ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2001/143
Karar Sayısı : 2004/11
Karar Günü : 10.2.2004
Resmi Gazete Tarih/Sayı : 12.5.2004/25460
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Eceabat Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 17.2.2000 günlü, 4533 sayılı“Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kanunu”nun 6. maddesinin birincifıkrasının (b) bendi ile ikinci fıkrasının Anayasa'nın 10. ve 38. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sanıkların millî park sınırları içinde belirlenen yerler dışındaateş yaktıkları iddiasıyla haklarında açılan kamu davasında, itiraz konusukuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4533 sayılı “Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kanunu”nunitiraz konusu kuralları da içeren 6. maddesi şöyledir:
“Madde 6 - Milli Park sınırları içinde;
a) Belirlenen yerlerden başka yerde gecelemek, mevzuat gereği izinverilen yerler haricinde, halkı rencide edecek, rahatını ve huzurunu bozacakşekilde alenen alkollü içki içmek,
b) Belirlenen yerler dışında ateş yakmak veyaizin verilen yerlerde yakılan ateşi söndürmeden mahallini terk etmek,
c) Sönmemiş sigara veya her türlü yakıcı madde atmak,
d) Milli Park sınırları içinde ve bu sınırlara dört kilometremesafede anız veya benzeri bitki örtüsünü yakmak,
Yasaktır.
Birinci fıkranın; (a) bendinde belirlenen fiili işleyenler onaltımilyon lira hafif para cezası, (b) ve (c) bendlerinde belirtilen fiilleriişleyenler iki yıldan aşağı olmamak üzere hapis, yüzaltmış milyonliradan sekizyüz milyon liraya kadar ağır para cezası, (d) bendindebelirtilen fiilleri işleyenler dört yıldan aşağı olmamak üzere hapis, sekizyüzmilyon liradan dört milyar sekizyüz milyon liraya kadar ağır para cezası ilecezalandırılır.
Milli Park sınırları içinde tedbirsizlik ve dikkatsizlik ile ormanyangınına sebebiyet verenler beş yıldan on yıla kadar hapis vedörtmilyarsekizyüzmilyon liradan sekizmilyar liraya kadar ağır para cezası ilecezalandırılır. Kasten orman yakanlar ise oniki yıldan onbeş yıla kadar ağır hapisve sekiz milyar liradan onaltı milyar liraya kadar ağır para cezasına mahkûmedilir.
İkinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen suçların işlenmesinedeniyle yanan orman alanı üç hektardan fazla olduğu takdirde verilecekcezalar bir kat artırılır. İkinci fıkradaki fiilden bir kişinin hayatıncatehlike hasıl olursa verilecek cezalar ayrıca dörtte bir oranında; ölüm meydanagelirse yarısı oranında artırılır. Üçüncü fıkradaki fiilden bir kişininhayatınca tehlike hasıl olursa verilecek cezalar bir misli artırılır; ölümmeydana gelirse müebbet ağır hapis cezasına hükmedilir.
Terör amacı ile bir örgüte mensup kişi ve/veya kişilerce ormanlarıyakanlar yirmidört yıldan otuz yıla kadar ağır hapis, kırkmilyar liradanseksenmilyar liraya kadar ağır para cezasına mahkûm edilir. Yanan orman alanıbir hektardan fazla olduğu veya bir şahsın hayatınca tehlike hasıl olduğutakdirde müebbet ağır hapis cezasına hükmedilir. Yangın sebebiyle ölüm meydanagelirse fiili işleyen veya işleyenlere ölüm cezası verilir. Terör amacı ile busuçu işleyenler hakkındaki davalara 16.6.1983 tarihli ve 2845 sayılı DevletGüvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanungereğince Devlet Güvenlik Mahkemelerince bakılır.
Milli Park sınırları içinde;
a) 6 ncı maddede sayılan fiiller dışında kalan ve 31.8.1956tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu, 5.5.1937 tarihli ve 3167 sayılı KaraAvcılığı ve 22.3.1971 tarihli ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununda yasaklananfiillerin işlenmesi halinde cezalar iki misli artırılır.
b) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 112, 113 ve114 üncü maddelerine göre istenecek tazminat ve ağaçlandırma gideri bir misliartırılır.
İki, üç ve dördüncü fıkralarda gösterilen cezalar için 13.7.1965tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü ve 6 ncımaddeleri uygulanmaz.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 10. ve 38. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, FulyaKANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve AhmetAKYALÇIN'ın katılımlarıyla, 27.2.2001 günü yapılan ilk inceleme toplantısındadosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELEMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulü Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'neitiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.
İtiraz yoluna başvuran mahkeme, Milli Park sınırları içindebelirlenen yerler dışında ateş yakmak veya izin verilen yerlerde yakılan ateşisöndürmeden mahallini terk etmek fiilini belirleyen 4533 sayılı Yasa'nın 6.maddesinin (b) bendi ile birinci fıkradaki eylemlere verilecek cezayı öngörenikinci fıkrasının iptalini istemiş ise de, işlendiği iddia edilen suç MilliPark sınırları içinde ateş yakmak olduğundan, kurala ilişkin esas incelemenin4533 sayılı “Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kanunu”nun 6. maddesinin;
1- Birinci fıkrasının (b) bendinin, “Belirlenen yerler dışındaateş yakmak ...” bölümüyle,
2- İkinci fıkrasının, “... iki yıldan aşağı olmamak üzere hapis,yüzaltmış milyon liradan sekizyüz milyon liraya kadar ağır para cezası, ...”bölümünün, (b) bendindeki “Belirlenen yerler dışında ateş yakmak ...” suçuyönünden, sınırlı olarak incelenmesine, 10.2.2004 gününde oybirliğiyle kararverildi.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, diğer yasalarda yangına dönüşmeyen ateş yakmaeylemi cezalandırılmadığı halde, düzenlemeyle Gelibolu Yarımadası Tarihi MilliParkı'na özgü yeni bir suç tipinin oluşturulduğu, bu coğrafya içindeyaşayanlarla bunun dışındakiler arasında eşitsizlik yaratıldığı, fiile aşırıceza öngörüldüğü, suçun oluşumunun idareye bırakıldığı, bu nedenlerle itirazkonusu kuralların, Anayasa'nın 10. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Yasa'nın itiraz konusu 6. maddenin itiraz konusu birincifıkrasının (b) bendinde, milli park sınırları içinde belirlenen yerler dışındaateş yakmak veya izin verilen yerlerde yakılan ateşi söndürmeden mahallini terketmek eylemi yasaklanmış, ikinci fıkrasında bu fiilleri işleyenlerin iki yıldanaşağı olmamak üzere hapis, yüzaltmış milyon liradan sekizyüz milyon lirayakadar ağır para cezası ile cezalandırılacakları öngörülmüştür.
Hukukun temel ilkeleri arasında yer alan eşitlik ilkesine,Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre herkes, dil, ırk, renk,cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerleayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreyeveya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar.
“Yasa önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar içinsöz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür.Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynıişleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalıktanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklaraayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağıanlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar içindeğişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı,ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörüleneşitlik ilkesi zedelenmez.
Yasakoyucu, itiraz konusu kurallarla, tarihin en büyüksavaşlarından birine sahne olmuş ve savaşta ölen yüzbinlerce insanın anısınıulus ayırımı gözetmeden yaşatan bir bölge olan Gelibolu Milli Parkını korumakamacıyla özel bir düzenleme getirmiştir.
Bölgenin, tarihsel geçmişi, sert rüzgarlara açık konumu ve bunabağlı olarak korumada genel hükümlerin yetersiz kalması, daha önce büyük birorman yangını geçirmiş olması bölgenin tüm çevresiyle özel bir korumayaalınmasını gerekli kılmıştır. Bu özelliği nedeniyle Gelibolu Milli Parkındanyararlananlarla, bu bölge ile farklı özellikler taşıyan diğer bölgelerdenyararlananların aynı hukuksal kurallara tabi tutulmamasında eşitlik ilkesineaykırılık yoktur.
Öte yandan, Anayasa'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlığınıtaşıyan 38. maddesinin birinci fıkrasında, “kimse, işlendiği zaman yürürlüktebulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçuişlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir cezaverilemez”, üçüncü fıkrasında ise, “Ceza ve ceza yerine geçengüvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur” denilmektedir.
Yasakoyucu, Anayasa'nın 38. maddesinde öngörülen ilkeler ile cezahukukunun genel ilkelerini ve kamu yararını gözeterek hangi eylemlerin suçsayılacağını, bu suçlara ne miktar ve ne çeşit ceza verileceğini, hangicezaların nasıl uygulanacağını saptayabilir.
Kaldı ki, suçun maddî unsurunun Bakanlar Kurulu kararı ile“belirlenen yerler dışında ateş yakmak” olarak tesbit edilmesi suçta ve cezadakanunilik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Çünkü, idareye verilen bu yetki suçuntanımını doğrudan belirleyen bir yetki olmayıp, ulusal park sınırları içindeateş yakılabilecek yerlerin belirlenmesiyle ilgilidir. Esasen coğrafi koşullaragöre değişiklikler gösterebileceği gözetildiğinde işin niteliği gereği ateşyakılabilecek yerlerin yasa ile belirlenmesi de mümkün değildir. Bu durumdaitiraz konusu düzenlemenin suçta kanunilik ilkesinin gereklerine aykırılığındansöz edilemez.
Açıklanan nedenlerle iptali istenilen kurallar, Anayasa'nın 10. ve38. maddelerine aykırı değildir. İstemin reddi gerekir.
Fazıl SAĞLAM bu görüşlere katılmamıştır.
VI- SONUÇ
17.2.2000 günlü, 4533 sayılı “Gelibolu Yarımadası Tarihi MilliParkı Kanunu”nun 6. maddesinin;
1- Birinci fıkrasının (b) bendinin, “Belirlenen yerler dışındaateş yakmak ...” bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,OYBİRLİĞİYLE,
2- İkinci fıkrasının, “... iki yıldan aşağı olmamak üzere hapis,yüzaltmış milyon liradan sekizyüz milyon liraya kadar ağır para cezası, ...”bölümünün, (b) bendindeki “Belirlenen yerler dışında ateş yakmak ...” suçuyönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Fazıl SAĞLAM'ınkarşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
10.2.2004 gününde karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Aysel PEKİNER
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fazıl SAĞLAM
KARŞIOYYAZISI
İtiraza esas teşkil eden olay, denizde topladıkları midyeleripişirmek amacıyla milli park sınırları içinde ateş yakmış bulunan sanıklarlailgilidir. Her ne kadar 4533 sayılı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli ParkıKanunu'ndaki düzenlemelere göre, milli park sınırları içinde ateş yakılabilecekyerlerin belirlenmesinde idareye yetki verilmiş olması ve bu şekildebelirlenmiş bulunan yerler dışında salt ateş yakma eyleminin suç olarakdüzenlenmiş bulunması, çoğunluk kararındaki gerekçelerle Anayasa'ya aykırı değilsede, bu fiil için öngörülen cezanın, gerek fiilin niteliği ve çevreninözellikleri göz önünde tutulduğunda ve gerekse benzer eylemlerde öngörülencezalarla karşılaştırma yapıldığında, adı geçen yasanın 6/1. maddesinin (b)bendinde tanımlanan fiil için aynı maddenin ikinci fıkrasında öngörülen cezanınölçüsüz, oransız ve dolayısıyla da gayriadil olduğu sonucunu varılmıştır.
İtiraz eden Mahkeme'nin: “Piknik yapmak amaçlı bir ateş yakmayadahi öngörülebilecek cezanın, ceza politikası ve suç siyaseti kavramlarındaöngörülemeyen bir biçimde ve sosyal adalet duygusunu sarsabilecek biraşırılıkta ceza öngörüsü yapıldığı” … “ateş yakma sonunda hiçbir yeryanmamış olsa bile bunun şekli bir suç tipi olarak alt sınırının 2 yıldanbaşlayacak üst sınırı belli olmayacak bir cezalandırmaya tabi tutmanın” …“aşırımübalağalı … bir ceza” olduğu yönündeki gerekçeleri karşılanabilmişdeğildir.
Her ne kadar yasa koyucunun suçları belirleme ve yaptırımlarabağlama konusunda bir takdir yetkisi mevcutsa da, bu takdir sınırsız değildir.Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan “suç ve cezalara ilişkin esaslar”ın bukonuda genel bir sınır öngördüğü kuşkusuzdur. Ancak unutmamak gerekir ki builkeler Anayasa'nın 19. maddesinde öngörülen “kişi özgürlüğü ve güvenliği”nisomutlaştıran hükümlerdir. Bu özgürlüğün sınırlanmasında anılan maddedekihükümler ve onun bir uzantısı olan 38. maddede yer alan ilkeler dışındaAnayasa'nın 13. maddesinde yer alan sınırlama ilke ve ölçütlerinin de gözönünde tutulması gerekir. Bu nedenle yasa koyucunun kişi özgürlüğünüsınırlayıcı bir önlem olarak öngöreceği suç ve cezalarda oranlılık ilkesini gözönünde tutması ve buna göre hak sahibine fiiline oranla "ölçüsüz" biryükümlülük getirecek düzenlemelerden kaçınması gerekir.
Öte yandan gereklilik ilkesi de amaca ulaşma bakımından aynıderecede etkili araçlar arasından hak ve özgürlüğü en az sınırlayanınseçilmesini zorunlu kılmaktadır.
İtiraz konusu kural bu ilkelere aykırı bir düzenlemedir. Üstelik,4533 sayılı Kanun'un 6. maddesinin son fıkrası, itiraz konusu ceza, “için13.7.1965 tarih ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. ve 6.maddeleri uygulanmaz” hükmünü getirmiştir. Başka bir deyişle bu suçtanmahkum olan kişinin cezası 647 sayılı Kanun'un 4. madde uyarınca başka biryaptırıma dönüştürülemeyecek veya aynı yasanın 6. maddesi uyarıncaertelenemeyecektir. Bu da gösteriyor ki işlenen eylem ile ceza arasında büyük biroransızlık mevcuttur. Böyle bir hukuksal çerçeve ile bağlı olan yargıç ise,yasak olduğunu bilmediği bir yerde ateş yaktığı sırada yakalanıp hakkında zabıttutulan bir kişiye 2 yıl ceza verip takdiri hafifletici sebepleri uygulamadışında bir şey yapamayacaktır. Gelibolu Yarımadası'nın tarihsel özelliği,Çanakkale Savaşında ölenlerin anılarının korunması, ve bu anıların yaşatıldığıçevrede geçmişte dikkatsizliklerin sebep olduğu orman yangınların önlenmesigibi düşünceler, ateş yakma eylemini başlıbaşına suç olarak tanımlamayı haklıkılabilir, ama bu eyleme böylesine ağır bir yaptırım öngörülmesine dayanakteşkil edemez. Kaldı ki bu amaçlara ulaşmanın tek yolu hapis cezası yaptırımıda değildir. Daha sıkı bir denetimle ve buna bağlı olarak uygulanacak idarive/veya cezai nitelikte para cezalarıyla anılan amaçlara daha etkili birbiçimde ulaşmak mümkündür. Bunun yerine anılan amaçları hapis cezasınınyüksekliği ile sağlamaya yönelmek, çağdaş ceza siyasetine aykırı olduğu gibi,ölçülülük ilkesinin ikinci alt ilkesi olan gereklilik ilkesini de ihlal eder.Nitekim olayı somutluğu içinde görüp bu rahatsızlığı duyan mahkemenin AnayasaMahkemesi'ne başvurmasının nedeni de budur.
Ancak çoğunluk kararında bu hususların hiçbiri gözetilmemiş ve budavada yasa koyucunun takdir yetkisinin sınırlarını son derece geniş tutan bireğilim egemen olmuştur. Oysa itiraz konusu kuralda öngörülen ceza, “belirlenensınırlar dışında ateş yakma” fiili yönünden yukarıdaki gerekçelerle iptaledilip, gerekli düzeltilmenin yapılabilmesi için yasa koyucuya süre verilmişolsaydı, sorunun anayasanın bütünlüğü ilkesi çerçevesinde Anayasa'ya uygun birdüzenleme ile çözülmesi sağlanmış olacaktı. Bu nedenle çoğunluğun aksi yöndekikararını Anayasa'nın 19. ve 38. maddeleri ile bağlantılı olarak 13.maddesindeki sınırlama ölçüt ve ilkelerine aykırı bulduğumdan, çoğunlukkararına katılmıyorum.
Üye
Fazıl SAĞLAM