ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2001/378
Karar Sayısı : 2004/13
Karar Günü : 11.2.2004
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 24.05.2006 - 26177
İPTAL DAVASINI AÇAN : TBMM Anamuhalefet(Doğru Yol) Partisi Grubu adına Grup Başkanı Tansu ÇİLLER
İPTAL İSTEMİNİN KONUSU : 26.6.2001 günlü, 4692sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal SigortalarKurumu Kanunu ile Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal SigortalarKanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun'un 1. ve 2.maddelerinin Anayasa'nın 2., 9., 13., 36. ve 125. maddelerine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları
26.6.2001 günlü, 4692 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Tarımda Kendi Adına veHesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun Bazı MaddelerininDeğiştirilmesine Dair Kanun'un 1. ve 2. maddeleri şöyledir:
1- “MADDE 1.- 2.9.1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnafve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun53 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarınıntahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunhükümleri uygulanır. Kurum, söz konusu Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı,diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.Yetkilerin kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı, Çalışma veSosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından müşterekenhazırlanacak bir yönetmelikle tespit edilir. Kurum alacaklarının tahsilinde6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde,alacaklı il müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili işmahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz.”
2- “MADDE 2.- 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılıTarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 36 ncımaddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarınıntahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü hakkında Kanunhükümleri uygulanır. Kurum, söz konusu Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı,diğer kamu kurum
ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. Yetkilerinkullanılmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı,Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken hazırlanacakbir yönetmelikle tespit edilir. Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılıKanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, alacaklı ilmüdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesinebaşvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz. Dava veya icra takibiaçılmış olsa bile primlerin ödenmemiş kısmı için gecikme zammı tahsil olunur.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde Anayasa'nın 2., 9., 13., 36. ve 125. maddelerinedayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Saima AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER,Fulya KANTARCIOĞLU, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Ahmet AKYALÇIN ve EnisTUNGA'nın katılımlarıyla 12.9.2001 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin raporlar, dava dilekçesi ve ekleri, iptaliistenilen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A- Yasa'nın 1. Maddesinin İncelenmesi
Bu madde, dava açıldıktan sonra çıkarılan 24.7.2003 günlü, 4956sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal SigortalarKurumu Kanununun ve Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar SosyalSigortalar Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi, Yürürlükten Kaldırılmasıve Bu Kanunlara Geçici Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun'un 27. maddesiyledeğiştirildiğinden, konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yerolmadığı sonucuna varılmıştır.
B- Yasa'nın 2. Maddesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, kuruluş Yasası'na göre bir KİT olan kurumunalacaklarına 6183 sayılı Kanun rejiminin uygulanmasının alacağın mahiyeti ilebağdaşmadığı, takip ve tahsil usulünün bir yönüyle hak arama özgürlüğünün birparçasını oluşturduğu, bu nedenle düzenlemenin yönetmelikle değil yasaylayapılması gerektiği, kolayca değiştirilebilen usul ve esasların borçlu haklarıiçin Anayasa'ya aykırı olarak oluşturulan sınırlar olduğu, yasa ile bir kamualacağı yaratıldığına göre, bununla ilgili anlaşmazlıkların idari yargıdaçözümleneceği, hâlbuki, takipte kamusal, yargıda özel yargı usûllerinibenimseyen bir anlayışın doğru olmadığı, “yetkili iş mahkemesine başvurulmasıalacaklarını takip ve tahsilini durdurmaz” hükmünün hukuki açıklıktan uzakbulunduğu belirtilerek bu kuralların Anayasa'nın 2., 9., 13., 36. ve 125.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
4692 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle 2926 sayılı Yasa'nın 36.maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek, Kuruma ait, süresi içinde ödenmeyenprim ve diğer alacakların tahsilinde 6183 sayılı Yasa hükümlerininuygulanacağı, Kurum'un söz konusu Yasa'nın uygulanmasında Maliye Bakanlığı,diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanacağı,yetkilerin kullanılmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle tespitedileceği, Yasa'nın uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindeçözümleneceği, iş mahkemesine başvurmanın alacakların takip ve tahsilinidurdurmayacağı, dava ve icra takibi açılmış olsa bile primlerin ödenmemiş kısmıiçin gecikme zammı alınacağı öngörülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde Devletin demokratik, lâik, sosyal yapısıbelirlenmekte, 36. maddesinde hak arama hürriyeti vurgulanmakta, 125.maddesinde de idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açıkolduğu ifade edilmektedir.
Devlet, toplumun bir kısım gereksinimlerini karşılayacakhizmetleri merkezi idare içinde yer alan bakanlıklar aracılığı ile yürütür.Görevlerinin özelliği ve önemi nedeniyle bazı bakanlıkların bir kısım anahizmetleri özel bir yasa ile kurulmuş, kamu tüzelkişiliğini haiz ve hizmetyerinden yönetim kuruluşları olan bakanlık bağlı kuruluşlarına verilmiştir. Buoluşuma uygun olarak 1479 sayılı Yasa ile kurulan Bağ-Kur, Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanlığının bağlı kuruluşu olan Sosyal Güvenlik Kurumunun ilgilikuruluşudur ve devlet adına hizmet yapmaktadır.
Bir kamu kurumu olan Bağ-Kur'un alacakları da kamu hukuku alanınagiren alacaklardandır. Dolayısıyla, Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılıYasa hükümlerinin uygulanmasına ilişkin düzenlemenin alacağın mahiyeti ilebağdaşmadığı iddiası yerinde değildir.
Bağ-Kur, Anayasa'nın devlete yüklediği sosyal güvenlik hakkınısağlamak ödevini yurttaşlardan bir bölümü yönünden yerine getirmek üzerekurulmuş olup, başarısı primlerin zamanında ve eksiksiz ödenmesine bağlıdır.
7. Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu Raporunda,Kurum hizmetlerinin finansmanında prim tahsilatının hayati önemi olduğu, bunedenle de sigorta primlerinin süresi içinde tahsilini sağlayacak etkin veyasal önlemlere ihtiyaç bulunduğu belirtilmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde sözü edilen “sosyal hukuk devleti”,güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeyisağlamakla yükümlü devlettir. Sosyal güvenlik, sosyal hukuk devleti içerisindeyer alan ve bireylere ekonomik güvence sağlayan, kişileri belli risklere karşıkoruma işlevi bulunan kurumlar bütünüdür. Sosyal zarar tehlikelerininsonuçlarını gidererek bireyleri ekonomik yönden güçlü tutmayı amaçlar.
Bu bağlamda, toplumda bireylere insan onuruna yaraşır asgari geçimdüzeyi sağlanması, böylece sosyal adaletin gerçekleşmesine elverişli ortamınyaratılması için primlerin zamanında ödenmesi, prim borçlarına da 6183 sayılıYasa'ya özgü taksitlendirme ve erteleme olanağı getirilmesi amacıyla yapılandeğişikliğin Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bir yanı görülmemiştir.
Anayasa'nın 36. maddesiyle güvence altına alınan dava yoluyla hakarama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliğini taşıması ötesinde, diğertemel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasınısağlayan en etkili güvencelerden birisini oluşturmaktadır.
Yapılan değişiklikle, 6183 sayılı Yasa'da yer alan takip ve tahsilusulü Kurum alacakları açısından da geçerli kılınmıştır. Dolayısıyla yasa ileyapılmış bir düzenleme olduğunda duraksanamaz.
İcra İflas Yasasında yer alan “sürelerin uzunluğu”, “takibin hersafhasında, muamelelerin tahkik meciine ve hatta umumi mahkemelere intikaletmesinin zaruri bulunması” gibi süreç uzatan uygulamalar 6183 sayılı Yasa'nıngerekçesini oluşturmuştur.
Kamu hukukunda kamu düzeni ve çıkarı söz konusu olup, kişi vedevlet ilişkilerinde devletin üstünlüğü ilkesi benimsenmiştir. Bu bağlamda 6183sayılı Yasa ile öngörülen cebri icra usulünde devlet lehine kimi ayrıcalıklarınbulunması hak arama özgürlüğünü engelleyen düzenlemeler olaraknitelendirilemez.
Anayasa'nın 125. maddesinde idarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmektedir.
Ülkemizde, belirli kişilere veya belli tür uyuşmazlıklara bakmaküzere 5521 sayılı Yasa ile ihtisas mahkemesi olarak İş Mahkemeleri kurulmuştur.Bunun 1. maddesinin (B) bendi ile “işçi sigortaları kurumu ile sigortalılarveya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz vedavalara… ” iş mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Kurumun prim ve diğer alacaklarının hesaplanması, sigortalı olmahakkının kazanılması ya da kaydedilmesi, ihbar, kıdem ve kötü niyettazminatlarından doğan uyuşmazlık sonunda hükmolunan miktarların ve bunlarauygulanacak faiz oranlarının hesaplanması ihtisas ve kendi içinde bütünlükgerektiren konular olması nedeniyle, Bağ-Kur Yasası'nın uygulanmasından doğanbazı uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde, Kurum alacaklarının tahsiline ilişkinuyuşmazlıkların ise idare yargı merciilerince görülmesi biçiminde bir ayrımaolanak vermemektedir. Ayrıca böyle bir düzenlemenin yargılama ekonomisiyle debağdaşmayacağı açıktır.
Bu nedenle, Kurumun prim ve sair alacaklarının tahsilatından doğanuyuşmazlıkların iş mahkemelerinde çözümlenmesini düzenleyen kuralın Anayasa'nın125. maddesiyle çelişen bir yönü bulunmamaktadır.
Kural Anayasa'nın 2., 36. ve 125. maddelerine aykırı değildir.İptal isteminin reddi gerekir.
Konunun Anayasa'nın 9. ve 13. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
V- SONUÇ
26.6.2001 günlü, 4692 sayılı “Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Tarımda Kendi Adına veHesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun Bazı MaddelerininDeğiştirilmesine Dair Kanun”un;
A- 1. maddesiyle değiştirilen 2.9.1971 günlü, 1479 sayılı “Esnafve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu”nun53. maddesinin ikinci fıkrası, 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Yasa'nın 27.maddesi ile değiştirildiğinden, KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B- 2. maddesiyle değiştirilen 17.10.1983 günlü, 2926 sayılı“Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu”nun 36.maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal istemininREDDİNE,
11.2.2004 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Aysel PEKİNER
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fazıl SAĞLAM