ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2000/42
Karar Sayısı : 2001/361
Karar Günü: 10.12.2001
R.G. Tarih-Sayı :28.03.2002-24709
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay Onuncu Dairesi
İTİRAZIN KONUSU : 9.3.1988 günlü, 3417 sayılı "ÇalışanlarınTasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine DairKanun"un 6. maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının 18.11.1998günlü, Esas 1997/59, Karar 1998/71 sayılı kararla iptal edilen bölümü dışındakalan kısmının, Anayasa'nın 2., 5., 10. ve 35. maddelerine aykırılığı savıylaiptali istemidir.
I- OLAY
Altı yıldan fazla tasarrufta bulunan davacı tarafından, bu süreiçinde aylıklarından kesilen zorunlu tasarrufun, devlet katkısı ve nemalarıylabirlikte ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaliistemiyle açılan davanın temyiz aşamasında, Danıştay Onuncu Dairesi, 3417sayılı Yasa'nın itiraz konusu kurallarının Anayasa'ya aykırı olduğukanısına varan Danıştay 10. Dairesi iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
3417 sayılı Yasa'nın itiraz konusu fıkra ve bölümü de içeren 6.maddesi şöyledir:
"Madde 6.- Emeklilik veya ölüm halinde biriken tasarrufkesintileri ile Devlet ve işveren katkıları, Bağ-Kur kapsamında olanlarbakımından tasarruf tutarları ve Devlet katkıları, ilgililere veya kanunîmirasçılarına neması ile birlikte ödenir.
En az 15 yıl tasarrufta bulunanlara istedikleri takdirde birikentasarruf kesintileri, Devlet ve işveren katkıları, Bağ-Kur kapsamında olanlarbakımından tasarruf tutarları ve Devlet katkıları ile bunların nemasınıntoplamının 3/5'i ödenir.
En az 6 yıl tasarrufta bulunanlara istedikleri takdirde sadecebiriken tasarruf kesintileri, Bağ-Kur kapsamında olanlar bakımından tasarruftutarları ödenir. (Bu fıkra Anayasa Mahkemesi'nin E.1997/59, K.1998/ 71 sayılıkararıyla kısmen iptal edildi.)
İkinci ve üçüncü fıkralara göre ödeme yapılanlara tasarrufkesintisi, Devlet veya işveren katkıları, Bağ-Kur kapsamında olanlar bakımındantasarruf tutarları ve Devlet katkıları ile nemanın ödenmeyen kısmı 3 üncü maddeuyarınca T.C. Ziraat Bankası Ankara Merkez şubesinde açılacak hesaba nemaolarak kaydedilir ve bunlar bu Kanunda belirtilen imkânlardan, işe yenibaşlayanlar gibi değerlendirilmek suretiyle yeniden yararlanabilirler.
En az iki yıl tasarrufta bulunanlara istedikleri takdirde,tasarruf kesintileri, Devlet veya işveren katkıları; Bağ-Kur kapsamında olanlarbakımından tasarruf tutarları ve Devlet katkıları toplamı üzerinden tahakkukedecek nemanın 1/3'ü her yıl ödenir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millîdayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürkmilliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 5.- Devletin temel amaç ve görevleri, TürkMilletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyetive demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adaletilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyalengelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesiiçin gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."
3- "MADDE10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
5- "MADDE 35.- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla , kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Nurettin TURAN, Fulya KANTARCIOĞLU, MahirCan ILICAK, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve Ahmet AKYALÇIN'ınkatılmalarıyla 6.7.2000 günü yapılan ilk inceleme toplantısında; dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, sınırlama sorununun esasinceleme evresinde ele alınmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen yasa kuralı ile aykırılık savına dayanak yapılanAnayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Sınırlama yapılmasına gerek görülmeyerek işin incelenmesinegeçildi.
A- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1- Anayasa'nın 2., 5. ve 35. Maddeleri Yönünden İnceleme
Başvuru kararında, tasarruf kesintisi yapılan kişilerinhesaplarında biriken tasarrufları ile işveren/Devlet katkısı ve nemanın kimikoşullara bağlı tutularak kısmen veya tamamen ödenmemesinin mülkiyet hakkına,tasarruf kesintisi yapılması yönünden aynı konumda olmalarına karşın bunlarınbelli süreler gözetilerek geri ödemelerinde farklılık yaratılmasının iseeşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz konusu kurallarınAnayasa'nın 2., 5., 10. ve 35. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın mülkiyet hakkı başlığını taşıyan 35. maddesinde;"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamuyararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplumyararına aykırı olamaz" denilmektedir.
Mülkiyet hakkı kişiye yasal sınırlar içinde kalmak ve toplumyararına aykırı olmamak kaydıyla sahibi olduğu şeyi dilediği biçimde tasarrufolanağı verir. Anayasa'nın 13. maddesine göre, temel hak ve hürriyetler,özlerine dokunulmaksızın, yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerindebelirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Busınırlamalar Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâikCumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkelerine aykırı olamaz.
Demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıpgüvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunuptümüyle kullanılamaz hale getiren sınırlamalar, demokratik toplum düzenigerekleriyle uyum içinde sayılamaz. Bu nedenle, özgürlükler, istisnaî olarak veancak temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmamak koşuluyla demokratiktoplum düzeninin sürekliliği için zorunlu olduğu ölçüde sınırlandırılabilirler.
Önceki kararımızda da belirtildiği gibi çalışanların aylık veücretlerinden 3417 sayılı Kanun uyarınca kesilen ve tasarrufu teşvik hesabındatoplanan tasarruf tutarları üzerinde mülkiyet hakları bulunmaktadır. Adıgeçenlerin Devlet katkısı ve nema üzerindeki hakları ise alacak hakkıdır. Budurumda, itiraz konusu düzenlemelerle anılan miktarların sistemden çıkankişilere verilmesini engelleyerek haksızlığa uğratılması Anayasa'nın 2. ve5. maddelerinin amacına aykırıdır.
Yasa'nın 3. maddesine göre, çalışanların aylık ve ücretlerininbelli bir yüzdesi üzerinden hesaplanarak ve ilgililerin tasarruf kesintisineeklenerek tasarrufu teşvik hesabına yatırılan Devlet/işveren katkısı ilekatkının ve tasarruf kesintisinin birlikte değerlendirilmesiyle oluşannemaların mülkiyet hakkı kapsamında olduğu tartışmasızdır. Bu durumda,sözkonusu tutarların belli sürelere bağlanarak kısmen veya tamamen ödenmesininengellenmesi mülkiyet hakkının özünü zedelemekte ve onu kullanılmaz halegetirmektedir.
Bu nedenle kurallar Anayasa'nın 13. ve 35. maddelerine aykırıdır.İptali gerekir. Kuralların Anayasa'nın 2. ve 5. maddeleri yönündenincelenmesine gerek görülmemiştir.
2- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuru kararında, sistemden ayrılma olanağına 6 yıl tasarruftansonra sahip olan ilgililere kendi adlarına açılan hesapta toplananDevlet/işveren katkılarının ve nemalarının ödenmeyerek sistemdeki diğerkişilerin hesaplarına nema olarak aktarılmasının diğer kişilerin sebepsizzenginleşmelerine yol açtığı vurgulanarak itiraz konusu fıkraların eşitlikilkesine de aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Anayasa'nın 10. maddesinde, "Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veyasınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar" denilmektedir.
Buna göre yasaların uygulanmasında dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayrılığı gözetilmeyecek ve bunedenlerle eşitsizliğe yol açılmayacaktır. Bu ilkeyle, birbirlerinin aynıdurumunda olanlara ayrı kuralların uygulanması ve ayrıcalıklı kişi vetoplulukların yaratılması engellenmektedir. Yasa önünde eşitlik, herkesin heryönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. KimilerininAnayasa'nın 13. maddesinde öngörülen nedenlerle değişik kurallara bağlıtutulmaları eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Durum ve konumlarındakiözellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve değişikuygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesizedelenmez.
Çalışanların aylık ve ücretlerinden yapılacak tasarruf kesintisiDevlet/işveren katkısı ve bunlara ilişkin nemaların ödenmesinde ilgililerintasarruf süreleri ve özel durumlarına göre gruplandırılarak farklı kurallarabağlı tutulmalarında eşitlik ilkesine aykırılık bulunmamakta ise de, tasarrufkesintisi, Devlet/işveren katkısı ve nemalar üzerindeki sahip olduklarımülkiyet hakkı bakımından aynı konumda oldukları açıktır. Bu nedenle, 3417sayılı Yasa'ya tâbi çalışanlar arasında ayrıma gidilerek bunlardan kimilerineödeme yapılmaması veya kısmen yapılması Anayasa'nın 10. maddesine aykırıdır.Kuraların iptali gerekir.
C- İptalin Diğer Kurallara Etkisi
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında kanun'un 29. maddesinin ikinci fıkrasında, yasanın belirlikurallarının iptali, diğer kimi kurallarının veya tümünün uygulanmamasısonucunu doğuruyorsa, bunların da Anayasa Mahkemesi'nce iptaline kararverilebileceği öngörülmektedir.
3417 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarınıniptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan aynı maddenin dördüncü fıkrasının2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun'un 29. maddesinin ikinci fıkrası gereğince iptaline karar verilmesigerekir.
VI- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasanın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, kanunhükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez." denilmekte; Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesinin dördüncüfıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır. Maddenin beşinci fıkrasında ise,Anayasa Mahkemesi'nin, iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu kamudüzenini tehdit veya kamu yararını ihlâl edici mahiyette görürse yukarıdakifıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmektedir.
3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve BuTasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanun'un 6. maddesinin ikinci fıkrasıile üçüncü fıkrasının (daha önce iptal edilmeyen hükümlerinin) ve dördüncüfıkrasının iptali nedeniyle belirli sürelerle tasarrufta bulunduktan sonrasistemden çıkmak isteyenlere yapılacak ödemelerle ilgili herhangi bir düzenlemekalmayacaktır. Doğacak bu hukuksal boşluk, kamu düzeni ve kamu yararını bozucunitelikte olduğundan gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla iptal kararınınResmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesiuygun görülmüştür.
VII- SONUÇ
9.3.1988 günlü, 3417 sayılı "Çalışanların Tasarrufa TeşvikEdilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanun"un 6.maddesinin;
A- İkinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
B- Üçüncü fıkrasının, 18.11.1998 günlü, E. 1997/59, K. 1998/71sayılı kararla iptal edilen bölümü dışında kalan kısmının Anayasa'ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE,
C- İkinci ve üçüncü fıkralarının iptali nedeniyle uygulanmaolanağı kalmayan dördüncü fıkrasının 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesinin ikinci fıkrası gereğinceİPTALİNE,
D- İptal edilen kuralların doğuracağı hukuksal boşluk kamuyararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesininüçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşincifıkraları gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDANBAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,
10.12.2001 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Rüştü SÖNMEZ
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Enis TUNGA