin hakim sınıfından olanüyelerinden birisi tarafından bakılacağı belirtilerek kimi askerî kişiler vesuçlar bakımından toplu mahkeme sisteminden tek hâkimli sisteme geçilmiştir.
Ek 1. maddenin birinci fıkrası ve aynı fıkranın (b) bendine göre,subay ve astsubayların işledikleri tüm suçlara ait davalar ile disiplinmahkemelerinin görevi dışında kalan ve ağır hapis cezasını gerektirmeyen hallerhariç olmak üzere Askerî Ceza Kanunu'nun 130. maddesine giren suçlara ilişkindavalara, askerî mahkemenin hakim sınıfından olan üyelerinden birisi tarafındanbakılacaktır.
Askerî Ceza Kanunu'nun 130. maddesinde, askerî hizmete tahsisedilen bir eşyayı, kabul edilebilir bir sebep olmaksızın, kasten tahrip veyaterkeden veya özel çıkarları için kullananların, bu eşyanın kıymetine göre kısahapis veya hapis veya ağır hapisle cezalandırılacağı, 23. maddesinde de, kısahapis cezasının oda ve göz hapsi cezaları olduğu, belirtilmektedir. 477 sayılıYasa'nın 52. maddesinde ise hizmete mahsus ve değeri onbeşbin lirayı geçmeyeneşyayı özürsüz kaybedenler veya harabolmasına sebebiyet verenlerin oda veya gözhapsi ile cezalandırılacakları öngörülmektedir.
Böylece, Askerî Ceza Kanunu'nun 130. maddesinde sayılan ancak, 477sayılı Kanun'un 52. maddesi kapsamı dışında kalan suçların işlenmesi halinde,suçu işleyen subay veya astsubay ise ya da kaybedilen eşyanın kıymetine göreağır hapis cezası verilmesini gerektiren bir durum varsa toplu mahkemede;eşyanın kıymeti onbeşbin liradan az ve kısa hapsi gerektiriyorsa disiplinmahkemesinde; suçu işleyen subay veya astsubay değilse ve hizmetetahsis edilip de kaybedilen eşyanın kıymetine göre hapis cezasıverilebilecekse yargılama, askerî mahkemenin hâkim sınıfından olan bir üyesitarafından yapılacaktır.
Maddenin gerekçesinde, Askerî Ceza Kanunu'nun 130. ve 137.maddelerinde belirlenen şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalardan hapis cezasınınazami haddinin üç yıl olduğu, adlî mahkemelerde üç yıl ve daha fazla hapiscezasını gerektiren suçlara ait davalara tek hâkim tarafından bakılabildiği,sözü edilen ek maddenin bu hükümlere paralel olarak düzenlendiği, askerîmahkemelerin iş hacminin önemli bir bölümünü oluşturan bu davalara tek hâkim tarafındanbakılması esasının getirilmesiyle davaların süratle neticelendirilmesinin vedava birikiminin önlenmesinin amaçlandığı belirtilmektedir.
B. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi, yasaların, kanunhükmünde kararnamelerin ve TBMM İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırılığı konusunda,ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorunda değildir.İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık kararıverebilir.
Başvuran Mahkeme, itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 37. ve 138.maddelerine aykırılığını ileri sürmüş ise de kural, ilgisi nedeniyle,Anayasa'nın 145. maddesi yönünden de incelenmiştir.
1- Anayasa'nın 145. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın "Askerî yargı" başlıklı 145. maddesinde,askerî yargının, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafındanyürütüleceği, askerî yargı organlarının kuruluşu ve işleyişinin kanunladüzenleneceği belirtilmektedir.
Anayasa'da, askerî mahkemelerin kuruluş ve işleyişinin kanunladüzenlenmesinin öngörülmesi suçların, bunların cezalarının ve uyuşmazlığınçözümünde hangi mahkemenin görevli olacağının kanunda açık ve anlaşılır şekildebelirtilmesini gerektirir.
İtiraz konusu kurala göre, subay ve astsubayların işlediklerisuçlara ait davalar ile disiplin mahkemelerinin görevi dışında kalan ve ağırhapis cezasını gerektiren haller hariç olmak üzere, Askerî Ceza Kanunu'nun 130.maddesinde yazılı suçları işleyenlerin davalarına askerî mahkemenin hâkimsınıfından olan üyelerinden birisi tarafından bakılacaktır.
Askerî Ceza Kanunu'nun 130. maddesinde de, "Askerî hizmetemahsus bir şeyi makbul bir sebep olmaksızın kaybeden, kasden tahrip veya terkeden veya hususî menfaatinde kullanan bu şeyin kıymetine göre kısa hapis veyaüç seneye kadar hapis veya beş seneye kadar ağır hapisle cezalandırılır vetahrip veya kaybedilen şey ödetilir" denilmektedir. Böylece 130. maddekapsamına giren suçların cezaları "tahrip edilen, terk olunan veya hususîmenfaatte kullanılan şeyin kıymetine" göre belirlenecek ve bu belirlemeyegöre de, davaya heyetle veya tek hâkimle veya disiplin mahkemesindebakılabilecektir. 477 sayılı Yasa'nın 52. maddesine göre, eşyanın değerionbeş bin liradan az ise davaya disiplin mahkemesinde, onbeş bin liradan fazlaise askerî mahkemede bakılacaktır. Davanın Askerî mahkemede görülmesidurumunda, eşyanın değeri hapis cezasını gerektirdiğinde tek hâkim, ağır hapiscezasını gerektirdiğinde de heyet görevli olacaktır. Ancak itiraz konusukuralla, eşyanın değeri onbeş bin lirayı geçtiğinde, hangi miktara kadarolanına hapis veya ağır hapis cezası verileceği belirlenmediğinden, bu gibidurumlarda davaya heyetle veya tek hâkimle bakılması hususu ve dolayısıyla görevlimahkeme açıkça gösterilmemiş olmaktadır. Bu nedenle, itiraz konusu kural,Anayasa'nın 145. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
2- Anayasa'nın 37. ve 138. Maddeleri Yönünden İnceleme
Başvuru kararında, Ek 1. maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeyapılan değişiklikle, sanığın, tek hâkimli veya heyetten oluşan mahkemedenhangisinde yargılanacağını önceden bilemediği, ayrıca mahkeme tek hâkimleoluşmuşsa sanığa hapis cezası, heyetle oluşmuşsa ağır hapis cezasıverileceğinin daha başlangıçta deliller toplanmadan mahkemece açıklanmakzorunda kalındığı, böylece itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 37. ve 138.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Anayasa'nın 37. maddesinde, "Hiç kimse kanunen tâbi olduğumahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz" denilmektedir. Bu kuralınamacı, kişilerin hangi mahkemede yargılanacaklarını önceden ve kesin olarakbilmelerinin sağlanmasıdır.
Oysa, itiraz konusu kuralda, hapis cezası verilebilecek hallerdebuna esas alınan askerî eşyanın değeri belirtilmemiştir. Bu nedenle, sanığıntoplu mahkeme veya tek hâkim tarafından yargılanacağını önceden bilmesineolanak vermeyen itiraz konusu kural, Anayasa'nın 37. maddesine aykırıdır.İptali gerekir.
Sözkonusu kuralın, Anayasa'nın 138. maddesiyle ilgisigörülmemiştir.
Güven DİNÇER ve Lütfi F. TUNCEL bu görüşlere katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
25.10.1963 günlü, 353 sayılı "Askerî Mahkemeler Kuruluşu veYargılama Usulü Kanunu"nun Ek. 1. maddesinin birinci fıkrasının 4191sayılı Yasa ile değiştirilen (b) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, Güven DİNÇER ile Lütfi F. TUNCEL'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,14.6.1999 gününde karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
KARŞIOYYAZISI
Anayasa Mahkemesi'nin belirtilen kararıyla; 25.10.1963 günlü, 353sayılı "Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu"nun Ek1. maddesinin birinci fıkrasının, 4191 sayılı Yasa ile değiştirilen (b)bendinin Anayasa'nın 145. ve 37. maddelerine aykırılığı savıyla iptaline kararverilmiştir.
353 sayılı Yasa'nın Ek Madde 1'inde, "Subay ve astsubaylarınişledikleri suçlara ait davalar hariç olmak üzere, aşağıda yazılı suçlarıişleyenlerin davalarına askerî mahkemelerin hâkim sınıfından olan üyelerinden birisitarafından bakılır" denilmiş; bu suçlar meyanında (b) bendinde,disiplin mahkemelerinin görevi dışında kalan ve ağır hapis cezasını gerektirenhaller hariç olmak üzere, Askerî Ceza Kanunu'nun 130. maddesinde yazılı suçlargösterilmiştir.
Askerî Ceza Yasası'nın 130. maddesinde de, "Askerî hizmetemahsus bir şeyi makbul bir sebep olmaksızın kaybeden, kasten tahrip veya terkeden veya hususî menfaatlerinde kullanan bu şeyin kıymetine göre kısa hapisveya üç seneye kadar hapis veya beş seneye kadar ağır hapis ile cezalandırılırve tahrip veya kaybedilen şey ödetilir" kuralı getirilmiştir.
477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu Yargılama Usulü veDisiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanun'un 52. maddesine göre; "Hizmetemahsus ve değeri onbeşbin lirayı geçmeyen eşyayı özürsüz kaybedenler veyaharabolmasına sebebiyet verenler, eşyayı değeri de gözönüne alınarak iki ayakadar oda veya göz hapsi ile cezalandırılır."
Belirtilen kurallarda;
Askerî Mahkemelerin hâkim sınıfından olan üyelerinden birisitarafından bakılacak davaların niteliği belirlenmiş ve bu mahkemelerin;
1- Subay ve astsubayların işledikleri suçlara ait davalarabakamayacağı;
2- Hizmete mahsus değeri onbeşbin lirayı geçmeyen eşyayı özürsüzkaybedenler veya harabolmasına sebebiyet verenlerin davaları disiplinmahkemelerinde görüleceğinden bunlara da bakamayacağı;
Kurala bağlanmıştır.
Maddenin gerekçesinde de;
Yasa'da belirli suçları işleyenlerin davalarına, askerîmahkemelerin hâkim sınıfından olan üyelerinden birisi tarafındanbakılabileceğinin belirtildiği, bu suçlar arasında disiplin mahkemeleriningörevi dışında kalan ve kıymeti ellibin lirayı geçmeyen askeri hizmete mahsuseşya ile ilgili Askerî Ceza Kanunu'nun 130. maddesinde yazılı suçlar ile tutarıellibin lirayı geçmeyen kararlara ait davalar ile ağır hapis ve ölüm cezasınıgerektiren haller konusunda istisna getirildiği ve bu davalara mutlaka heyet tarafındanbakılmasının öngörüldüğü; Askerî Ceza Kanunu'nun gerek 130. gerekse 137.maddelerinde belirlenen şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalardan olan hapiscezasının azami haddinin üç yıl olduğu, adli mahkemelerde üç yıl ve dahafazla hapis cezasını gerektiren suçlara ait davalara tek hâkim tarafındanbakılabildiği; sözü edilen ek maddenin bu hükümlere paralel olarakdüzenlendiği, askerî mahkemelerin iş hacminin önemli bir bölümünü oluşturan budavalara tek hâkim tarafından bakılması esasının getirilmesiyle davalarınsüratle neticelendirilmesinin ve dava birikiminin önlenmesinin amaçlandığıbelirtilmektedir.
Yasa maddelerinin, o maddelerin gerekçeleriyle birliktedeğerlendirilmesinin gerekeceği kuşkusuzdur. Miktar yönünden de, ceza süreleriyönünden de belirleyici kuralların getirildiği maddenin asıl amacının,davaların süratle neticelendirilmelerini sağlamak ve dava birikimini önlemekolduğu açıkça anlaşılmaktadır.
353 sayılı Yasa'nın Ek 1. maddesinin birinci fıkrasının 4191sayılı Yasa ile değiştirilen (b) bendi, 1632 sayılı Askeri Ceza Yasası'nın 130.ve 137.; 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu Yargılama Usulü ve DisiplinSuç ve Cezaları Hakkında Yasa'nın 52. ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşuve Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddeleri ile birlikte yorumlanması gerekir.Belirtilen kurallarda kimlerin hangi mahkemede yargılanacağı Anayasa'nın ilgilikurallarına uygun bir biçimde kurala bağlanmış bulunmaktadır.
İptali istenen kuralın, Anayasa'nın, 138. maddesi ile ilgisibulunmadığı gibi; askerî yargının, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleritarafından yürütüleceğini, askerî yargı organlarının kuruluşu ve işleyişininyasayla düzenleneceğini kurala bağlayan 145. ve hiç kimsenin kanunen bağlıolduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamayacağını kurala bağlayan 37.maddelerine de aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Belirtilen gerekçelerle, çoğunluğun iptal görüşüne katılmıyoruz.
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Lütfi F. TUNCEL