ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1999/6
Karar Sayısı: 1999/13
Karar Günü : 11.5.1999
R.G. Tarih-Sayı :01.04.2000-24007
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Körfez Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 4.1.1961 günlü, 213 sayılıVergi Usul Kanunu'nun 4108 sayılı Yasa ile değiştirilen 359. maddesinin birincifıkrasının 1. bendinde yer alan "... sanayi sektöründe çalışan 16 yaşındanbüyük işçiler için belirlenen yürürlükteki asgari ücretin bir aylık brüttutarının yarısı esas alınır ve..." kuralının, Anayasa'nın 10. maddesineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
İşyerinde yapılan vergi denetiminde, 213 sayılı Vergi UsulKanunu'nun 344. maddesinin 1. ve 6. bendlerindeki eylemlerin işlendiği savıylayükümlünün aynı Yasa'nın 359. maddesinin birinci fıkrası uyarıncacezalandırılması için açılan davada Mahkeme, maddenin birinci fıkrasının 1.bendinde yer alan "... sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyükişçiler için belirlenen yürürlükteki asgari ücretin bir aylık brüt tutarınınyarısı esas alınır ve ..." kuralının Anayasa'ya aykırı olduğu sonucunavararak iptali için doğrudan başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A. İtiraz Konusu Yasa Kuralı
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun iptali istenilen kuralı da içerendeğişik 359. maddesinin birinci fıkrasının 1. bendi şöyledir:
"MADDE 359- Bu Kanunun 344 üncümaddesinin;
1, 4, 5 ve 6 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçlarınıişleyenler hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.Hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesi halinde, para cezasıtutarının hesabında, hapis cezasının herbir günü için sanayi sektöründe çalışan16 yaşından büyük işçiler için belirlenen yürürlükteki asgari ücretin bir aylıkbrüt tutarının yarısı esas alınır ve hükmolunan bu para cezasıertelenemez."
B. İlgili Yasa Kuralı
344. maddenin ikinci fıkrasının ilgili görülen 1. ve 6.bentleri şöyledir:
"1. Vergi kanunlarına göre tutulması zorunlu olan defterekaydı gereken hesap ve işlemleri, vergi matrahının azalması sonucunu doğuracakşekilde bu defterler yerine tamamen veya kısmen başka defter ve kağıtlarakaydetmek veya diğer kayıt ortamlarında izlemek.
...
6. Vergi kanunlarına göre tutulması ve muhafazası mecburi olandefter veya vesikaları yok etmek veya gizlemek (mevcudiyetleri noter tasdikkayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde vergi incelemesine yetkilikimselere inceleme sırasında defter ve vesikaların ibraz edilmemesi gizlemedemektir."
C- Dayanılan Anayasa Kuralı
Başvuru kararında dayanılan Anayasa kuralı şöyledir:
"MADDE 10.- Herkes, dil, ırk,renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Ahmet N.SEZER, Güven DİNÇER, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI,Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL, Mustafa YAKUPOĞLU, Fulya KANTARCIOĞLU ve Mahir CanILICAK'ın katılmalarıyla 26.1.1999 günü yapılan ilk inceleme toplantısındaöncelikle sınırlama sorunu üzerinde durulmuştur.
Bakılmakta olan davada yükümlünün, vergi denetim elemanlarıncaistenilmesine karşın defter ve belgeleri vermediği, yasal defterlere kaydıgereken hesap ve işlemleri de vergi ziyaına neden olacak biçimde özel eldefterine kaydettiği, bu nedenle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4108 sayılıYasa ile değişik 344. maddesinin ikinci fıkrasının 1. ve 6. bentlerinde sayılankaçakçılık suçlarını işlediği savıyla 359. maddesinin birinci fıkrasının 1.bendi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açıldığından, esasa ilişkinincelemenin "Yasa'nın 344. maddesinin ikinci fıkrasının 1. ve 6. bentleriyönünden yapılmasına oybirliğiyle" karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenilen ve ilgili görülen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralı vebunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Mahkeme, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların parayaçevrilmesinde 647 sayılı Yasa'nın 4. maddesinden farklı bir düzenlemegetirilmesinin eşitsizlik ve adaletsizlik yaratacağını ileri sürmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde, "Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veyasınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar" denilmektedir.
Buna göre yasaların uygulanmasında dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayrılığı gözetilmeyecek ve bunedenlerle eşitsizliğe yol açılmayacaktır. Bu ilkeyle, birbirlerinin aynıdurumunda olanlara ayrı kuralların uygulanması ve ayrıcalıklı kişi vetoplulukların yaratılması engellenmektedir. Yasa önünde eşitlik, herkesin heryönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. Kimilerinin Anayasa'nın13. maddesinde öngörülen nedenlerle değişik kurallara bağlı tutulmalarıeşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimikişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve değişik uygulamalarıgerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrıkurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
Kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaların para cezasınaçevrilmesi, çağdaş ceza hukukunun getirdiği insancıl bir anlayıştır. Bu kuralınuygulanma koşulu, sınır ve kapsamı, 647 sayılı Cezaların İnfazı HakkındaKanun'un 4. maddesi ile Türk Ceza Kanunu'nun değişik 119. maddesindebelirlenmiştir. Gerek Türk Ceza Kanunu ve gerekse ceza kurallarını içeren diğeryasalarda, özgürlüğü bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesiniyasaklayan ya da daha ağır koşullara bağlayan ayrık kurallara da yer verildiğigörülmektedir.
Yasakoyucu, zaman içinde değişen gereksinimleri karşılamak, kişive toplum yararının zorunlu kıldığı düzenlemeleri yapmak, toplumdakideğişikliklere koşut olarak alınan önlemleri güçlendirip, geliştirmek,etkilerini daha çok artırmak veya tam tersine bunları hafifletmek ya dabüsbütün ortadan kaldırmak amacıyla düzenlemelerde bulunabilir.
Kamu hizmetlerinin aksatılmadan yerine getirilebilmesi için vergiborcunun zamanında ve noksansız ödenmesi gerekir. Vergi yasaları gereklerininzamanında ve öngörülen kurallara uygun biçimde yerine getirilmesi ve böyleceyasaların etkinliğinin sağlanması amacıyla, vergi kaçakçılığı suçuna verilencezaların paraya çevrilmesinde kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalardauygulanacak ceza ve önlemleri belirleyen 647 sayılı Yasa'nın 4. maddesindenfarklı kurallar konulmasında Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesineaykırılık yoktur.
İptal isteminin reddi gerekir.
Güven DİNÇER ve Yalçın ACARGÜN bu görüşlere katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
4.1.1961 günlü, 213 sayılı "Vergi Usul Kanunu"nun 4108sayılı Yasa ile değiştirilen 359. maddesinin birinci fıkrasının 1. bendinde yeralan "...sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler içinbelirlenen yürürlükteki asgarî ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esasalınır ve..." kuralının, Yasa'nın 344. maddesinin ikinci fıkrasının 1. ve6. bentleri yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, GüvenDİNÇER ile Yalçın ACARGÜN'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 11.5.1999 günündekarar verildi.
Başkan
Ahmet Necdet SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F.TUNCEL
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
KARŞIOYYAZISI
Anayasa'nın 38. maddesi ile suç ve cezaların yasallığı ilkesiöngörülmüştür. Bu ilke gereği olarak yasakoyucu yasama yetkisini kullanırkenAnayasa'nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun ana kurallarına bağlı kalmakkoşuluyla, hangi eylemlerin suç sayılması, suç sayılan eylemlerin hangi tür veölçüde ceza yaptırımlarıyla cezalandırılmaları gerektiği, hangi durum vedavranışların ağırlaştırıcı veya hafifletici neden olarak kabul edilmesigerektiğini yasayla belirlemek zorundadır.
İptali istenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesininbirinci fıkrasındaki, 4108 sayılı yasa ile değiştirilen kurala göre, vergikaçakçılığı nedeniyle hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasınaçevrilmesi durumunda para cezası tutarının hesabında, hapis cezasının herbirgünü için sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenenyürürlükteki asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısıesas alınacaktır. Bu şekildeki düzenleme ile yürütme tarafından belirlenenasgarî ücret ceza tayininde esas alınmaktadır. Oysaki suç ve cezaların yasamaorganınca ve yasayla belirlenmesi Anayasa'nın 38. maddesinin buyruğu olup buşekildeki düzenleme ile ceza miktarını belirleme dolaylı yoldan yürütmeorganınca yapılmaktadır. Bu nedenle iptali istenen Yasa kuralı Anayasa'nın 38.maddesine aykırı olup iptali gerekirken aksi yönde oluşan çoğunluk görüşünekarşıyım.
Üye
Yalçın ACARGÜN