ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2000/38
Karar Sayısı : 2003/66
Karar Günü : 18.6.2003
Resmi Gazete tarih/sayı: 26.12.2003/25328
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Bergama Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 24.6.1995 günlü, 556sayılı "Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname"ye4128 sayılı Yasa'nın 5. maddesiyle eklenen 61/A madde ile aynı Kararname'nindeğişik 82. maddesinin, Anayasa'nın 7., 38. ve 87. maddelerine aykırı olduğusavıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sanıkların, sahibi bulundukları işyerlerinde yapılan aramalarsırasında sahte Çaykur paketleri içerisinde çeşitli cins ve miktarlarda çayınele geçirilmesi üzerine, açılan kamu davasında, itiraz konusu kurallarınAnayasa'ya aykırılık iddialarını ciddî bulan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
24.6.1995 günlü, 556 sayılı "Markaların Korunması HakkındaKanun Hükmünde Kararname"ye 3.11.1995 günlü, 4128 sayılı Yasa'nın 5.maddesi ile eklenen itiraza konu 61/A madde ile aynı Kararname'nin değişik 82.maddeleri şöyledir:
"Madde 61/A- (Ek: 3/11/1995 - 4128/5 md)
a) Marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlikbildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar, marka koruması olan bir eşya veyaambalajı üzerine konulmuş, marka koruması olduğunu belirten işareti yetkisiolmadan kaldıranlar, kendisini haksız olarak marka başvurusu veya marka hakkısahibi olarak gösterenler hakkında, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına veüçyüzmilyon liradan altıyüz milyon liraya kadar para cezasına,
b) Hak ve alakası olmadığını veya tasarruf yetkisi bulunmadığınıbilmesi gerektiği halde, marka korunmasına ilişkin mevzuatın devir ve intikal,rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu haklailgili lisansı başkasına devreden, veren, rehneden, bu haklar üzerinde herhangibir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veyakoruma süresinin bittiği veya marka hakkının hükümsüzlüğü veya markakorumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veyabaşkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veyaticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgiliolduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyan veya bu amaçla yazılı vegörsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadelerikullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına ve altıyüz milyonliradan bir milyar liraya kadar para cezasına,
c) 61 inci maddede yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında,iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına ve altıyüz milyon liradan bir milyarliraya kadar para cezasına, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzerekapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine,hükmolunur.
Yukarıda yazılı suçlar hizmetlerini yaptıkları sırada birişletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişseçalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür veyatemsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişide cezalandırılır. Bir tüzelkişinin işleri yürütülürken bu maddede sayılansuçlardan biri işlenirse, tüzelkişi, masraflar ve para cezasından müteselsilensorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkında olayın mahiyetine göre Türk CezaKanununun 64, 65, 66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Bu maddedesayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır. Bu madde hükümlerininuygulanmasında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 344 üncümaddesinin birinci fıkrasının 8 numaralı bendi uygulanmaz. Marka korumasındandoğan hakları tecavüze uğrayandan başka, 61 inci maddede sayılanlar dışındakalan suçlarda Enstitü; marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlikbildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması ile korunan bir marka hakkınınsahibi olmadığı veya koruma süresi bittiği veya herhangi bir sebeple markahakkının hükümsüzlüğü veya marka korumasından doğan hakkının sona ermesidurumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığıeşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunanbir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koymaveya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda bu tarzda yazı,işaret veya ifadelerin kullanılması durumlarında 5590 veya 507 sayılı kanunlaratabi kuruluşlar ve Tüketici Dernekleri de şikayet hakkına sahiptir. Şikayetinfiil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılmasıgerekir. Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayetler acele işlerden sayılır. BuKanun hükümlerine göre marka hakkı başvurusu veya marka korumasından doğanhaklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi cezayı gerektiren eşya ile bu eşyalarıüretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zaptedilmesi veyaelkoyulması veya yokedilmesinde Türk Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükmü ileCeza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Madde 82- (Değişik: 3/11/1995 - 4128/5 md) 3.3.1965tarihli ve 551 sayılı Markalar Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır."
B- İlgili Yasa Kuralı
556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ilgili görülen 61. maddesişöyledir:
"Madde 61 - Aşağıda yazılı fiiller markahakkına tecavüz sayılır:
a) 9 uncu maddenin ihlali,
b) Marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilmeyecekderecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek,
c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmaksuretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği haldetecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya birbaşka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veyaticari amaçla elde bulundurmak,
d) Marka sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluylaverilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere deviretmek,
e) (a) ila (c) bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardımveya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bufiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
f) Kendisinde bulunan ve başkası adına tescilli bir markayı veyaayırt edilmeyecek derecede benzerini taşıyan ürünün veya ticaret alanınaçıkarılan malın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmektenkaçınmak."
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 7., 38. ve 87. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi hükmü uyarınca, MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Mustafa YAKUPOĞLU,Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY ve TülayTUĞCU'nun katılmalarıyla 20.6.2000 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine Haşim KILIÇ, SamiaAKBULUT, ile Sacit ADALI'nın karşıoyları ve oyçokluğuyla, sınırlama veuygulanacak kural sorunlarının esas inceleme evresinde ele alınmasınaoybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddî olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için AnayasaMahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak, Anayasa'ya aykırı bulduğu kurallaruyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elindeyöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptaliistenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasakuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veyadavayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktekurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkemede bakılmakta olan davanın konusuÇay İşletmeleri Genel Müdürlüğü adına markaları tescilli olan Çaykur paketleriyerine taklit edilmiş paketler içindeki çayların satılması ve ticari amaçlaelde bulundurulması suretiyle marka hakkına tecavüz etmek suçudur. Bu suçununsurları 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Marka hakkına tecavüzsayılan fiiller" başlığını taşıyan 61. maddesinin (c) fıkrasındadüzenlenmiştir.
27 Haziran 1995 günlü ve 22326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun HükmündeKararname'nin 3.11.1995 günlü, 4128 sayılı Yasa ile değişik 82. maddesi ile3.3.1965 tarihli ve 551 sayılı Markalar Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
24.5.1999 günü işlendiği ileri sürülen suça 3.11.1995 tarihindeyürürlükten kaldırılan Markalar Kanunu'nun uygulanma olanağı bulunmadığından,söz konusu Yasa'yı yürürlükten kaldıran 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin4128 sayılı Yasa'yla değişik 82. maddesi Mahkeme'nin bakmakta olduğu davadauygulanacak kural değildir. Bu nedenle, kurala ilişkin iptal isteminin,başvuran Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
B- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'neitiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlı tutulmuştur.
556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye 4128 sayılı Yasa'ylaeklenen 61/A maddesinin (c) bendinde, "61 inci maddede yazılı fiillerdenbirini işleyenler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına vealtıyüzmilyon liradan bir milyar liraya kadar para cezasına, ayrıcaişyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticarettenmen edilmelerine hükmolunur" denilmiştir.
İşlendiği ileri sürülen suç 556 sayılı Kanun HükmündeKararname'nin 61. maddesinin (c) bendinde tanımlanan nitelikte olduğundan busuça 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 4128sayılı Yasa'yla eklenen 61/A maddenin (c) bendinde öngörülen cezanınuygulanması gerekir. Bu nedenle, inceleme anılan bentle sınırlı olarakyapılması gerekir.
C- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuran Mahkeme, kanun hükmünde kararnamelere yasalarla cezahükümleri eklenmesinin normlar hiyerarşisine uygun olmadığını, 4128 sayılıYasa'nın 5. maddesi ile 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen 61/Amaddenin (c) bendinin, Anayasa'nın 7., 38. ve 87. maddelerine aykırı olduğunubelirterek iptalini istemiştir.
İtiraz konusu bentde, "61 maddede yazılı fiillerden biriniişleyenler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına ve altıyüzmilyonliradan bir milyar liraya kadar para cezasına, ayrıca işyerlerinin bir yıldanaz olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerinehükmolunur" denilmektedir.
Anılan Yasa'nın gerekçesinde de, Anayasa'nın 91 inci maddesinegöre temel haklar, kişinin hakları ve ödevleri ile bunların korunmasına ilişkinhususların kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemeyecek konulardan olduğu, bualanların mutlaka kanunla düzenlenmesinin gerektiği, Parlamentonun normlaşmasürecinin her safhasına hakim olduğu, mali ve diğer cezai hükümlerin kişilerinhaklarına taalluk eden özelliklere sahip olduğu şeklindeki düşüncelerdenhareketle, 560 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin etkin uygulanmasını teminbakımından ve onu tamamlayan bir düzenleme olarak söz konusu Kanun HükmündeKararnamenin bazı maddelerinde değişiklik yapılması ve muhtelif cezahükümlerinin ortaya konmasını temin maksadıyla 4128 sayılı Yasa'nın çıkarıldığıbelirtilmiştir.
Yasakoyucu, ceza hukuku alanında yasama yetkisini kullanırkenAnayasa'ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla, toplumdabelli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşitve ölçülerdeki ceza yaptırımları ile karşılanmaları gerektiği ve hangi hal vehareketlerin ağırlaştırıcı veya hafifletici neden olarak kabul edileceğikonularında takdir yetkisine sahiptir.
Zaman içinde toplumsal gereksinimleri karşılamak, kişi ve toplumyararının zorunlu kıldığı düzenlemeleri yapmak, toplumdaki değişikliklere koşutolarak alınan önlemlerin etkisini artırmak ya da bunları hafifletmek veyaortadan kaldırmak yetkisi yasakoyucuya aittir.
Anayasa'nın 38. maddesinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlikönlemlerinin ancak yasayla konulacağı belirtilmiş, 91. maddesinin ilkfıkrasında da, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Bakanlar Kurulu'na kanunhükmünde kararname çıkarma yetkisi verebileceği, ancak sıkıyönetim veolağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevlerin kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemeyeceği öngörülmüştür. Suç ve cezalara ilişkinesasları düzenleyen 38. madde Anayasa'nın ikinci kısmının ikinci bölümünde yeraldığından bu konudaki düzenlemelerin kanun hükmünde kararname ile yapılmasıolanaklı değildir.
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun HükmündeKararname'nin 61/A maddesinin (c) bendi, 4128 sayılı Yasa ile eklendiğindenAnayasa'nın cezaların yasa ile düzenlenmesi gereğine uyulmuştur. Ayrıca, Anayasa'daKanun Hükmünde Kararnamelerin yasayla değiştirilmesini veya bunlara maddeeklenmesini engelleyen bir kural da bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, itiraz konusu (c) bendi Anayasa'nın 38. maddesineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Konunun Anayasa'nın 7. ve 87. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
24.6.1995 günlü, 556 sayılı "Markaların Korunması HakkındaKanun Hükmünde Kararname"nin 4128 sayılı Yasa ile eklenen 61/A maddesininbirinci fıkrasının (c) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, 18.6.2003 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN