ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1999/46
Karar Sayısı : 2000/25
Karar Günü : 20.9.2000
Resmi Gazete Tarih/Sayı: 04.10.2002/24896
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Küçükçekmece İcraTetkik Mercii
İTİRAZIN KONUSU : 9.6.1932 günlü, 2004 sayılı"İcra ve İflâs Kanunu"nun 82. maddesinin birinci bendi ile 3.4.1930günlü, 1580 sayılı "Belediye Kanunu"nun 19. maddesinin yedincibendinin Anayasa'nın 35. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I- OLAY
Alacaklı Şirket tarafından yapılan ilâmlı icra takibinde borçluBelediyece, banka hesaplarındaki paraların kamuya tahsisli olduğu ileri sürülerekhaczin kaldırılması istemine ilişkin davada, İcra ve İflâs Kanunu'nun 82.maddesinin birinci bendi ile Belediye Kanunu'nun 19. maddesinin yedincibendinin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
1- 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun "Haczi caiz olmayanmallar ve haklar" başlıklı 82. maddesinin itiraz konusu birinci bendişöyledir:
"Madde 82- Aşağıdaki şeylerhaczolunamaz :
1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caizolmadığı gösterilen mallar,
..."
2- 1580 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyelerin hakları,salâhiyet ve imtiyazları" başlıklı 19. maddesinin iptali istenilen 7.bendi şöyledir:
"Madde 19 - Belediyelerin hakları,salâhiyetleri ve imtiyazları şunlardır :
...
7- Belediye daire ve şubeleri, bahçeleri, umuma ait akar olmıyanaçık ve kapalı mahalleri emlâk vergisinden müstesna olmak, belediye vergi veresimleri ile hidematı âmmeye muhtas ve akar olmayan emval ve eşyası üzerinehaciz konulmamak;"
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralları şöyledir:
1- "MADDE 35.- Herkes, mülkiyet vemiras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz."
2- "MADDE 138.- Hâkimler, görevlerindebağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerinegöre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisininkullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelgegönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargıyetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veyaherhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymakzorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretledeğiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
C- İlgili Anayasa Kuralı
İlgili görülen Anayasa kuralı şöyledir.
"MADDE 13.- Temel hak vehürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millîegemenliğin, Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin,kamu yararının, genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanınilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhunauygun olarak kanunla sınırlanabilir.
Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalardemokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaçdışında kullanılamaz.
Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak vehürriyetlerin tümü için geçerlidir."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Ahmet NecdetSEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER,Mustafa YAKUPOĞLU, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Mahir Can ILICAK ve RüştüSÖNMEZ'in katılmalarıyla 16.11.1999 günü yapılan ilk inceleme toplantısında:2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 82. maddesinin birinci bendinde yer alan"Devlet malları" sözcüklerinin iptali istemiyle daha önce yapılanbaşvurunun 21.10.1992 günlü, Esas:1992/13, Karar:1992/50 sayılı kararla esastanincelenerek Anayasa'ya aykırı olmadığı gerekçesiyle reddedildiği ve karar30.6.1993 günlü, 21623 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı saptanmakla;
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesine göre,Anayasa Mahkemesi'nin işin esasına girerek verdiği red kararının ResmîGazete'de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmününAnayasa'ya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz. "Devletmalları" sözcüklerinin iptali için daha önce yapılan bir başka başvurunedeniyle Anayasa Mahkemesi'nce işin esasına girilerek verilen ret kararının30.6.1993 günlü Resmi Gazete'de yayımlandığı ve bu tarihden itibaren on yıllıksüre geçmeden aynı sözcüklerin iptali için başvuru yapıldığı anlaşıldığından,bu başvurunun "Devlet malları" sözcüklerini içeren bölümününAnayasa'nın 152. maddesiyle 2949 sayılı Kanun'un 28. maddesinin son fıkrası uyarıncareddine, 3.4.1930 günlü, 1580 sayılı "Belediye Kanunu"nun 19.maddesinin yedinci bendine ilişkin itirazın esasının incelenmesine, sınırlamasorununun esas inceleme evresinde ele alınmasına oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152 ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre Anayasa Mahkemesi'neitiraz yoluyla yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran mahkemenin,bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin iptalini istediği, 1580 sayılıBelediye Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci bendinde, "Belediye daire veşubeleri, bahçeleri, umuma ait akar olmayan açık ve kapalı mahalleri emlâkvergisinden müstesna olmak, belediye vergi ve resimleri ile hidematı âmmeyemuhtas ve akar olamıyan emval ve eşyası üzerine haciz konulmamak"denilmektedir.
Bakılmakta olan davanın konusu, borçlu durumda olan belediyeninaleyhine yapılan ilâmlı icra takibi sırasında banka şubelerindeki kamuya tahsiskararı alınan hesaplarına konulan haczin kaldırılması istemidir. Bu nedenle,19. maddenin yedinci bendine ilişkin esas incelemenin "...hidematı âmmeyemuhtas ve akar olmayan emval ve eşyası..." ile sınırlı olarak yapılmasınakarar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Devletin borçlarını icra takibiolmaksızın ödemesi gerektiğini, belediyelerin itiraz konusu kurallardakiyetkilerini sürekli olarak borçlarını ödememek için kullandıklarını, bu durumunalacaklıları zor duruma düşürdüğünü, Anayasa'nın 35. maddesinin ikincifıkrasında mülkiyet hakkının kamu yararı amacı ile sınırlanabileceğininbelirtildiği, buna rağmen belediyelerin tüm mal varlıklarını kamu yararınatahsis ederek mülkiyet hakkını sınırlamak yerine ortadan kaldırdığını,Anayasa'nın 138. maddesinde, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkemekararlarına uyma zorunluluğu bulunmasına karşın icra takibinin esasınıoluşturan mahkeme ilâmının uygulanmasının itiraz konusu kurallarlaengellendiğini ileri sürmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 82. maddesinin birincifıkrasında, Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığıgösterilen malların icra takiplerinde haczedilemeyeceği; 1580 sayılı BelediyeKanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrasında da, Belediye daire ve şubeleri,bahçeleri, umuma ait akar olmayan açık ve kapalı mahalleri emlâk vergisindenmüstesna olmak, belediye vergi ve resimleri ile hidematı âmmeye muhtas ve akarolmayan emval ve eşyası üzerine haciz konulamayacağı hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve mirashaklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz." kuralına yer verilmiş, temel hak ve özgürlüklerin sınırınıgösteren 13. maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin, Devletin ülkesi vemilletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğin, Cumhuriyetin, millîgüvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlâkın vegenel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerindeöngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunlasınırlanabileceği, temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özelsınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamayacağı veöngörüldükleri amaç dışında kullanılamayacağı, bu maddede yer alan genelsınırlama sebeplerinin temel hak ve hürriyetlerin tümü için geçerli olduğubelirtilmiştir.
İtiraz konusu kuralla, belediyelere ait hidematı âmmeye muhtas veakar olmayan emval ve eşya üzerine haciz konulamayacağı belirtilerek mülkiyethakkına sınırlama getirilmiş ise de, akarı olan emval için haciz işlemiyapılabilmesi imkânının bulunması, kişilerin bu hakkının tamamen ortadankaldırılmadığını göstermektedir.
1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 1. maddesinde "Belediyeler,beldenin ve belde sakinlerinin mahalli mahiyette müşterek ve medenîihtiyaçlarını tanzim ve tesviye ile mükellef hükmi şahsiyettir."denilmektedir. Aynı Yasa'nın 15. maddesi ile diğer maddelerinde belirtilen Belediyeyeait hizmetler, toplumun genel ve ortak gereksinimlerini karşılamak için kamuyararı gözetilerek yapılan, devamlı ve düzenli çalışmalardır.
Günümüzde kamu yararı, toplum yararı, ortak çıkar, genel yarargibi birbirinin yerine kullanılan kavramlarla anlatılmak istenen, bireyselçıkardan farklı ve onun üstünde ortak bir yarardır.
Belediyelerin, devamlılık gösteren hizmetlerinin görülmesineayrılmış olan emval veya eşyaların hacze konu olabilmesinin, belediyelerinyerine getirmekle yükümlü bulundukları kamuya ilişkin hizmetlerin ifavasıtalarını ortadan kaldırmak gibi arzu edilmeyen bir netice doğuracağıkuşkusuzdur.
İtiraz konusu kuralla getirilen sınırlamada amaç toplum yararınınüstün tutulmasıdır. Bu sınırlama dışında belediye aleyhine her türlü icratakibinin yapılabilmesi mümkündür. Bu nedenle, engellenmeden söz edilemeyeceğigibi haklı bir neden olmaksızın mahkeme kararlarının yerine getirilmesiningeciktirilmesi olanağının borçlu idarenin iradesine bırakılmış olduğu iddiasıda yerinde değildir.
Belirtilen nedenlerle, itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 13., 35.ve 138. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOLU, Mahir Can ILICAK veRüştü SÖNMEZ bu görüşe katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
1- 9.6.1932 günlü, 2004 sayılı "İcra ve İflas Kanunu"nun82. maddesinin 1. bendinin "...mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığıgösterilen mallar," bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
2- 3.4.1930 günlü, 1580 sayılı "Belediye Kanunu"nun 19.maddesinin 7. bendinin "...hidematı âmmeye muhtas ve akar olmayan emval veeşyası..." bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK ile RüştüSÖNMEZ'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
20.9.2000 gününde karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
KARŞIOYYAZISI
1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci bendinin,sınırlama kararı uyarınca incelenen belediyelerin "hidematı âmmeye muhtasve akar olmayan emval ve eşyası" üzerine haciz konulamayacağına ilişkinbölümüyle, belediyelerin kimi malları alacaklılarına karşı korumaya alınmıştır.Buna göre, belediyelerin kamu hizmetine özgülenmemiş özel mülkleri ya da gelirgetiren taşınmazları olmadıkça kişilerin alacaklarına kavuşma olanağıbulunmamaktadır.
Mülkiyet hakkını düzenleyen Anayasa'nın 35. maddesinin gerekçesindede belirtildiği gibi mülkiyet hakkı için öngörülen anayasal güvence, yalnızmenkul ve taşınmaz malları değil, para ile değerlendirilebilen hakları ve malvarlığını da kapsamaktadır. Bu nedenle, kişilerin alacak haklarının da 35.maddenin güvencesi altında olduğunda duraksamaya yer yoktur. Maddenin ikincifıkrasında bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlandırılabileceğivurgulanmış temel hak ve hürriyetlerin tümü için geçerli olduğu belirtilengenel sınırlama nedenlerinin düzenlendiği 13. maddede de genel ve özelsınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamayacağı veöngörüldükleri amaç dışında kullanılamayacağı açıklanmıştır. Bir hak veözgürlüğün tümüyle kullanılamaz hale getirilmesi ise kuşkusuz, sınırlamayı aşanhakkı yok eden bir durumdur.
İtiraz konusu düzenlemeyle belediyelerin geliri olmayan tüm malvarlıklarının kamu hizmetine özgülenmesi ve gelir getiren mallarının dabulunmaması halinde kesinleşmiş yargı kararlarına karşın alacaklıların hacizyoluyla haklarına ulaşmaları tümüyle engellenmektedir. Sınırlamanın ötesindehakkı ortadan kaldıran bu durum, Anayasa'nın yalnız 35. ve 13. maddelerinedeğil, hak arama özgürlüğüne ilişkin 36. maddesine de açık bir aykırılıkoluşturmaktadır.
İnsanı öne çıkaran çağdaş demokrasilerde, kamu yararı gerekçesiylede olsa kişi haklarını tümüyle kullanılamaz hale getirebilecek düzenlemelereizin verilmemekte, bu konuda adil bir denge kurulmasına özen gösterilmektedir.
Belediyelerin kamu hizmetine özgülenen menkul ve gayrimenkullerininkorunmasındaki kamusal yarar yadsınamaz. Ancak, bunun kişi haklarını tümüyleyok edebilecek düzeye vardırılması da düşünülemez. Anayasa'nın 2. maddesindebelirtilen demokratik hukuk devletinde yalnız hakkın ortadan kaldırılması değilelde edilmesinin önemli ölçüde zorlaştırılması da, kuralın Anayasa'yaaykırılığının kabulü için yeterlidir. Bu bağlamda kimi durumlarda kişilerinbelediyelerden olan alacaklarını tahsil etmelerini önemli ölçüde zorlaştırankimi durumlarda da tümüyle engelleyen itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2., 13.,35. ve 36. maddelerine aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, başvurunun reddine ilişkin çoğunluk görüşünekatılmıyoruz.
Başkan
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ