ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2000/56
Karar Sayısı : 2000/28
Karar Günü : 17.10.2000
R.G. Tarih-Sayı :R.G.'de yayımlanmamıştır. (Red)
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Haymana Sulh CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 1.3.1926 günlü, 765sayılı "Türk Ceza Kanunu'nun 6123 sayılı Yasa ile değiştirilen 513.maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 10., 35., 45. ve 166.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, MahirCan ILICAK, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve Ahmet AKYALÇIN'ınkatılımlarıyla 17.10.2000 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dava dosyasıve ekleri, ilk inceleme raporu, iptali istenilen Yasa kuralları, dayanılanAnayasa kurallarıyla, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler bakmaktaoldukları davada uygulayacakları yasa ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddî olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için AnayasaMahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elindeyöntemince açılmış ve görevine giren bir davanın bulunması ve iptaliistenen kuralların da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacakyasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümündeveya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktekikurallardır.
Dava konusu olayda, sanıkların Yenice beldesi sınırları içindebulunan 828 nolu parsele tecavüz ettikleri ileri sürülerek Türk Ceza Kanunu'nun513/2. ve 522. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için kamu davasıaçılmıştır.
Türk Ceza Kanunu'nun 513. maddesinin ikinci fıkrasında "Köyhükmi şahsiyetine ait olduğunu veya öteden beri köylünün müşterek istifadesineterkedilmiş bulunduğunu, bilerek mera harman yeri, yol ve sulak gibigayrimenkulleri kısmen veya tamamen zapt ve tasarruf eden veya sürüp eken kimsehakkında birinci fıkrada yazılı cezalar tatbik olunur" denilmektedir. Bunagöre sadece köy orta mallarına yapılan tecavüzler cezalandırılmakta, Belediyeteşkilatı sınırları içindeki taşınmazlara yapılan tecavüzler ise kapsam dışındakalmaktadır.
Elatılan taşınmaz, köy tüzelkişiliğine ait olmayıp YeniceBelediyesi sınırları içinde bulunduğundan, Türk Ceza Kanunu'nun 513. maddesininikinci fıkrası, bakılmakta olan davada uygulanacak kural değildir.
Açıklanan nedenlerle, başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliğinedeniyle reddi gerekir.
Yalçın ACARGÜN, Ali HÜNER, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ile AhmetAKYALÇIN bu görüşe katılmamışlardır.
II- SONUÇ
1.3.1926 günlü, 765 sayılı "Türk Ceza Kanunu"nun 6123sayılı Yasa ile değiştirilen 513. maddesinin ikinci fıkrası başvuruda bulunanMahkeme'nin davada uygulayacağı kural olmadığından, buna ilişkin itirazınMahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, Yalçın ACARGÜN, Ali HÜNER, ErtuğrulERSOY, Tülay TUĞCU ile Ahmet AKYALÇIN'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 17.10.2000gününde karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
KARŞIOYYAZISI
Haymana Yenice Beldesi sınırları içinde bulunan ve evvelce köytüzelkişiliği adına orta malı olarak tescil edilen parsele sanıklarca vakitecavüz nedeniyle eylemlerine uyan TCK'nun 513. maddesinin ikinci fıkrası ve522. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle haklarında kamu davasıaçılmış, davayı gören Mahkeme, TCK'nun 513. maddesinin ikinci fıkrasınınAnayasa'ya aykırılığı savıyla iptali için başvurmuştur. Mahkememizce yapılanilk inceleme toplantısında, iptali istenilen kuralın görülmekte olan davadauygulanacak kural olmadığından başvuran Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyleitirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz gerekçeli kararında da belirtildiği gibi, görülmekteolan bir davada uygulanacak yasa kuralları, o davanın değişik evrelerinde ortayaçıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu, ya da olumsuzyönde etki yapacak nitelikte bulunan, diğer bir ifadeyle gözönünde tutulacakkurallardır.
Bakılmakta olan davada, sanıkların köyün ortak malı olarak tesciledilen parsele vaki tecavüzleri nedeniyle TCK'nun 513/2. maddesi uyarıncacezalandırılmaları istemiyle haklarında kamu davası açılmıştır. İtirazen iptaliistenilen ikinci fıkrada "Köy hükmî şahsiyetine ait olduğunu veya ötedenberi köylünün müşterek istifadesine terkedilmiş bulunduğunu bilerek mer'a,harman yeri, yol ve sulak gibi gayrimenkulleri kısmen veya tamamen zapt vetasarruf eden veya sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalartatbik olunur" denilmektedir. Buna göre yetkili ve görevli Mahkeme, bakmaktaolduğu davada sanıkların sürüp ekmek suretiyle tecavüzde bulundukları ilerisürülen taşınmazın kime ait olduğunu, köy hükmî şahsiyetine ait olup olmadığınıveya köylünün müşterek kullanmasına bırakılıp bırakılmadığını, bu yerin mer'a,harman yeri, yol ve sulak vasfında bulunup bulunmadığını, sanıkların da bu gibiyerlere tecavüz edip etmediklerini araştıracak ve dolayısıyla sanıklara îsnatolunan suçun subuta erip ermediğinin tesbiti için iptali istenilen itirazkonusu kuralları gözönünde tutacak ve böylece bu kurallar, davanın çözümündeveya davayı sonuçlandırmada etkili olacak ve doğrudan doğruya davadauygulanacak kurallardır.
Davaya bakan Mahkeme, yaptığı yargılamada, sanıkların tecavüzettikleri yerin, köy tüzelkişiliğine ait olmadığı, belediye (belde) sınırlarıiçinde olduğu sonucuna varacak olursa, yasal unsurları itibariyle oluşmayanmüsnet suçtan sanıkların beraetine karar verecek veya dosyada mevcut Yargıtay8. Ceza Dairesi'nin 2.11.1993 gün, 1993/9895-10726 esas-karar sayılı ilâmındada kabul edildiği gibi suç unsurlarının oluşması halinde 3091 sayılı Yasa'yaaykırılıktan söz edilebilecektir ki, her iki durumda da Mahkeme itiraz konusukuralları bu davada gözönünde bulunduracak ve böylece bu kurallar, davayısonuçlandırmada olumlu veya olumsuz yönde etkili olacaktır. Ayrıca sanıklarınTCK'nun 513. maddesinin itirazen iptali isteminden ikinci fıkrası uyarıncacezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, sürüp ekilmek suretiyletecavüz edilen taşınmazın köy sınırları içinde olup olmadığının tesbitindensonra 3091 sayılı Yasa'nın uygulanabilirliğini tartışmak ve bunu kabul etmekbile söz konusu fıkranın bu davada olumsuz yönden de olsa uygulanacak kuralolduğunu açıkça göstermektedir. Diğer yönden, itiraz konusu fıkranın budavada uygulanacak kural olarak kabulünün de Anayasa yargısının işlevine dahauygun olacağı şüphesizdir.
Açıklanan nedenlerle, TCK'nun 513. maddesinin itiraz konusu ikincifıkrası, bakılmakta olan davada uygulanacak kural niteliğinde olduğundan aksiyönde oluşan çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Ali HÜNER
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN