ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2001/323
Karar Sayısı : 2005/31
Karar Günü : 1.6.2005
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 18.11.2005 - 25997
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Sultanbeyli AsliyeCeza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 13.10.1983 günlü, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 118. maddesinin 17.10.1996 günlü, 4199sayılı Yasa ile eklenen beşinci fıkrasının Anayasa'nın 2., 5., 10., 11., 49. ve138. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Seyir halindeki araç ile yapılan kaza sonucunda, dikkatsizlik vetedbirsizlikle asli kusurlu olarak ölüme sebebiyet vermek suçundan açılandavada, Anayasa'ya aykırılık savını ciddi bulan Mahkeme, itiraz konusu kuralıniptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2918 sayılı Yasa'nın 118. maddesinin 4199 sayılı Yasa ile eklenenitiraz konusu beşinci fıkrası şöyledir:
“Ölümle sonuçlanan trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyetveren sürücülerin sürücü belgeleri ise 1 yıl süre ile geri alınır.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 5., 10., 11., 49. ve 138.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, MahirCan ILICAK, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve Ahmet AKYALÇIN'ınkatılmalarıyla 12.6.2001 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, 2918 sayılı Yasa'nın 118. maddesinin itirazkonusu beşinci fıkrasının, emredici bir kural niteliğinde olduğu, sürücübelgesinin geri alınmasında hâkimin takdir hakkının bulunmamasının, Anayasa'nın138. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen, hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerinegöre karar vermek ilkesine aykırı olduğu, asli kusurlu olarak ölüme sebebiyetveren sürücüye; asli ceza süresinden fazla fer'i ceza öngörüldüğü, bu durumuneşitsizlik yaratacağı, geçimini sürücülükle sağlayan kişinin sürücü belgesinin1 yıl süre ile geri alınması sonucu işini kaybedeceği, çalışamayan bir kişininkendisi ile birlikte ailesinin de refah ve huzurunun bozulacağı, bu nedenlerleitiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2., 5., 10., 11., 49. ve 138. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralla; ölümle sonuçlanan trafik kazalarına aslikusurlu olarak sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgelerinin “1 yıl süre ilegeri alınacağı” öngörülmektedir.
A- Anayasa'nın 2., 5., 10., 11. ve 49. Maddeleri Yönlerindenİnceleme
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti; insan haklarınadayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukukauygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, hukuk güvenliğini gerçekleştiren, Anayasa'ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, yargıdenetimine açık, yasaların üstünde Anayasa'nın ve yasa koyucunun dabozamayacağı temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bubağlamda, hukuk devletinde yasa koyucu, yasaların yalnız Anayasa'ya değil,evrensel hukuk ilkelerine de uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Anayasa'nın 5. maddesinde de kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devletive adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde sınırlayan siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi içingerekli şartları hazırlamaya çalışmak, devletin temel amaç ve görevleri arasındasayılmıştır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine ilişkin kurallar,ceza hukukunun ana ilkeleri ile Anayasa'nın konuya ilişkin kuralları baştaolmak üzere, ülkenin genel durumu, sosyal, kültürel yapısı, etik değerleri veekonomik hayatın gereksinmeleri gözönüne alınarak saptanacak ceza politikasınagöre belirlenir. Bu nedenle, yasa koyucunun, ceza politikasını, öncelikleAnayasa'nın 2. maddesinde nitelikleri, 5. maddesinde de temel amaç ve görevleribelirtilen hukuk devletine ve adalet ilkesine uygun olarak belirlemesi gerekir.Yasa koyucu, cezalandırma yetkisini kullanırken toplumda hangi eylemlerin suçsayılacağı, bunun hangi tür ve ölçüdeki ceza yaptırımı ile karşılanacağı,nelerin ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak kabul edilebileceği ve cezasistemini tamamlayan müesseseler konusunda takdir yetkisine sahiptir. Yasakoyucu, bu takdir yetkisi içinde kamusal düzeni, güven ve huzuru bozaneylemlerden öngördüklerini suç olarak belirleyebilir, bunlara verilecekcezaları tür ve ağırlık olarak saptayabilir ve yine benimsediği ilkelerdoğrultusunda bunlar için farklı cezalar öngörebilir; kimi suçların niteliğini,işlenme biçimini, kişi, toplum ve devletin uğraması mümkün zararların içerik veyoğunluğunu, toplumsal barışın ihlâl derecesini, suçtan zarar görenlerinkimliğini, cezaların caydırıcılığını ve toplumun değer yargılarını dikkatealarak düzenleme yapabilir.
Ceza hukukunda, doğrudan doğruya bir suçun karşılığı olmak üzereöngörülen asli cezaların yanında, asli cezanın etkisini artırmak, suçişlenmesinde caydırıcılığı sağlamak için bu cezaya ek olarak, fer'i ve mütemmimcezalar ile kimi hak yoksunlukları getirilmektedir. Yasa koyucu, asli cezalarabağlı olarak kimi kısıtlılıklar öngörüp öngörmeme konularında da anayasalilkeler çerçevesinde takdir hakkına sahiptir.
İtiraz konusu kural, toplumu yakından ilgilendiren, can ve malkaybına neden olarak; insanın maddi ve manevi varlığını, toplumun, refah, huzurve mutluluğunu etkileyen trafik kazalarının önlenmesi için en etkin tedbir olantrafik cezalarının, caydırıcılık ve etkinlik niteliğine ağırlık kazandırılmasıamacıyla getirilmiştir. Yasa koyucunun, anayasal sınırları aşmadan takdiryetkisini kullanarak düzenlediği kural, hukuk devleti ilkesine aykırı değildir;Devlet'in Anayasa'nın 5. maddesinde belirlenen temel amaç ve görevleriyle deçelişmemektedir.
Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesi, birbirleriyleaynı durumda olanlara, ayrı kuralların uygulanmasını, ayrıcalıklı kişi vetoplulukların yaratılmasını engellemektedir. Aynı durumda olanlar için farklıdüzenleme, eşitliğe aykırılık oluşturur. Anayasa'nın amaçladığı hukuksaleşitlik olup eylemli, mutlak eşitlik değildir. Aynı hukuksal durumlar aynı,ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğüeşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz.
İtiraz konusu kuralla, ölümle sonuçlanan trafik kazalarına aslikusurlu olarak sebebiyet veren sürücüler, sürücü belgelerinin geri alınmasıyönünden aynı kurala bağlı tutulduğundan eşitlik ilkesine aykırılıkgörülmemiştir.
Öte yandan, Anayasa'nın 49. maddesinde, çalışmanın, herkesin hakkıve ödevi olduğu, devletin çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışmahayatını geliştirmek için çalışanları, işsizleri korumak, çalışmayıdesteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak veçalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı belirtilmektedir.
Yasa koyucu, toplum hayatını yakından ilgilendiren trafikcezalarının caydırıcılık ve etkinlik niteliğine ağırlık kazandırılması amacıylabelirlediği suç ve cezayı, araç kullanma ve dolayısıyla sürücü belgesi iledoğrudan ilgili görmüştür. Sürücü belgesinin geçici süre ile geri alınmasının,çalışma hak ve ödevini engellediğinden söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2., 5., 10.,11. ve 49. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
B- Anayasa'nın 138. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimleringörevlerinde bağımsız oldukları, Anayasa'ya, yasalara ve hukuka uygun olarakvicdanî kanaatlerine göre hüküm verecekleri belirtilmektedir.
Hâkimler, verecekleri hükümlerde, Anayasa'ya, yasalara ve hukukuntemel kurallarına dayanacaklar, bu objektif kurallarla birlikte delillerintakdirinde ve bunun sonucunda hükme varışlarında vicdanî kanaatlerine görehareket edeceklerdir. Hâkim, hangi suça hangi cezanın verileceğini saptarkenvicdanî kanaatinden önce Anayasa, yasa ve hukuk kuralları ile bağlıdır; bellianayasal ilkelere bağlı kalmak koşuluyla, tanımlayıp öğelerini belirlediği suçkarşılığında uygulanacak yaptırımların türlerini, ölçülerini, hangi sınırlariçinde uygulanabileceğini, nelerin ne ölçüde hafifletici neden olacaklarınıkurala bağlamak yasa koyucunun yetkisindedir.
Hâkimin vicdanî kanaati, ancak delillerin takdirinde, nesnelkuralların yorumunda ve bunların öznel durumlara uygulanmasında rol oynar.Hâkim, Anayasa ve yasa gibi pozitif hukuk kuralları ile hukukun genelilkelerini uygularken, özellikle, fiilin işlenmiş olup olmadığının, işlenmişise ne gibi etkiler altında işlenmiş olduğunun ve suçun hangi ceza kuralıkapsamına girdiğinin saptanmasında, vicdanî kanaatine göre hareket etmedurumundadır.
İtiraz konusu kuralda, suç ve ceza yasa ile tanımlanmıştır.Hâkimin takdir hakkı, yasada öngörülen koşullarla sınırlıdır. Ölümle sonuçlanantrafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücülerin, sürücübelgelerinin 1 yıl süre ile geri alınmasına hükmedilmesi, hâkimin olayın vedelillerin takdiri konusundaki yetkisinin sınırlandırılması anlamına gelmez.Hâkim, vicdanî kanaatine göre karar vermesini önleyecek herhangi bir dışetkenle karşı karşıya değildir. Olayın ve delillerin takdirinde hâkim tamamenbağımsız olup, Anayasa'ya, yasaya ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatine görehareket edebilme ve cezayı somut olarak uygulama olanağına sahiptir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 138.maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
13.10.1983 günlü, 2918 sayılı “Karayolları Trafik Kanunu”nun 118.maddesinin 4199 sayılı Yasa ile eklenen beşinci fıkrasının Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, 1.6.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
Cafer ŞAT
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Ali GÜZEL
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR