ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2000/78
Karar Sayısı : 2002/31
Karar Günü : 19.2.2002
R.G. Tarih-Sayı :04.06.2002-24775
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara 4. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 23.1.1953 günlü,6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 60. maddesinin 7.6.1985 günlü,3224 sayılı Yasa ile değiştirilen birinci fıkrasının, Anayasa'nın 135.maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
İstanbul Tabip Odası, Türk Tabipleri Birliği Merkez KonseyiBaşkanlığına başvurarak; Odalarının 14000 civarında üyesi olmasına karşın TürkTabipler Birliği (TTB) Büyük Kongresinde 7 delege ile temsil edildiğini, 500üyesi olan bir Odanın da 7 delege gönderdiğini, bunun eşitsizliğe yol açtığınıbelirterek, Haziran 2000 tarihinde yapılacak Büyük Kongreye, Odalarının üyesayısına uygun bir delege sayısı ile katılımının sağlanmasını istemiştir.
Bu başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılandavada, 6023 sayılı Yasa'nın 60. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'yaaykırılık savını ciddî bulan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
23.1.1953 günlü, 6023 sayılı "Türk Tabipleri BirliğiKanunu"nun 3224 sayılı yasa ile değişik 60. maddesinin itiraz konusubirinci fıkrası şöyledir:
"Büyük Kongre Tabip Odaları Umumi Heyetince gizli reyleseçilen temsilcilerden teşekkül eder. Azası (200)'e kadar olanlar (3), (500)'ekadar olanlar (5) ve (500)'den yukarı olanlar (7) temsilci ve aynı sayıda yedekseçerler."
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralı şöyledir:
"MADDE 135.- Kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensupolanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerinikolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak,meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğüve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ilekanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilenusullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadî teşebbüslerinde aslîve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyetiaranmaz.
Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyettebulunamazlar.
Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının seçimlerindesiyasî partiler aday gösteremezler.
Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin idarî ve malî denetimineilişkin kurallar kanunla düzenlenir.
Amaçları dışında faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının sorumluorganlarının görevine, kanunun belirlediği merciin veya Cumhuriyet Savcısınınistemi üzerine mahkeme kararıyla son verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir.
Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veyasuçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmedesakınca varsa, kanunla bir merci, meslek kuruluşlarını veya üst kuruluşlarınıfaaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saatiçerisinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içindeaçıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar."
C- İlgili Anayasa Kuralı
İlgili görülen Anayasa kuralı şöyledir:
"MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti,toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarınasaygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkeleredayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8.maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANYARCIOĞLU, MahirCan ILICAK, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve Ahmet AKYALÇIN'ınkatılmalarıyla 29.11.2000 günü yapılan toplantıda, dosyada eksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunlarıngerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, 1961 ve 1982Anayasalarının yürütme bölümünde idare başlığı altında özel olarakdüzenlenmiştir. Üyelerinin çokluğu, ürettikleri iş ve hizmetlerin toplumuntemel ihtiyaçlarına yönelik olması ve ülke genelinde yaygınlığı; çoğulcudemokratik gelişim ortamında etkili bir sivil toplum örgütü rolündebulunmaları; örgütlülüğün üyelere getirdiği yararlar ile toplum çıkarlarınınuygun düzeylerde dengelenebilmesi ve demokratik toplum kültürünün, kamudüzeninde olumsuzluk yaratmadan derinleştirilebilmesi nedenleriyle bukuruluşlara kamusal nitelik kazandırılarak Anayasa'da yer verilmiştir.
Anayasa'nın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşları ve üst kuruluşlarının amaçları gösterilerek temel esaslarbelirlenmiş kuruluş, işleyiş ve denetimlerine ilişkin konuların kanunladüzenlenmesi öngörülmüştür.
6023 sayılı Yasa'nın 60. maddesinin itiraz konusu birincifıkrasında "Büyük Kongre Tabip Odaları Umumi Heyetince gizli reyle seçilentemsilcilerden teşekkül eder. Azası (200)'e kadar olanlar (3), (500)'e kadarolanlar (5) ve (500)'den yukarı olanlar (7) temsilci ve aynı sayıda yedekseçerler" denilmektedir.
Başvuru kararında, Anayasa'nın 135. maddesinde kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşları organlarının kendi üyeleri arasında yapılanseçimle oluşacağının öngörüldüğü, böyle bir seçimin de demokratik ilkelereuygun olması gerektiğinde kuşku bulunmadığı, bu durumda dava konusu kurallaantidemokratik, adaletsiz ve eşitliğe aykırı düzenleme getirilerek Birliğintemel organlarının oluşumunda ve işleyişinde demokrasinin olanaksız kılındığı,bunun da Anayasa'nın 135. maddesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmektedir.
A- Maddenin Birinci Fıkrasının İlk Tümcesinin İncelenmesi
Maddenin birinci fıkrasının ilk tümcesinde, Tabipler Birliği BüyükKongresinin, Tabip Odaları genel kurullarınca gizli oyla seçilen temsilcilerdenoluşacağı belirtilmiştir.
Anayasa'nın 135. maddesinin ilk fıkrasında "Kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; ... organları kendiüyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında,gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir" denilmektedir. İtiraz konusuilk tümce bu kurala koşut düzenleme içerdiğinden Anayasa'ya aykırıgörülmemiştir. İtirazın reddi gerekir.
B- Maddenin Birinci Fıkrasının İkinci Tümcesinin İncelenmesi
6023 sayılı Yasa'nın 60. maddesinin 3224 sayılı Yasa ile değişikbirinci fıkrasının itiraz konusu ikinci tümcesinde, "Azası (200)'e kadarolanlar (3), (500)'e kadar olanlar (5), ve (500)'den yukarı olanlar (7)temsilci ve aynı sayıda yedek seçerler" denilmektedir.
Başvuru kararında itiraz konusu kuralın, yalnızca Anayasa'nın 135.maddesine aykırılığı ileri sürülmekte ise de, 2949 sayılı "AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun"un 29. maddesiuyarınca Anayasa Mahkemesi ileri sürülen gerekçelerle bağlı olmadığından,ilgili görülen Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de inceleme yapılmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, lâikve sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir.
Demokrasinin en belirgin özelliği, adil bir katılımıgerçekleştirmeye yönelik serbest, eşit, genel oy ilkesine dayanan ve temsildeadaleti de gözeten seçimlerdir.
Anayasa'nın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşları ve üst kuruluşlarının "kanunla kurulan ve organları kendiüyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında,gizli oyla seçilen kamu tüzelkişileri" oldukları belirtilerek kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşların kuruluş ve işleyişlerinin demokratik esaslarauygun olması amaçlanmıştır.
İtiraz konusu kuralla sayısı kaç olursa olsun üyesi (500)'denyukarı olan Tabip Odalarının Büyük Kongreye katılımının yedi üyeylesınırlandırılarak odaların, Birlik Genel Kurulu'nda adil bir denge kurulmasınaelverişli sayıyla temsil edilmelerinin engellenmesi kamu kurumu niteliğindekimeslek kuruluşlarının oluşumunda demokratik ilkeleri esas alan Anayasa'nın 135.maddesi ile bağdaşmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 135. maddelerineaykırıdır. İptali gerekir.
Haşim KILIÇ, Tülay TUĞCU ve Enis TUNGA bu görüşe katılmamışlardır.
VI- İPTAL HÜKMÜNÜN YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, kanunhükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez." denilmekte; Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesinin dördüncüfıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır. Maddenin beşinci fıkrasında ise,Anayasa Mahkemesi'nin, iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu kamudüzenini tehdit veya kamu yararını ihlâl edici mahiyette görürse yukarıdakifıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmektedir.
6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 60. maddesinin 3224sayılı Yasa ile değiştirilen birinci fıkrasının ikinci tümcesinin iptalinedeniyle doğacak hukuksal boşluk, kamu düzeni ve kamu yararını bozucu nitelikteolduğundan gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla iptal kararının ResmîGazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygungörülmüştür.
VII- SONUÇ
23.1.1953 günlü, 6023 sayılı "Türk Tabipleri BirliğiKanunu"nun 60. maddesinin 3224 sayılı Yasa ile değiştirilen birincifıkrasının;
A- Birinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B- İkinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, HaşimKILIÇ, Tülay TUĞCU ile Enis TUNGA'nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
C- İptal edilen tümcesinin doğuracağı hukuksal boşluk kamuyararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesininüçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşincifıkraları gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDANBAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
19.2.2002 gününde karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Nurettin TURAN
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Aysel PEKİNER
Üye
Rüştü SÖNMEZ
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Enis TUNGA
KARŞIOYYAZISI
6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 60. maddesinde; TürkTabipleri Birliği büyük kongresine odalar adına katılacak temsilcilerinsayılarının saptanmasında demokratik usullere uyulmadığı bunun da Anayasa'nın135. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 135. maddesinin birinci fıkrasında, "Kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensupolanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerinikolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak,meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğüve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ilekanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilenusullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamutüzelkişilikleridir." denilmektedir.
Bu amaçla kurulan meslek birliklerinin kuruluş ve işleyişineilişkin yasalar incelendiğinde; hepsinin mesleğin müşterek menfaatini vemeslekî dayanışmayı gerçekleştirmeyi görev edindiği anlaşılmaktadır. Böyleceüyelerinin sayısal çokluğunun yarattığı sorunlarla yerel sorunlar Oda'lara özgüolduğundan ağırlıklı olarak odaların girişim ve faaliyetleri ile çözümlenecekancak sorun ülke çapında genişlik kazanmışsa o zaman müşterek mesleki menfaatedönüştüğünden birliklerce ilgilenilerek çözüme ulaştırılması gerekecektir. Buaçıdan birliklerin farklı menfaatleri ve sorunları temsil ve takip etmesisözkonusu değildir. Dolayısıyla büyük kongrede oda temsilcilerinin sayısınınazlığı veya çokluğu önem kazanamaz. Önemli olan bu temsilcilerin mensubuoldukları odalarca seçilerek büyük kongreye gönderilmesi ve böylece her odanınbüyük kongrede kendisini gereği gibi temsil edebilmesidir.
Demokratik düzenin en belirgin niteliği, adaletli katılım ilkesinigerçekleştirebilecek serbest ve eşit oy kurallarının uygulanmasıdır. Demokratikolmak, çoğunluğun azınlık üzerinde hakimiyet kurması değil her düşünce vemenfaatin adil ve dengeli bir şekilde yönetimde söz sahibi olmasını teminetmektir. Bu açıdan bakıldığında da, her biri eşit haklara sahip olan odaların,üye sayısı oranında büyük kongreye temsilci göndermesi halinde, üye sayısı çokolan, dolayısıyla fazla temsilci gönderen birkaç ilin odalarının kongreye hakimolması, kendi istek ve çıkarları doğrultusunda yönlendirmesi olanağı fazladır.Asıl bu durum, üye sayısı az olan odalar yönünden antidemokratik sonuçlardoğurur.
Belirtilen nedenlerle, adil ve makul bir katılımı sağlayan davakonusu kural Anayasa'ya aykırı olmadığından davanın reddi gerektiği görüşü ileçoğunluk kararına katılmıyoruz.
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Tülay TUĞCU
KARŞIOYYAZISI
Somut itiraz başvurusu yönünden, Anayasa Mahkemesi'nin görevi:Yasa'nın Anayasa'ya uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yorum yoluyla yenikriterler yaratılması veya varolan genel ilkeleri daha da genişleterek yeniuygunsuzluk ölçütleri belirlemesi, hukuk güvenliğini sarsarak hukuk devletiilkesini zedeleyecek, böylece, Anayasa Mahkemesi'nin hukukilik yerineyerindelik denetimine girmesine neden olacaktır.
Anayasa'da denetime esas açık bir kural aranmaksızın genel ilkelerdoğrultusunda uygunluk denetimine girilmesi, Mahkeme'nin Anayasa ile açıkçaverilmemiş bir yetkiyi kullanması anlamına gelir ki bu da, tanımınıAnayasa'mızın 2. maddesinde bulunan hukuk devleti ilkesinin, korumakla yükümlüAnayasa Mahkemesi tarafından doğrudan ihlâli anlam ve sonucunu doğurur.
Anayasa Mahkemesi, öncelikle Anayasa'mızın pozitif kurallarıışığında, Anayasa'ya aykırılık olup olmadığını araştırmakla yükümlü olup, adetayasakoyucu yerine geçerek yerindeliği araştırmak veya tartışmak gibi hukuksalve kurumsal bir fonksiyon üstlenemez.
Sadece, ayrı ve özel tüzelkişiliklere sahip meslek odalarınındeğil, odalara bağlı bireylerinde oranlı bir temsilinin sağlanmasına, âdil vedemokratik katılımcı temsile, tam olanaklı bulunmayan bu kuralla getirilensistemin, demokrasi, seçim ve temsil üçgeninde yeterlilik, elverişlilik veuygunluğu tartışılabilir ise de; Anayasa Mahkemesi'nin böyle bir anayasalyetkisi yoktur. Çünkü Anayasa Mahkemesi, araştırmasına konu normun haklılığını,doğruluğunu ve yeterliliğini, özetle yerindeliğini irdeleyemez. Görevi,Anayasa'ya uygunluğunun araştırılması ile sınırlı olup, adeta olumsuz yasamaişlevi yaparak kendi yargısını, yasama organı yargısı yerine koyamaz.
Denetiminde, Anayasa Mahkemesi geniş ve zorlayıcı yorumlaragirmeden, somut anayasal normları ölçüt almalıdır. Ancak bu anayasal işleviniyerine getirirken, anayasal kuralların ve ilkelerin dondurulmasını önleyerek,hızla değişen toplumsal gerçeklerle gereksinimlere uydurmak, yorum yoluylaAnayasa'nın gelişmesi görevini hassas bir dengede sürdürmek ve fakat sübjektifve genel yorumlarla Anayasa'nın özünde, zorlamalarla değişikliğe neden olmamakyükümlülüğündedir.
Pozitif hukuk kuralları arasındaki hiyerarşi gereği, üst normnitelik ve gücündeki anayasal kurallarla açıkça çelişip çatışmayan bu Yasa'nıngenişletici yorum yoluyla demokratik temsile en elverişli ve en uygun olmadığıgörüş ve kabulüyle, üstün, bağlayıcı, temel ve pozitif hukuk kuralları yerine,tabii hukuk ilkelerine dayanan ve sonuçta Anayasa'ya aykırılığını kabul edençoğunluk görüşüne karşıyım.
Üye
Enis TUNGA