ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1999/19
Karar Sayısı : 1999/12
Karar Günü : 3.5.1999
R.G. Tarih-Sayı :17.07.1999-23758
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ahlat KadastroMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 18.6.1927 günlü, 1086sayılı "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 32. maddesi ile 36.maddesinin üçüncü fıkrasının, Anayasa'nın 11. ve 138. maddelerine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Hazine ve Belediye arasındaki tesbite itiraz ve tescil davasındaMahkeme, 18.6.1927 günlü, 1086 sayılı "Hukuk Usulü MuhakemeleriYasası"nın 32. maddesi ile 36. maddesinin 3. fıkrasının Anayasa'ya aykırıolduğu kanısına vararak, iptali istemiyle başvurmuştur.
II- YASA METİNLERİ
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun itiraz konusukuralları da içeren 32. ve 36. maddeleri şöyledir:
"Madde 32- (Değişik: 16/7/1981 - 2494/3 md.)
Bir hâkim reddini gerektiren sebepleri bildirerek davaya bakmaktançekinirse, ret istemini incelemeye yetkili olan merci, bu çekinmenin yerindeolup olmadığına karar verir."
"Madde 36- (Değişik: 16/7/1981 - 2494/7 md.)
Hâkimin reddi istemine ilişkin karar duruşma yapılmaksızınverilebilir.
Reddi istenen hâkim ret hakkında merci tarafından kararverilinceye kadar o davaya bakamaz. Şu kadar ki gecikmesinde zarar umulan iş vedavalar bunun dışındadır. Daha önce hakkındaki ret isteği mercice reddolunanhâkimin aynı durum ve olaylara dayanılarak yeniden reddedilmesi hali de hâkimindavaya bakmasına engel teşkil etmez.
Merci ret isteğini kabul etmezse, reddi istenen hâkim davayabakmaya devam eder.
Hâkimin reddi isteğinin merci tarafından usul veya esas yönündenkabul edilmemesi halinde istekte bulunanların her birinden bin liradan onbinliraya kadar para cezası alınmasına hükmolunur. Birden çok hâkim bir aradareddedilmişse para cezasının üst sınırı uygulanır.
Hâkim hakkında aynı davada aynı tarafça ileri sürülen retisteğinin reddi halinde verilecek para cezası bir önceki para cezasının ikikatından az olamaz.
Bu para cezasının tahsili için davaya bakacak mahkeme dosyanıngelişi tarihinden başlayarak onbeş gün içinde gereğini yapar. Merci kararınınbozulması halinde, tahsil olunmuş para cezası ilgilinin isteği üzerine geriverilir.
Madde 36/A- (Ek: 16/7/1981 - 2494/8 md.)
Esas hüküm bakımından temyiz yolu kapalı bulunan dava ve işlerdehâkimin reddi istemi ile ilgili merci kararları kesindir.
Esas hüküm bakımından temyiz yolu açık bulunan dava ve işlerde,ret istemi hakkındaki merci kararları tefhim veya tebliği tarihinden itibarenyedi gün içinde temyiz edilebilir; bu halde 433 ncü madde hükmü uygulanmaz.Yargıtay dairelerinin bu husustaki kararlarına uymak zorunludur.
Ret isteminin reddine ilişkin merci kararının Yargıtayca bozulmasıveya ret isteminin kabulüne dair merci kararının Yargıtayca onanması halinde,ret sebebinin doğduğu tarihten başlayarak, reddedilen hâkimce yapılmış olan veret isteminde bulunan tarafından itiraz edilen esasa etkili işlemler, davayadaha sonra bakacak hâkim tarafından iptal olunur."
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilkinceleme toplantısında, ilk inceleme raporu, dava dosyası ve ekleri, iptaliistenilen yasa hükmü ve ilgili Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri veöbür yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları yasa ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddî olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için AnayasaMahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmışve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kurallarında o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralındanamaç, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunankurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 18.6.1927 günlü, 1086 sayılı HukukUsulü Muhakemeleri Kanunu'nun 2494 sayılı Yasa ile değişik 32. maddesi ile 36.maddesinin üçüncü fıkrasının iptallerini istemektedir. 32. maddede, "Birhakim reddini gerektiren sebepleri bildirerek davaya bakmaktan çekinirse, retistemini incelemeye yetkili olan merci, bu çekinmenin yerinde olupolmadığına karar verir" denilmektedir. 32. madde, ret istemini inceleyen AhlatAsliye Hukuk Mahkemesi tarafından uygulanmıştır. Bu nedenle, bakılan davadauygulanacak kural değildir. Başvurunun bu maddeye yönelik bölümünün itirazdabulunan Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
B. Anayasa'nın Geçici 15. Maddesi Yönünden İnceleme
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın "Merci retisteğini kabul etmezse, reddi istenen hâkim davaya bakmaya devam eder"kuralını içeren itiraz konusu üçüncü fıkrasının yer aldığı 36. maddesinideğiştiren 16.7.1981 günlü, 2494 sayılı Yasa 18.7.1981 günlü Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 36. maddede bu tarihten sonradeğişiklik yapılmamıştır.
Anayasa'nın Geçici 15. maddesinde, "12 Eylül 1980 tarihinden,ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin BaşkanlıkDivanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkileriniTürk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Millî GüvenlikKonseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı KurucuMeclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar vetasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumlulukiddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciinebaşvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ,merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarruftabulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
Bu dönem içinde çıkarılan kanunlar, kanun hükmünde kararnamelerile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar vetasarrufların Anayasaya aykırılığı iddia edilemez" denilmektedir.
Bu kuralla, 12 Eylül 1980'den, ilk genel seçimler sonucutoplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanı oluşturuluncayakadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk Milleti adınakullanan Millî Güvenlik Konseyi'nin çıkardığı yasaların Anayasa'ya aykırılığısavında bulunulamayacağı öngörülmektedir.
7.11.1982 günlü, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nınhalkoyu ile kabulünden sonra yapılan ilk seçimler sonucu oluşan Türkiye BüyükMillet Meclisi'nin Başkanlık Divanı 6.12.1983'de toplanmıştır.
Anayasakoyucunun, söz konusu kural ile Millî Güvenlik Konseyi'ninyasama yetkisini tek başına ya da Danışma Meclisi'yle birlikte kullandığıdönemde çıkarılan yasalar ve kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılıAnayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve yapılan işlemleriAnayasa Mahkemesi'nin denetimi dışında tutmak amacında olduğu açıktır.
Anayasa kuralları etki ve değer bakımından eşit olup hangi nedenleolursa olsun birinin ötekine üstün tutulmasına olanak bulunmadığından, bunlarınbir arada ve hukukun genel kuralları gözönünde tutularak uygulanmalarızorunludur. Sözü edilen maddenin "Geçici Madde" olarak adlandırılmışbulunması etki ve değer bakımından Anayasa'nın öteki maddelerinden daha zayıfve önemsiz olduğu biçiminde yorumlanmasına neden olamaz. Geçici maddeler,genellikle geçiş dönemlerine ilişkin işlemlerin uygulama yöntemini ve kapsamınıgösteren ayrık hükümleri içerirler. Hukukta genel kural olarak, yasalar,yayımlanmalarından sonraki olaylara ve durumlara uygulanırlar. Bu ilkenin ençarpıcı ayrıklığı, yasalardaki geçici kurallardır. Bu nedenle yasaların geçicimaddeleri ile esas maddeleri arasında farklılık varsa, özel niteliği nedeniyle,geçici maddeler esas maddeden önce uygulanırlar. Çünkü, yasakoyucu, kuralınayrıklığında kamu yararı görmüştür. Özel düzenlemenin genel düzenlemeden öncegeleceği hukukun genel bir ilkesidir. Anayasa'da da belli bir konuyu düzenleyenözel kural varken, o konuyu da kapsamı içine alabilecek nitelikte bir genelkural bulunsa bile, onun değil, konuya özgü Anayasa kurallarının uygulanmasıgerekir. Bir yasada, öncelik alan geçici maddeler, uygulanıp sonuçları tümüylealındıktan sonra işlevlerini yitirirler. Tersine durumda, yasalardaki geçicimaddeler, yasanın bir ayrıklık olarak kapsadıkları konularla birliktegeçerliliklerini sürdürürler.
Yasa metinlerinin ve sözcüklerinin, hukuk dilindeki anlamlarına göreanlaşılmaları gerekir. Yasa kuralının, günün toplumsal ve ekonomik gerekleriyleçeliştiği sanılsa bile, yürürlükte kaldığı sürece uygulanması hukukungereğidir. Kimi gerekçelerle bu kuralın dışına çıkılması, metinlerinanlamlarından başka biçimlerde yorumlanması, metnin bir tür düzeltilmesinekalkışılması, aslında yasada olmayanı yasaya yakıştırmak ve yorum yoluylaamacını değiştirmek ya da yasakoyucunun yerini almak olur.
Geçici l5. madde kapsamındaki, olağanüstü yönetimin olağanüstükoşulları altında çıkarılan yasalarla kanun hükmündeki kararnamelerin, geçilendemokratik düzen içinde değiştirilmesine ya da yürürlükten kaldırılmasına değinAnayasa'ya uygunluk denetimi dışında bırakılmasında kamu yararı görülmüştür.Ancak, yasakoyucu, siyasal ve sosyal gelişmelere ve gereksinimlere göre, sözkonusu yasal kurallardan gerekli gördüklerini değiştirebileceği ya dakaldırabileceği gibi Anayasa'da öngörülen koşullara uyarak Anayasa'daki geçicimaddeleri de kaldırabilir. Bunun dışında, yorum yoluyla Anayasa'nın geçici l5.maddesinin geçersiz ve etkisiz duruma getirilmesi olanaksızdır.
Anayasa'nın geçici l5. maddesi kapsamına giren kuralların hukukdevleti ilkesine uygun biçimde yargı denetimine açılması, Anayasa'ya aykırılıksavında bulunma ve inceleme yasağının kaldırılmasına bağlı olup bu daAnayasa'nın 87. maddesi uyarınca doğrudan yasama organının görev ve yetkisikapsamına girmektedir.
Bu nedenle, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 36. maddesininüçüncü fıkrası hakkında Anayasa'ya aykırılık savında bulunulmasına Anayasa'nıngeçici l5. maddesi olanak vermediğinden, itirazın, başvuran Mahkeme'ninyetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
Güven DİNÇER bu görüşlere katılmamıştır.
IV- SONUÇ
18.6.1927 günlü, 1086 sayılı "Hukuk Usulü MuhakemeleriKanunu"nun 36. maddesinin üçüncü fıkrası, Anayasa'nın Geçici 15.maddesinin son fıkrası kapsamında olması nedeniyle Anayasa'ya aykırılığısavında bulunulamayacağından, Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle BAŞVURUNUNREDDİNE, Güven DİNÇER'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 3.5.1999 gününde kararverildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Lütfi F. TUNCEL
Üye
Mustafa YAKUPOĞLU
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
KARŞIOYYAZISI
I- 12 Eylül 1980 tarihinden ilk genel seçimler sonucu toplanacakTürkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar geçen süreiçinde çıkarılan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılıAnayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca çıkarılan karar ve tasarruflarınAnayasa'ya aykırılığının iddia edilemeyeceği yolundaki Anayasa'nın geçici 15inci maddesinin son fıkrasındaki kuralın, maddenin bütünü ile birliktedeğerlendirilmesi ve yorumlanması gerekir.
Anayasa'nın geçici 15 inci maddesi, belirli bir dönemde fevkaladeşartlar altında siyasal görev yapan Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma MeclisiÜyeleri ile bu dönemde alınan kararları uygulayan kamu görevlilerini cezai,mali ve hukuki sorumluluktan koruyan kurallar bütünüdür.
Bu dönemde çıkarılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerinAnayasa'ya aykırılığının iddia edilememesi, o dönem karar ve tasarruflarınındaha sonra Anayasa'ya aykırılık yoluyla hukuki tartışma konusu yapılmasınıönlemeye yöneliktir. Yoksa, bu olağanüstü dönem aşıldıktan ve demokratik venormal anayasal döneme geçildikten sonra 1980-1983 yılları arasında çıkankanunların uygulanması nedeni ile mahkemelerin itiraz yoluyla yaptıklarıAnayasa'ya aykırılık başvurularını önlemeye yönelik değildir. Nitekim, 1961 Anayasası'nın1982 Anayasası'nın geçici 15 inci maddesinin son fıkrasına paralel olan geçici4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yolunukapatmak için çok ayrıntılı bir düzenleme yapmıştır. Geçici 15 inci madde buderece ayrıntılı ve kapsamlı düzenlenmemiştir. 1961 ve 1982 Anayasalarının, buiki maddesinin mukayesesi, geçici 15 inci maddenin Anayasa'ya aykırılıkiddiasını önlemek için değil hukuki sorumluluk konusunu çözümlemek içinkonulduğunu açıkça göstermektedir.
II- Anayasa'nın geçici 15 inci maddesinin Anayasa'nın yürürlüğüile ilgili 177 nci maddesi ile birlikte yorumlanması gerekir. Sözü edilen maddehükümleri yürürlükte olan ve Anayasa'ya aykırılık taşıyan tüm hukukkurallarının yeni anayasa dönemi içindeki durumunu ele almakta ve açıklığakavuşturmaktadır. 177 nci maddenin (e) bendi hükmüne göre, Anayasa hükümlerininmevcut kurum ve kurallarla olan çelişkileri doğrudan doğruya Anayasahükümlerinin uygulanması ile çözümlenebilecektir.
Anayasa'nın 177 nci maddesinin (e) bendi hükmü ile Anayasa'nıngeçici 15 inci maddesindeki Anayasa'ya aykırılık iddiasını engelleyen hüküm, 12Eylül 1980 ile TBMM'nin açılışı arasındaki tesis edilen tasarruflarıntartışılması dışında bütün Anayasa'ya aykırılık iddialarına imkan verici anlamdadır.
III- Geçici 15 inci madde ile ilgili olarakyapılacak engelleyici bir yorum, 1980-1983 yıllarında yürürlüğe konulanyasaların anayasal denetimini sürekli engelleme demektir. 1961 Anayasası'nıngeçici 4 üncü maddesi ile başlayan ve 1982 Anayasası'nın geçici 15 inci maddesiile sürdürülen bu durum, pek çok konuda Türkiye'yi Anayasası ile değilAnayasa'nın yasaklayıcı geçici hükümleri ile yönetilen bir ülke olma yüküaltında bırakmaktadır. Anayasal yorumlarda anayasal hakların eksiksizkullanılması ve anayasal müesseselerin bütünüyle çalışması temel yorum kuralıolmalıdır. Anayasa kurallarında belirsizlik ve uyumsuzluk hallerinde Anayasahükümlerinin bu yönde yorumlanması ve Anayasa'nın geçici 15 inci ve 177 ncimaddelerinin bu anlayışla ele alınarak Anayasa'ya uygunluk denetimininyapılması gerekir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 152 nci ve AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28 inci maddesinegöre Mahkemenin itiraz başvurusunun esastan incelenmesi gerektiği oyuyla kararakarşıyım.
Başkanvekili
Güven DİNÇER