ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2001/309
Karar Sayısı : 2002/91
Karar Günü : 15.10.2002
Resmi Gazete tarih/sayı: 12.12.2003/25314
İPTAL DAVASINI AÇAN : T.C. Cumhurbaşkanı AhmetNecdet SEZER
İPTAL DAVASININ KONUSU : 19.3.1969 günlü, 1136sayılı Avukatlık Kanunu'nun 14. maddesinin 2.5.2001 günlü, 4667 sayılı Yasa iledeğiştirilen birinci fıkrasının, Anayasa'nın 10., 13. ve 48. maddelerineaykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenen Yasa Kuralı
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 14. maddesini değiştiren 4667sayılı Kanun'un 10. maddesi şöyledir:
"MADDE 10.- Avukatlık Kanununun 14üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Emeklilik veya istifa gibi sebeplerle görevlerinden ayrılan adlî,idarî ve askerî yargı hâkim ve savcılarının son beş yıl içinde hizmet gördüklerimahkeme veya dairelerin yargı çevresinde, görevden ayrılma tarihinden itibareniki yıl süre ile avukatlık yapmaları yasaktır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 10., 13. ve 48.dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN,Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, RüştüSÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN ve Mustafa Yaşar AYGÜN'ünkatılmalarıyla 17.5.2001 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğün durdurulmasıisteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasınaoybirliğiyle karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Yasakuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriyle diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava dilekçesinde, Avukatlık Kanunu'nda 4667 sayılı Yasa'nın 10.maddesi ile yapılan değişiklikle çalışma hak ve özgürlüğünün ölçüsüz biçimdesınırlandırılmasının demokratik toplum düzeninin gerekleri ve ölçülülükilkesiyle bağdaşmadığı, ayrıca kuralın, meslekten ayrıldıktan sonra avukatlıkyapmak isteyen hâkim ve savcılar arasında eşitliğin bozulmasına yol açtığı, budurumun da Anayasa'nın 10., 13. ve 48. maddelerine aykırılık oluşturduğu ilerisürülmüştür.
1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 14. maddesinin 4667 sayılıYasa'nın 10. maddesiyle değiştirilen, birinci fıkrası ile emeklilik veya istifagibi nedenlerle görevlerinden ayrılan adlî, idarî ve askerî yargı hâkim vesavcılarının son beş yıl içinde hizmet gördükleri mahkeme veya dairelerin yargıçevrelerinde, görevden ayrılma tarihinden itibaren iki yıl süre ile avukatlık yapmalarıyasaklanmaktadır. Bu yasak, daha önce maddede sayılan meslek mensuplarınınhizmet gördükleri mahkeme veya dairelerde buralardan ayrıldıkları tarihtenitibaren iki yıl süreyle avukatlık yapamamaları biçimindeyken, getirilendüzenlemeyle bu süre aynen korunmakla birlikte belirtilen kişilerin görev alanıdaraltılarak son beş yılda hizmet gördükleri mahkeme ve dairelerin yargıçevrelerinde avukatlık yapmaları engellenmiştir.
Anayasa'nın 13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler,özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilensebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetingereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." denilmektedir.
Anayasa'nın 48. maddesinde de, herkesin, dilediği alanda çalışmave sözleşme hürriyetlerine sahip olduğu belirtilirken bu özgürlük için birsınırlama nedeni öngörülmemiş ise de dava konusu kuralla getirilen sınırlama,bu maddeden değil, Anayasa'nın mahkemelerin bağımsızlığı ilkesini düzenleyen138. maddesinden kaynaklanmaktadır.
Hukuk devletinin olmazsa olmaz koşulu olan bağımsız yargı gücü,günümüzde temel hak ve özgürlüklerin olduğu kadar kamusal düzenin korunmasınında güvencesidir. Yargının bağımsızlığının amacı ise bireylere her türlü etki,baskı, yönlendirme ve kuşkudan uzak kalınarak adaletin dağıtılacağı güven veinancını vermektir. Bu bağlamda, Anayasa'nın 138. maddesinde düzenlenenobjektif bağımsızlık da yargılama çalışmalarında hâkimlerin hiçbir etki altındakalmamaları gereğine dayanmaktadır.
Taraflardan birinin davasını üstlenen bir avukatın kısa bir süreönce o mahkemede hakim veya savcı olarak görev yapmış olması, karşı tarafta vetoplumda kuşku ve rahatsızlık yaratabilir. Yargıya bir etkinin yapılması kadar,yapılabilmesi olasılığı da adaleti olumsuz yönde etkileyerek sonuçta yargıbağımsızlığını zedeler.
Anayasa'nın tüm maddeleri aynı etki ve değerde olup, aralarındabir üstünlük sıralaması bulunmadığından, uygulamada bunlardan birine önceliktanımak olanaklı değildir. Bu nedenle, kimi zaman zorunlu olarak birlikteuygulanan iki Anayasa kuralından biri diğerinin sınırını oluşturabilir. Ne varki bu sınırlamaların da temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmaması,demokratik toplum düzeninin gerekli kıldığından fazla olmaması ve ulaşılmakistenilen amacı aşmaması, başka bir anlatımla ölçülülük ilkesiyle uyum içindebulunması zorunludur.
Önceki düzenlemeyle getirilen adlî, idarî ve askerî yargı hâkim vesavcılarının yalnızca ayrıldıkları mahkemelerde iki yıl süreyle avukatlıkyapamamalarına ilişkin yasak, Avukatlık Kanunu'nun 14. maddesinin 4667 sayılıKanunla değiştirilen birinci fıkrası ile emeklilik veya istifa gibi nedenlerleayrılma tarihinden geriye doğru beş yıl içinde görev yapılan yerlerin yargıçevresinde avukatlık yapamama biçiminde genişletilmiştir.
Yargı çevresi bir bölgeyi bazen de yüksek mahkemelerde olduğu gibitüm ülkeyi kapsayabileceğinden, dava konusu kuralla kimileri için son beş yıliçinde hizmet gördükleri mahkeme ve dairelerin yargı çevresini kimileri için detüm ülkeyi kapsayacak biçimde getirilen yasaklama, çalışma özgürlüğünün ölçüsüzbiçimde sınırlandırılmasına yol açabilecek niteliktedir.
Bu durumda, emeklilik ve istifa gibi nedenlerle görevlerindenayrılan hâkim ve savcıların daha önce hizmet gördükleri mahkeme veya dairelerdeavukatlık yapmalarıyla ilgili olarak önceki düzenlemeyle getirilmiş olanyasaklılığın genişletilerek uygulanmasını öngören dava konusu kural,Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırı görülerek iptaledilmiş olduğundan, ayrıca 10. maddesi yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
V- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, kanunhükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez" denilmekte, Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa'nın 53. maddesinin dördüncüfıkrasında da bu kural tekrarlanarak, beşinci fıkrasında Anayasa Mahkemesi'nin,iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamuyararını ihlâl edici mahiyette görürse yukarıdaki fıkra hükmünü uygulayacağıbelirtilmektedir.
19.3.1969 günlü, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 14. maddesinin2.5.2001 günlü, 4667 sayılı Yasa ile değiştirilen birinci fıkrasının iptalinekarar verilmesinin doğuracağı hukuksal boşluk, kamu yararını ihlâl edicinitelikte görüldüğünden gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla iptalkararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğegirmesi uygun görülmüştür.
VI- YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA İSTEMİ
19.3.1969 günlü, 1136 sayılı "Avukatlık Kanunu"nun 14.maddesinin 4667 sayılı Yasa ile değiştirilen birinci fıkrasının YÜRÜRLÜĞÜNÜNDURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, 15.10.2002 gününde oybirliğiyle kararverilmiştir.
VII- SONUÇ
A- 19.3.1969 günlü, 1136 sayılı "Avukatlık Kanunu"nun14. maddesinin 4667 sayılı Yasa ile değiştirilen birinci fıkrasının, Anayasa'yaaykırı olduğuna ve İPTALİNE,
B- İptal edilen kuralın doğuracağı hukuksal boşluk kamuyararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesininüçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşincifıkraları gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDANBAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,
15.10.2002 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Enis TUNGA
Üye
Mehmet ERTEN