ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2000/75
Karar Sayısı : 2002/200
Karar Günü : 17.12.2002
Resmi Gazete tarih/sayı: 8.11.2003/25283
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul 2 No'luİdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 31.8.1956 günlü, 6831 sayılıOrman Kanunu'nun 3373 sayılı Yasa ile değiştirilen 17. maddesinin üçüncüfıkrasının Anayasa'nın 63. ve 169. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I- OLAY
İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Rumelifeneri Mevkiindeki MavromolozDevlet Ormanı içinde bulunan alana üniversite kurulması amacıyla bedelli izinverilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle Orman Bakanlığı'na karşı açılandavada, Mahkeme, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısınavararak iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
İptali istenen kuralı da içeren 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17.maddesi şöyledir:
"MADDE 17- Devlet ormanları içinde bu ormanlarınkorunması, istihsal ve imarı ile alâkalı olarak yapılacak her nevi bina vetesisler müstesna olmak üzere her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanlarınbarınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi veorman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veyaaçıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsunkesme, sökme, budama veya boğma yollariyle elde edilecek yerlerde buralardayapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz.Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan yerlerde husulegelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmî daire ve müesseselerihtiyacına tahsis olunur.
(Değişik 3. Fıkra: 3373 - 22.5.1987) Turizm alan ve merkezleridışında kalan Devlet ormanlarında kamu yararına olan her türlü bina ve tesisleriçin gerçek ve tüzelkişilere, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca bedelikarşılığı izin verilebilir. Bu izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Devletçeyapılan tesisler dışında kalan her türlü bina ve tesisler izin süresi sonundaeksiksiz ve bedelsiz olarak orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçer. Ancakişletmenin maksadına uygun faaliyet gösterdiği Orman Genel Müdürlüğüncebelgelenen hak sahiplerinin kullanma hakları yer, bina ve tesislerin rayiçdeğeri üzerinden belirlenecek yıllık bedelle doksandokuz seneye kadaruzatılabilir. Bu durumda devir işlemleri bu uzatma sonunda yapılır. Turizmamaçlı tesisler için hak sahipleri adına tapuda irtifak hakkı tesis edilir.İzin ve irtifak hakları amaç dışı kullanılamaz.
(Ek Fıkra: 2896 - 23.9.1983) Yukarıdaki fıkrada belirtilen bina vetesislerin, hükmî şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya hususîormanlarda yapılmak istenmesi halinde, Maliye Bakanlığının görüşü alınmaksızınTarım ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde, kullanım bedeli,süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygunolarak taraflarca tespit olunur."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 63. ve 169.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüş, Mahkememizce de 7. maddesiyle ilgisigörülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU,Mahir Can ILICAK, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve AhmetAKYALÇIN'ın katılmalarıyla 31.10.2000 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, sınırlamasorununun esas inceleme evresinde ele alınmasına oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenilen yasa metni, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kurallarıyla bunlarıngerekçeleri ve diğer belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A- Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için AnayasaMahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmışve Mahkeme'nin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenenkuralların da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasakuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veyadavayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktekikurallardır.
İtiraz konusu üçüncü fıkranın birinci tümcesi dışında kalankuralların tahsis işlemi yapıldıktan sonraki evreyi ilgilendirmesi nedeniyledavada uygulanacak kural niteliği bulunmamaktadır. Bu nedenle, 31.8.1956 günlü,6831 sayılı "Orman Kanunu"nun 17. maddesinin 3373 sayılı Yasa iledeğiştirilen üçüncü fıkrasının birinci tümcesi dışında kalan bölümü itirazbaşvurusunda bulunan Mahkeme'nin davada uygulayacağı kurallar olmadığından,bunlara ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine,incelenen tümcede ayrıca sınırlama yapılmasına yer olmadığına, 17.12.2002gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru dilekçesinde, Orman Kanunu'nun 17. maddesinin itirazkonusu üçüncü fıkrasında kamu yararına olmak koşuluyla tahsise olanakverilirken, kamu yararı kavramının her somut olayda ayrı ayrı ele alınması vedeğerlendirilmesi zorunluluğunun bir tarafa bırakıldığı, böylece, korunmasıAnayasa'yla güvenceye bağlanmış olan orman arazilerinin kullanıma açılmasısonucunun doğduğu, Devlet ormanlarının irtifak hakkına konu olabilmesinin,Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkında Yönetmelik'in 49. maddesinde öngörüldüğü biçimdeormanlarda yapılması zaruri tesis veya işletme olması koşuluna bağlanmasıgerektiği, bu durumda itiraz konusu fıkrayla kamu yararına olan her türlü binave tesis yapımı için, bedeli ödenmesi koşuluyla orman arazilerinin tahsisineolanak verilmesinin Anayasa'nın 63. ve 69. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmektedir.
Anayasa'nın 169. maddesinde, ormanların ülke yönünden taşıdığıbüyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılıdüzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılı düzenlemenin, ülkemizdeorman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçeğinden kaynaklandığı kuşkusuzdur.Maddenin birinci fıkrasında, Devletin, ormanların korunması ve sahalarınıngenişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı, bütünormanların gözetiminin Devlete ait olduğu, ikinci fıkrasında, Devletormanlarının mülkiyetinin devrolunamayacağı, Devlet ormanlarının kanuna göre,Devletçe yönetileceği ve işletileceği, bu ormanların zamanaşımı ile mülkedinilemeyeceği ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı, üçüncüfıkrasında da, ormanlara zarar verebilecek hiç bir faaliyet ve eyleme izinverilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Anayasa'nın 7. maddesinde ise, "Yasamayetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetkidevredilemez" denilmektedir.
Orman Kanunu'nun 17. maddesinin üçüncü fıkrasının ilk tümcesiuyarınca, Anayasa ile korunan ve yasaklanan alanlar, kapsam dışıbırakılmaksızın ve kamu yararının zorunlu kıldığı durumlarla ilgili herhangibir çerçeve çizilmeksizin, turizm alan ve merkezleri dışında kalan Devletormanlarında kamu yararına olan her türlü bina ve tesis yapılması için OrmanBakanlığı'nca gerçek ve tüzelkişilere bedeli karşılığı izin verilebilmektedir.Bu durumda, orman arazilerinin bedeli karşılığında tahsisi için sadece kamuyararının varlığı yeterli görülmekte, ancak bu kavramın sınırlarınınbelirlenmemesi ve çerçevesinin çizilmemesi nedeniyle idareye çok geniş takdiryetkisi tanınmış olmaktadır. Anayasa'nın 169. maddesinde öngörülen "kamuyararı dışında irtifak hakkına konu olamaz" tümcesine dayanılarak kamuyararının bulunduğu gerekçesiyle gerçek ve tüzel kişilere bina ve tesisleryapmak üzere orman arazileri tahsis edilemez. Devlet ormanlarının gerçek vetüzelkişilere tahsisinin, karayolları, telefon, elektrik, su, gaz, petrol boruisale hatları, savunma tesisleri, sanatoryum gibi öncelikli kamu hizmetlerininormandan geçmesi ya da anılan bina ve tesislerin orman arazileri üzerindeyapılması zorunluluğu bulunduğu hallerle sınırlı olması gerekir. Başka biranlatımla, kamu yararının bulunması ve zorunluluk hallerinde Devlet ormanlarıüzerinde ancak irtifak hakkı tesisine olanak tanınabilir.
Öte yandan, Anayasa'nın 169. maddesiyle ormanların özel olarakkorunduğu gözetilerek bu maddede geçen "kamu yararı" kavramının hangidurumları kapsadığının yasayla belirlenmesi gerekirken, bu yola gidilmeyereksöz konusu kavramın kapsam ve içeriğinin tespitinin idareye bırakılması, yasamayetkisinin devredilmezliği ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 7. ve 169.maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
İtiraz başvurusunda, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesininüçüncü fıkrasının Anayasa'nın tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasınailişkin 63. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmektedir. OrmanlarAnayasa'nın 169. maddesiyle özel koruma altına alındığından itiraz konusukuralın Anayasa'nın 63. maddesiyle ilgisi bulunmamaktadır.
VI- İPTAL KARARININ DİĞER MADDELERE ETKİSİ
2949 sayılı Yasa'nın 29. maddesinin ikinci fıkrasında,"Ancak, başvuru, kanunun, kanun hükmünde kararnamenin veya içtüzüğünsadece belirli madde veya hükümleri aleyhine yapılmış olup da, bu belirli maddeveya hükümlerin iptali kanunun, kanun hükmünde kararnamenin veya içtüzüğün bazıhükümlerinin veya tamamının uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, AnayasaMahkemesi, keyfiyeti gerekçesinde belirtmek şartıyla, kanunun, kanun hükmündekararnamenin veya içtüzüğün bahis konusu öteki hükümlerinin veya tümünün iptalinekarar verebilir" denilmektedir. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17.maddesinin üçüncü fıkrasının davada uygulanacak olan ilk tümcesinin iptaledilmesi sonucu, bu fıkranın kalan bölümü ile dördüncü fıkrasının uygulanmaolanağı kalmadığından 2949 sayılı Yasa'nın 29. maddesi uyarınca iptallerinekarar verilmesi gerekir.
VII- SONUÇ
31.8.1956 günlü, 6831 sayılı "Orman Kanunu"nun 17.maddesinin;
A- 3373 sayılı Yasa ile değiştirilen üçüncü fıkrasının birincitümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
B- Üçüncü fıkrasının, birinci tümcesinin iptali nedeniyle uygulanmaolanağı kalmayan diğer tümceleri ile maddenin dördüncü fıkrasının, 2949 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29.maddesinin ikinci fıkrası gereğince İPTALİNE,
17.12.2002 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Enis TUNGA
Üye
Mehmet ERTEN