ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1999/33
Karar Sayısı : 1999/51
Karar Günü : 29.12.1999
R.G. Tarih-Sayı : 29.06.2000-24094
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul 6. İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 3.5.1985 günlü, 3194sayılı İmar Kanunu'nun 13. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarınınAnayasa'nın 2. ve 35. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
İmar plânında ilkokul yeri olarak ayrılan taşınmazınkamulaştırılması veya plân değişikliği yapılması isteminin reddine ilişkinişlemin iptali istemiyle açılan davada, davacıların Anayasa'ya aykırılıksavlarının ciddi olduğu kanısına varan Mahkeme, 3194 sayılı Yasa'nın 13.maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A. İtiraz Konusu Yasa Kuralları
3194 sayılı Yasa'nın itiraz konusu birinci ve üçüncü fıkraları daiçeren 13. maddesi şöyledir:
"Madde 13- Resmî yapılara, tesislere ve okul, cami, yol,meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeriumumî hizmetlere ayrılan alanlarda inşaata ve mevcut bina varsa esaslıdeğişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmez. Ancak imar programınaalınıncaya kadar mevcut kullanma şekli devam eder.
İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadaremlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurmatarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi,kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir. Birinci fıkrada yazılı yerlerinkamulaştırma yapılmadan önce plan değişikliği ile kamulaştırmayı gerektirmeyenbir maksada ayrılması halinde ise durdurma tarihinden itibaren geçen süreninemlak vergisini mal sahibi öder.
Ancak, parsel sahibi imar planlarının tasdik tarihinden itibarenbeş yıl sonra müracaat ettiğinde imar planlarında meydana gelendeğişikliklerden ve civarın özelliklerinden dolayı okul, cami ve otopark sahasıve benzeri umumî hizmetlere ayrılan alanlardan ilgili kamu kuruluşuncayapımından vazgeçildiğine dair görüş alındığı takdirde, tüm belirli çevredekinüfus, yoğunluk ve donatım dengesini yeniden irdeleyerek hazırlanacak yeni imarplânına göre inşaat yapılır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan imarplanlarında, bahsedilen beş yıllık süre bu Kanunun yürürlük tarihinden itibarengeçerlidir.
Onaylanmış imar planlarında, birinci fıkrada yazılı yerlerdekiarsa ve arazilerin, bu Kanunda öngörülen düzenleme ortaklık payı oranıüzerindeki miktarlarının mal sahiplerince ilgili idarelere bedelsiz olarak terkedilmesi halinde bu terk işlemlerinden ayrıca emlak alım ve satım vergisialınmaz."
B. Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralları şunlardır :
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru,millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 35.- Herkes, mülkiyet ve miras haklarınasahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla , kanunlasınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz."
C. İlgili Görülen Anayasa Kuralı
Anayasa'nın ilgili görülen 13. maddesi şöyledir :
"MADDE 13.- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi vemilletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğin, Cumhuriyetin, millîgüvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlâkın vegenel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerindeöngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunlasınırlanabilir.
Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalardemokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaçdışında kullanılamaz.
Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak vehürriyetlerin tümü için geçerlidir."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Ahmet NecdetSEZER, Güven DİNÇER, Samia AKBULUT, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN,Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK ve Rüştü SÖNMEZ'inkatılmalarıyla 21.9.1999 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, itiraz konusukurallar öncelikle Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddeleriyönünden incelenmiştir.
3194 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali içindaha önce yapılan başvuru, 1.6.1989 günlü, Esas:1988/34, Karar: 1989/26 sayılıkararla, kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddelerine göreAnayasa Mahkemesi'nin işin esasına girerek verdiği red kararının ResmîGazete'de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmününAnayasa'ya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.
Aynı kural hakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesi için öncekikararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 5.12.1989 gününden başlayarak geçmesigerekli on yıllık süre henüz geçmemiştir.
Bu nedenle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 13. maddesinin üçüncüfıkrasına ilişkin itiraz başvurusunun, Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın28. maddelerinin son fıkraları uyarınca reddine, Güven DİNÇER'in karşıoyu veoyçokluğuyla; 13. maddenin birinci fıkrasına ilişkin itirazın ise esasınınincelenmesine, Ahmet Necdet SEZER, Samia AKBULUT, Haşim KILIÇ, Mustafa BUMİNile Ali HÜNER'in "Fıkranın davada uygulanacak kural olmadığı"yolundaki karşıoyları ve oyçokluğuyla karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralı, ilgili görülen ve dayanılan Anayasa kurallarıyla bunlarıngerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü :
A. İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
3194 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin birinci fıkrasında, imar plânlarında,resmî yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha,çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılanalanlarda, inşaata ve mevcut bina varsa esaslı değişiklik ve ilaveleryapılmasına izin verilmeyeceği, imar programına alınıncaya kadar mevcutkullanma şeklinin devam edeceği, üçüncü fıkrasında ise imar plânlarının tasdiktarihinden itibaren beş yıl sonra parsel sahibinin, başvuruda bulunarak imarplânlarında meydana gelen değişikliklerden ve civarın özelliklerinden dolayıokul, cami ve otopark sahası ve benzeri umumi hizmetlere ayrılan alanlarınyapımından ilgili kamu kuruluşunca vazgeçildiğine dair görüş alması koşuluylatüm belirli çevredeki nüfus, yoğunluk ve donatım dengesini yeniden irdeleyerek hazırlanacakyeni imar plânına göre inşaat yapabileceği belirtilmiştir.
Buna göre, imar plânlarında maddede belirtilen umumi hizmetlereayrılan alanlarda inşaat veya bina varsa bunda esaslı değişiklik ve ilaveleryapılması, parsel sahibinin, imar plânının onay tarihinden beş yıl geçtiktensonra başvuruda bulunarak ilgili kamu kuruluşundan maddede belirtilenhizmetlere ayrılan alanların yapımından vazgeçtiğine ilişkin görüş almasınabağlı bulunduğundan, ilgili kamu kuruluşunun umumi hizmetlere ayrılan alanlarınyapımından vazgeçmemesi durumunda bu alanlarda parsel sahibinin inşaatolanağı bulunmamaktadır.
B. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Mahkeme, başvuru kararında, yasakoyucunun itiraz konusudüzenlemeyle taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını kullanabilmesini adetataşınmazın imar programına alınabilmesi koşuluna bağladığını, uygulamada iseimar programlarının, yasada öngörülen beş yıllık süre içinde yapılamamasınınbelirsizlik oluşturduğunu, mülkiyet hakkının gasbına neden olan bu durumunAnayasa'da belirtilen kamulaştırma ve devletleştirme dışında birmülkiyet sınırlamasına yol açtığını, imar programlarının yapılmasınailişkin beş yıllık süreye uyulmamasının bir yaptırıma bağlanmaması nedeniylehukuk devleti ilkesinin en önemli unsurlarından olan hukuk güvenliğininsağlanamadığını belirterek kuralın, Anayasa'nın 2. ve 35. maddelerineaykırılık oluşturduğunu ileri sürmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanunhükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'yaaykırılığı hususunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmayamecbur değildir. Anayasa Mahkemesi taleple bağlı kalmak kaydıyla başka gerekçeile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebilir. Bu nedenle, itirazkonusu kural Anayasa'nın yalnız 2. ve 35. maddeleri yönünden değil, ilgisinedeniyle 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.
1. Anayasa'nın 13. ve 35. Maddeleri Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 35. maddesinde mülkiyet hakkı düzenlenmiştir. Kişininbir şey üzerindeki hakimiyetini ifade eden mülkiyet hakkı, malike dilediği gibitasarruf olanağı verdiği ve ona özgü olduğundan mutlak haklar arasındadır.
Anayasa'nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve mirashaklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz", kuralına yer verilmiş, temel hak ve özgürlüklerin sınırınıgösteren 13. maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin, Devletin ülkesi vemilletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğin, Cumhuriyetin, millîgüvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlâkın vegenel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerindeöngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunlasınırlanabileceği, temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özelsınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamayacağı veöngörüldükleri amaç dışında kullanılamayacağı, bu maddede yer alan genelsınırlama sebeplerinin temel hak ve hürriyetlerin tümü için geçerli olduğubelirtilmiştir.
Çağdaş demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüdesağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlüklerin özünedokunup onları büyük ölçüde kısıtlayan veya tümüyle kullanılamaz hale getirensınırlamaların demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaştığı kabuledilemez. Demokratik hukuk devletinin amacı kişilerin hak ve özgürlüklerden engeniş biçimde yararlanmalarını sağlamak olduğundan yasal düzenlemelerde insanıöne çıkaran bir yaklaşımın esas alınması gerekir. Bu nedenle getirilensınırlamaların yalnız ölçüsü değil, koşulları, nedeni, yöntemi, kısıtlamayakarşı öngörülen kanun yolları hep demokratik toplum düzeni kavramı içindedeğerlendirilmelidir. Özgürlükler, ancak ayrık durumlarda ve demokratik toplumdüzeninin sürekliliği için zorunlu olduğu ölçüde sınırlandırılabilmelidir.
Demokratik bir toplumda temel hak ve özgürlüklere getirilensınırlamanın, bu sınırlamayla güdülen amacın gerektirdiğinden fazla olmasıdüşünülemez.
Demokratik hukuk devletinde güdülen amaç ne olursa olsun,kısıtlamaların, bu rejimlere özgü olmayan yöntemlerle yapılmaması ve belli birözgürlüğün kullanılmasını önemli ölçüde zorlaştıracak ya da ortadan kaldıracakdüzeye vardırılmaması gerekir.
3194 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin itiraz konusu birincifıkrasında imar plânlarında, resmi yapı, okul, cami, yol, meydan gibi umumi hizmetlereayrılan yerlerin, imar programına alınıncaya kadar mevcut kullanma şeklinindevam edeceği öngörülmüştür. Yasa'nın 10. maddesinde de belediyelerin, imarplânlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde bu planı uygulamak üzere 5yıllık imar programlarını hazırlayacakları belirtilmiş, ancak Yasa'da buplânların tümünün hangi süre içinde programa alınarak uygulanacağına ilişkinbir kurala yer verilmemiştir.
13. maddenin birinci fıkrası uyarınca imar planlarında umumihizmetlere ayrılan yerlerin mevcut kullanma şekillerinin ne kadar devam edeceğikonusundaki bu belirsizliğin, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belliolmayan bir sınırlamaya neden olduğu açıktır.
İmar plânlarının uygulamaya geçirilmesindeki kamusal yararkarşısında mülkiyet hakkının sınırlanmasının demokratik toplum düzeniningerekleriyle çelişen bir yönü bulunmamakta ise de, itiraz konusu kuralın nedenolduğu belirsizliğin kişisel yarar ile kamu yararı arasındaki dengeyi bozarakmülkiyet hakkını kullanılamaz hale getirmesi, sınırlamayı aşan hakkın özünedokunan bir nitelik taşımaktadır.
İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi de 23.9.1981 günlü Sporrong veLonnroth kararında, kamulaştırma izni ile inşaat yasağının uzun bir süre içinöngörülmüş olmasının, toplumsal yarar ile bireysel menfaat arasındaki dengeyibozduğu sonucuna varmıştır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 13. ve 35.maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
2- Anayasa'nın 2. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 2. maddesinde, Cumhuriyetin nitelikleri arasındasayılan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukukdüzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardankaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstünkurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstündeyasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nın bulunduğubilincinde olan ve hukuk güvenliğini sağlayan devlettir.
İtiraz konusu kuralla, mülkiyet hakkına getirilen sınırlama,malikin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre içinkullanılamaz hale getirerek bir hukuk devletinde kişinin hak ve özgürlükleriile kamu yararı arasında bulunması gereken dengenin bozulmasına yol açarakhukuk güvenliğini yok etmektedir.
Bu nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devletiilkesine de aykırıdır. İptali gerekir.
VI- İPTAL SONUCUNDA YASA'NIN DİĞER HÜKÜMLERİNİN UYGULANMAOLANAĞINI YİTİRİP YİTİRMEDİĞİ SORUNU
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesinin ikinci fıkrasında, "Ancak başvuru,kanunun, kanun hükmünde kararnamenin veya İçtüzüğün sadece belirli madde veyahükümleri aleyhine yapılmış olup da, bu belirli madde veya hükümlerin iptalikanunun, kanun hükmünde kararnamenin veya İçtüzüğün bazı hükümlerinin veyatamamının uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, Anayasa Mahkemesi keyfiyetigerekçesinde belirtmek şartıyla, kanunun, kanun hükmünde kararnamenin veyaİçtüzüğün bahis konusu öteki hükümlerinin veya tümünün iptaline kararverebilir" denilmektedir.
3194 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin itiraz konusu birincifıkrasının iptali nedeniyle bu fıkra ile hukuksal bütünlük oluşturan üçüncüfıkrasının, uygulanma olanağı kalmadığından 2949 sayılı Yasa'nın 29. maddesininikinci fıkrası uyarınca iptali gerekir.
VI- İPTAL HÜKÜMÜNÜN YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, kanunhükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez" denilmekte, Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa'nın 53. maddesinin dördüncüfıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır. Maddenin beşinci fıkrasında ise,Anayasa Mahkemesi'nin, iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu kamudüzenini tehdit veya kamu yararını ihlâl edici mahiyette görürseyukarıdaki fıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmiştir.
3194 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin iptal edilen birinci ve üçüncüfıkraları nedeniyle doğan hukuksal boşluk, kamu düzenini ve kamu yararınıolumsuz yönde etkileyeceğinden gerekli düzenlemelerin yapılması için yasamaorganına süre tanımak amacıyla iptal kararının Resmî Gazete'de yayımındanbaşlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi gerekli görülmüştür.
VII- SONUÇ
3.5.1985 günlü, 3194 sayılı "İmar Kanunu"nun 13.maddesinin:
A- Birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
B- Birinci fıkrasının iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayanüçüncü fıkrasının da 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesinin ikinci fıkrası gereğince İPTALİNE,
C- İptal edilen kurallar nedeniyle meydana gelen hukuksal boşlukkamu düzenini tehdit ve kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden,Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53.maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince İPTAL HÜKÜMLERİNİN, KARARINRESMİ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,29.12.1999 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Mustafa YAKUPOĞLU
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ