ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1999/43
Karar Sayısı : 2001/46
Karar Günü : 27.2.2001
R.G. Tarih-Sayı :20.03.2002-24701
İPTAL İSTEMİNDE BULUNAN: Prof. Dr. TansuÇİLLER ve 125 TBMM Üyesi
İPTAL İSTEMİNİN KONUSU: 25.8.1999 günlü, 4447sayılı "İşsizlik Sigortası Kanunu"nun 3., 4., 6., 8., 13., 15., 17.,18., 22., 25., 26., 36., 38., 39., 40., 44., 51., 53. ve 62/3 maddelerinin,Anayasa'nın 2., 5., 10., 17., 49., 56., 60., 161., 162, 163., 164., 165., 166.,167., 168. ve 169. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
II-YASA METİNLERİ
A-İptali İstenilen Yasa Kuralları
4447 sayılı Yasa'nın iptali istenilen maddeleri şöyledir:
1- "MADDE 3.- 506 sayılı Kanunun 32 ncimaddesinin (B) bendine aşağıdaki alt bent ile maddeye aşağıdaki fıkraeklenmiştir.
Protez, araç ve gereç bedellerinin % 20'sini sigortalı öder.Ancak, ilgiliden alınacak katkı miktarı, ödeme tarihindeki 25/8/1971 tarihli ve1475 sayılı İş Kanununun 33 üncü maddesine göre sanayi kesiminde çalışan onaltıyaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin birbuçuk katındanfazla olamaz.
Sigortalıların, bu maddenin (A), (B) ve (D) bentlerinde yazılıyardımlardan yararlanabilmeleri için, 60 günü hastalığın anlaşıldığı tarihtenönceki altı ay içinde olmak üzere toplam olarak 120 gün hastalık sigortasıprimi ödemiş olmaları şarttır."
2- "MADDE 4.- 506 sayılı Kanunun 36 ncımaddesinin (B) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
B) Yukarıda sözü edilen kimselerin ayakta yapılan tedavilerindeverilen ilaçlar ile (A/a) bendi uyarınca sağlanan protez, araç ve gereçbedellerinin %10'u kendilerince ödenir. Ancak protez, araç ve gereç bedelleriiçin alınacak katkı payı ödeme tarihindeki 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İşKanununun 33 üncü maddesine göre sanayi kesiminde çalışan onaltı yaşından büyükişçiler için uygulanan aylık asgari ücret tutarını geçemez."
3- "MADDE 6.- 506 sayılı Kanunun 60 ıncımaddesinin birinci fıkrasının (A) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
A) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalıolarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için;
a) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması ve en az7000 gün veya
b) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldanberi sigortalı bulunması ve en az 4 500 gün,
Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmalarışarttır."
4- "MADDE 8.- 506 sayılı Kanunun 63 üncümaddesine (B) fıkrasının birinci bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki benteklenmiştir.
Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken serbest avukat veyanoter olarak çalışmalarını sürdürenlerin, sosyal yardım zammı dahil, almaktaoldukları aylıklarından %15 oranında sosyal güvenlik destek primikesilir."
5- "MADDE 13.- 506 sayılı Kanunun 96 ncımaddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Bu Kanuna göre bağlanacak aylıklar, 78 inci maddeye göre tespitedilen prime esas günlük kazanç alt sınırının aylık tutarının % 35'inden azolamaz."
6- "MADDE 15.- 506 sayılı Kanunun Ek 24 üncümaddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi yürürlükten kaldırılmış ve Ek 32 ncimaddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
Sigortalıların çocuklarına verilecek protez, araç ve gereçlerinbedellerinin % 20'si kendilerince ödenir. Ancak, sigortalıların çocuklarındanalınacak katkı miktarı, ödeme tarihindeki 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İşKanununun 33 üncü maddesine göre sanayi kesiminde çalışan onaltı yaşından büyükişçiler için uygulanan aylık asgari ücretin birbuçuk katından fazlaolamaz.
Sigortalıların geçindirmekle yükümlü bulundukları eşlerinden % 20,Kurumdan sürekli işgöremezlik geliri, malüllük ve yaşlılık aylığı almaktaolanların geçindirmekle yükümlü bulundukları eşleri ile Kurumdan hak sahibiolarak gelir ve aylık almakta olan eşlerden % 10 katılım payı alınmak şartıylaprotez, araç ve gereç yardımlarından yararlanırlar. Ancak, sigortalılarıneşlerinden alınacak katkı miktarı, ödeme tarihindeki 25/8/1971 tarihli ve 1475sayılı İş Kanununun 33 üncü maddesine göre sanayi kesiminde çalışan onaltıyaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin bir buçuk katından,sürekli iş göremezlik geliri, malüllük ve yaşlılık aylığı alanların eşleri ileKurumdan hak sahibi olarak gelir ve aylık almakta olan eşlerden alınacakolan katkı miktarı aylık asgari ücretten fazla olamaz."
7- "MADDE 17.- 506 sayılı Kanuna aşağıdakigeçici maddeler eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 81.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte;
A) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunanhükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ilesigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır.
B) a) Sigortalılık süresi 17 (dahil) yıldan fazla 18 yıldan azolan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 41 yaşını doldurmaları,sigortalılık süresi 22 (dahil) yıldan fazla 23 yıldan az olan erkekler 25yıllık sigortalılık süresini ve 45 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün,
b) Sigortalılık süresi 16 (dahil) yıldan fazla 17 yıldan az olankadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 43 yaşını doldurmaları,sigortalılık süresi 21 (dahil) yıldan fazla 22 yıldan az olan erkekler 25yıllık sigortalılık süresini ve 46 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün,
c) Sigortalılık süresi 15 (dahil) yıldan fazla 16 yıldan az olankadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 45 yaşını doldurmaları,sigortalılık süresi 20 (dahil) yıldan fazla 21 yıldan az olan erkekler 25yıllık sigortalılık süresini ve 48 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün,
d) Sigortalılık süresi 14 (dahil) yıldan fazla 15 yıldan az olankadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 47 yaşını doldurmaları, sigortalıksüresi 19 (dahil) yıldan fazla 20 yıldan az olan erkekler 25 yıllıksigortalılık süresini ve 50 yaşını doldurmaları ve en az 5150 gün,
e) Sigortalılık süresi 13 (dahil) yıldan fazla 14 yıldan az olankadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 48 yaşını doldurmaları,sigortalılık süresi 18 (dahil) yıldan fazla 19 yıldan az olan erkekler 25yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurmaları ve en az 5300 gün,
f) Sigortalılık süresi 12 (dahil) yıldan fazla 13 yıldan az olankadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 49 yaşını doldurmaları,sigortalılık süresi 17 (dahil) yıldan fazla 18 yıldan az olan erkekler 25yıllık sigortalılık süresini ve 52 yaşını doldurmaları ve en az 5450 gün,
g) Sigortalılık süresi 11 (dahil) yıldan fazla 12 yıldan az olan kadınlar20 yıllık sigortalılık süresi ve 50 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 16(dahil) yıldan fazla 17 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresinive 53 yaşını doldurmaları ve en az 5600 gün,
h) Sigortalılık süresi 10 (dahil) yıldan fazla 11 yıldan az olankadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurmaları,sigortalılık süresi 15 (dahil) yıldan fazla 16 yıldan az olan erkekler 25yıllık sigortalılık süresini ve 54 yaşını doldurmaları ve en az 5750 gün,
ı) Sigortalılık süresi 10 yıldan az olan kadınlar 20 yıllıksigortalılık süresini ve 52 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 15 yıldanaz erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 56 yaşını doldurmaları ve en az6000 gün,
Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmalarışartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.
C) a) 15 yıllık sigortalılık süresini, kadın ise 50, erkek ise 55yaşını doldurmuş ve 3600 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primiödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
b) (a) bendinde öngörülen şartları yerine getirememiş durumdaolanlardan kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olması, en az 15 yıllıksigortalılık süresini tamamlaması ve en az 3600 gün malüllük, yaşlılık ve ölümsigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığındanyararlanabilirler.
GEÇİCİ MADDE 82.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce sigortalı bulunanlara bağlanacak aylıklar, aşağıdaki (a) ve (b)bentlerine göre hesaplanacak aylıkların toplamından oluşur.
a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar primödeme sürelerine ait aylığı aşağıdaki şekilde belirlenir.
Sigortalının aylık talep tarihine kadarki toplam prim ödeme günsayısı üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle ve bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önceki hükümlere göre hesaplanacak aylığının sigortalının buKanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı ile orantılıbölümü, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren aylık başlangıç tarihine kadargeçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistikEnstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketicifiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hasıla sabitfiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak hesaplanır.
Hesaplanan yaşlılık aylığı, aylık bağlanması için yazılıbaşvurunun yapıldığı yılın Ocak ayı ile aylığın başladığı takvim yılınınbaşlangıç tarihi arasında geçen her ay için Devlet İstatistik Enstitüsütarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatlarıindeksindeki artış oranları kadar artırılır.
b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki primödeme sürelerine ait aylığı ise, sigortalının aylık talep tarihine kadar toplamprim ödeme gün sayısı üzerinden bu Kanunun 61 inci maddesi hükümlerine görehesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme günsayısına orantılı bölümü kadardır.
Sigortalıya yukarıdaki (a) ve (b) bentlerine göre bağlanacakaylıkların toplamı, sigortalının aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme günsayısı üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle, bu Kanunun yürürlüktarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanunun yürürlüktarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında geçen takvim yılları için her yılınAralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temelyıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranına ve buKanunun 61 inci maddesinin son fıkrasına göre artırılmış değerinin altındaolamaz.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra malüllük aylığına hakkazananlar ile ölen sigortalıların hak sahiplerinin aylıkları, yukarıdakifıkralarda belirtilen hükümler esas alınarak, 55 veya 67 nci madde hükümlerinegöre hesaplanır. Bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra prime esas kazancıbulunmayanların malüllük ve ölüm aylıkları, bu Kanunun yürürlük tarihindenönceki hükümlere göre hesaplanır ve yukarıdaki (a) bendindeki esaslara göreartırılarak bağlanır."
II. BÖLÜM
TARIM İŞÇİLERİ SOSYAL SİGORTALAR KANUNU İLE İLGİLİ
DEĞİŞİKLİKLER
8- "MADDE 18.- 17/10/1983 tarihli ve 2925sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun 20 nci maddesinin 20/2/1992tarihli ve 3774 sayılı Kanunla kaldırılan (a) bendi aşağıdaki şekilde yenidendüzenlenmiştir.
a) Kadın ise 58 yaşını, erkek ise 60 yaşını doldurmuşolması,"
9- "MADDE 22.- 2925 sayılı Kanuna aşağıdakigeçici madde eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 2- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte;
A) 13 yıl ve daha fazla sigortalı bulunanlar en az 15 yıllıksigortalılık süresini doldurmuş ve en az 3600 gün prim ödemiş bulunmaları şartıile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.
B) a) Sigortalılık süresi 12 (dahil) yıldan fazla 13 yıldan azolanlar kadın ise 41, erkek ise 45 yaşını doldurmuş olmaları,
b) Sigortalılık süresi 11 (dahil) yıldan fazla 12 yıldan azolanlar kadın ise 43, erkek ise 46 yaşını doldurmuş olmaları,
c) Sigortalılık süresi 10 (dahil) yıldan fazla 11 yıldan azolanlar kadın ise 45, erkek ise 48 yaşını doldurmuş olmaları,
d) Sigortalılık süresi 9 (dahil) yıldan fazla 10 yıldan az olanlarkadın ise 47, erkek ise 50 yaşını doldurmuş olmaları,
e) Sigortalılık süresi 8 (dahil) yıldan fazla 9 yıldan az olanlarkadın ise 48, erkek ise 51 yaşını doldurmuş olmaları,
f) Sigortalılık süresi 7 (dahil) yıldan fazla 8 yıldan az olanlarkadın ise 49, erkek ise 52 yaşını doldurmuş olmaları,
g) Sigortalılık süresi 6 (dahil) yıldan fazla 7 yıldan az olanlarkadın ise 50, erkek ise 53 yaşını doldurmuş olmaları,
h) Sigortalılık süresi 5 (dahil) yıldan fazla 6 yıldan az olanlarkadın ise 51, erkek ise 54 yaşını doldurmuş olmaları,
i) Sigortalılık süresi 5 yıldan az olanlar kadın ise 52, erkek ise56 yaşını doldurmuş olmaları,
Ve en az 15 yıllık sigortalılık süresi ile 3600 gün prim ödemeşartlarını yerine getirmeleri halinde yaşlılık aylığından yararlanabilirler.
III. BÖLÜM
TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU
İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER
10- "MADDE 25.- 5434 sayılı KanununGeçici 139 uncu maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdakifıkra eklenmiş, aynı maddenin sekizinci fıkrası aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
Kullanılması resmi sağlık kurulu raporu ile gerekli görülenprotez, ortez ve tıbbi araç ve gereç bedellerinin %10'u hak sahipleritarafından ödenir. Ancak ödenecek miktar bu Kanunun ek 19 uncu maddesindekiaylıklardan fazla olamaz (bu Kanunun 64 üncü maddesinin ve 3/11/1980 tarihli ve2330 sayılı Nakdî Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre aylıkbağlananlar hakkında bu hüküm uygulanmaz.)
Özel kanunları gereğince sağlık yardımından faydalananlar ileSandıktan emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı alanların diğersosyal güvenlik kurumlarına tabi görevlerde çalışan veya bu kuruluşlardan aylıkalan eşleri ve Sandıktan dul aylığı alanlardan diğer sosyal güvenlikkurumlarına tabi görevde çalışan veya bu kuruluşlardan yaşlılık veya malûllükaylığı alanlar bu madde hükmünden yararlanamazlar. İsteğe bağlı sağlıksigortasından yararlananlar hakkında bu hüküm uygulanmaz."
11- "MADDE 26.- 5434 sayılı Kanuna aşağıdakigeçici maddeler eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 205.- Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte;
Kadın iştirakçilerden 20, erkek iştirakçilerden 25 fiili hizmetyılını dolduranların istekleri üzerine emekli aylığı bağlanır.
a) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya 2 yıldan az kalaniştirakçilerden kadın ise 38, erkek ise 43 yaşını,
b) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya 3 yıldan az kalaniştirakçilerden kadın ise 41, erkek ise 45 yaşını,
c) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya 4 yıldan az kalaniştirakçilerden kadın ise 43, erkek ise 46 yaşını,
d) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya 5 yıldan az kalaniştirakçilerden kadın ise 45, erkek ise 48 yaşını,
e) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya 6 yıldan az kalaniştirakçilerden kadın ise 47, erkek ise 50 yaşını,
f) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya 7 yıldan az kalaniştirakçilerden kadın ise 48, erkek ise 51 yaşını,
g) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya 8 yıldan az kalaniştirakçilerden kadın ise 49, erkek ise 52 yaşını,
h) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya 9 yıldan az kalaniştirakçilerden kadın ise 50, erkek ise 53 yaşını,
i) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya 10 yıldan az kalaniştirakçilerden kadın ise 51, erkek ise 54 yaşını,
j) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya 10 yıldan fazla kalaniştirakçilerden kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını,
Doldurmaları ve kadın iştirakçinin 20, erkek iştirakçinin 25 fiilihizmet süresini tamamlamaları halinde istekleri üzerine emekli aylığı bağlanır.
32 nci madde gereğince fiili hizmet sürelerine zam yapılanların bumaddede belirtilen yaş hadlerinden; eklenilen bu sürenin üç yıldan çok olmamaküzere yarısı indirilir.
5434 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin (e) ve (f) fıkralarıkapsamına girenlere 25 fiili hizmet yılını ve yukarıdaki yaşları doldurmalarıhalinde emekli aylığı bağlanır.
GEÇİCİ MADDE 206.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte fiilihizmet süreleri 8 yıl ve daha fazla olan iştirakçiler, 61 yaşını doldurmalarınedeniyle istekleri üzerine veya kurumlarınca yaş haddinden re'sen emekliyeayrıldıklarında fiili hizmet süreleri 10 yılı doldurmuş olmak şartıyla emekliaylığına hak kazanırlar."
IV. BÖLÜM
ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL
SİGORTALAR KURUMU KANUNU İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER
12- "MADDE 36.- 1479 sayılı Kanunun Ek 13üncü maddesinin son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeyeaşağıdaki fıkra eklenmiştir.
Ayakta yapılan tedavilerde poliklinik muayene ücretinin ve verilenilaç bedellerinin % 20'si sigortalı ve hak sahipleri, % 10'u aylık alanlar vehak sahipleri tarafından karşılanır. İş kazası ve meslek hastalığı sonucuverilecek olanlar hariç, protez, araç ve gereç bedellerinin % 20'si sigortalıve hak sahipleri, % 10'u ise aylık alanlar ve hak sahipleri (3/11/1980 tarihlive 2330 sayılı Nakdî Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamınagirenler hariç) tarafından karşılanır. Ancak, katkı payı tutarı sigortalılardabirinci gelir basamağının birbuçuk katını, aylık alanlarda ise birinci gelirbasamağının % 65'ini geçemez.
Ağız protezleri hariç, sigortalının bu Kanuna tabisigortalılığının başladığı tarihten önce, sigortalı ve hak sahiplerinde mevcutolduğu tespit edilen hastalık ve arızalardan dolayı bedeli Kurumca karşılanacakolan ortez ve protezler ek 18 inci maddeye göre hazırlanacak yönetmeliktebelirlenir."
13- "MADDE 38.- 1479 sayılıKanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
Sosyal güvenlik destek primi
EK MADDE 20.- Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24üncü maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerinveya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkukeden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığıtarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil %10oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.
Birinci fıkra hükmüne göre aylıklarından sosyal güvenlik destekprimi kesilmesi gerekenlerden, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce aylıkbağlananlar Kanunun yayımını, daha sonra tekrar çalışmaya başlayanlar iseçalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içindeKuruma yazılı bildirimde bulunmak zorundadırlar. Bu süre içinde Kuruma yazılıbildirimde bulunmayanlardan sosyal güvenlik destek primi, gecikmeli bildirimdebulunulan veya Kurumca tespit edilen tarihe kadar 53 üncü maddeye görehesaplanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Birikmiş sosyal güvenlikdestek primi ve gecikme zamlarının ödenmemesi halinde aylıklardan yapılacakkesintiler aylık tutarının %25'ini geçemez.
Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş süreler, bu Kanuna göresigortalılık süresi olarak değerlendirilmez, ödenen primler 39 uncu maddehükmüne göre toptan ödeme olarak iade edilmez ve bu sürelerle ilgili olarak24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak GeçenHizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz."
14- "MADDE 39.- 1479 sayılı Kanuna aşağıdakigeçici maddeler eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 10.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceyürürlükte bulunan hükümlere göre, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takipeden aybaşı itibariyle aylık bağlanmasına hak kazananlar ile aylık bağlanmasınahak kazanmalarına iki tam yıl veya daha az kalan sigortalıların, tam veya kısmiyaşlılık aylığı talep hakları saklıdır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan,bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı itibariyle, kadın ise 20,erkek ise 25 tam yıl prim ödeme süresinin dolmasına;
a) 2 tam yıldan fazla, 3 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara 41,erkeklere 45 yaşını,
b) 3 tam yıldan fazla, 4 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara 43,erkeklere 46 yaşını,
c) 4 tam yıldan fazla, 5 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara 45,erkeklere 48 yaşını,
d) 5 tam yıldan fazla, 6 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara 47,erkeklere 50 yaşını,
e) 6 tam yıldan fazla, 7 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara 48,erkeklere 51 yaşını,
f) 7 tam yıldan fazla, 8 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara 49,erkeklere 52 yaşını,
g) 8 tam yıldan fazla, 9 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara 50,erkeklere 53 yaşını,
h) 9 tam yıldan fazla, 10 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara51, erkeklere 54 yaşını,
ı) 10 tam yıldan fazla kalan kadınlara 52, erkeklere 56 yaşını,
Doldurmaları, kadın ise 20, erkek ise 25 tam yıl prim ödemelerişartıyla ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığı bağlanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan,15 tam yıl prim ödeme süresi ile kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmakoşulunu, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren,
a) 2 tam yıldan fazla, 4 tam yıl veya daha az süre içinde yerinegetiren, kadınlara 51, erkeklere 56 yaşını,
b) 4 tam yıldan fazla, 6 tam yıl veya daha az süre içinde yerinegetiren, kadınlara 52, erkeklere 56 yaşını,
c) 6 tam yıldan fazla, 8 tam yıl veya daha az süre içinde yerinegetiren, kadınlara 53, erkeklere 57 yaşını,
d) 8 tam yıldan fazla, 10 tam yıl veya daha az süre içinde yerinegetiren, kadınlara 54, erkeklere 57 yaşını,
e) 10 tam yıldan fazla süre içinde yerine getiren, kadınlara 56,erkeklere 58 yaşını,
Doldurmaları ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığıbağlanır.
GEÇİCİ MADDE 11.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten öncebağlanan malüllük, yaşlılık ve ölüm aylıkları, bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce ödenen son aylık tutarlar esas alınarak, bu Kanunun yürürlüktarihinden sonra 36 ıncı maddenin son fıkrası hükmüne göre artırılarak ödenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlarabağlanacak yaşlılık aylığı;
a) Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılıksüresi esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelirbasamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değeriüzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplananaylığının, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılıksüresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile,
b) Sigortalının, bu Kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıçtarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bubasamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıçtarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklıortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esasalınmak suretiyle bu Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre bulunacakaylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu Kanunun yürürlüktarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresineorantılı olarak hesaplanan tutarı,
Toplamıdır. Bu şekilde hesaplanan aylık, bu Kanunun 36 ncımaddesinin üçüncü fıkrasına göre artırılır.
İkinci fıkraya göre bağlanacak aylık, sigortalının aylık başlangıçtarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanunun yürürlüktarihinden önce bulunduğu gelir basamağı üzerinden bu Kanunun yürürlüktarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanunun yürürlüktarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında geçen takvim yılları için, her yılınAralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temelyıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki değişim oranı kadarartırılmış tutarından az olamaz.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanlara bağlanacakmalûllük ve ölüm aylıkları, sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtensonra sigortalılık süresinin bulunması halinde, bu süreler esas alınarakhesaplanır.
GEÇİCİ MADDE 12.- Bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra primlerinve aylıkların hesaplanmasına esas gelir tablosunun 50 nci maddeye görebelirlenmesine kadar, Kanunun yayımı tarihinden önceki hükümlere görebelirlenecek olan yirmidört basamaklı gösterge tablosunun uygulanmasına devamedilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 50 nci maddeye görebelirlenmesi gereken gelir basamaklarının hesaplanmasında yukarıdaki fıkragereğince uygulanan gelir basamakları esas alınır."
15- "MADDE 40.- 17/10/1983 tarihli ve 2926sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun17 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Yaşlılık aylığından yararlanma şartları
Madde 17.- Yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının;
a) Yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve hertürlü borçlarını ödemiş olması,
b) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş ve 25 tam yılsigorta primi ödemiş olması, Şarttır.
Kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını dolduran ve en az 15 tam yılprim ödeyen sigortalılara da kısmi yaşlılık aylığı bağlanır."
16- "MADDE 44.- 2926 sayılı Kanuna aşağıdakigeçici maddeler eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 7.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceyürürlükte bulunan hükümlere göre, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takipeden aybaşı itibariyle aylık bağlanmasına hak kazananlar ile aylık bağlanmasınahak kazanmalarına iki tam yıl veya daha az kalan sigortalıların, tam veyakısmi yaşlılık aylığı talep hakları saklıdır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan,bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı itibariyle, kadın ise 20,erkek ise 25 tam yıl prim ödeme süresinin dolmasına;
a) 2 tam yıldan fazla, 3 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara 41,erkeklere 45 yaşını,
b) 3 tam yıldan fazla, 4 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara 43,erkeklere 46 yaşını,
c) 4 tam yıldan fazla, 5 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara 45,erkeklere 48 yaşını,
d) 5 tam yıldan fazla, 6 tam yıl veya daha az kalan,kadınlara 47, erkeklere 50 yaşını,
e) 6 tam yıldan fazla, 7 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara 48,erkeklere 51 yaşını,
f) 7 tam yıldan fazla, 8 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara 49,erkeklere 52 yaşını,
g) 8 tam yıldan fazla, 9 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara 50,erkeklere 53 yaşını,
h) 9 tam yıldan fazla, 10 tam yıl veya daha az kalan, kadınlara51, erkeklere 54 yaşını,
ı) 10 tam yıldan fazla kalan, kadınlara 52, erkeklere 56 yaşını,
Doldurmaları, kadın ise 20, erkek ise 25 tam yıl prim ödemelerişartıyla ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığı bağlanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan,15 tam yıl prim ödeme süresi ile kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmakoşulunu, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren,
a) 2 tam yıldan fazla, 4 yıl veya daha az süre içinde yerinegetiren, kadınlara 51, erkeklere 56 yaşını,
b) 4 tam yıldan fazla, 6 yıl veya daha az süre içinde yerinegetiren, kadınlara 52, erkeklere 56 yaşını,
c) 6 tam yıldan fazla, 8 yıl veya daha az süre içinde yerinegetiren, kadınlara 53, erkeklere 57 yaşını,
d) 8 tam yıldan fazla, 10 yıl veya daha az süre içinde yerinegetiren, kadınlara 54, erkeklere 57 yaşını,
e) 10 tam yıldan fazla, süre içinde yerine getiren, kadınlara 56,erkeklere 58 yaşını,
Doldurmaları ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığıbağlanır.
GEÇİCİ MADDE 8.- Sigortalıların 36 ncı madde hükmünün yürürlüğegirdiği tarihe kadar mevcut prim borçları değişiklikten önceki hükümlerçerçevesinde hesap ve tahsil edilir."
17- "MADDE 51.- Bu Kanun uyarınca sigortalısayılanlardan hizmet akitleri aşağıda belirtilen hallerden birisine dayalıolarak sona erenler, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almayahazır olduklarını kaydettirmeleri, hizmet akitlerinin sona ermesinden öncekison üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortasıprimi ödemiş ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyereksürekli çalışmış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar.
a) 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 13 üncü maddesiveya 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununun 16 ncı maddesi ya da13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla ÇalıştıranlarArasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncüfıkrasında belirtilen bildirim önellerine uygun olarak hizmet akdi işverentarafından sona erdirilmiş olmak,
b) Hizmet akdi, süresi belli olsun veya olmasın sürenin bitimindenönce veya bildirim önelini beklemeksizin 1475 sayılı İş Kanununun 16 ncımaddesinin (I), (II) ve (III) numaralı bentlerine veya 854 sayılı Deniz İşKanununun 14 üncü maddesinin (II) ve (III) numaralı bentlerine veya 5953 sayılıBasın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki MünasebetlerinTanzimi Hakkında Kanunun 7 nci maddesi ile 11 inci maddesinin birinci fıkrasınagöre sigortalı tarafından feshedilmiş olmak,
c) Hizmet akdi, süresi belli olsun veya olmasın sürenin bitimindenönce veya bildirim önelini beklemeksizin 1475 sayılı İş Kanununun 17 ncimaddesinin (I) ve (III) numaralı bentlerine veya 854 sayılı Deniz İş Kanununun14 üncü maddesinin (III) numaralı bendine veya 5953 sayılı Basın MesleğindeÇalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi HakkındaKanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasına göre işveren tarafından feshedilmişolmak,
d) Hizmet akdinin belirli süreli olması halinde, bu sürenin bitiminedeniyle işsiz kalmak, 854 sayılı Deniz İş Kanununun 7 nci maddesinin (II)numaralı bendinde belirtilen hizmet akdinin belirli bir sefer için yapılmışolması nedeniyle sefer sonunda işsiz kalmak,
e) İşyerinin el değiştirmesi veya başkasına geçmesi, kapanmasıveya kapatılması, işin veya işyerinin niteliğinin değişmesi nedenleriyle iştençıkarılmış olmak, 854 sayılı Deniz İş Kanununun 14 üncü maddesinin (IV)numaralı bendindeki nedenlerle işsiz kalmak,
f) 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme UygulamalarınınDüzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasınaDair Kanunun 21 inci maddesi kapsamında işsiz kalmak,
Ancak, işsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için hizmet akdininbaşvuru sırasında grev, lokavt veya kanundan doğan ödevler nedeniyle askıyaalınmamış olması ve sigortalının herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundangelir veya aylık almaması gerekmektedir."
18- "MADDE 53.- Bu Kanunun gerektirdiğigörev ve hizmetler için mali kaynak sağlamak, piyasa şartlarında kaynaklarıdeğerlendirmek, Kanunun öngördüğü ödemelerde bulunmak üzere "İşsizlikSigortası Fonu" kurulmuştur.
Fon, Bakanın ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanınönerisi üzerine müşterek kararname ile atanan birer temsilci ile en fazla işçive işvereni temsil eden işçi ve işveren konfederasyonları tarafından seçilenbirer üyeden oluşan dört kişilik Fon Yönetim Kurulunun kararları çerçevesinde Kurumtarafından işletilir ve yönetilir. Üyelerin görev süresi 4 yıldır. İlk defaatanan ve seçilen üyelerden, ikinci yılın sonunda biri kamu, diğeri sosyaltaraflardan kura sonucu belirlenen iki üyenin yerine yeni üye ataması veseçimi yapılır. Süreleri biten üyeler yeniden seçilebilir. Üyeliklerde süredolmadan herhangi bir sebeple boşalma olduğu takdirde, boşalan üyelikler içinbunların görev sürelerini tamamlamak üzere 1 ay içinde atama veya seçimyapılır. Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerinin görev süreleri dolmadangörevlerine son verilemez. Ancak atanmaları veya seçilmeleri için gereklişartları kaybettikleri tespit edilenler ve görevleri ile ilgili olarakişledikleri suçlardan dolayı haklarında verilen mahkumiyet kararıkesinleşenler, süreleri dolmadan atanmalarındaki veya seçilmelerindeki usulegöre görevden alınırlar. Fon Yönetim Kuruluna Başkanlık temsilcisi Başkanlıkeder, Yönetim Kurulu üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır,kararların alınmasında oyların eşit olması durumunda Başkanın tarafı çoğunluktasayılır.
Fon Yönetim Kurulu üyelerinin; Devlet memurluğuna atanabilmeşartlarını taşımaları ve siyasi parti organlarında görevli bulunmamaları,ayrıca atama ile gelecek üyelerin hukuk, iktisat, maliye, finans, işletme, kamuyönetimi, sosyal politika veya iş hukuku dallarında en az lisans düzeyindeöğrenim yapmış olmaları zorunludur.
Toplantılara iştirak eden Yönetim Kurulu başkan ve üyeleri, her ay8/6/1984 tarihli ve 233 Sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında KanunHükmünde Kararname kapsamındaki Kamu İktisadi Teşebbüsleri Yönetim Kuruluüyelerine tanınan mali haklardan yararlandırılırlar. Toplantıya katılmayanüyelerin ücretlerinden, Yönetim Kurulu yönetmeliğine göre kesinti yapılır.
Fon Yönetim Kurulunun çalışmasına ve fon kaynaklarının değerlendirilmesineilişkin usul ve esaslar; Bakanlık, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, T.C.Merkez Bankası ve Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığının müşterekenhazırlayacakları ve Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.Fon, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından denetlenir.
Fonun;
A) Gelirleri;
a) İşsizlik sigortası primlerinden,
b) Bu primlerin değerlendirilmesinden elde edilen kazanç veiratlardan,
c) Fonun açık vermesi durumunda Devletçe sağlanacak katkılardan,
d) Bu Kanun gereğince sigortalı ve işverenlerden alınacak ceza,gecikme zammı ve faizlerden,
e) Diğer gelir ve kazançlar ile bağışlardan,
B) Giderleri;
a) Sigortalı işsizlere verilen ödeneklerden,
b) Hastalık ve analık sigortası primlerinden,
c) Meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimigiderlerinden,
d) İşsizlik sigortası hizmetlerinin yerine getirilebilmesi içinFon Yönetim Kurulunun onayı üzerine Kurum tarafından yapılan giderler ilehizmet binası kiralanması, hizmet satın alınması, bilgisayar, bilgisayaryazılım ve donanımı alınması, Yönetim Kurulu üyelerinin ücret ve yolluködemelerinden,
Oluşur.
Bu fon bütçe kapsamı dışında olup, gelirlerinden hiç bir şekildekesinti yapılamaz ve Genel Bütçeye gelir kaydedilemez. Fon'un gelir vegiderleri üçer aylık dönemler halinde 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Kanunagöre ruhsat almış, denetim yetkisine sahip meslek mensubu Yeminli MaliMüşavirlere denetlettirilerek denetim raporlarının sonuçları ilan edilir.
Fon; 26/5/1927 tarihli ve 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu,8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 21/2/1967 tarihli ve 832sayılı Sayıştay Kanununa tabi değildir. Fon gelirleri ile bu gelirlerle alınanmallar Kuruma aittir. Kurumun malları 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflasKanunu ile 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bakımından Devletmalı hükmünde olup, alacakları da Devlet alacağı derecesinde ayrıcalıklıdır.Fon, damga vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır."
19- "MADDE 62.- 1- 17/7/1964 tarihli ve 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun; 97 nci, Ek 20, Ek 21, Ek 22, Ek 23, Ek 34ve Ek 35 inci,
2- 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri SosyalSigortalar Kanununun; 9, 11, 12, 18, 19, 27, 28, 29 ve 37 nci,
3-9/3/1988 tarihli ve 3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa TeşvikEdilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanunun 2 ve 3 üncü,
Maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ MADDE 1.- 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı ÖzelleştirmeUygulamalarının Düzenlenmesi ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde KararnamelerdeDeğişiklik Yapılmasına dair Kanunun 21 inci maddesinde öngörülen iş kaybıtazminatı ile işsizlik ödeneğini birlikte almaya hak kazananlara öncelikle işkaybı tazminatı ödenir. İş kaybı tazminatı için yapılan başvurular aynı zamandaişsizlik ödeneği talep başvurusu yerine de geçer.
İş kaybı tazminatını alma süresi içerisinde Kurumca bir işeyerleştirilemeyen veya kendisi bir iş bulamayanlara bu Kanunda belirtilen esasve usuller dahilinde işsizlik ödeneği verilir. Ancak iş kaybı tazminatı ödenensüreler işsizlik ödeneği ödenecek toplam süreden mahsup edilir.
GEÇİCİ MADDE 2.- Kadroların belirlenecek norm kadro sayılarınagöre dağıtılmasından sonra mevcut personel bu kadrolar ile ilişkilendirilir.İhtiyaç fazlası personelin memuriyet mahalli içerisindeki ya da isteklerihalinde memuriyet mahalli dışındaki boş kadrolara atamaları yapılır.
Bu şekilde atamaları yapılamayan personel, bulundukları birimdeşahsa bağlı olarak eski görevlerini yapmaya devam ederler ve boş kadro temin edilmedikçebaşka birimlere atanamazlar. Bu durumdaki personelin herhangi bir şekildegörevden ayrılması halinde, yerlerine başka personel atanamaz. Şahsa bağlıolarak görev yapan personele en son kadrosu esas alınarak aylık ve özlükhaklarının ödenmesine devam edilir.
Memuriyet mahalli içindeki birimlerde şahsa bağlı olarak görevyapan personelin durumuna uygun olan bir kadro boşaldığında bu kadroyaöncelikle atanırlar.
GEÇİCİ MADDE 3.- Sosyal Sigortalar Kurumunda halen sözleşmeliolarak çalışan personelden 1999 yılı sonuna kadar memurluğa geçmek için yazılıolarak başvuranlar, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamakkaydı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek Geçici 1, 2 ve 3 üncümaddesi hükümleri, 8/6/1984 tarihli 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2inci maddesinde sayılan kuruluşlarda geçen hizmet süreleri de dikkate alınarakderece ve kademeleri tespit edilmek suretiyle boş memur kadrolarına intibakettirilirler.
GEÇİCİ MADDE 4.- Bu Kanunun 24 üncü maddesinin yürürlüğe gireceğitarihe kadar, bu Kanunun 16 ncı maddesi ile 506 sayılı Kanuna eklenen Ek 38inci maddesine göre Sosyal Sigortalar Kurumundan gelir ve aylık almaktaolanlara yapılan ödemeler ile 29 uncu maddesi ile değiştirilen 1479 sayılıKanunun 36 ncı maddesinin son fıkrasına göre Bağ-Kur tarafından ödenenaylıklarda dönem sonuna kadar yapılan artış oranının, aynı dönemin başındamemur aylıklarında yapılan ortalama artış oranının altında kalması halinde, sözkonusu ödemeleri aradaki fark kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 5.- 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi HayataMüessir Afetler Dolayısıyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara DairKanun uyarınca, 17/8/1999 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle BakanlarKurulu tarafından afet bölgesi ilan edilen yerlerde malül kalan sigortalı veyaiştirakçiler ile ölen sigortalı veya iştirakçilerin hak sahiplerine en az 360gün prim veya 12 aylık prim veya kesenek ödenmiş ve her ne ad altındaolursa olsun Sosyal Güvenlik Kurumlarından aylık veya gelir almamak şartıyla;506, 2925, 5434, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlarda öngörülen prim veya keseneködeme süresi aranmaksızın ilgili kurumca kendi mevzuatlarına göre aylıkbağlanır. Bu şekilde bağlanan aylıklarla ilgili söz konusu kanunlardaöngörülen prim veya keseneklerin eksik olan kısmı Hazinece kurumlara ödenir. Bukonudaki usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığıve Hazine Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Devlet Bakanlığınca müşterekentespit edilir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İptal isteminde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti,toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarınasaygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkeleredayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 5.- Devletin temel amaç vegörevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini,Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devletive adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesiiçin gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."
3- "MADDE10.- Herkes, dil, ırk,renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
4-"MADDE 17.- Herkes, yaşama, maddîve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişininvücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbitutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiylebağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.
Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi hali ilemeşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, birtutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanınbastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiğiemirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiğizorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmüdışındadır."
5- "MADDE 49.- Çalışma, herkesinhakkı ve ödevidir.
Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatınıgeliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliğiönlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.
Devlet, işçi - işveren ilişkilerinde çalışma barışınınsağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler alır."
6- "MADDE 56.- Herkes, sağlıklı ve dengeli birçevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesiniönlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içindesürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi arttırarak,işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıphizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyalkurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.
Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi içinkanunla genel sağlık sigortası kurulabilir."
7- "MADDE 60.- Herkes, sosyalgüvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır veteşkilâtı kurar."
8- "MADDE 161.- Devletin ve kamuiktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllıkbütçelerle yapılır.
Malî yıl başlangıcı ile genel ve katma bütçe1erin nası1hazırlanacağı ve uygulanacağı kanunla belirlenir.
Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldanfazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.
Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hükümkonulamaz."
9-"MADDE 162.- Bakanlar Kurulu, genelve katma bütçe tasarıları ile millî bütçe tahminlerini gösteren raporu, malîyıl başından en az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Bütçe tasarıları ve rapor, kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonundaincelenir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grubuna veya gruplarına en azyirmibeş üye verilmek şartı ile, siyasî parti gruplarının ve bağımsızlarınoranlarına göre temsili gözönünde tutulur.
Bütçe komisyonunun ellibeş gün içinde kabul edeceği metin,Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve malî yıl başına kadar kararabağlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Genel Kurulda, bakanlık vedaire bütçeleriyle katma bütçeler hakkında düşüncelerini, her bütçenin tümüüzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri,üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oya konur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarınınGenel Kurulda görüşülmesi sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcıönerilerde bulunamazlar."
10- "MADDE 163.- Genel ve katma bütçelerleverilen ödenek, harcanabilecek miktarın sınırını gösterir. Harcanabilecekmiktar sınırının Bakanlar Kurulu kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hükümkonulamaz. Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklikyapmak yetkisi verilemez. Carî yıl bütçesindeki ödenek artışını öngörendeğişiklik tasarılarında ve carî ve ileriki yıl bütçelerine malî yük getireceknitelikteki kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderlerikarşılayabilecek malî kaynak gösterilmesi zorunludur."
11- "MADDE 164.- Kesinhesap kanunu tasarıları,kanunda daha kısa bir süre kabul edilmemiş ise, ilgili oldukları malî yılınsonundan başlayarak, en geç yedi ay sonra, Bakanlar Kurulunca Türkiye BüyükMillet Meclisine sunulur. Sayıştay, genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğukesinhesap kanunu tasarısının verilmesinden başlayarak en geç yetmişbeş güniçinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Kesinhesap kanunu tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıylabirlikte Bütçe Komisyonu gündemine alınır. Bütçe Komisyonu, bütçe kanunutasarısıyla kesinhesap kanunu tasarısını Genel Kurula birlikte sunar, GenelKurul, kesinhesap kanunu tasarısını, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla berabergörüşerek karara bağlar. Kesinhesap kanunu tasarısı ve genel uygunlukbildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması, ilgili yıla aitSayıştayca sonuçlandırılamamış denetim ve hesap yargılamasını önlemez vebunların karara bağlandığı anlamına gelmez."
12- "MADDE 165.- Sermayesinin yarısındanfazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak Devlete ait olan kamu kuruluş veortaklıklarının Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi esasları kanunladüzenlenir."
13- "MADDE 166.- Ekonomik, sosyal vekültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli veuyumlu biçimde hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm vedeğerlendirilmesini yaparak verimli şekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçlagerekli teşkilâtı kurmak Devletin görevidir.
Planda millî tasarrufu ve üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar vedış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirleröngörülür; yatırımlarda toplum yararları ve gerekleri gözetilir; kaynaklarınverimli şekilde kullanılması hedef alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göregerçekleştirilir.
Kalkınma planlarının hazırlanmasına, Türkiye Büyük MilletMeclisince onaylanmasına, uygulanmasına, değiştirilmesine ve bütünlüğünübozacak değişikliklerin önlenmesine ilişkin usul ve esaslar kanunladüzenlenir."
14- "MADDE 167.- Devlet, para, kredi,sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcıve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacaktekelleşme ve kartelleşmeyi önler.
Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesiamacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi vebenzeri yükümlülükler dışında ek malî yükümlülükler koymaya ve bunlarıkaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir."
15- "MADDE 168.- Tabiî servetler ve kaynaklarDevletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkıDevlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişileredevredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynağın arama ve işletilmesinin, Devletingerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişilereliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek vetüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim,denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir."
16- "MADDE 169.- Devlet, ormanların korunmasıve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır.Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarımve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanlarıkanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülkedinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaadeedilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasî propaganda yapılamaz;münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak,ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel afkapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarargörülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespitedilen yerler ile 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından ormanniteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibiçeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğutespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarakbulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz."
C- İlgili Anayasa Kuralı
"MADDE 123.- İdare, kuruluş vegörevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.
İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerindenyönetim esaslarına dayanır.
Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiğiyetkiye dayanılarak kurulur."
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Ahmet NecdetSEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER,Mustafa YAKUPOĞLU, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Mahir Can ILICAK ve RüştüSÖNMEZ'in katılımlarıyla 16.11.1999 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenilen Yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kurallarıylabunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanunhükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'yaaykırılığı hususunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayamayamecbur değildir. Anayasa Mahkemesi taleple bağlı kalmak kaydıyla başka gerekçeile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebilir. Bu nedenle, dava konusu kurallaryalnız Anayasa'nın dava dilekçesinde ileri sürülen maddeleri yönündendeğil, ilgisi nedeniyle 123. maddesi yönünden de incelenmiştir.
1- Yasa'nın 3. Maddesinin İncelenmesi
4447 sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle 506 sayılı Yasa'nın 32.maddesinin (B) bendine bir alt bent ve aynı maddeye bir fıkra eklenmiştir.
a- 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 32. Maddesinin (B)Bendine Eklenen Alt Bent
506 sayılı Yasa'nın hastalık sigortasına ilişkin sigortalıyasağlanan yardımları gösteren 32. maddesinin (B) bendi şöyledir:
"Protez, araç ve gereçlerinin standartlara uygun olaraksağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi, (Ağız protezlerine ilişkinyardımlar, Kurumca hazırlanacak yönetmelik esasları dahilinde sağlanır.)"
4447 sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle eklenen alt bent ilesigortalının kendisi için gereken protez, araç ve gereç bedellerinin %20'sininasgari ücretin bir buçuk katını geçmemek üzere sigortalıdan alınmasıöngörülmektedir.
Dava dilekçesinde bu düzenlemenin Anayasa'nın10., 17., 56. ve 60.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal birhukuk Devleti olduğu belirtilmekte, 5. maddesinde ise kişilerin ve toplumunrefah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayansiyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevîvarlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak, Devlet'intemel amaç ve görevleri arasında sayılmaktadır.
Anayasa'nın 56. maddesinin birinci fıkrasında herkesin sağlıklı vedengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; üçüncü fıkrasında Devlet'inherkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan vemadde gücünde tasarruf ve verimi arttırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıylasağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; 60.maddesinde, herkesin, sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, Devletin, bugüvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı ve teşkilatı kuracağı; 65.maddesinde de Devlet'in, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenengörevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, mali kaynaklarınınyeterliliği ölçüsünde yerine getireceği belirtilmektedir. Buna göre, sosyalgüvenlik vatandaşlar için bir hak, Devlet için ise görevdir. Bu bağlamdaDevlet, vatandaşların sosyal güvenliğini sağlama görevini malî olanaklarıölçüsünde yerine getirirken sosyal sigortacılığın teknik gereklerine uygun kimisınırlamalar yapabilirse de sosyal hakları kullanılamayacak hale getirecekdüzenlemelerde bulunamaz.
Dava konusu kuralla getirilen katkı payı oranı, sağlanacak protezaraç ve gereç bedelinin % 20'si olarak belirlenmiş sanayi kesiminde 16 yaşındanbüyükler için uygulanan asgari ücretin 1,5 katıyla da sınırlandırılmıştır.
Ayrıca, Yasa'nın 60. maddesinde "Bu Kanunun 3, 4, 15, 25 ve36 ncı maddelerinde öngörülen protez, ortez, araç ve gereçlerden hangilerininkatılım payından muaf tutulacağına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı,Çalışma Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığıncamüştereken tespit edilerek 1/1/2000 tarihine kadar Resmi Gazetede yayımlanır.Yukarıdaki fıkra kapsamına girenlerden 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremsonucunda yaralanan veya sakat kalanlara verilecek protez, ortez, araç ve gereçbedelleri için katılım payı alınmaz." denilerek katkı payı alınmayacakdurumlar belirlenmiştir.
Bu durumda, alınacak katkı payının üst sınırının belirlenmişolması ve kimi sigortalıların özel durumları gözetilerek bu uygulamanın dışındabırakılması, sağlanacak protez, araç ve gereç bedellerinin sadece %20'sininsigortalı tarafından ödenmesinin öngörülmesi sosyal güvenlik hakkını ortadankaldırmadığı gibi onu kullanılamayacak ölçüde güçleştirecek nitelikte dedeğildir.
Öte yandan, sağlık yardımları için sigortalıdan katkı payıalınabileceği uluslararası sözleşmelerde de öngörülmüştür.
"Sosyal Güvenliğin Asgari Normlarına İlişkin"Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 102 sayılı Sözleşmesi'nin 10. maddesinde,sağlık yardımından faydalananlar veya bunların aile reislerinin, hastalıkhalinde yapılacak sağlık yardımı masraflarına iştirak ettirilebileceğibelirtilmekte, bunun ilgiliye ağır bir yük getirmeyecek şekilde tespit edilmesiöngörülmektedir.
Avrupa Konseyi çerçevesinde oluşturulan "Avrupa SosyalGüvenlik Sözleşmesi"nde de, korunan kimselerin doğrudan doğruya katkıdabulunmaları olanaklı görülmüştür. Türkiye, belirtilen iki sözleşmeye dekatılarak onaylamıştır.
Belirtilen nedenlerle, Yasa'nın 3. maddesiyle 506 sayılı Yasa'nın32. maddesinin (B) bendine eklenen alt bent Anayasa'ya aykırı görülmemiştir.İptal isteminin reddi gerekir.
b- 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 32. Maddesine EklenenFıkra
Yasa'nın 3. maddesiyle, 506 sayılı Yasa'nın 32. maddesine birfıkra eklenerek, hastalık yardımlarından yararlanmak için 60 günü hastalığınanlaşıldığı tarihten önceki altı ay içinde olmak üzere toplam 120 gün hastalıksigortası primi ödemiş olma koşulu getirilmiştir.
Bu fıkra, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 24.8.2000 günlü,616 sayılı "Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığının Kurulması ve Bazı Kanunve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun HükmündeKararname"nin 58. maddesiyle değiştirildiğinden, konusu kalmayan istemhakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
2- Yasa'nın 4. Maddesinin İncelenmesi
Yasa'nın 4. maddesiyle, 506 sayılı Yasa'nın gelir ve aylık almaktaolanlar ile bunların aile bireylerine yapılacak yardımları gösteren 36.maddesinin (B) bendi değiştirilmiştir.
Yapılan değişiklikle 36. maddenin A bendinin (a) alt bendiuyarınca sürekli iş göremezlik geliri, malüllük veya yaşlılık aylığı almaktaolanlardan ayakta yapılan tedavilerinde verilen ilaçlar ile sağlanan protez,araç ve gereç bedellerinin %10 oranında ve sanayi kesiminde 16 yaşındanbüyükler için belirlenen asgari ücretin aylık tutarını geçmemek üzere katkıpayı alınması öngörülmüştür.
4447 sayılı Yasa'nın 3. maddesine ilişkin red gerekçesi 4. maddeiçin de geçerli olduğundan istemin reddi gerekir.
3- Yasa'nın 6. Maddesinin İncelenmesi
Emekli olabilmek için daha önce sigortalı kadınlarda 50,erkeklerde ise 55 yaşını doldurmuş olma ve en az 5000 gün prim ödeme koşuluaranırken, Yasa'nın 6. maddesiyle 506 sayılı Yasa'nın 60. maddesinin (A)bendinde yapılan değişiklikten sonra kadınlar için 58, erkekler içinde 60 yaşve en az 7000 gün yaşlılık, malüllük ve ölüm sigortaları primi ödemezorunluluğu öngörülmüştür. Değişiklikten önce, 5000 gün prim ödeme koşulunuyerine getiremeyenler için yaş koşulu yanında 15 yıldan beri sigortalıolmak ve en az 3600 gün prim ödeme koşuluyla emekli olabilme olanağı bulunurkendeğişiklikten sonra, 15 yıldan beri sigortalı olma koşulu 25 yıla, 3600 günprim ödeme zorunluluğu da 4500 güne çıkarılmıştır.
Bu değişiklikle ilgili olarak Yasa'nın genel gerekçesinde, primlisistemle çalışan Sosyal Sigortalar Kurumu'nun önemli ölçüde finansman sorunununbulunması nedeniyle bazı önlemlerin alınmasının gerekli olduğu, bu bağlamdazorunlu prim ödeme süresinin ve emeklilik yaşının yükseltildiği,dünya standartlarının altında kalan koşulların düzeltilmemesi durumundasorunların daha da büyüyeceği belirtilmiştir.
Dava dilekçesinde; sigortalıların emekli olabilmeleri içinöngörülen yaş koşulunun yükseltilmesinin hukukun temel ilkelerine, hakkaniyetkuralına ve sosyal güvenlik kavramına, Anayasa'nın 2. ve 5. maddelerindeöngörülen kişilerin refah, huzur ve mutluluğunu sağlama amacına ve sosyal hukukdevleti ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Cumhuriyetin nitelikleri arasındasayılan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli birhukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasave hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık,yasaların üstünde yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri veAnayasa'nın bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bu bağlamda, hukuk devletindeyasakoyucu, yasaların yalnız Anayasa'ya değil, evrensel hukuk ilkelerine deuygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Anayasa'nın 10. maddesinde, "Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veyasınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar" denilmektedir. Buna göre, yasaların uygulanmasında dil,ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayrılığı gözetilmeyecekve bu nedenlerle eşitsizliğe yol açılmayacaktır. Bu ilkeyle, birbirleriyle aynıdurumda olanlara ayrı kuralların uygulanması ve ayrıcalıklı kişi vetoplulukların yaratılması engellenmektedir. Yasa önünde eşitlik, herkesin heryönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlarındakiözellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve değişikuygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesizedelenmez.
Anayasa'nın 60. maddesinde de, sosyal devlet ilkesine paralelolarak herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu Devletin bu güvenliğisağlayacak gerekli önlemleri alarak teşkilatı kuracağı belirtilmiş, 65.maddesinde ise Devletin sosyal ve ekonomik alanlardaki görevlerini ekonomikistikrarın korunmasını gözeterek mali kaynaklarının yeterliliğiölçüsünde yerine getireceği öngörülmüştür.
Herkesin sosyal güvenliğini sağlamakla görevli olan Devlet, buişlevini Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı gibi sosyalgüvenlik kuruluşları aracılığı ile yerine getirmektedir. Ancak, son yıllardamevzuatta yapılan düzenlemelerle çalışanların emekli olabilme koşulları çok sıkdeğiştirilerek Kurumların büyük bir finansman sorunuyla karşı karşıyabırakıldığı bir gerçektir. Emekli olabilmek için aranan prim ödeme gün sayısıile yaş haddi konusundaki değişiklikler, Sosyal Güvenlik kurumlarının aktuaryaldengesini olumsuz yönde etkilemiş, bu da Kurumların, çalışanların sosyalgüvenlik haklarını karşılayamaz duruma gelmelerine neden olmuştur.
Türkiye'nin demografik yapısı konusunda veri olarak kabul edilenresmi belgelerde ortalama yaşam süresinin yükseldiği belirtilmektedir. Bunakarşın, sosyal güvenlik kurumlarına bağlı olarak çalışanların emeklilikleriiçin öngörülen yaş haddi ve prim ödeme gün sayısının düşürülmesi Kurumlarınfinansman sorununun daha da büyümesine yol açmıştır.
Sosyal güvenlik kuruluşlarının işlevlerini yerine getirebilmeleriiçin belirtilen olumsuzlukların ortadan kaldırılması amacı ile çalışanlarınemekli yaş haddi ve prim ödeme gün sayılarının belirli bir ölçü ve dengegözetilerek yükseltilmesi sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldıran veya onukullanılamayacak ölçüde sınırlayan bir düzenleme olarak nitelendirilemez.
Kaldı ki, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) "SosyalGüvenliğin Asgari Normları Hakkında 102 Sayılı Çalışma Sözleşmesi"nin 25.maddesinde, yaşlılık yardımının yapılabilmesi için mevzuatla belirlenecek yaşhaddinin 65 yaşından yukarı olmaması gerektiği belirtilmiştir.
Dava dilekçesinde, çalışmaya erken yaşta başlayanların, daha geçyaşta başlayanlara göre daha fazla sigorta primi ödemelerine karşın, 7000 işgününü tamamlamak koşuluyla aynı yaş haddinde emekli olmalarının Anayasa'nıneşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Her ne kadar erken yaşta çalışmaya başlayanlarla daha sonra işebaşlayanlar emeklilik için öngörülen koşulları yerine getirerek emekliolabileceklerse de, daha fazla sigorta primi ödediğinden, erken yaşta çalışmayabaşlayana bağlanacak yaşlılık aylığının daha fazla olması nedeniyle aleyhe birsonuç doğmayacağından eşitlik ilkesine aykırılıktan sözedilemez.
Açıklanan nedenlerle, Yasa'nın 6. maddesiyle değiştirilen 506sayılı Yasa'nın 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi, Anayasa'nın 2.,10., 60. ve 65. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
4- Yasa'nın 8. Maddesinin İncelenmesi
Yasa'nın 8. maddesiyle 506 sayılı Yasa'nın 63. maddesine (B)fıkrasının birinci bendinden sonra gelmek üzere eklenen bentle, 506 sayılıYasa'ya göre aylık almakta iken serbest avukat veya noter olarak çalışmalarınısürdürenlerin, sosyal yardım zammı dahil, almakta oldukları aylıklarından %15oranında sosyal güvenlik destek primi kesilmesi öngörülmektedir.
Dava dilekçesinde, 506 sayılı Yasa'ya göre aylık almakta olanserbest avukat ve noterlerin çalışmalarını sürdürmeleri durumunda almaktaoldukları aylıklarından % 15 oranında sosyal güvenlik destek primikesilmesinin, kazanılmış hakları zedelediği, sosyal hukuk devleti ilkesine tersdüştüğü, bu nedenle, Anayasa'nın 2., 5., 10. ve 60. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
506 sayılı Yasa'nın 63. maddesi, yaşlılık aylığı alanların yenidençalışmalarıyla ilgilidir. Bu maddenin (A) fıkrasında genel kural gösterilerek,yeniden sigortalı olarak işe girenlerin yaşlılık aylıklarının kesileceği, (B)fıkrasında, "Sosyal Güvenlik Destek Primi" ödeyenlerin yaşlılıkaylıklarının kesilmeyeceği, Sosyal Güvenlik Destek Primi Oranının %30 olacağı,bunun 1/4'ünün sigortalı tarafından, 3/4'ünün ise işveren tarafından ödeneceği belirtilmektedir.
Serbest avukatlar ve noterler, 506 sayılı Yasa'nın 86. maddesiçerçevesinde "topluluk sigortası"ndan yararlanmaktadırlar. 1136sayılı Avukatlık Kanunu'nun 186. maddesine göre malüllük, yaşlılık ve ölümsigortaları bakımından avukatların topluluk sigortasına girmeleri zorunlu,diğer sigortalar (iş kazaları ve meslek hastalıkları, hastalık ve analık)bakımından isteğe bağlıdır. 1512 sayılı Noterlik Kanunu da benzer kurallarıiçermektedir.
Yaşlılık aylığı almakta iken çalışanların kazançlarından kesilensosyal güvenlik destek primi sigortalı hissesi (%30x1/4)%7,5 iken, serbestavukat ve noterlerin yaşlılık aylıklarından %15 oranında prim kesilmektedir.Serbest avukatlar ve noterler, diğer SSK iştirakçileri ile aynı konumdadeğildirler. Bunlar, işverenleri olmadığı için, emekli olmadan önce de topluluksigortası için %20 oranındaki primin tamamını kendileri ödemektedirler.Kurum'un diğerleri için tahsil ettiği sosyal güvenlik destek primi oranıtoplamı işveren hissesiyle birlikte %30'dur. Bu nedenle, serbest avukat venoterlerden sosyal güvenlik destek priminin %15 oranında kesilmesi adil olmayanbir uygulama olarak nitelendirilemez.
Öte yandan, Sosyal Güvenlik Destek Primi genel olarak 78. maddeyegöre prime esas kazanç üzerinden alınmaktadır. Avukat ve noterlerde emekliaylığından kesinti yapılması, bunlarda prime esas kazancın söz konusuolmamasından kaynaklanmaktadır.
Devletin, yaşlılık aylığı almakta olanlara herhangi bir primkarşılığı olmaksızın tek yanlı ödediği sosyal yardım zammının söz konusukesintiye dahil edilmesinin, çalışmaya devam ederek kazanç sağlayanlarlasağlamayanlar arasında adil bir dengenin kurulması amacına yönelik olduğuanlaşılmaktadır.
Kaldı ki, 506 sayılı Yasa'nın 63. maddesinin (B) bendinin dördüncüfıkrasına göre serbest avukatlar ve noterlerin iş kazasına uğraması ya dameslek hastalığına yakalanması durumlarında, Yasa'nın 12. maddesindekiyardımlardan yararlanacakları öngörüldüğünden, sosyal güvenlik destek primikesintisinin tümüyle karşılıksız bir yükümlülük olduğu sonucuna da varılamaz.
Açıklanan nedenlerle, 4447 sayılı Yasa'nın 8. maddesiyle 506sayılı Yasa'nın 63. maddesine (B) fıkrasının birinci bendinden sonra gelmeküzere eklenen bent Anayasa'ya aykırı olmadığından buna yönelik iptal istemininreddi gerekir.
Ali HÜNER ile Mahir Can ILICAK "sosyal yardım zammıdahil" ibaresinin iptali gerektiği gerekçesiyle bu görüşekatılmamışlardır.
5- Yasa'nın 13. Maddesinin İncelenmesi
Yasa'nın 13. maddesiyle aylıkların alt sınırını gösteren 506sayılı Yasa'nın 96. maddesinin birinci fıkrası değiştirilerek, "Bu Kanunagöre bağlanacak aylıklar, 78. maddeye göre tespit edilen prime esas günlükkazanç alt sınırının aylık tutarının % 35' inden az olamaz" denilmiştir.
Maddede, getirilen yeni sisteme koşut olarak aylıkların alt sınırınınhesaplanmasında prime esas günlük kazancın alt sınırının aylık tutarının esasalındığı görülmektedir.
Dava dilekçesinde, maddede yapılan değişiklikle, aylığın altsınırının düşürülmesinin Anayasa'nın 2. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesindeki" hukuk devleti" ilkesi ileDevletin tüm faaliyetlerinde hukukun egemen olması amaçlanmaktadır. Kuşkusuz buamacın gerçekleşmesi için, konulacak kurallarda adalet ve hakkaniyetölçülerinin gözönünde tutulması gerekir.
Sosyal güvenlik kurumlarının işlevlerini yerine getirebilmeleriiçin gerekli önlemleri almak Devletin görevidir. Sosyal güvenlik, kişininyarınından emin olmasını sağlamaya yöneliktir. Bu güvencenin sağlanması, sosyalsigorta sisteminin sağlıklı olarak çalışması için gerekli olan aktüeryaldengelerin korunmasına bağlıdır.
Önceki sistemde gösterge ve katsayı, yeni sistemde ise günlükkazanç esas alınmıştır.Yasa'nın 17. maddesiyle 506 sayılı Yasa'ya eklenenGeçici 82. maddeye göre, eski aylıkların TÜFE oranında arttırılarak ödenmesinedevam edilecek, sonradan bağlanacak aylıkların hesabında ise, tüm hizmetsüresinin önceki sisteme göre değerlendirilmesi yapılarak aylığın bundan dahadüşük olmaması sağlanıp hak kaybı önlenecektir.
Açıklanan nedenlerle, Yasa'nın 13. maddesi, Anayasa'nın 2. ve 60.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
6- Yasa'nın 15. Maddesinin İncelenmesi
15. maddeyle 506 sayılı Yasa'nın ek 24. maddesinin (a) fıkrasınınikinci bendi yürürlükten kaldırılmış, ek 32. maddesine birinci fıkradan sonragelmek üzere iki fıkra eklenmiştir.
506 sayılı Yasa'nın Ek 32 nci maddesine birinci fıkradan sonragelmek üzere eklenen fıkralara göre, sigortalıların çocuklarına verilecekprotez, araç ve gereç bedellerinin % 20'si kendilerince ödenecektir. Ancak, bukatkı miktarının İş Kanunu'nun 33. maddesine göre sanayi kesiminde çalışanonaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin birbuçuk katından fazla olamayacağı, sigortalıların geçindirmekle yükümlüoldukları eşlerinden % 20, kurumdan sürekli işgöremezlik geliri, malüllük veyaşlılık aylığı almakta olanların, geçindirmekle yükümlü bulundukları eşleriile kurumdan hak sahibi olarak gelir ve aylık almakta olan eşlerden % 10katılım payı alınmak koşuluyla protez, araç ve gereç yardımlarındanyararlanacakları öngörülmüştür. Belirlenen katkı miktarı ise, sanayi kesimindeçalışan onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin birbuçuk katından, sürekli iş göremezlik geliri, malüllük ve yaşlılık aylığıalanların eşleri ile Kurumdan hak sahibi olarak gelir ve aylık almakta olaneşlerden alınacak olan katkı miktarı da aylık asgari ücretten fazlaolamayacaktır.
Dava dilekçesinde, kuralın, hukuk devleti ilkesini zedelediği vesosyal güvenlik hakkının içini boşalttığı ileri sürülmüştür.
4447 sayılı Yasa'nın 3. ve 4. maddelerine ilişkin ret gerekçeleri15. madde için de geçerlidir.
Öte yandan, 506 sayılı Yasa'nın "Sosyal yardım zammı"başlıklı Ek 24. maddesinin (a) fıkrasının birinci bendinde, 506 sayılı Kanunile ek ve değişikliklerine göre iş kazaları ve meslek hastalıkları, malüllük,yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir veya aylık alanlar ile 991 sayılıKanunla Kuruma devredilen sandıklar mevzuatını göre aylık alanlara her aysosyal yardım zammı ödeneği belirtilmiştir.
Yürürlükten kaldırılan (a) fıkrasının ikinci bendinde de"Bakanlar Kurulu, sosyal yardım zammı miktarını, gösterge, üst gösterge vegeçici gösterge tablosundaki derece ve kademelere göre birbirinden farklıolarak tespit etmeye yetkilidir" denilmektedir.
Yasa'nın 15. maddesi ile 506 sayılı Yasa'nın Ek 24. maddenin (a)fıkrasının ikinci bendi ile Bakanlar Kuruluna verilen tespit yetkisikaldırılmış, 4447 sayılı Yasa'nın 56/A-6 maddesiyle getirilen değişiklikle desosyal yardım zammı miktarı 4.690.000.- lira olarak belirlenmiştir.
Sosyal yardım zammı, Devletin, iş kazaları ile meslekhastalıkları, malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir ve aylıkalanlara prim karşılığı olmaksızın, tek yanlı olarak sağladığı bir yardımolduğundan bunu Anayasa'nın 65. maddesi uyarınca malî kaynaklarının yeterliliğiölçüsünde belirlemesi Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir.
Açıklanan nedenlerle, Yasa'nın 15. maddesine ilişkin iptalisteminin reddi gerekir.
7- Yasa'nın 17. Maddesinin İncelenmesi
Yasa'nın 17. maddesi ile 506 sayılı Yasa'ya geçici 81. ve 82.maddeler eklenmiştir.
A- 506 sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici 81. Maddenin İncelenmesi
Yasa'nın yayım tarihi olan 8.9.1999 tarihinde yürürlüğe girenGeçici 81. maddede, bu tarihteki sigortalılık sürelerine göre emekliolunabilecek yaş ve prim ödeme süreleri belirlenmiştir.
a- Maddenin Birinci Fıkrasının (A) Bendinin İncelenmesi
(A) bendinde, 4447 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden öncekikurallara göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ilesigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
Dava dilekçesinde kuralın, Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan tüm işlem ve eylemlerinde hukuk kurallarına bağlı, her alandaadaletli bir hukuk düzeni kurmayı amaçlayan, hukuku tüm devlet organlarınaegemen kılan, hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, yargı denetimine açık,yasaların üstünde yasakoyucunun da uymak zorunda olduğu hukukun temel ilkelerive Anayasa'nın bulunduğu bilincinde olan devlettir.
Anayasa'nın 10. maddesine göre, herkes dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetmeksizin kanun önünde eşittir. Hiç bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfaimtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Bu madde ileamaçlanan mutlak değil hukuksal eşitliktir. "Yasa önünde eşitlik"ilkesi Yasalar karşısında herkesin eşit olmasını, ayırım yapılmamasını, kimseyeayrıcalık tanınmamasını gerektirir. Durumlarındaki farklılıklar kimi kişi vetoplulukların değişik kurallara bağlı tutulmasına neden olabilirse de farklılıkve özelliklere dayandığı için bu tür düzenlemeler eşitlik ilkesine aykırılıkoluşturmaz.
Yasakoyucunun, emekliliklerine iki yıldan az süresi kalan kadın veerkek sigortalıların hak kaybına uğramalarını önlemek için iptali istenilen (A)bendiyle, yürürlük tarihinden önce ve sonra olmak üzere iki ayrı tarihe göresigortalılık ve prim ödeme süresi belirleyerek adaletli bir toplum ve hukukdüzeni kurmayı amaçladığında kuşku bulunmamaktadır.
Bu nedenle kural, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
b- Maddenin Birinci Fıkrasının (B) Bendinin İncelenmesi
Bu bent, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42,Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusu kuralhakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
c- Maddenin Birinci Fıkrasının (C) Bendinin İncelenmesi
aa- Bendin (a) Alt Bendinin İncelenmesi
Geçici 81. maddenin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) altbendinde, Yasa'nın yayımı tarihinde, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını dolduransigortalılardan, 15 yıllık sigortalılık süresini tamamlamış ve 3600 gün primödemiş olanlara yaşlılık aylığı bağlanacağı belirtilmiştir.
Dilekçede, bu düzenlemenin kazanılmış hakları ihlâl ettiği bunedenle, Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmektedir.
(C) bendinin (a) alt bendinde yaşlılık aylığı bağlanması içinöngörülen kural, daha önce yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa'nın 60.maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (b) alt bendinde belirtilen kurallaaynıdır. Bu düzenleme nedeniyle dava dilekçesinde belirtildiği gibi bir hakkaybı söz konusu olmadığından kural, Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
bb- Bendin (b) Alt Bendinin İncelenmesi
Maddenin (C) bendinin (b) alt bendi, Anayasa Mahkemesi'nin23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptaledildiğinden, kural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucunavarılmıştır.
B- 506 Sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici 82. Maddenin İncelenmesi
Maddenin birinci fıkrasında Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihtenönce sigortalı bulunanlara bağlanacak aylıkların (a) ve (b) bentlerine görehesaplanacak aylıkların toplamından oluşacağı belirtilmiştir.
(a) bendinde, sigortalının bu Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihekadar geçen prim ödeme sürelerine ilişkin aylıkların, (b) bendinde ise,Yasa'nın yürürlüğünden sonraki aylığının hesaplanma yöntemi belirlenmiştir.Maddede, bu şekilde bulunan emekli aylığının, Kanunun yürürlük tarihi ileaylık başlangıç tarihi arasında geçen takvim yılları için her yılın Aralıkayına göre en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindekiartış oranına göre arttırılacağı ve bunun 506 sayılı Yasa'nın 61. maddesininson fıkrasına göre güncelleştirilmiş değerinin altında olamayacağıöngörülmüştür.
Dilekçede, sigortalının 1.1.2000 tarihinden önceki prim ödeme günsayıları ile bu tarihten sonraki prim ödeme gün sayıları ayrı ayrı hesaplanarakaylıkların bunların toplamından oluşmasının sigortalının aleyhine bir sonuçdoğurduğu bu durumun sosyal hukuk devleti ile bağdaşmaması nedeniyleAnayasa'nın 2. ve 60. maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür.
İptali istenilen kuralla, önceki sistemde geçen hizmetlerin öncekimevzuata, yeni sistemde geçen hizmetlerin ise yeni mevzuata göredeğerlendirilmesi yapılarak ortaya çıkacak aylığın önceki kurallara görehesaplanacak tutardan az olmaması sağlandığından bu düzenleme nedeniyleherhangi bir hak kaybı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, kural Anayasa'nın 2. ve 60. maddelerine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
8- Yasa'nın 18. Maddesinin İncelenmesi
Yasa'nın 18. maddesi ile 2925 sayılı Tarım İşçileri SosyalSigortalar Kanunu'nun 20 nci maddesinin 20.2.1992 tarihli ve 3774 sayılıKanunla kaldırılan (a) bendi yeniden düzenlenerek yaşlılık aylığına hakkazanabilmeleri için kadınların 58, erkeklerin 60 yaşını doldurmuş olmalarıkoşulu getirilmiştir.
Dava dilekçesinde, emeklilik için yaş sınırının yükseltilmesininAnayasa'nın 2., 5. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Maddenin gerekçesinde, emeklilik yaşı ile ilgili olarak 506 sayılıSosyal Sigortalar Kanunu'na tabi sigortalılar için getirilen düzenlemeye koşutolarak geçici tarım işçileri için de yaşlılık aylığına hak kazanma yaşı veaylık bağlama oranının gösterildiği belirtilmiştir.
Yasa'nın 6. maddesi için belirtilen ret gerekçesi 18. madde içinde geçerli olduğundan iptal isteminin reddi gerekir.
9- Yasa'nın 22. Maddesinin İncelenmesi
Yasa'nın 22. maddesiyle 2925 sayılı Tarım İşçileri SosyalSigortalar Kanunu'na Geçici Madde 2 eklenmiştir.
a- Geçici Madde 2'nin (A) Bendinin İncelenmesi
Başvuru dilekçesinde, kuralın Anayasa'nın sosyal hukuk devleti veeşitlik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Maddenin (A) bendinde 13 yıl ve daha fazla sigortalıolanların en az 15 yıllık sigortalılık süresini doldurmak ve 3600 gün primödemek koşuluyla yaşlılık aylığından yararlanabilecekleri belirtilmiştir. Bunagöre, Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte 13 yıl ve daha fazlasigortalılıksüresi bulunanlara yaş koşulu getirilmediği, bunların önceki koşullarla emekliolabilmelerine olanak sağlandığı, böylece emeklilik hakkını elde etmelerine 2yıl kalmış olan iştirakçilerin haklarının korunduğu anlaşılmaktadır.
4447 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin (A) bendi için belirtilengerekçe, Geçici Madde 2'nin (A) bendi için de geçerlidir. İptal isteminin reddigerekir.
b- Geçici Madde 2'nin (B) Bendinin İncelenmesi
Bent, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42, Karar:2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusu kural hakkındayeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
10- Yasa'nın 25. Maddesinin İncelenmesi
4447 sayılı Yasa'nın 25. maddesiyle, 5434 sayılı Yasa'nın geçici139. maddesine üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere bir fıkra eklenmiş vesekizinci fıkrası değiştirilmiştir.
a- 5434 sayılı Yasa'nın Geçici 139. Maddesine Eklenen Fıkra
Eklenen fıkrada göre, kullanılması resmi sağlık kurulu raporu ilegerekli görülen protez, ortez ve tıbbi araç ve gereç bedellerinin % 10'unun haksahipleri tarafından ödeneceği, ödenecek miktarın bu Kanunun ek 19 uncumaddesindeki aylıklardan fazla olamayacağı ve Kanunun 64 üncü maddesi ile3.11.1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması HakkındaKanuna göre aylık bağlananlar hakkında bu kuralın uygulanmayacağıbelirtilmektedir.
Dilekçede, ödeme gücü olmayan hak sahiplerinin sağlıkhizmetlerinden yararlanamamaları sonucunu doğuran kuralın, Anayasa'nın 10.,17., 56. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Protez, ortez ve tıbbî araç ve gereç bedellerinin % 10'unun haksahipleri tarafından ödeneceği ve bunun da en düşük emekli aylığınıgeçemeyeceğini öngören kural Yasa'nın 3., 4. ve 15. maddelerinin reddineilişkin gerekçelerle Anayasa'ya aykırı görülmemiştir. İptal isteminin reddigerekir.
b- 5434 sayılı Yasa'nın Geçici 139. Maddesinin DeğiştirilenSekizinci Fıkrası
Yasa'nın Geçici 139. maddesinde, TC Emekli Sandığı'nca sağlanansağlık yardımlarından kimlerin yararlanacağı ve koşulları belirlenmekte, aynımaddenin değişik sekizinci fıkrasında ise, bu yardımdan yararlanamayacaklargösterilmektedir.
Buna göre, özel kanunları gereğince sağlık yardımındanfaydalananlar ile sandıktan emekli, adi malüllük veya vazife malüllüğü aylığıalanların diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi görevlerde çalışan veya bukuruluşlardan aylık alan eşleri ve sandıktan dul aylığı alanlardan diğer sosyalgüvenlik kurumlarına tabi görevde çalışan veya bu kuruluşlardan yaşlılık veyamalüllük aylığı alanlar bu madde hükmünden yararlanamayacaklar, isteğebağlı sağlık sigortasından yararlananlara ise bu hüküm uygulanmayacaktır.
Dava dilekçesinde, yapılan değişiklikle bir hakkın yok edildiği,bunun da Anayasa'nın hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Sosyal güvenlik kuruluşları finansman açıklarıyla karşılaşmamakiçin bilimsel kurallara göre yönetilmek ve işletilmektedir. Herkesin, bağlıbulunduğu sosyal güvenlik kuruluşunun sağlık yardımından yararlanmasında,sosyal güvenliğin teknik gereklerine aykırılık yoktur. Kural, farklı sosyalgüvenlik kuruluşlarından aylık alan hak sahiplerini bağlı olduklarıkuruluşların sağladığı olanaklardan yoksun bırakmadığı ve herhangi bir hakkaybına da neden olmadığından, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Mahir CanILICAK bu görüşe katılmamışlardır.
11- 4447 Sayılı Yasa'nın 26. Maddesinin İncelenmesi
Yasa'nın 26. maddesiyle, 5434 sayılı Yasa'ya geçici 205. ve geçici206. maddeler eklenmiştir.
a- 5434 sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici 205. Maddenin İncelenmesi
aa- Geçici madde 205'in Birinci Fıkrasının ilk Paragrafı ile (a)Bendinin İncelenmesi
Birinci fıkranın ilk paragrafında, Yasa'nın yürürlüğe girdiğitarihte kadın iştirakçilerden 20, erkek iştirakçilerden 25 fiili hizmet yılınıdolduranlara istekleri üzerine emekli aylığı bağlanacağı belirtilerekiştirakçilerin o tarihteki emeklilik hakları saklı tutulmuş, bunlar için yaşsınırı getirilmemiştir.
Birinci fıkranın (a) bendinde de, Yasa'nın yürürlüğe girdiğitarihte emeklilik hizmet süresini doldurmaya 2 yıldan az kalan iştirakçilerdenkadınların 38 yaşını ve 20 hizmet yılını, erkeklerin ise 43 yaşını ve 25 fiilihizmet süresini tamamlamaları koşuluyla istekleriyle emekli olmaları durumundaaylık bağlanacağı belirtilmiştir.
Dilekçede, kuralın kazanılmış hakları ihlâl etmesi nedeniyleAnayasa'nın sosyal hukuk devleti ilkesinin yer aldığı 2. maddesine ayrıca 5.,10. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu kuralla, Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte emekliliğehak kazanmış olanlarla emekliliğine iki yıl ve iki yıldan az kalmış olanlaraemekli olabilmeleri için yaş ve hizmet süresi konularında ek bir yükümlülükgetirilmediğinden bunlar yönünden herhangi bir hak kaybı söz konusu değildir.Bu nedenle, Yasa'nın 17. maddesiyle 506 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 81.maddenin birinci fıkrasının (A) bendinin reddine ilişkin gerekçelerle kuralAnayasa'ya aykırı görülmemiştir. İptal isteminin reddi gerekir.
bb- Geçici Madde 205'in (b), (c), (d), (e), (f), (g), (h), (i) ve(j) Bentlerinin İncelenmesi
Bentler, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42,Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusu kurallarhakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
cc- Geçici Madde 205'in birinci Fıkrasının Sonunda Yer Alan Bölümünİncelemesi
(b) ve (j) bentleri arasında yaş koşulları sıralandıktan sonra bubölümde ikinci koşul olarak kadın iştirakçilerin 20, erkek iştirakçilerin 25fiili hizmet sürelerini tamamlamaları öngörülmektedir. Aynı koşul 5434 sayılıYasa'nın 39. maddesinin değişiklikten önceki şeklinde de yer almıştır.
Yasa çıktığı sırada çalışmakta olanlar için eski emekliliksürelerinin doldurulmasını öngören "...Doldurmaları ve kadın iştirakçinin20, erkek iştirakçinin 25 fiili hizmet süresini tamamlamaları halinde istekleriüzerine emekli aylığı bağlanır" biçimindeki bölüm, yeni bir hükümiçermemesi nedeniyle hak kaybına yol açmadığından Anayasa'nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
dd- Geçici Madde 205'in ikinci Fıkrasının İncelenmesi
Maddenin ikinci fıkrası Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü,Esas: 1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itirazkonusu kural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucunavarılmıştır.
ee- Geçici madde 205'in üçüncü fıkrasının incelenmesi
Üçüncü fıkra, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas:1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusukural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
b- 5434 sayılı Yasa'ya Eklenen 206. Maddenin İncelenmesi
Dava konusu kural, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas:1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusukural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
12- Yasa'nın 36. Maddesinin İncelenmesi
Yasa'nın 36. maddesiyle 1479 sayılı Yasa'nın Ek 13. maddesinin sonfıkrası değiştirilmiş ve maddeye bir fıkra eklenmiştir.
a- Ek 13. Maddenin Değiştirilen Son Fıkrası
1479 sayılı Yasa'nın "sağlık yardımının kapsamı"başlıklı Ek Madde 13'ün değiştirilen son fıkrasında, ayakta yapılan tedavilerdepoliklinik muayene ücretinin ve verilen ilaç bedellerinin % 20'sinin sigortalıve hak sahipleri, % 10'unun aylık alanlar ve hak sahipleri tarafındankarşılanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu verilecek olanlar hariç,protez, araç ve gereç bedellerinin % 20'sinin sigortalı ve hak sahipleri, %10'unun ise aylık alanlar ve hak sahipleri tarafından ödeneceği ancak,katkı payı tutarının sigortalılarda birinci gelir basamağının bir buçuk katını,aylık alanlarda ise birinci gelir basamağının % 65'ini geçemeyeceğibelirtilmekte, 3.11.1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve AylıkBağlanması Hakkında Kanun kapsamına girenlerden ise katkı payı alınmayacağıöngörülmektedir.
Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa'nın 2., 5., 56. ve 60.maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür.
Yasa'nın 3., 4., 15. ve 25. maddelerinde belirtilen gerekçelerdava konusu Ek 13. Maddenin değiştirilen son fıkrası için de geçerli olduğundanistemin reddi gerekir.
b- Ek 13. Maddeye Eklenen Fıkra
Maddeye eklenen son fıkra, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü,Esas: 1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itirazkonusu kural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucunavarılmıştır.
13- Yasa'nın 38. Maddesinin İncelenmesi
Yasa'nın 38. maddesiyle 1479 sayılı Yasa'ya eklenen "Sosyalgüvenlik destek primi" başlıklı Ek Madde 20'ye göre, yaşlılık aylığıbağlananlardan 24 üncü maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarınadevam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammıdahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmayabaşlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiğiay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir. Aylıklarındansosyal güvenlik destek primi kesilmesi gerekenlerden bu Kanunun yayımlandığıtarihten önce aylık bağlananlar Kanun'un yayımını, daha sonra tekrar çalışmayabaşlayanlar ise çalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren üçay içinde kuruma yazılı bildirimde bulunmak zorundadırlar. Bu süre içindeKuruma yazılı bildirimde bulunmayanlardan sosyal güvenlik destek primi,gecikmeli bildirimde bulunulan veya Kurumca tespit edilen tarihe kadar 53.maddeye göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Birikmişsosyal güvenlik destek primi ve gecikme zamlarının ödenmemesi halindeaylıklardan yapılacak kesintiler aylık tutarının % 25'ini geçemez. Sosyalgüvenlik destek primi ödenmiş süreler, sigortalılık süresi olarakdeğerlendirilemez. Ödenen primler 39. madde hükmüne göre toptan ödeme olarakiade edilmez ve bu sürelerle ilgili olarak 24.5.1983 tarih ve 2829 sayılıSosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin BirleştirilmesiHakkında Kanun hükümleri uygulanmaz.
Dava dilekçesinde kuralın, Anayasa'nın 2., 5., 10. ve 60.maddelerindeki sosyal hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Sosyal güvenlik destek primi uygulanmasına 4447 sayılı Yasa'nın Ek20. maddesinin yürürlüğe girmesiyle başlanmıştır. Yaşlılık aylığı almakta ikenyeniden çalışmaya devam edenlerin aylıklarından "sosyal güvenlik destekprimi" kesilmesi, sosyal devlet ilkesinin gerçekleştirilebilmesi içinsosyal sigortacılık faaliyetinin sürdürebilmesine yönelik bir uygulamadır.
Sigortalıların sosyal güvenlik kuruluşlarından yararlanmakoşullarının iyileştirilmesi bu bağlamda adı geçen kuruluşlara mali katkıdabulunulması amacıyla, emekli aylığı almakta iken çalışmaya devam edenler veyadaha sonra çalışmaya başlayarak kazanç elde edenlerden "sosyal güvenlikdestek primi" alındığı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesiyle toplumyaşamında eşitlik temeline dayanan adil bir hukuk düzeni kurulmasıamaçlanmıştır.
Anayasa'nın 60. maddesinde öngörülen herkesin sosyal güvenlikhakkına sahip olduğuna ilişkin kuralla devlete verilen görevin, 65. maddedebelirtildiği biçimde "mali kaynakların yeterliliği ölçüsünde" yerinegetirilebileceği açıktır. Devlet sosyal güvenliği sağlamak için, kurumsal biryapılanmayı gerçekleştirmiş ise, bunu korumak ve geliştirmekle yükümlüdür.
Devletin, yaşlılık aylığı almakta olanlara herhangi bir primkarşılığı olmaksızın tek yanlı ödediği sosyal yardım zammının söz konusukesintiye dahil edilmesinin, çalışmaya devam ederek kazanç sağlayanlarlasağlamayanlar arasında adil bir dengenin kurulması amacına yönelikolduğu anlaşıldığından "Sosyal güvenlik destek primi"kesintisinin, devletin ödediği sosyal yardım zammının da dahil edildiğiaylıklardan yapılması bir hak kaybı olarak nitelendirilemez.
Açıklanan nedenlerle, 4447 sayılı Yasa'nın 38. maddesiyle 1479sayılı Yasa'ya eklenen Ek Madde 20 Anayasa'nın 2. ve 60. maddelerine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Ali HÜNER ve Mahir Can ILICAK "sosyal yardım zammıdahil" ibaresinin iptali gerektiği gerekçesiyle bu görüşekatılmamışlardır.
14- Yasa'nın 39. Maddesinin İncelenmesi
Yasa'nın 39. maddesiyle, 1479 sayılı Yasa'ya Geçici 10, Geçici 11ve Geçici 12. maddeler eklenmiştir.
a- 1479 Sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici Madde 10'un İncelenmesi
Geçici Madde 10'da 4447 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olanlara yaşlılık aylığı bağlanabilmesininkoşulları düzenlenmiştir.
aa- Geçici Madde 10'un Birinci Fıkrası
Fıkrada, 4447 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten öncekikurallara göre yürürlük tarihinden sonraki aybaşı itibariyle aylık bağlanmasınahak kazananlar ile aylık bağlanmasına hak kazanmalarına iki yıl veya daha azsüre kalan sigortalıların tam veya kısmi yaşlılık aylığı isteyebilecekleribelirtilmiştir.
Yasa'nın 17. maddesiyle 506 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 81.Maddenin birinci fıkrasının (A) bendine ilişkin gerekçeler, Geçici Madde 10'unbirinci fıkrası için de geçerli olduğundan iptal isteminin reddi gerekir.
bb- Geçici Madde 10'un İkinci Fıkrası
Fıkra, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42,Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusu kuralhakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
cc- Geçici Madde 10'un Üçüncü Fıkrası
Fıkrada, 4447 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten öncesigortalı olanlardan 15 tam yıl prim ödeme süresini tamamlayanların, kadın ise50, erkek ise 55 yaşını doldurmaları, Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihtensonraki aybaşı itibariyle prim ödeme koşulunu belirli süreler içinde yerinegetirmeleri ve kadınların 51-56, erkeklerin ise 56-58 yaşlarınıdoldurmaları koşuluyla kısmi yaşlılık aylığı bağlanacağı öngörülmüştür.
Dava dilekçesinde, Geçici Madde 10'un, halen çalışmakta olansigortalıların kazanılmış haklarıyla sosyal güvenlik haklarının ihlâl edilmesive sosyal adaleti zedelemesi nedeniyle Anayasa'da yer alan "sosyal hukukdevleti" ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Fıkrada, Yasa'nın yürürlüğünden önce kısmi yaşlılık aylığına hakkazanmış olanlarla, emekliliklerine 2 yıl veya daha az kalmış olanların haklarısaklı tutularak kayıpları önlenmiş, emeklilik sürelerine 2 yıldan fazlakalanların 15 yıllık prim ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeleri koşuluyla,emeklilik için kalan sürelerinin dikkate alınarak yaş sınırlarınınkademelendirilmesi esası getirilmiştir.
Bu düzenleme ile hukuk devletinde gözetilmesi gereken adil vemakul ölçüler aşılmadığından kural Anayasa'nın 2. maddesine aykırı görülmemiştir.İptal isteminin reddi gerekir.
b- 1479 Sayılı Yasa'ya eklenen Geçici Madde 11'in İncelenmesi
Bu maddenin birinci fıkrasına göre, Yasa'nın yürürlüğünden öncebağlanan malûllük, yaşlılık ve ölüm aylıkları, Yasa'nın yürürlüğünden önceödenen son aylık tutarları esas alınmak suretiyle 36 ncı maddenin son fıkrasıhükmüne göre artırılarak ödenecektir.
Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında, 4447 sayılı Yasa'nınyürürlüğe girdiği tarihte sigortalı olanlardan henüz aylık bağlanmasına hakkazanamamış olanların yaşlılık aylığını hak ettiklerinde bunun nasılhesaplanacağı gösterilmiştir. Buna göre söz konusu aylıklar, 4447 sayılıYasa'nın yürürlük tarihinden önceki sürelerle orantılı olarak eski hükümleregöre hesaplanacak miktar ile Yasa'nın yürürlük tarihinden sonraki sürelerleorantılı olarak yeni hükümlere göre hesaplanacak tutarın toplamındanoluşacaktır. Toplam sigortalılık süresi esas alınarak eski hükümlere görehesaplanacak aylık, Yasa'nın yürürlük tarihi ile aylığın başlangıç tarihiarasındaki her takvim yılı için Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlananenflasyon yıllık değişim oranlarıyla arttırılmış tutarından da azolamayacaktır.
Son fıkrada ise, Yasa'nın yürürlük tarihinden önce sigortalıolanlara bağlanacak malûllük ve ölüm aylıklarının, sigortalının bu Yasa'nınyürürlüğünden sonra da sigortalılık süresi bulunması durumunda bu süreler esasalınarak hesaplanacağı belirtilmektedir.
Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa'nın 2., 5. ve 60. maddelerineaykırılığı ileri sürülmüştür.
Yukarıda belirtildiği gibi Geçici Madde 11'de hak kayıplarınınönlenmesi amacıyla sigortalının, önceki sisteme göre geçen sigortalılıksüreleri o tarihteki yasalara göre, yeni sistemin yürürlüğünden sonrakisüreleri ise 4447 sayılı Yasa ile belirlenen esasa göre değerlendirilerekbulunacak aylığın, önceki yasal duruma göre hesaplanan aylık tutarından azolamayacağı kabul edilmiştir.
Bu durumda, adil ve eşitliğe uygun bir hukuk düzeniningerçekleştirilmesini amaçlayan ve herkese sosyal güvenlik hakkı sağlamaklayükümlü olan sosyal hukuk devletinde sigortalıların hak kaybına uğramamalarıkoşuluyla yeni düzenlemeler getirilmesinde Anayasa'nın 2. ve 60. maddelerine aykırılıkyoktur.
İptal isteminin reddi gerekir.
c- 1479 sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici Madde 12'nin İncelenmesi
aa- Geçici 12. Maddenin Birinci Fıkrası
Maddenin birinci fıkrasında, Yasa'nın yürürlük tarihinden sonraprim ve aylıkların hesaplanmasında, Yasa'nın 50 nci maddesindeki esaslara görebelirleme yapılıncaya kadar, kanunun yayımı tarihinden önceki kurallara göresaptanacak yirmidört basamaklı gösterge tablosunun uygulanmasına devamedileceği belirtilmiştir.
Dava dilekçesinde, gelir basamaklarının hesaplanmasında Yasa'nınyürürlüğünden önce sigortalı olanlara da yeni esasların uygulanacağının kabuledilmesinin Anayasa'nın 2. maddesindeki sosyal hukuk devleti ilkesine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
Toplum yaşamında adil ve eşitliğe dayalı bir hukuk düzeni kurmak,bu düzeni sürdürmek ve sosyal güvenliği sağlamakla yükümlü sosyal hukukdevletinde, yasaların yürürlük tarihinin öncesine ve sonrasına yönelik hakkaybını ve hukuksal boşluk doğmasını önleyici geçiş hükümleri getirilmesidoğaldır.
Bu nedenle, Geçici 12. Maddenin birinci fıkrası Anayasa'nın 2.maddesindeki sosyal hukuk devleti ilkesine aykırı değildir. İptal istemininreddi gerekir.
bb- Geçici Madde 12'nin İkinci Fıkrası
1479 sayılı Yasa'nın geçici 12. maddesinin ikinci fıkrası,31.5.2000 gün ve 4571 sayılı "Sosyal Sigortalar Kanunu, Esnaf veSanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ileİşsizlik Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2.maddesiyle değiştirilmiştir.
Konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer yoktur.
15- Yasa'nın 40. Maddesinin İncelenmesi
Yasa'nın 40. maddesiyle, 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı TarımdaKendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun, yaşlılıkaylığından yararlanma koşullarını düzenleyen 17. maddesi değiştirilmiştir.
Buna göre, sigortalı, yazılı istemde bulunması ve bu tarihte primve her türlü borçlarını ödemiş olması ayrıca 25 tam yıl sigorta primi ödemesive kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurması koşuluyla yaşlılık aylığındanyararlanabilecektir. Maddede, en az 15 tam yıl prim ödeyen sigortalılardankadın ise 60, erkek ise 62 yaşını dolduranlara da kısmî yaşlılık aylığıbağlanacağı belirtilmiştir. Böylece emekli olabilmek için daha önceöngörülmeyen yaş koşulu getirilmiş, kadınlar için sigorta primi ödeme koşulu 25tam yıla çıkarılarak erkek sigortalılarla eşitlik sağlanmıştır.
Dava dilekçesinde kuralın, yaşlılık aylığından yararlanmakoşullarını ağırlaştırması nedeniyle sosyal hukuk devletine aykırılığı ilerisürülmüştür.
Yasa'nın 6. ve 23. maddelerinde belirtilen gerekçeler bu maddeiçin de geçerli olduğundan iptal isteminin reddi gerekir.
16- Yasa'nın 44. Maddesinin İncelenmesi
44. maddeyle 2926 sayılı Yasa'ya Geçici 7. ve Geçici 8. Maddelereklenmiştir.
a- 2926 sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici Madde 7'nin İncelenmesi
aa- Geçici Madde 7'nin Birinci Fıkrası
Fıkrada, 4447 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten öncekikurallara göre yürürlük tarihinden sonraki aybaşı itibariyle aylık bağlanmasınahak kazananlar ile aylık bağlanmasına hak kazanmalarına iki tam yıl veya dahaaz süre kalan sigortalıların, tam veya kısmi yaşlılık aylığı isteyebilecekleribelirtilmiştir.
4447 sayılı Yasa'nın 17. maddesiyle 506 sayılı Yasa'ya eklenengeçici 81. maddenin birinci fıkrasının (A) bendine ilişkin gerekçe, 2926 sayılıYasa'ya eklenen geçici 7. maddenin birinci fıkrası için de geçerli olduğundaniptal isteminin reddi gerekir.
bb- Geçici Madde 7'nin İkinci Fıkrası
İkinci fıkra, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas:1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusukural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
cc- Geçici Madde 7'nin Üçüncü Fıkrası
Fıkra ile, 4447 sayılı Yasa'nın yürürlüğünden önce sigortalı olup,15 tam yıl prim ödeme süresini dolduranlardan kadın ise 50, erkek ise 55 yaşınıdolduranlarla Yasa'nın yürürlüğe girdiği aybaşı itibariyle prim ödeme koşulunubelirli süreler içinde yerine getirerek kadınlarda 51 ilâ 56, erkeklerde ise 56ilâ 58 yaşlarını dolduranlara yaşlılık aylığı bağlanacağı öngörülmüştür.
Yasa'nın 39. maddesiyle 1479 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici Madde10'un üçüncü fıkrası için belirtilen ret gerekçeleri, 44. maddeyle 2926 sayılıYasa'ya eklenen Geçici 7. maddenin üçüncü fıkrası için de geçerli olduğundaniptal isteminin reddi gerekir.
b- 2926 sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici Madde 8'in İncelenmesi
Geçici Madde 8'de, sigortalıların 2926 sayılı Yasa'nın 36'ncımaddesi hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan prim borçlarının,değişiklikten önceki kurallara göre hesap ve tahsil edileceği belirtilmiştir.
Dava dilekçesinde, getirilen düzenleme ile kazanılmış haklarınihlal edildiği, bu nedenle kuralın Anayasa'nın 2. maddesindeki sosyal hukukdevleti ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
4447 sayılı Yasa'nın 42. maddesiyle 2926 sayılı Yasa'nın 36.maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek sigortalıların süresi içinde ve tamödenmeyen prim borçlarına, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanun'la belirlenen gecikme zammı oranlarınınuygulanacağı öngörülmüştür.
Geçici Madde 8 ile, değişiklikten önceki prim borçlarının öncekikurallara göre hesap ve tahsil edileceği belirtilerek kuralın, geçmişeyürütülmesi engellenerek adil ve makul ölçülerin gözetilmesi sonucusigortalılara ek yükümlülük getirilmediği anlaşıldığından, kural Anayasa'nın 2.maddesine aykırı görülmemiştir.
İptal isteminin reddi gerekir.
17- Yasa'nın 51. Maddesinin İncelenmesi
Yasa'nın 51. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun uyarıncasigortalı sayılanlardan hizmet akitleri belirtilen hallerden birisine dayalıolarak sona erenlerin, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir işalmaya hazır olduklarını kaydettirmeleri, hizmet akitlerinin sona ermesindenönceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizliksigortası primi ödemiş ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde primödeyerek sürekli çalışmış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hakkazanacakları öngörülmektedir.
Yasa'nın 46 ilâ 55. maddelerini kapsayan VII. Bölümü'nde İşsizlikSigortasına ilişkin konular düzenlenmiştir.
29.7.1971 gün ve 1451 sayılı Yasa ile TBMM'nce onayı uygun görülenve Bakanlar Kurulu'nca 1.4.1974 gün ve 7/7964 sayılı Kararname ile kabul edilen"Sosyal Güvenliğin Asgari Normlarına İlişkin 102 Sayılı Sözleşme"ninIV. Bölümünde belirtilen İşsizlik Sigortası, Türkiye'de ilk defa 4447 sayılıYasa ile uygulamaya konulmuştur.
Dilekçede, işsizlik sigortasının ihdasının sosyal ve anayasal birzorunluluk olduğu, düzenlemenin olumlu bir gelişme olarak kabul edildiği,ancak, hizmet akdinin kolay fesh edilemez bir yapıya büründürülmesinin de,işsizlik sigortasının işlerliği için pratik bir koşul olarak görüldüğü,Yasa'nın adının "İşsizlik Sigortası Kanunu" olmasına rağmen bunailişkin düzenlemesinin VII. bölümünde yer almasının, yasa ve hukuktekniğine uygun olmadığı belirtildikten sonra, işsizlik sigortasındanyararlanabilmek için "ilişkinin sona ermesinden geriye doğru aralıksız 120gün prim ödeyerek çalışma" şartına bağlanmış olmasının işsizlik sigortasıhakkından yararlanmayı imkansız kılması nedeniyle Anayasa'nın 2., 5., 49.ve 60. maddelerine aykırı olduğu ileri sürüldüğünden, 51. maddedeki "...ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekliçalışmış..." olmak sözcüklerinin iptalinin istendiği sonucuna varılmıştır.
51. maddeye göre sigortalının işsizlik sigortasındanyararlanabilmesi için,
a- İş akdinin bu maddede belirtilen durumlardan birisine göre sonaermesi,
b- İş ve İşçi Bulma Kurumu'na süresi içinde başvurarak yeni bir işalmaya hazır olduğunu kaydettirmesi,
c- Son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıpişsizlik sigortası primi ödemiş olması,
d- Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün içindesürekli çalışarak prim ödemesi,
e- Başvuru sırasında iş akdinin grev, lokavt veya kanundan doğanödevler nedeniyle askıya alınmamış ve herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundangelir ve aylık almamış olması,
gerekmektedir.
Madde gerekçesinde "-Bu madde ile, işsizlik ödeneğini hakedebilmek için gerekli koşullar açıklanmıştır. İşsizlik sigortası uygulayan tümülkelerde işsizlik ödeneğini hak edebilme koşulları ile paralellik sağlanmayaçalışılmıştır." denilmektedir.
Sosyal güvenlik hukukunda, sigortalıların kimi yardımlardanyararlanabilmesi için staj süresi öngörülerek belirli bir süre sigortalı olmakve prim ödemek koşulu getirilebilmektedir. Ayrıca. "Sosyal GüvenliğinAsgari Normları Hakkında 102 Sayılı Sözleşme"nin "işsizlikyardımları" bölümünde yer alan 23. maddesinde, "22. maddedebelirtilen yardım, en az suiistimali önlemek için lüzumlu sayılabilecek birstaj süresini tamamlamış olan kimselere temin edilir" denilmektedir. Bunagöre. staj süresi, sosyal sigortacılığın teknik gereklerine uygun ve yaygınolan bir uygulamadır.
Diğer yandan, bir ülkedeki sosyal güvenlik sisteminin yapısını,ekonomik ve sosyal koşullarının belirleyeceği bilinen bir gerçektir. Çünküsosyal güvenlik programlarıyla ekonomik ve sosyal yapı karşılıklı etkileşimiçerisindedir. İlk defa uygulamaya konulan işsizlik sigortasının kapsamının vekoşullarının belirlenmesinde de ekonomik ve sosyal durumun etkisi yadsınamaz.
Anayasa, sosyal güvenlik haklarına ilişkin görevleri, Devletinmali gücü ile sınırlamıştır. Anayasa'nın 65. maddesine göre, Devlet, sosyal veekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarınkorunmasını gözeterek, mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerinegetirebilecektir.
İşsizlik sigortasından yararlanma koşulları içinde yer alan"sigortalının hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün içindesürekli çalışarak prim ödemesi" gerçekleşmesi olanaksız ya da çok zor birkoşul olmadığı gibi, işsizlik sigortasından yararlanmayı ortadan kaldıran ya dakullanılamayacak şekilde güçleştiren bir koşul olarak da nitelendirilemez.
Bu nedenle, 4447 sayılı Yasa'nın 51. maddesinin birincifıkrasındaki iptali istenen ibare, Anayasa'nın 2. ve 5. maddelerinde yer alansosyal hukuk devleti olmanın gereklerine. 49. maddesindeki devletin çalışmahayatını geliştirmek için çalışanları korumak ve çalışmayı desteklemek görevineve 60. maddesindeki devletin alması gereken, sosyal güvenlik haklarınısağlayacak önlemlere aykırı bir düzenleme olmadığından iptal isteminin reddigerekir.
Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN. Sacit ADALI ile Ali HÜNER bu görüşekatılmamışlardır.
18- Yasa'nın 53. Maddesininİncelenmesi
Yasa'nın 53. maddesinde, "İşsizlik Sigortası Fonu"nunkuruluşu, yönetimi, denetimi, gelirleri, giderleri ile mal ve alacaklarınıntabi olacağı hükümler gösterilmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında, bu kanunun gerektirdiği görev vehizmetler için malî kaynak sağlamak, piyasa şartlarında kaynaklarıdeğerlendirmek, Kanun'un öngördüğü ödemelerde bulunmak üzere "İşsizlikSigortası Fonu" kurulduğu belirtilmekte, diğer fıkralarında ise, kurulanbu fonun yönetimi, denetimi ve gelir kaynaklarına ilişkin kurallarbulunmaktadır.
Dilekçede, kuralın Anayasa'nın 2. maddesine ve 161 ilâ 169.maddelerinde belirtilen ekonomik anayasa kurallarına aykırı olduğu, şeffafdevletin örtülü malî adacıklar oluşturamayacağı, işsizlik sigortası ile ilgilimalî havuzun, SSK yapısı içinde yer alması gerektiği ve bu nedenle Anayasa ilebağdaşmadığı ileri sürülmüştür.
İşsizlik Sigortası Fonu, dört kişilik Yönetim Kurulu tarafındanişletilecek ve yönetilecektir. Yasa'nın 46. maddesinde, işsizlik sigortasıprimlerinin toplanmasından Sosyal Sigortalar Kurumu'nun, diğer her türlü hizmetve işlemlerin yapılmasından ise İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürlüğü'nüngörevli, yetkili ve sorumlu olduğu, bu amaçla İş ve İşçi Bulma Kurumubünyesinde İşsizlik Sigortası Daire Başkanlığı kurulduğu belirtilmektedir. 53.maddenin son fıkrasında ise Fon gelirleri ile bu gelirlerle alınan malların, İşve İşçi Bulma Kurumu'na ait olduğu öngörülmektedir.
4817 sayılı İş ve İşçi Bulma Kurumu Kuruluş ve Görevleri HakkındaKanun'un 16. maddesi dışında bütün hükümleri 24.8.2000 günlü ve 617 sayılı KHKile yürürlükten kaldırılmış ve Kurumun görevleri Türkiye İş Kurumu'naverilmiştir. Bu görevler arasında işsizlik sigortası hizmetleri debulunmaktadır. Bu amaçla 617 sayılı KHK'nin 12. maddesi uyarınca Kurumda,İşsizlik Sigortası Daire Başkanlığı oluşturulmuştur. Kurum, Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanlığı'nın bağlı kuruluşu olan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ilgilikuruluşu olup, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzelkişiliğe sahip, idarî ve malîbakımdan özerk bir kamu kuruluşudur. Bu nitelikleriyle, genel bütçe dışındakiTürkiye İş Kurumu tüzelkişiliği içinde oluşturulan İşsizlik Fonu'nunAnayasa'nın 161. maddesi ile ilgisi bulunmamaktadır.
İşsizlik ödeneği ödeme görevi verilen Kurum'a bağlanarak İşsizlikSigortası Fonu oluşturulmasının, Anayasa'nın 123. maddesindeki "idarekuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir" kuralıbağlamında değerlendirilmesi gerekir.
4447 sayılı Yasa'nın 53. maddesinde Fonun Başbakanlık YüksekDenetleme Kurulu tarafından denetleneceği belirtilmiştir. Ayrıca bu Fonuniçinde yer aldığı Türkiye İş Kurumu'nun kuruluşuna ilişkin 617 sayılı KHK'nin1. maddesinde de Kurumun denetiminin Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulutarafından yapılacağı öngörülmüştür. Anayasa'nın 165. maddesinde desermayesinin yarasından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak Devleteait olan kamu kuruluşlarının denetimlerinin TBMM'ne ait olduğu belirtildiğindenFonun, içinde yer aldığı Türkiye İş Kurumu'nun hesaplarıyla birlikte TBMM'cedenetleneceği açıktır.
Bu nedenle, Yasa'nın 53. maddesi Anayasa'ya aykırı değildir. İptalisteminin reddi gerekir.
19- Yasa'nın 62. Maddesinin (3) No.lu Bendinin İncelenmesi
62. maddenin (3) no.lu bendi, 9.3.1988 tarih ve 3417 sayılıÇalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların DeğerlendirilmesineDair Kanun'un 2. ve 3. maddelerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkindir.
Madde gerekçesinde, "506 sayılı Kanuna göre alınacak prim vebağlanacak aylıkların hesaplanmasında gösterge ve katsayı sistemi yerinetüketici fiyat endeksine göre yeniden belirlenen yıllık kazançların esasalınması nedeniyle işlerliğini yitiren maddeler ile, işsizlik sigortasıprimlerinin işçi ve işverenlere ilave yük getirilmemesi için 3417 sayılıKanunun 2. ve 3. maddelerini yürürlükten kaldırılmıştır" denilmektedir.
Dava dilekçesinde madde ile kazanılmış hakların yok edildiği ilerisürülmüştür.
9.3.1988 gün ve 3417 sayılı Yasa'nın amacı, 1. maddesinde"çalışanların aylık ve ücretlerinden tasarruf kesintisi yapılmasını,tasarruflara Devlet veya ilgili işverenlerin katkıda bulunmasını, bağımsızçalışanların gelirlerinin bir kısmının tasarrufa ayrılmasını temin etmek vebunların en iyi şekilde nemalandırılmasını sağlamak suretiyle çalışanlarıntasarruf yapmalarını teşvik etmektir" biçiminde açıklanmıştır.
4447 sayılı Yasa'nın 62. maddesinin (3) numaralı bendi ile 3417sayılı Yasa'nın "Kapsam" başlıklı 2. maddesi ve "Tasarrufmiktarı" başlıklı 3. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak 3417 sayılıYasa'nın 4., 5. ve 6. maddelerinde Fonda biriken paraların değerlendirilerekilgililere geri ödenme usul ve esasları belirtildiğinden ve halen bu maddeleryürürlükte olduğundan tasarruflar nemalandırılacak ve hak sahiplerine ödenmeyedevam olunacaktır. Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuketmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş, kişisel alacak niteliğine dönüşmüşhaklar için söz konusudur. Bu nedenle, kazanılmış hakların ihlâlinden de sözedilemez.
Bu nedenle, 3417 sayılı Yasa'nın 2. ve 3. maddelerinin yürürlüktenkaldırılmasına ilişkin dava konusu kural Anayasa'ya aykırı olmadığından,istemin reddi gerekir.
V- SONUÇ
25.8.1999 günlü, 4447 sayılı "İşsizlik SigortasıKanunu"nun:
1- 3. maddesiyle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 32.maddesinin;
A- (B) bendine eklenen alt bendin Anayasa'ya aykırı olmadığına veiptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B- Sonuna eklenen fıkra, 24.8.2000 günlü, 616 sayılı KanunHükmünde Kararname'nin 58. maddesiyle değiştirildiğinden konusu kalmayan istemhakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2- 4. maddesiyle değiştirilen 506 sayılı Kanun'un 36. maddesinin(B) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,OYBİRLİĞİYLE,
3- 6. maddesiyle değiştirilen 506 sayılı Kanun'un 60. maddesininbirinci fıkrasının (A) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal istemininREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
4 - 8. maddesiyle 506 sayılı Kanun'un 63. maddesine (B) fıkrasınınbirinci bendinden sonra gelmek üzere eklenen bendin, Anayasa'ya aykırıolmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Ali HÜNER ile Mahir Can ILICAK'ın"sosyal yardım zammı dahil" ibaresinin iptali gerektiği yolundakikarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
5- 13. maddesiyle değiştirilen 506 sayılı Kanun'un 96. maddesininbirinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,OYBİRLİĞİYLE,
6- 15. maddesiyle 506 sayılı Kanun'un Ek 24. maddesinin (a)fıkrasının yürürlükten kaldırılan ikinci bendinin ve Ek 32. maddesine birincifıkradan sonra gelmek üzere eklenen fıkraların Anayasa'ya aykırı olmadığına veiptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
7- 17. maddesiyle 506 sayılı Kanun'a eklenen;
A- Geçici madde 81'in birinci fıkrasının,
a-(A) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal istemininREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b- (B) bendi 23.2.2001 günlü, E.1999/42, K.2001/41 sayılı kararlaiptal edildiğinden, İTİRAZ KONUSU KURAL HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE YEROLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
c- ( C ) bendinin,
aa- (a) alt bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
bb- (b) alt bendi 23.2.2001 günlü, E.1999/42, K.2001/41 sayılıkararla iptal edildiğinden, İTİRAZ KONUSU KURAL HAKKINDA YENİDEN KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
B- Geçici Madde 82'nin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
8- 18. maddesiyle yeniden düzenlenen 17.10.1983 günlü, 2925 sayılıTarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 20. maddesinin 20.2.1992 günlü,3774 sayılı Yasa ile kaldırılan (a) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına veiptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
9- 22. maddesiyle 2925 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 2'nin;
A- (A) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal istemininREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B- (B) bendi 23.2.2001 günlü, E.1999/42, K.2001/41 sayılı kararlaiptal edildiğinden, İTİRAZ KONUSU KURAL HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE YEROLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
10- 25. maddesiyle 5434 sayılı Kanun'un Geçici 139. maddesinin;
A- Üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkranınAnayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B- Değiştirilen sekizinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığınave iptal isteminin REDDİNE, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, AliHÜNER ile Mahir Can ILICAK'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
11- 26. maddesiyle 5434 sayılı Kanun'a eklenen;
A- Geçici Madde 205'in,
a- Birinci fıkrasının "....Kadın iştirakçilerden 20, erkekiştirakçilerden 25 fiili hizmet yılını dolduranların istekleri üzerine emekliaylığı bağlanır." biçimindeki ilk paragrafı ile (a) bendine ilişkin iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b- (b), (c), (d), (e), (f), (g), (h), (i) ve (j) bentleri23.2.2001 günlü, E.1999/42, K.2001/41 sayılı kararla iptal edildiğinden, İTİRAZKONUSU KURAL HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
c- Birinci fıkrasının "....Doldurmaları ve kadın iştirakçinin20, erkek iştirakçinin 25 fiili hizmet süresini tamamlamaları halinde istekleriüzerine emekli aylığı bağlanır." biçimindeki bölümünün Anayasa'ya aykırıolmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
d- İkinci fıkrası 23.2.2001 günlü, E.1999/42, K.2001/41 sayılıkararla iptal edildiğinden, İTİRAZ KONUSU KURAL HAKKINDA YENİDEN KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
e- Üçüncü fıkrası 23.2.2001 günlü, E.1999/42, K.2001/41 sayılıkararla iptal edildiğinden, İTİRAZ KONUSU KURAL HAKKINDA YENİDEN KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
B- Geçici Madde 206, 23.2.2001 günlü, E.1999/42, K.2001/41 sayılıkararla iptal edildiğinden, İTİRAZ KONUSU KURAL HAKKINDA YENİDEN KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
12- 36. maddesiyle 1479 sayılı Kanun'un Ek 13. maddesinin;
A- Değiştirilen son fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına veiptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B- Sonuna eklenen fıkra, 23.2.2001 günlü, E.1999/42, K.2001/41sayılı kararla iptal edildiğinden, İTİRAZ KONUSU KURAL HAKKINDA YENİDEN KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
13- 38. maddesiyle 1479 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 20'ninAnayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Ali HÜNER ile MahirCan ILICAK'ın "sosyal yardım zammı" dahil ibaresinin iptali gerektiğiyolundaki karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
14- 39. maddesiyle 1479 sayılı Kanun'a eklenen;
A- Geçici Madde 10'un,
a- Birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b- İkinci fıkrası 23.2.2001 günlü, E.1999/42, K.2001/41 sayılıkararla iptal edildiğinden, İTİRAZ KONUSU KURAL HAKKINDA YENİDEN KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
c- Üçüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B- Geçici Madde 11'in Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
C- Geçici Madde 12'nin,
a- Birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b- İkinci fıkrası 31.5.2000 günlü, 4571 sayılı Yasa'nın 2.maddesiyle değiştirildiğinden konusu kalmayan istem hakkında KARAR VERİLMESİNEYER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
15- 40. maddesiyle değiştirilen 17.10.1983 günlü, 2926 sayılıTarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 17.maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,OYBİRLİĞİYLE,
16- 44. maddesiyle 2926 sayılı Kanun'a eklenen;
A- Geçici Madde 7'nin,
a- Birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b- İkinci fıkrası 23.2.2001 günlü, E.1999/42, K.2001/41 sayılıkararla iptal edildiğinden, İTİRAZ KONUSU KURAL HAKKINDA YENİDEN KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
c- Üçüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B- Geçici Madde 8'in Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
17- 51. maddesinin birinci fıkrasındaki "... ve iştenayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış ...."ibaresinin Anayasaya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI ile Ali HÜNER'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
18- 53. maddesinin Anayasaya aykırı olmadığına ve iptal istemininREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
19- 62. maddesinin (3) nolu bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığınave iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE, 27.2.2001 gününde karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
KARŞIOYYAZISI
Yasa'nın 51. maddesine göre, işsizlik sigortasındanyararlanabilmek için, İş Akitleri Yasası'nın öngördüğü hallerde sonaerenlerin;
- Süresi içinde Kuruma şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazırolduklarını kaydettirmeleri,
- Hizmet akitlerinin sona ermesinden önceki son üç yıl içinde enaz 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olması ve,
- İşten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekliçalışmış olmaları,
gerekmektedir.
Öngörülen koşullar arasında son üç yıl içinde en az 600 günsigortalı olarak çalışıp, işsizlik sigortası primi ödemede bulunduğuna görebunun yeterli görülmeyerek işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde primödeyerek sürekli çalışmış olma koşulu getirilmesi işsizlik sigortasındanyararlanmak isteyen kişilerin kimi hallerde sigortalının elinde olmayannedenlerle bu olanağı ve sosyal güvenlik hakkının kullanılmasını olanaksız halegetirir. Böyle bir düzenlemenin adil olduğu söylenemez. Bir hukuk devletindeyapılan düzenlemelerin adil olması vazgeçilmez bir koşuldur. Adil olmayan budüzenleme Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan sosyal hukuk devleti ilkesineaykırıdır. Bu nedenle "işten ayrılmadan önceki 120 gün içinde primödeyerek sürekli çalışmış" ibaresinin iptali gerektiği görüş ve kanaatiyleaksine oluşan çoğunluk kararına karşıyım.
Üye
Yalçın ACARGÜN
KARŞIOYYAZISI
28.5.1999 günlü, 4447 sayılı "İşsizlik SigortasıKanunu"nun kimi kurallarının iptali istemiyle açılan iptal davasısonucunda verilen 27.2.2001 günlü, 1999/43 Esas, 2001/46 Karar sayılı kararınaşağıda belirtilen bölümlerine açıkladığım nedenlerle katılmıyorum.
1- Yasa'nın 8. maddesiyle, 506 sayılı Yasa'nın 63. maddesine (B)fıkrasının birinci bendinden sonra gelmek üzere eklenen bend uyarınca, 506sayılı Yasa'ya göre, yaşlılık aylığı almakta iken serbest avukat veya noterolarak çalışmalarını sürdürenlerin, sosyal yardım zammı dahil, almaktaoldukları aylıklarından % 15 oranında sosyal güvenlik destek primikesilecektir. Bu kuralda yer alan "sosyal yardım zammı dahil"ibaresinin iptaline karar verilmesi gerekirken aksine oluşan çoğunluk görüşünekatılmıyorum.
Sosyal yardım zammı, 506 sayılı Yasa'nın Ek 24. maddesiyledüzenlenmiştir. Buna göre sosyal yardım zammı, 506 sayılı Kanun ile ek vedeğişiklikleri gereğince, iş kazaları ve meslek hastalıkları, malüllük,yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir ve aylık alanlar ile 991 sayılıYasa ile Kuruma devredilen sandıklar mevzuatına göre aylık alanlara her ayödenen ve Bakanlar Kurulu'nca tesbit edilen bir paradır. Ancak, 4447 sayılıYasa'nın 15. maddesi ile Bakanlar Kurulu'nun tesbit yetkisi kaldırılmışolduğundan en son 27.4.1995 gün ve 95/6776 sayılı kararla tesbit olunan4.690.000.-TL. olarak uygulanmaktadır. Sosyal Sigortalar Kurumu, haksahiplerine ödediği sosyal yardım zammı tutarını, Devlete ait kurum vekuruluşlar ile Devletin payı olan işyerlerinden tahsil etmekte, bu sayılanlardışında kalanların sosyal yardım zamları ise Kurumca karşılanmaktadır. Ayrıcasözü edilen Ek 24. madde uyarınca, sosyal yardım zammından icra ve diğerkesintiler yapılamayacağı gibi, her türlü vergi, resim ve harçtan da muaftutulmuştur.
Anayasa Mahkemesi, sosyal yardım zammını düzenleyenhükümlerin iptali istemiyle yapılan başvuru sonucunda, 18.11.1993 gün, 1993/17Esas, 1993/41 Karar sayılı kararında, yaşlılık aylığının yetersizliğinin sosyalyardım zammıyla giderilmek istendiğinden 506 sayılı Yasa'nın Ek 24.maddesiyle bu yardım kurumunun yaşama geçirildiğini, bu zammın, hak edeniştirakçilere ödenecek Devlet katkısı olduğunu, bir sosyal katkı olaraksürmesinin, asıl ödemeler doyurucu düzeyde olmadıkça, sosyal devlet niteliğineuygun bir işleyiş olduğunda duraksanamayacağını, yalnızca mali darboğazınAnayasa'ya aykırılık nedeni oluşturamayacağını belirterek Ek 24. maddenin (a)bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vermiştir. Anayasa Mahkemesikararında da belirtildiği gibi sosyal yardım zammı, yaşlılık aylığınınyetersizliği nedeniyle aylıktan ayrı olarak verilen "sosyal yardım"niteliğinde bir ödemedir. Sosyal yardımlarda ilgililerin doğrudan bir katkısıbulunmamakta, bu ödemeler "sosyal devlet" olmanın bir gereği olarakgörülmektedir.
Ek 24. maddede, sosyal yardım zammından icra ve diğer vediğer kesintilerin yapılamayacağı gibi bu yardım zammı, her türlü vergi, resimve harçtan da muaf tutulmuştur. Diğer taraftan niteliği ve güdülen amacıitibariyle, primsiz sosyal güvenlik rejiminin biruygulaması olarak kabul edilensosyal yardım zammından adı ve amacı ne olursa olsun destek primi kesilmesi,sosyal sigorta uygulamasının teknik gereklerine de uygun düşmemektedir.
Ayrıca tüm emeklilere eşit miktarda ödenen sosyal yardım zammıyönünden tüm emekliler aynı ve eşit konumda olduklarından bunlardan sadeceserbest avukat ve noterlere ödenen bu zamdan prim kesilmesi, Anayasa'nıneşitlik ilkesine de aykırılık oluşturmaktadır.
Belirtilen nedenlerle, sosyal yardım zammından da sosyal güvenlikprimi kesilmesi, Anayasa'nın sosyal hukuk devleti ve eşitlik ilkelerineaykırılık oluşturduğundan, 4447 sayılı Yasa'nın 8. maddesiyle, 506 sayılıYasa'nın 63. maddesine (B) fıkrasının birinci bendinden sonra gelmek üzereeklenen bentte yer alan "sosyal yardım zammı dahil" ibaresininiptaline karar verilmesi gerekirken reddi yolundaki çoğunluk görüşünekatılmıyorum.
2- Yasa'nın 38. maddesiyle, 1479 sayılı Yasa'ya eklenen Ek 20.madde uyarınca, 1479 sayılı Yasa'ya göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24.maddenin (ı) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veyadaha sonra çalışmaya başlayanların, "sosyal yardım zammı dahil"tahakkuk eden aylıklarından % 10 oranında sosyal güvenlik destek primikesilecektir.
Sosyal yardım zammı, 1479 sayılı Yasa'nın Ek 7. maddesi gereğince,Bağ-Kur'dan malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık alanlara, her ayaylıklarıyla birlikte peşin olarak ödenen paradır. Yardım miktarı, geçim endeksleri,asgari ücret ve ekonomik duruma göre Bakanlar Kurulu'nca tesbit edilecektir. Enson 16.4.1997 gün ve 97/9301 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile basamak vederecelere göre tesbit edilen sosyal yardım zammı miktarları 4447 sayılıYasa'nın 34. maddesi ile 1479 sayılı Yasa'nın Ek 7. maddesinin birinci fıkrasıdeğiştirilerek 1-12 basamaklarda bulunanlara 5.850.000.-TL., 13-24 basamaklardabulunanlara da 4.500.000.- TL. olarak belirlenmiştir.
Diğer taraftan sözü edilen Ek 7. maddenin dördüncü fıkrasına görede sosyal yardım zammı, haczedilemeyeceği gibi damga vergisi hariç her türlüvergi, resim ve harçtan muaf tutulmuştur.
Yukarıda (ı) numaralı bölümde izah edildiği üzere, sosyal yardımzammı, malüllük, yaşlılık ve yetim aylıklarının yetersizliği nedeniyle,aylıklardan ayrı olarak ödenen, "sosyal yardım" niteliğinde birödemedir. Sosyal yardımlarda, ilgililerin doğrudan bir katkısı bulunmamakta,prim esasına dayanmamakta, bu ödemeler "sosyal devlet" olmanın birgereği olarak yapılmaktadır. Bu yardımlardan, icra ve diğer kesintileryapılamayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç da alınmayacaktır.
Niteliği ve güdülen amacı itibariyle, primsiz sosyal güvenlikrejiminin bir uygulaması olarak kabul edilen sosyal yardım zammından, destekprimi kesilmesi, sosyal sigorta uygulamasının teknik gereklerine de uygundüşmektedir.
Belirtilen nedenlerle, Bağ-Kur'dan yaşlılık aylığıalanlardan, sosyal güvenlik primi kesilirken, bu prime sosyal yardım zammınında dahil edilmesi, başka bir ifadeyle sosyal yardım zammından da sosyalgüvenlik primi kesilmesi, Anayasa'nın sosyal hukuk devleti ilkesine aykırılıkoluşturduğundan 38. madde ile eklenen Ek 20. maddede yer alan "sosyalyardım zammı dahil" ibaresinin iptaline karar verilmesi gerekirken reddiyolundaki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
3- 4447 sayılı Yasa'nın 25. maddesiyle, 5434 sayılı Yasa'nınGeçici 139. maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere maddeye bir fıkraeklenmiş, aynı maddenin sekizinci fıkrası değiştirilmiştir.
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun Geçici 139. maddesiemekli, adi malüllük veya vazife malüllüğü aylığı alanlar ve bunların bakmaklayükümlü oldukları aile fertleri ile dul ve yetim aylığı alanlara yapılacak olansağlık yardımını düzenlemektedir. Bu maddenin sekizinci fıkrası 4447 sayılıYasa'nın 25. maddesi ile değiştirilmiştir. Değişiklikten evvelsekizinci fıkrada, "özel kanunları gereğince sağlık yardımındanfaydalananlar (isteğe bağlı olarak sağlık sigortasından yararlananlar hariç) bumadde hükmünden yararlanamazlar. Ancak, Sandıktan dul ve yetim aylığı almaktaiken sonradan diğer sosyal güvenlik kurumlarınca dul veya yetim aylığıbağlanması nedeniyle sağlık yardımına da hak kazananlar, bu haklardanvazgeçmeleri halinde bu madde hükmünden yararlanmaya devam ederler" hükmüyer almakta iken 25. madde ile yapılan değişiklikle, özel kanunları gereğincesağlık yardımından faydalananlar ile Sandıktan emekli, adi malüllük veyavazife malüllüğü aylığı alanların diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabigörevlerde çalışan veya bu kuruluşlardan aylık alan "eşleri" vesandıktan dul aylığı alanlardan diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabigörevde çalışan veya bu kuruluşlardan yaşlılık veya malüllük aylığı alanlar bumadde hükmünden yararlanamazlar şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Aynı kişinin birden fazla sosyal güvenlik kurumu kapsamındabulunmaması demek olan "sosyal güvenlikte teklik ilkesi, esas itibariylesosyal güvenlik hukuku ilkelerinden olup herkesin bağlı olduğu sosyal güvenlikkuruluşunun sağlık yardımından yararlanmasını gerektirmektedir. Ancak sağlıkyardımından yararlanacaklar, sadece çalışanlar, emekli aylığı alanlar olmayıpbunların eşlerini, çocuklarını, dul ve yetimlerini de kapsamaktadır. Bu yönüile "sağlık yardımından yararlanma" ilkesinin niteliği, getirilişamacı itibariyle gerek hukuki açıdan ve gerekse uygulama yönünden adil olmayansosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan sonuçlar ortaya çıkmaktadır.Ülkemizde primli sisteme tabi olan sosyal güvenlik kurumları, T.C. EmekliSandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve kısaca Bağ-Kur'dur. Bunların sağladığısağlık yardımlarının gerek miktar, gerek vasıf ve gerekse sağlanan mekân,imkân ve kolaylıkların aynı olduğunu söylemek olanaklı değildir. Bireyleresağlık yardımları sunulmasının asıl amacı, sosyal devlet olmanın gereklerineuymak, sigortalılara olabildiğince daha iyi ve daha elverişli şekilde yardımdabulunmak olmalıdır. Sağlık yardımı adı altında bazı olanakların tanınması,mutlaka bu yardımın yapıldığı anlamına gelmez. Yapılmak istenen bu yardımlarıngereği gibi insan haysiyetine, insan sağlığına yakışır ölçüde ve şekildeyapılması gerekir. Aksi halde bir nevi yasak savma anlamını taşır.Çoğunluk görüşünde belirtilen, sosyal güvenlik kuruluşlarının finansmanaçıklarıyla karşılaşmaması gerekçesi insan sağlığı ve yaşam hakkıyla bağdaşamaz.İnsanın yaşam hakkı ve sağlığı her şeyin üstünde görülmelidir. Sağlıklı yaşam,insan mutluluğunun, insanca yaşamanın temel koşuludur. Anayasa'nın 5.maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, insanınmaddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamak, Devletintemel amaç ve görevlerinden sayılmıştır. Bu görevin çeşitli sebep vebahanelerle savsaklanması, gereği gibi yerine getirilmemesi Anayasa'yaaykırılık oluşturur.
Sözü edilen Geçici 139. maddenin sekizinci fıkrasında,değişiklikten önce, Sandıktan dul ve yetim aylığı almakta iken sonradan diğersosyal güvenlik kurumlarınca dul veya yetim aylığı bağlanması nedeniyle sağlıkyardımına da hak kazananların "bu haktan vazgeçmeleri" halinde bumadde hükmünden yararlanacakları öngörülerek ikinci bir haktan yararlanmaları"vazgeçme" şartına bağlanmıştı. Yapılan değişiklikle, hiç bir şartöngörülmeden fıkra metninde yazılı hallerde sağlık yardımındanyararlanılamayacağı kuralı getirilmiştir. Sağlık yardımından yararlanma,emeklilere onların aile bireylerine, dul ve yetimlerine verilen sağlıkkarnelerinin ibrazıyla mümkün olmaktadır. Kendilerine yalnızca bir sosyalgüvenlik Kurumunca sağlık karnesi verilmesi uygulaması, diğer kurumların sağlıkyardımlarından yararlanmayı da önleyecek olup, sosyal güvenlik teklik ilkesinede aykırı olmayan bir uygulama olarak ortaya çıkacaktır. Ancak, bunun için haksahibi olanların, gerek eşlerinden ve gerekse ana ve babalarından dolayı buhakları elde etmiş olmaları yeterli görülmeli, sekizinci fıkranın eski haliylehiç değilse bir seçimlik hakkı tanınmış olmalıydı.
Emekli Sandığı'ndan, emekli, malüllük aylığı alanın eşi hiç biryerde çalışmıyor veya diğer sosyal güvenlik kurumlarından aylık almıyorsa,Emekli Sandığı'nın yaptığı sağlık yardımından yararlanabilecek, şayet bir yerdeçalışıyor veya bir diğer sosyal güvenlik kurumundan çok az da olsa bir aylıkalıyorsa Emekli Sandığı'nın sağlık yardımından yararlanamayacaktır ki, böylebir düzenleme, adeta çalışanın cezalandırılması, çalışmayanın hoş görülmesianlamını taşımaktadır.
Diğer taraftan öteki sosyal güvenlik kurumlarından yetim aylığıalan Emekli Sandığı iştirakçisinin eşinin durumu ise daha dikkat çekicidir.Bunların Emekli Sandığı ile ilişkisi, Emekli Sandığı iştirakçisi olan eşindendolayı, diğer kurumlarla olan ilişkileri ise ana, baba veya çocuğundandolayıdır. İki kurumla da olan ilişkisi, sigortalının aile bireyi olmasınedenine dayanmaktadır. Emekli Sandığı emeklisinin hiç bir işte çalışmayan eşi,şayet babası dolayısıyla diğer kurumlardan çok az miktarda da olsa yetim aylığıalıyorsa, Emekli Sandığı sağlık yardımından yararlanamayacaktır. Bu daAnayasa'nın eşitlik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine aykırılıkoluşturmaktadır.
Ayrıca sosyal güvenlik kurumlarından emekli, malüllük ve dulaylığı alanlar ve bunların aile bireyleri, yaş ve maddî durumları itibariyleçalışanlara göre daha fazla korunmaya ve sağlık yardımına muhtaç kimselerdir.Bu bakımdan, diğer sosyal güvenlik kurumlarından emekli, malüllük ve yetimaylığı alanları, bu kurumlara tabi görevlerde aktif sigortalı olarakçalışanlardan ayrı değerlendirmek gerekir. Sosyal devlet, zayıflarıkoruyan, güçsüzlere yardım eden, her vatandaşına asgarî bir yaşam düzeyisağlamayı ödev bilen devlettir.
Öte yandan, isteğe bağlı sağlık sigortasından yararlananlar içinsözü edilen sekizinci fıkra uygulanmayacaktır. Bunlar diğer sosyal güvenlikkurumlarından aylık almış olsalar da Emekli Sandığı sağlık yardımındanyararlanmaya devam edeceklerdir. Zorunlu sigortalılara tanınmayan bir hakkınisteğe bağlı sigortalılara tanınmasının haklı bir nedeni bulunmadığından,bu husus da Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4447 sayılı Yasa'nın 25. maddesi ile 5434sayılı Yasa'nın Geçici 139. maddesinin sekizinci fıkrasının değiştirilmesisuretiyle getirilen kural Anayasa'nın 2., 5., 10. ve 60. maddelerine aykırılıkoluşturduğundan iptaline karar verilmesi gerekirken reddi yolundaki çoğunlukgörüşüne katılmıyorum.
4- Yasa'nın VII. Bölümünde işsizlik sigortasına ilişkin hususlarve bu bölümde yer alan 51. maddesinde de, işsizlik ödeneğine hak kazanmanınşartları düzenlenmiştir. Açılan davada işsizlik ödeneğine hak kazanmanınşartlarından olan "ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde primödeyerek sürekli çalışmış olmaları" ibaresinin iptaline karar verilmesigerekirken iptal isteminin reddi yönünde oluşan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
İşsizlik sigortasından yararlanmada prim ödeme süresine ilişkinşartlar 51. maddede sayılmıştır. Buna göre işsizlik sigortasından yararlanabilmekiçin:
a) Sigortalılık süresinin en az üç yıl olması,
b) Sigortalının son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarakçalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olması,
c) Sigortalının hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 güniçinde sürekli çalışarak prim ödemesi gerekmektedir.
İşsizlik sigortasından yararlanabilmek için ilk iki şartınaranması yeterli olup iptali istenilen hizmet akdinin sona ermesinden öncekison 120 gün sürekli çalışarak prim ödeme koşulunun öngörülmesi, bilhassa dahaevvelce primlerini ödeyerek çalışıp işten ayrıldıktan sonra yeniden işegirenler yönünden gerçekleşmesi zor ve hatta bazı hallerde imkânsız durumlarındoğmasına yol açabilecek niteliktedir. Uzun süreler çalışarak 600 günün çoküzerinde prim ödeyen sigortalının yeniden işe girmesi üzerine ayrıca en son 120gün daha prim ödeme koşulunun öngörülmesi sosyal hukuk devleti ilkesine,hak ve nasafet kurallarına aykırılık oluşturur. Bir haktan yararlanmayızorlaştıran veya kaldıran bu kuralın Anayasa'nın 2. ve 60. maddeleriylebağdaştığı kabul edilemez. Bu nedenlerle, Anayasa'ya aykırılık oluşturanbu kuralın iptaline karar verilmesi gerekirken reddi yolundaki çoğunlukgörüşüne katılmıyorum.
Üye
Ali HÜNER