ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2000/15
Karar Sayısı : 2001/73
Karar Günü : 17.4.2001
R.G. Tarih-Sayı :16.01.2002-24642
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ceyhan Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 2253 sayılı "ÇocukMahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun"un 38.maddesinin son fıkrasının, Anayasa'nın 2., 10. ve 11. maddelerine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Bir yıl dokuz ay ertelenmiş hapis cezası olan küçüğün, denemesüresi içinde, işlediği hırsızlık suçu nedeniyle açılan kamu davasınıngörülmesi sırasında sanık hakkında uygulanması gereken, 2253 sayılı Yasa'nın38. maddesinin son fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemebu fıkranın iptali istemiyle başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2253 sayılı "Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun"un itiraz konusu kuralı da içeren 38. maddesişöyledir:
"MADDE 38- Para cezasından başkabir ceza ile hükümlü olmayan ve 15 yaşını doldurmayan küçük, işlediği birsuçtan dolayı ağır veya hafif para veya 3 yıla kadar hürriyeti bağlayıcıcezalardan biriyle mahkum olur ve geçmişteki haliyle ahlâki temayüllerine görecezasının ertelenmesi ileride cürüm işlemekten çekinmesine sebep olacağıhakkında mahkemece kanaat getirilirse bu cezanın şartlı olarak ertelenmesinehükmolunabilir.
Ceza bu suretle ertelenen küçük bir yıldan üç yıla kadar birdeneme devresine tabi tutulur.
Mahkeme deneme devresi zarfında küçüğü, muayyen bir meslek veyasanat öğrenmek, belli bir yerde ikamet etmek alkollü içki kullanmamak veyabunlar gibi bazı şartlara uymaya mecbur edebilir.
Küçük deneme devresi içerisinde, yapılan ikaz ve ihtarlara rağmentabi tutulduğu eğitim ve ıslah şartlarını yerine getirmez veya başka kasti bircürüm işlerse, mahkeme hükmolunan cezanın aynen çektirilmesine veya vahimgörülmeyen hallerde deneme devresinin yarı nispetinde uzatılmasına kararverir."
B- İlgili Yasa Kuralları
İlgili görülen Yasa kuralları şunlardır:
a- 647 sayılı Yasa'nın 4. maddesinin ikinci fıkrası
"Suç tarihinden önce, para cezasına veya tedbire çevrilmişolsa dahi, hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm edilmemiş olanlar hakkında,hükmolunan otuz güne kadar (otuz gün dahil) hürriyeti bağlayıcı cezalarla, suçtarihinde 18 yaşını ikmal etmemiş olanların mahkûm edildikleri kısa sürelihürriyeti bağlayıcı cezalar yukarıdaki bentlerde yazılı ceza veya tedbirlerdenbirine çevrilir."
b- 647 sayılı Yasa'nın 6. maddesi
"Adliye mahkemelerince para cezasından başka bir caza ilemahkûm olmayan kimse, işlediği bir suçtan dolayı ağır veya hafif para veya biryıla kadar (bir yıl dahil) ağır hapis veya iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapisveya hafif hapis cezalarından biriyle mahkûm olur ve geçmişteki hali ve suçişleme hususunda eğilimine göre cezanın ertelenmesi ileride suç işlemektençekinmesine sebep olacağı hakkında mahkemece kanaat edinilirse, bu cezanınertelenmesine hükmolunabilir. Bu halde ertelemenin sebebi hükümde yazılır.
Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olanlar ile 65 yaşını ikmaletmiş bulunanların mahkûm oldukları ağır hapis cezası iki yıldan, hapis veyahafif hapis cezası üç yıldan fazla olmadığı hallerde de yukarıdaki fıkrahükümleri uygulanabilir.
Bazı suçlara ilişkin cezalar ile askerî suçlar ve disiplinsuçlarına ilişkin cezaların ertelenemeyeceğine dair özel kanun hükümlerisaklıdır."
c- TCK'nun 95. maddesinin ikinci fıkrası
"II- Cürüm ile mahkûm olan kimse hüküm tarihinden itibarenbeş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen cezacinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkûm olmazsa,cezası tecil edilmiş olan mahkûmiyeti esasen vâkı olmamış sayılır. Aksitakdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur."
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti,toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarınasaygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkeleredayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk,renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
3- "MADDE 11.- Anayasa hükümleri, yasama,yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileribağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Haşim KILIÇ,Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, FulyaKANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY ve Tülay TUĞCU'nunkatılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine, sınırlama sorununun esas incelemeevresinde ele alınmasına, 3.3.2000 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu ve ilgili görülen yasa kurallarıyla aykırılık savına dayanak yapılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Sınırlama yapılmasına gerek görülmeyerek işin esasının incelenmesinegeçildi.
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
Ceza Hukukunda cezaların ertelenmesi, hükmedilen cezanınyerine getirilmesinin belirli bir süre geri bırakılması ve bu süre içinde suçluyeniden suç işlemediği takdirde suçun ya işlenmemiş veya mahkumiyetingerçekleşmemiş sayılmasıdır. Erteleme, bir suç işlemiş olan ve geçmiştekihali ve ahlaki eğilimleri nedeniyle ileride yeniden suç işleme olasılığıbulunmayan kimselerin cezaevlerinin bozucu etkisinden uzak tutulmasını sağlamakamacıyla getirilmiştir. İyi bir ceza siyasetinin gerçekleştirilmesi kadarcezaların bireyselleştirilmesi ve kısa süreli cezaların sakıncalarınınönlenmesinde "erteleme", etkili bir çözüm yolu olarak benimsenmiştir.
2253 sayılı "Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev veYargılama Usulleri Hakkında Kanun"un 38. maddesi ile "şartlıerteleme" kabul edilmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, fıkrada yazılıgenel koşulların gerçekleşmesi ve mahkemece cezası ertelendiği takdirde ileridesuç işlemekten çekineceği kanısına varılan küçüğün cezasının erteleneceği,ikinci fıkrasında cezası ertelenen küçüğün en az bir yıl en çok üç yıldeneme süresine tabi
tutulacağı hüküm altına alınmış, üçüncü fıkrasında ise cezasıertelenen küçüğün, deneme süresince fıkrada belirtilen koşul ya da koşullarauyması zorunluluğuna karar verilebileceği kabul edilmiştir. Yasa'nın 29.maddesinde, cezası ertelenen küçüğün deneme süresi içinde gözetime tabitutulabileceği, gözetimin en az deneme süresi kadar devam edebileceğine ilişkinkurallara yer verilmiştir.
Küçükler hakkında verilen erteleme kararının düşmesini düzenleyen38. maddenin itiraz konusu dördüncü fıkrasında, mahkemece belirlenen denemesüresi içerisinde, yapılan ikaz ve ihtarlara karşın tabi tutulduğu eğitim veıslah şartlarını yerine getirmeyen veya başka kasti bir cürüm işleyen küçükhakkında mahkemenin, hükmolunan cezanın aynen çektirilmesine veya vahimgörülmeyen hallerde deneme süresinin yarısı oranında uzatılmasına kararvereceği belirtilmiştir. Buna göre küçük deneme süresi içinde bir cürüm işlemişise bu cürüm için öngörülen ya da sonuçta verilen ceza para cezası daolsa, ertelenmiş cezanın aynen çektirilmesine karar verilmesi olanaklıdır.Ancak, mahkemece durum vahim kabul edilmeyerek deneme süresinin yarı oranındauzatılmasına da karar verilebilir. Bu düzenlemeyle, küçük sanığın yenidentopluma kazandırılması için yasada tanınan seçeneklerden hangisinin uygunolduğuna karar verme mahkemenin takdirine bırakılmıştır.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Mahkeme, başvuru kararında, deneme süresi içinde yeniden kasıtlıbir cürüm işleyen küçük sanık hakkında uygulanması gereken 2253 sayılı Yasa'nın38. maddesinin son fıkrasında "kasıtlı bir cürüm işlerse" ibaresidışında ertelenmiş cezanın aynen çektirilmesine ilişkin başka bir düzenlemegetirilmemesi nedeniyle, yargılamayı yürüten yargıcın vahim kabul ettiği birdurumda, ikinci suçtan dolayı yalnızca para cezası verilse dahi sanığın öncekisuçu ile ilgili özgürlüğü bağlayıcı cezasının aynen çektirilmesine kararverilmesi gerekeceği; oysa aynı konuyu düzenleyen 647 sayılı Yasa'nın 6. ve 765sayılı Yasa'nın 95. maddesinin ikinci fıkralarında, deneme süresi içinde"evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapiscezasına" mahkûm olmak şartı bulunduğunu, amaçları itibariyle aynı kurumudüzenleyen söz konusu hükümler bütün olarak düşünüldüğünde, yaşlarıküçük olan ve daha fazla korunması gereken sanıklar aleyhine bir durumyaratıldığını, hukuk devletinin temel ilkelerinden birinin de yasalarınkeyfiliğe yol açmayacak biçimde düzenlenmesi olduğunu, itiraz konusu kuraldaise "...tâbi tutulduğu eğitim ve ıslah şartlarını yerine getirmezise..." gibi soyut bir anlatıma yer verildiğini bu nedenlerle, itirazkonusu kuralın Anayasa'nın 2., 10. ve 11. maddelerine aykırılık oluşturduğunuileri sürmüştür.
Çocuk suçluluğunun sosyal bir tehlike oluşturacak biçimdeçoğalması, bu konuda yeni arayışları zorunlu kılmıştır. Bir yandan çocuğun suçayönlenişindeki sebepler ve bunu önleme çareleri araştırılırken diğer taraftansuçlu çocuğun psikolojik durumundaki farklılık, suçun işlenmesindeki nedenler,uygulanacak yaptırımlar ve bu kişilerin topluma yararlı halegetirilebilmeleri için uygulanması düşünülen önlemler üzerinde durulmuştur. Bugelişmeler çocuk suçluların özel mahkemede özel bir usul yasasıyla yargılanmasızorunluluğunu doğurmuştur. Çocuk suçluları, eğiterek onları topluma kazandırmakve sonuçta toplumun huzurunu, kamu yararını ve düzenini sağlamak amacıyla 2253sayılı Yasa çıkarılmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren,Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıylakendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasakoyucunun dauyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincindeolan devlettir. Bu bağlamda, hukuk devletinde yasakoyucu, yalnız yasalarınAnayasa'ya değil, Anayasa'nın da evrensel hukuk ilkelerine uygun olmasınısağlamakla yükümlüdür.
Hukukun temel ilkeleri arasında yer alan eşitlik ilkesine deAnayasa'nın 10. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre "Yasa önünde eşitlikilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ileeylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynıdurumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak,ve kişilere yasa karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasınıönlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrıkurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Durumve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesiçiğnenmiş olmaz. Nitelikleri ve durumları özdeş olanlar için yasalarla değişikkurallar konulamaz.
Küçüklerle ilgili özel hükümler getiren 2253 sayılı Yasa'da yeralan itiraz konusu kural ile genel düzenleme yapan 647 sayılı Yasa'nın 6. veTCK.nun 95. maddeleri işlevsel olarak birbirlerine koşut kurallar içermeklebirlikte bunların farklı iki düzenleme oldukları da bir gerçektir.
Erteleme, cezanın suçlunun kişiliğine uydurulmasının,bireyselleştirilmesinin en önemli yollarından biri olup böylece geçmişte iyihalli olan kişilerin kısa süreli hapis cezası nedeniyle cezaevlerinin olumsuzkoşullarından etkilenmelerini önlemek amacını da içerir. Cezanın amaçlarındanbiri ve belki de en önemlisi suçlunun ıslahıdır. Cezanın ertelenmesi, sanıkaçısından bir hak değildir. Koşulları varsa sanığın cezası ertelenebilir.Yargıcın takdir yetkisi söz konusudur. Yargıcın yasal denetime tabi olan takdiryetkisi "keyfilik" olarak değerlendirilemez. Suçlu küçüğün tabitutulduğu eğitim ve ıslah şartlarını ihlâl etmesi veya işlediği her kastisuçun mutlaka vahim sayılması düşünülemez.Yargıç, küçüğün tutum vedavranışlarını, küçükle ilgili görev üstlenenlerin görevlerini yerine getiripgetirmediklerini ve bunun gibi her küçük için farklı olabilecek kimi özelnedenleri değerlendirerek ona en uygun olanı seçmek durumundadır. Ertelenencezanın çekilmesi ya da deneme devresinin uzatılmasından hangisi küçük yararınaise yargıç onu seçecektir. Suçlu küçüğün durumuna göre uygulanabilecek birdençok seçenek sunan itiraz konusu kuralın onun aleyhine sonuç doğurduğuileri sürülemez.
Öte yandan, eşitlik ilkesine aykırılıktan söz edilebilmesi içinbir Yasa'nın aynı hukuksal durumda olanlar arasında bir ayırım veya ayrıcalıkyaratması gerekir. Farklı kişilere uygulanması öngörülen ve amaçlarıyladüzenledikleri alanlar birbirine benzemeyen yasalar karşılaştırılarakeşitsizliğe yol açıldığı ileri sürülemez.
İtiraz konusu kural, belirli yaş grubundaki küçükleri kapsamaktave bunlar arasında eşitliği bozacak bir ayırım da yapmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, kural Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 11. maddesi ile ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
7.11.1979 günlü, 2253 sayılı "Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu,Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun"un 38. maddesinin sonfıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 17.4.2001 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN