ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 1999/37
Karar Sayısı: 1999/49
Karar Günü : 28.12.1999
R.G. Tarih-Sayı :15.11.2000-24231
İPTAL DAVASINI AÇAN : Türkiye Büyük MilletMeclisi Üyeleri Ahmet İYİMAYA, Turhan GÜVEN ve 121 Milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU : Türkiye Büyük MilletMeclisi Genel Kurulu'nun "114 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın TBMM GenelKurulu'ndaki görüşmelerinde maddeler üzerindeki soru-cevap işleminin 10 dakikaile sınırlandırılması"na ilişkin 14.8.1999 günlü kararının İçtüzük kuralıniteliğinde olduğu ileri sürülerek Anayasa'nın 68., 87., 95. ve 98. maddelerineaykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemidir.
II-METİNLER
A- Dava Konusu Karar
TBMM Genel Kurulu'nun iptali istenilen 14.8.1999 günlü kararışöyledir:
"114 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın Türkiye Büyük MilletMeclisi Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde maddeler üzerindeki soru-cevapişleminin 10 dakika ile sınırlandırılması."
B- İlgili İçtüzük Kuralları
TBMM İçtüzüğü'nün ilgili görülen maddeleri şunlardır:
1- "MADDE 19- Danışma Kurulu,Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının başkanlığında siyasi parti grupbaşkanları veya vekillerinden birisi veya onların yazılı olarak görevlendirdiğibirer milletvekilinden kurulur.
Bu Kurul, İçtüzükte kendisine verilen görevleri yerine getirir veBaşkanın istemi üzerine danışma niteliğinde görüş bildirir.
Gerektiğinde bir Hükümet temsilcisi veya Meclis Başkanvekilleri deDanışma Kuruluna çağırılabilir.
Danışma Kurulu, Başkanın gerekli görmesi veya bir siyasi partigrubu başkanlığının istemi üzerine en geç yirmidört saat içinde Başkantarafından toplantıya çağırılır.
İçtüzükte Danışma Kurulunun tespitine, teklifine veya görüşbildirmesine bağlanmış olan bütün hallerde, Danışma Kurulu, yapılan ilkçağırıda toplanamaz, oy birliğiyle tespit, teklif yapamaz veya görüşbildiremezse, Meclis başkanı veya siyasî parti grupları ayrı ayrı, istemlerinidoğrudan Genel Kurula sunabilirler. Bu durumda istemin oylanması ilk birleşimingündemindeki Başkanlık sunuşlarında yer alır ve Genel Kurul işaret oyuyla kararverir."
2- "MADDE 60- Adını öncedenkaydettirmeyen veya oturum sırasında Başkandan söz almıyan hiç kimse konuşamaz.
Gündemde bulunan veya belli bir günde görüşme konusu olacağıAnayasa, kanun veya İçtüzük gereğince bilinen konular dışında, Kâtip Üyeler,söz alma istemi kaydedemezler.
Konuşma, Başkanlığa ve Genel Kurula hitabedilerek kürsüdenyapılır.
Pek kısa bir sözü olduğunu belirten üyeye Başkan, yerinden konuşmaizni verebilir.
Yazılı bir konuşmanın, kürsüden okunması veya Başkanın izni ilebir Kâtip Üyeye okutturulması mümkündür.
Görüşme sırasında Hükümetten veya komisyondan soru sormakistiyenler, sorularını yerlerinden sorarlar.
Sorular, konuşmalar bittikten sonra sıra ile sorulur.
İçtüzükte başka bir süre belirtilmemiş veya aksi Danışma Kurulununteklifiyle Genel Kurulca kararlaştırılmamışsa siyasî parti grupları, komisyonve Hükümet adına yapılan konuşmalar yirmi, üyeler tarafından yapılan konuşmalaron dakika ile sınırlıdır. İkinci defa yapılacak konuşmalarda süre bunun yarısıkadardır."
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 68., Fıkra 2.- Siyasîpartiler, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır."
2- "MADDE 87.- Türkiye Büyük MilletMeclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; ... Anayasanındiğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerinegetirmektir."
3- "MADDE 95., Fıkra 1.- TürkiyeBüyük Millet Meclisi, çalışmalarını, kendi yaptığı İçtüzük hükümlerine göreyürütür."
4- "MADDE 98.- Türkiye Büyük Millet Meclisi,soru, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturmasıyollarıyla denetleme yetkisini kullanır.
Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarakcevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi istemekten ibarettir.
(...)
(...)
Soru, Meclis araştırması ve genel görüşme ile ilgili önergelerinverilme şekli, içeriği ve kapsamı ile cevaplandırılma, görüşme ve araştırmayöntemleri Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir."
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Ahmet NecdetSEZER, Samia AKBULUT, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI,Ali HÜNER, Mustafa YAKUPOĞLU, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK ve RüştüSÖNMEZ'in katılmalarıyla 21.10.1999 gününde yapılan ilk inceleme toplantısındaöncelikle dava konusu kararın içtüzük kuralı niteliğinde olup olmadığıincelenmiştir.
Anayasa'nın 148. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 18. maddelerine göre Anayasa Mahkemesi,kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisiİçtüzüğü'nün Anayasa'ya şekil ve esas bakımlarından uyguluğunu denetler.
Anayasa'da açıkça belirtilenler dışında kalan yasama organı işlemve kararlarının Anayasa Mahkemesi denetimine bağlı olup olmadığının saptanmasında,işlem ve kararın oluşmasındaki yöntem kadar bunların konusu, amacı ve niteliğiüzerinde de durulması, etki ve değerlerinin gözönünde tutulması gerekmektedir.Bunlar, Anayasa'nın uygunluk denetimine bağlı tutulan işlemlerle aynı değer veetkide ise, denetiminin yapılması hukuk devleti ilkesinin zorunlu birsonucudur.
TBMM Genel Kurulu kararının içeriği o karara İçtüzük kuralıniteliği kazandırmaya yeterli olmakta, kararın alınmasında İçtüzüğündeğiştirilmesine ilişkin yönteme uyulmaması kararın niteliğinideğiştirmemektedir.
İçtüzükte yer alan bir kuralın uygulanması yeni bir İçtüzükdüzenlemesi ya da değişikliği niteliğinde değildir. İçtüzüğün bir kuralınındeğiştirilmesi ya da İçtüzüğe yeni bir kural konulması niteliğinde olan TBMMGenel Kurulu kararları ise, yeni bir İçtüzük kuralı sayılır. Bu tür kararlarınbelirli bir olaya ilişkin olarak alındığı, süreklilik kazanan bir İçtüzükkuralı olmadığı, bu nedenle, İçtüzük düzenlemesi niteliğindegörülemeyeceği ileri sürülemez.
TBMM Genel Kurulu'nun "114 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nınTBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde maddeler üzerindeki soru-cevap işleminin10 dakika ile sınırlandırılması"na ilişkin 14.8.1999 günlü kararı, DanışmaKurulu'nun aynı gün yaptığı toplantıda siyasî parti grupları arasında oybirliğisağlanamadığından, Demokratik Sol Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, AnavatanPartisi Gruplarının, TBMM İçtüzüğü'nün 19. maddesinin son fıkrasına göredoğrudan TBMM Genel Kurulu'na verdikleri ortak önerinin oylanması ileoluşturulmuştur. TBMM İçtüzüğü'nün Genel Kurul çalışmalarını düzenleyen üçüncükısımının, söz alma, konuşmalar ve yazılı konuşmalar başlıklı 60. maddesinde"sorular"la ilgili "süre sınırı" bulunmamaktadır. Budurumda;
1- Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nun "114 sırasayılı Kanun Tasarısı'nın TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde maddelerüzerindeki soru-cevap işleminin 10 dakika ile sınırlandırılması"na ilişkin14.8.1999 günlü kararının İçtüzük kuralı niteliğinde olduğuna, FulyaKANTARCIOĞLU'nun karşıoyu ve oyçokluğuyla,
2- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,oybirliğiyle, karar verilmiştir.
IV- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nun, "114 sırasayılı Kanun Tasarısı'nın TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde maddelerüzerindeki soru-cevap işleminin 10 dakika ile sınırlandırılması"na ilişkin14.8.1999 günlü kararının yürürlüğünün durdurulması isteminin reddine,21.10.1999 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesinde, 114 sıra sayılı Kanun Tasarısının görüşülmesisırasında soru-cevap işlemini 10 dakika ile sınırlandıran İçtüzük değişikliğiniteliğindeki TBMM kararının Anayasa'nın 68/2., 87., 95/1. ve 98. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 95. maddesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin,çalışmalarını, kendi yaptığı İçtüzük hükümlerine göre yürüteceği; İçtüzükhükümlerinin, siyasî parti gruplarının, Meclis'in bütün faaliyetlerine üyesayısı oranında katılmalarını sağlayacak biçimde düzenleneceği; siyasî parti gruplarınınen az yirmi üyeden meydana geleceği belirtilmiştir. Anayasa'da bu madde dışındaİçtüzükle ilgili herhangi bir kurala yer verilmemiştir. Ancak, Meclisiradesinin Meclis çalışmalarına tam olarak yansıtılabilmesi, demokratik birortam yaratılabilmesi, kuşkusuz, İçtüzük kurallarının Anayasa'ya uygun olmasınabağlıdır.
İçtüzüğün 60. maddesinde, soruların, konuşmalar bittikten sonrasıra ile sorulacağı; İçtüzükte başka bir süre belirtilmemiş veya aksi DanışmaKurulu'nun teklifi ile Genel Kurul'ca kararlaştırılmamışsa siyasî partigrupları, Komisyon ve Hükümet adına yapılan konuşmaların yirmi, üyelertarafından yapılan konuşmaların on dakika ile sınırlı; ikinci defa yapılacakkonuşmalarda sürenin bunun yarısı kadar olduğu açıklanmış, böylece konuşmalar birsüre ile sınırlandırıldığı halde sorular için herhangi bir süreöngörülmemiştir.
Kanun tasarı ve teklifleri görüşülürken Meclis iradesininiktidar-muhalefet diyaloğu içinde yansıtılmasında yapılan konuşmaların, sorulansoruların aydınlatıcı ve yapıcı etkisi yadsınamaz ise de, sınırsız bir tartışmaortamı ve sonu gelmeyen soruların, Meclis çalışmalarını bu bağlamda yasamaişlevinin yerine getirilmesini engelleyeceği de bir gerçektir.
Bu nedenle, demokrasilerde olağan karşılanan Meclis'tekiazınlığın, çoğunluğa karşı engelleme yöntemlerine başvurmasına kimi sınırlargetirilebileceğinin kabulü gerekir.
Meclis'teki görüşmeler sırasında konuşmaların ve soruların,yasanın konusu, kapsamı, madde sayısı gibi özellikleri gözetilerek, sağlıklıoluşmasına olanak verecek, ancak çıkarılmasını da engellemeyecek bir süre ilesınırlandırılmasının, Anayasa'ya aykırı olduğu kabul edilemez
Bu durumda, soru-cevap biçimindeki yasama çalışmalarını 10 dakikaile sınırlandıran dava konusu kural Anayasa'ya aykırı değildir. İstemin reddigerekir.
Yalçın ACARGÜN bu görüşlere katılmamıştır.
VI- SONUÇ
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nun, "114 sırasayılı Kanun Tasarısı'nın TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde maddelerüzerindeki soru-cevap işleminin 10 dakika ile sınırlandırılması"na ilişkinİçtüzük kuralı niteliğindeki 14.8.1999 günlü kararının Anayasa'ya aykırıolmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Yalçın ACARGÜN'ün karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA, 28.12.1999 gününde karar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Mustafa YAKUPOĞLU
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
KARŞIOYYAZISI
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin "demokratiklâik ve sosyal bir hukuk Devleti" olduğu belirtilmiştir. Hukuk Devleti,eylemleri ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına saygı gösteren; insanhaklarını koruyan, güçlendiren, geliştiren; Anayasa'ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan; hukuku tüm organlarına egemen kılan; yargı denetimine açıkolan; temel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nın yasalara üstünlüğünü kabul edendevlettir. Hukuk devletinin bir başka yönü de eylem ve işlemlerinde ölçülüdavranan devlet olmasıdır.
Hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamaların demokratik toplumgereklerine uygun ve demokratik hukuk kuralları içinde kalınarak getirilmesigerekir. Aksi uygulamalar Anayasa'ya aykırı düşer. Getirilen kısıtlamanınöngörülen amaca ulaşmaya elverişli, zorunlu ve öngörülen amaçla kullanılan araçarasında dengeli ve ölçülü bir oran içinde kalması gerekir.
TBMM Genel Kurulu'nun dava konusu kararı ile kanun tasarısınınTBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde maddeler üzerindeki soru-cevap evresi 10dakika ile sınırlandırılmıştır. Sınırlandırmanın amacı meclis çalışmalarınınsağlıklı yürütülmesini sağlamak olmalıdır. 550 milletvekili bulunan TBMM'dekigörüşmelerde milletvekillerine toplam 5 dakikalık soru sorma süresi tanınması,milletvekillerinin soru sorma haklarını kullanılamaz hale getirilmesi sonucunudoğurur. Böylece öngörülen amaç için getirilen sınırlamada ölçülülük ihlaledilmiş ve hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturularak anayasaya aykırıdavranılmıştır.
Bu nedenlerle, dava konusu TBMM'nin dava konusu içtüzükdeğişikliği mahiyetindeki kararının iptali gerektiği kanaatiyle aksine oluşançoğunluk kararına karşıyım.
Üye
Yalçın ACARGÜN
KARŞIOYYAZISI
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 121 üyesi tarafından açılan dava,Genel Kurul'un "114 sıra sayılı Kanun Tasarısının TBMM Genel Kurulundakigörüşmelerinde maddeler üzerindeki soru-cevap işleminin 10 dakika ilesınırlandırılması"na ilişkin 14.8.1999 günlü kararının, yeni bir içtüzükkuralı niteliğinde olduğu ileri sürülerek iptali istemine ilişkindir.
Anayasa'nın 148. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 18. maddelerine göre Anayasa Mahkemesi,kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisiİçtüzüğü'nün Anayasa'ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunudenetlemektedir.
Anayasa Mahkemesinin bir çok kararında vurgulandığı gibi,Anayasa'da açıkça belirtilenler dışında kalan yasama organı işlem vekararlarının Anayasa Mahkemesi denetimine bağlı olup olmadığının saptanmasında,işlem ve kararı oluşturan yöntem kadar bunların konusu, amacı ve niteliğiüzerinde de durulması, etki ve değerlerinin gözönünde tutulması gerekmektedir.Bunlar Anayasa'nın uygunluk denetimine bağlı tutulan işlemlerle aynı değer veetkide ise, denetiminin yapılması hukuk devleti ilkesinin zorunlu birsonucudur.
İçtüzüğün bir kuralının değiştirilmesi ya da içtüzüğe yeni birkural konulması sonucunu doğuran TBMM işlem ve kararları, yeni bir İçtüzükkuralı niteliğindedir.
Bu nedenle öncelikle dava konusu kararın bu nitelikte olupolmadığının saptanması gerekir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 19. maddesinin sonfıkrasında, İçtüzükte Danışma Kurulu'nun tespitine, teklifine veya görüşbildirmesine bağlanmış olan bütün hallerde, Danışma Kurulu yapılan ilk çağrıdatoplanamaz, oybirliğiyle tespit, teklif yapamaz veya görüş bildiremezse, MeclisBaşkanı veya siyasî parti gruplarının ayrı ayrı istemlerini doğrudan Genel Kurul'asunabilecekleri; bu durumda istemin oylanmasının ilk birleşimin gündemindekiBaşkanlık sunuşlarında yer alacağı ve Genel Kurul'un işaret oyuyla kararvereceği belirtilmiştir. Buna göre, İçtüzükte Danışma Kurulu'nun tespitine,teklifine veya görüş bildirmesine bağlanmış bütün durumlarda görevli olanDanışma Kurulu'nun, niteliği gözetildiğinde, bunlar dışında kendisine havaleedilen diğer konularda da görevli olmadığını kabule olanak yoktur. Bu nedenle,Danışma Kurulu'nun 14 Ağustos 1999 günlü toplantısında siyasî parti gruplarıarasında oybirliği sağlanamadığından Genel Kurulda verilen ortak önerilerinoylanması ile oluşan 14.8.1999 günlü TBMM kararının alınmasında izlenenyöntem 19. maddeye uygundur.
İçtüzüğün 60. maddesinin son fıkrasında, İçtüzükte başka bir sürebelirtilmemesi veya tersinin Danışma Kurulu'nun önerisiyle Genel Kurul'cakararlaştırılmaması durumunda, siyasî parti grupları Komisyon ve Hükümet adınayapılan konuşmalar ile üyelerin konuşmalarının belirli bir süre ilesınırlandırılması öngörülmüş ancak sorular için böyle bir süre getirilmemiştir.TBMM'deki görüşmelerin, bir yasa kuralının oluşmasında taşıdığı büyük önemekarşın süreyle sınırlandırılmasında sakınca görülmemiş ayrıca bu süreninDanışma Kurulu'nun önerisiyle kısaltılıp uzatılmasına da olanak sağlanmıştır.Bu durumda, konuşma sürelerini sınırlayan İçtüzüğün, sorular için sınırsız birsüre öngördüğü sonucuna varılamayacağından bu konudaki yetkinin Genel Kurul'abırakıldığının kabulü gerekir. Dava konusu TBMM kararı da Genel Kurul'a budoğrultuda verilen yetkiye dayanılarak alındığından İçtüzüğün 60. maddesininuygulanması niteliğinde olup yeni bir İçtüzük kuralı veya değişikliğiniteliğinde değildir.
Anayasa'nın 148., 2949 sayılı Yasa'nın 18. maddesi uyarınca ancakİçtüzük kuralı veya değişikliği niteliğindeki TBMM kararları AnayasaMahkemesi'nin denetim alanına girdiğinden, bu kapsamda bulunmayan dava konusukarara ilişkin iptal isteminin görevsizlik nedeniyle reddi gerektiği kanısıylaçoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU