ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2001/415
Karar Sayısı : 2002/166
Karar Günü : 21.11.2002
Resmi Gazete tarih/sayı:28.02.2003/25034
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEMELER :
1- Küçükçekmece İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/415)
2- Güzelyurt İcra Ceza Mahkemesi(Esas : 2001/418)
3- Dörtyol İcra Ceza Mahkemesi(Esas : 2001/421)
4- Mustafakemalpaşa İcra Ceza Mahkemesi(Esas : 2001/425)
5- Mustafakemalpaşa İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/426)
6- Sarıgöl İcra Ceza Mahkemesi(Esas : 2001/427)
7- Sarıgöl İcra Ceza Mahkemesi(Esas : 2001/428)
8- Çine İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/430)
9- Gönen İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/437)
10-Gönen İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/438)
11-Tekirdağ İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/439)
12-Tekirdağ İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/440)
13-Kulu İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/441)
14-Şanlıurfa İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/442)
15-Şanlıurfa İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/443)
16-Kırklareli İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/445)
17-Kırklareli İcra Ceza Mahkemesi(Esas : 2001/446)
18-Bursa 4. İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/448)
19-Bucak İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/450)
20-Bucak İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/451)
21-Sandıklı İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/452)
22-Antalya İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/453)
23-Emirdağ İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/454)
24-Cihanbeyli İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/455)
25-Cihanbeyli İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/456)
26-Babaeski İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/463)
27-Lüleburgaz İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/465)
28-Lüleburgaz İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/466)
29-Samsun İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/484)
30-Şebinkarahisar İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2001/488)
31-Sandıklı İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2002/1)
32-Sarıgöl İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2002/6)
33-Aslanapa İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2002/7)
34-Dursunbey İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2002/9)
35-" " " " (Esas : 2002/11
36-""""(Esas : 2002/12
37-""""(Esas : 2002/13)
38-""""(Esas : 2002/14)
39-""""(Esas : 2002/15)
40-""""(Esas : 2002/16)
41- Torbalı İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2002/25)
42- Torbalı İcra Ceza Mahkemesi(Esas : 2002/26)
43- Torbalı İcra Ceza Mahkemesi(Esas : 2002/27)
44- Torbalı İcra Ceza Mahkemesi(Esas : 2002/28)
45- Dursunbey İcra Ceza Mahkemesi (Esas : 2002/42)
46- İhsaniye İcra Ceza Mahkemesi(Esas : 2002/57)
47- Uşak İcra Ceza Mahkemesi(Esas : 2002/62)
48- "" ""(Esas : 2002/63)
49- " " ""(Esas : 2002/64)
50- " " " "(Esas : 2002/65)
51- " " " " (Esas : 2002/66)
52- " " " " (Esas : 2002/67)
53- " " " " (Esas : 2002/74)
54- " " " " (Esas : 2002/75)
55- "" "" (Esas : 2002/76)
56- " " " " (Esas : 2002/77)
57- " " "" (Esas : 2002/78)
58- " " " " (Esas : 2002/90)
59- Konya-Ereğli İcra Ceza Mahkemesi(Esas : 2002/93)
İTİRAZLARIN KONUSU: 9.6.1932 günlü, 2004 sayılıİcra ve İflas Kanunu'nun 18.2.1965 günlü, 538 sayılı Yasa ile değişik 331.maddesinin birinci, dördüncü ve son fıkraları ile 337. maddesinin birincifıkrasının; aynı Yasa'nın 3222 sayılı Yasa'yla değişik 338. maddesinin birincifıkrası ile 340. maddesi ve eklenen 352/a maddesinin Anayasa'nın 38. maddesininsekizinci fıkrasına aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Bakmakta oldukları davalarda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nunkimi kurallarının Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan ya da taraflarınAnayasa'ya aykırılık savlarını ciddi bulan mahkemeler bu kuralların iptalleriiçin başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
6.9.1932 günlü, 2004 sayılı "İcra İflas Kanunu"nuniptali istenilen itiraz konusu kuralları da içeren 331., 337., 338., 340. ve352/a maddeleri şöyledir:
1- "MADDE 331 - (Değişik: 538 - 18.2.1965) Hacizyolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu,alacaklısını zarara sokmak maksadiyle, mallarını veya bunlardan bir kısmınımülkünden çıkararak telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahutgizleyerek muvazaa yolu ile başkasının uhdesine geçirerek veya aslı olmıyanborçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesiistihsal edildiği veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiğitakdirde, üç aydan üç yıla kadar hapis ile cezalandırılır.
Konkordato mühleti talebinden önceki iki yıl içinde birincifıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.
(Ek: 9.11.1988-3494/58 md.) Gayrimenkul rehni kapsamında bulunanteferruatın rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile gayrimenkul dışınaçıkarılması halinde, teferruatın zilyedi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ilecezalandırılır.
Zararın miktarına göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesihükümleri dahi uygulanır.
Bu suçlar alacaklının şikâ yeti üzerine takip olunur.
Borçlu lehine bu hareketlere bilerek yardım ve iştirak edenkimseler, Türk Ceza Kanununun 65 inci maddesi delâletiyle bu maddeye görecezalandırılır."
2- "MADDE 337 - (Değişik : 18/2/1965 -538/132 md.) Müddetiiçinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veyayazılı beyanda bulunmayan borçlular, alacaklının şikâyeti üzerine, tetkikmercii tarafından on günden bir aya kadar hafif hapis cezasıyla mahkûm edilir.Borçlunun haczi kabil mallarını alacaklının bildiği veya bilmesi lazım geldiğiispat olunursa borçluya ceza verilmez.
162, 209, 216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet eden müflishakkında da iflâ s idaresinin vereceği müzekkere üzerine tetkik merciitarafından aynı ceza hükmolunur."
3- "MADDE 338 - (Değişik : 6/6/1985 - 3222/ 40 md.) BuKanuna göre istenen beyanı hakikate aykırı suretle yapan kimse alacaklının şikâ yetiüzerine tetkik mercii tarafından bir aydan bir seneye kadar hafif hapis cezasıile cezalandırılır.
Hakkında aciz vesikası alınmış borçlu, asgari ücretin üstünde birgeçim sürdürdüğü, aciz vesikası hamili alacaklının alacağının aciz vesikasınabağlanmasından en geç beş sene içinde müracaatı üzerine sabit olursa, asgariücretin üstünde kalan gelirlerinden icra tetkik merciinin dörtte birden azolmamak üzere tespit edeceği kısmını mercii kararının kesinleşmesinden itibarenen geç bir ay içinde ve aciz vesikasındaki borcun ödenmesine kadar her ay icradairesine yatırmaya mecburdur. Bu mükellefiyeti yerine getirmeyen borçlu biraydan bir seneye kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır. Hafif hapiscezasının tatbikine başlandıktan sonra borçlu o tarihe kadar icra veznesineyatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir.
Borçlu ödemelerini tekrar keserse, geri kalan cezası infaz olunur,ancak bakiye borcun tamamını ödediği takdirde cezadan kurtulur.
Borçlunun nafaka borçluları dahil üçüncü şahıstan yardım görmesi,asgari ücretin üstünde eline geçen para ve menfaatlerin icra tetkik merciikararı ile belirlenecek kısmını, icra veznesine yatırmak mükellefiyetiniortadan kaldırmaz.
İkinci fıkradaki hükmün tatbikini birden fazla aciz vesikasıhamili alacaklı talep etmiş ise, bunlar talep tarihi sırasıyla öncelik hakkınahaizdir."
4- "MADDE 340 - (Değişik: 6/6/1985 - 3222/41 md.) 111inci madde mucibince veya alacaklının muvafakatı ile icra dairesindekararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal edenborçlu, alacaklının şikâyeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aydan üç ayakadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır."
5- "MADDE 352/a - (Ek: 6.6.1985 - 3222/44 md.) BuKanun uyarınca hükmolunan cezalar tecil edilemez, hürriyeti bağlayıcı cezalar647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı paracezasına ve tedbirlere çevrilemez, failleri hakkında Türk Ceza Kanununun 119uncu maddesi hükmü uygulanmaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvuru kararlarında itiraz konusu kuralların Anayasa'nın38. maddesinin sekizinci fıkrasına aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince birleştirilendosyalarla ilgili, değişik tarihlerde yapılan ilk inceleme sonunda, dosyalardaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, AliHÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, EnisTUNGA ve Mehmet ERTEN'in katılmalarıyla yapılan esas inceleme toplantısında;
"9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun kimikurallarının iptali istemiyle yapılan itiraz başvurularına ilişkin davalarınaralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2001/415 Esas sayılı dava ileBİRLEŞTİRİLMESİNE, esasın kapatılmasına, esas incelemenin 2001/415 Esas sayılıdosya üzerinden yürütülmesine 21.11.2002 gününde OYBİRLİĞİ ile kararverildi."
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Birleştirme kararına konu başvuru kararları ve ekleri, işinesasına ilişkin rapor, Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülen yasa kuralları,dayanılan Anayasa kuralı, bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Yasa'nın 331. Maddesinin Birinci, Dördüncü ve AltıncıFıkralarının İncelenmesi
İtiraz başvurusunda, bonoya dayalı borç nedeniyle yapılan haciztakibinde, alacağı karşılıksız bırakmak amacı ile mevcudundaki malları üçüncüşahıslara muvazaalı olarak devreden borçlu ile bu eyleme yardım ve iştiraktebulunanlar hakkında öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın, Anayasa'nın 38. maddesininsekizinci fıkrasına aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
331. maddenin birinci fıkrasında, haciz takibi talebinden sonraveya talepten önceki iki yıl içinde borçlunun, mallarının tamamını veya birkısmını muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirmesi veya aslı olmayan borçikrarı ile aleyhine aciz belgesi düzenlenmesini sağlayarak alacaklıyı zararauğratması eylemi nedeniyle hürriyeti bağlayıcı ceza öngörüldüğü; dördüncüfıkrasında, alacaklının uğradığı zararın miktarı esas alınarak borçluyaverilecek temel cezada indirim veya artırım yapılacağı; altıncı fıkrasında,borçlu lehine bu fiillere bilerek yardım ve iştirak eden kimselerincezalandırılacağı belirtilmiştir.
Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasında, "Hiç kimse,yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayıözgürlüğünden alıkonulamaz"; maddenin gerekçesinde de "... 4 noluprotokol gereği sözleşmeden doğan bir yükümlülük nedeniyle hiç kimseninözgürlüğünden alıkonulamayacağı hükmü eklenmiştir. Sözleşmeden doğan yükümlülükiçinde borçlarda vardır." denilmiştir.
İtiraz konusu kuralla, alacaklının alacağını alabilmek içinyürüttüğü icra takibinde, borçlunun bu takibi karşılıksız bırakıp alacaklıyızarara sokmaya ilişkin giriştiği işlem ve eylemler müeyyideye bağlanmış olup,kuralda belirtilen hürriyeti bağlayıcı ceza, borçlu ile alacaklı arasındaönceden var olan sözleşmeden doğan yükümlülüğün yerine getirilememesindendolayı öngörülen ceza olmayıp kanunda belirtilen şartların yerinegetirilmemesinden doğan bir yaptırımdır.
Bu nedenle, kural Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasınaaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
B- Yasa'nın 337. Maddesinin Birinci Fıkrasının İncelenmesi
İtiraz başvurularında, icra takibinin dayanağı olan işlemlerin biralacak borç ilişkisinden kaynaklandığı ve temelinde bir sözleşme olduğu,sözleşmenin yerine getirilememe sebebiyle Yasa'da özgürlüğü bağlayıcı cezaöngörüldüğü, bunun ise Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasına aykırılıkoluşturduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda, hakkında icra takibinde bulunulan borçluya,takibin niteliğine göre yasada belirtilen sürede, kendisinin veya üçüncükişilerin elinde bulunan mal, alacak ve haklarından borca yetecek miktarınıhaklı neden olmaksızın yazılı veya şifahen icra dairesine bildirmemesi halindehürriyeti bağlayıcı ceza öngörülmüştür.
Bu suçun konusu, cebri icra işlemlerinin yürütülmesi sırasındaborçluya yasa ile getirilen bir yükümlülüktür. Nitekim bu husus, mal beyanındabulunmama suçunu konu alan 11.12.1957 günlü, 16-28 sayılı Yargıtay İçtihadıBirleştirme kararında, "prensip itibariyle İcra ve İflas Kanunu'navazolunan cezai hükümler borçluyu kanun emirlerine itaate mecbur etmek vedolayısıyla alacaklının hakkını kolayca istihsal eylemek için bir nevimüeyyideden ibarettir." şeklinde açıklanmıştır.
İtiraz konusu kuralda düzenlenen suç konusu eylem, Anayasa'nın 38.maddesinin sekizinci fıkrasında sözü edilen, doğrudan sözleşmeninyükümlülüğünün yerine getirilememesi olmayıp, kanunla getirilen mal beyanındabulunma yükümlülüğünün yerine getirilmemesidir. Bununla korunmak istenen hukukiyarar, yasa hükmüne uymak suretiyle cebri icranın etkin bir şekilde yürütülerekkamu otoritesinin sağlanmasıdır.
Bu nedenlerle kural, Anayasa'nın 38. maddesinin sekizincifıkrasına aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
C- Yasa'nın 338. Maddesinin Birinci Fıkrasının İncelenmesi
İtiraz başvurusunda, hakkında icra takibi yapılan borçlunun,gerçeğe aykırı mal beyanında bulunması nedeniyle hürriyeti bağlayıcı cezaöngören kuralın Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasına aykırı olduğuileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralla, borçlunun icra takibi sırasında yasanınbelirlediği sürede yapacağı mal beyanının hakikate aykırı olması halindehürriyeti bağlayıcı ceza öngörülmüştür.
Gerçeğe aykırı mal beyanında bulunma, yasal yükümlülüğün, yasadakikoşullara uygun ancak hakikate aykırı biçimde yerine getirilmesi suretiyleişlenen bir suç olup, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün yerinegetirilememesi değildir.
Bu nedenle, 331. madde için belirtilen Anayasa'ya uygunlukgerekçesi bu kural içinde geçerlidir. İtirazın reddi gerekir.
D- Yasa'nın 340. Maddesinin İncelenmesi
İtiraz başvurularında, borçlunun borcunu, alacaklının satıştalebinden önce muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt ettiği halde ödememesi vealacaklının muvafakatı ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartınıihlâl etmesi nedeniyle hafif para cezası öngören kuralın Anayasa'nın 38.maddesinin sekizinci fıkrasına aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.
Maddede öngörülen ilk durumda, satış talebinden evvel borçlutarafından borcun ödenme biçimine ilişkin olarak yollamada bulunulan aynıYasa'nın 111. maddesine göre, icra takibi sırasında, yeterli mal haczedilipsatış talebinden önce borcun dörte birinden az olmamak üzere birinci taksidininpeşin olarak ve kalan miktarının da muntazam aralıklarla en çok üç ayda üçtaksit halinde borçlu tarafından ödenebilmesi imkanı bulunmaktadır. Bu taahhütborçlunun tek taraflı olarak yasadan doğan taksitle ödeme hakkınıkullanmasıdır.
İkinci durumda ise, alacaklının muvafakatı ile icra dairesindeborcun ödenmesinin kararlaştırılması, alacaklı ve borçlunun icra memurununhuzurunda takibe konu borcun ödenme şeklinin belirlenmesidir.
İtiraz konusu kuralda, düzenlenen eylem Anayasa'nın 38. maddesininsekizinci fıkrasında sözü edilen, doğrudan sözleşmeden doğan yükümlülüğünyerine getirilememesi olmayıp, kamu otoritesince yürütülen cebri icranınetkinliğinin sağlanmasıdır.
Bu nedenlerle, Yasa'da öngörülen yükümlülük sözleşmeden değilyasadan kaynaklandığından kural, Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasınaaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
E- Yasa'nın 352/a Maddesinin İncelenmesi
İtiraz başvurularında, İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarıncaverilen hürriyeti bağlayıcı cezanın tecil edilememesi ve para cezası iletedbire çevrilememesini öngören kuralın, Anayasa'nın 38. maddesine aykırılıkoluşturduğu ile sürülmüştür.
Yasa'nın itiraz konusu 352/a maddesinin iptali istemiyle daha önceAnayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuru hakkında 4.2.1997 günlü, E: 1996/65, K:1997/31 sayı ile "istemin reddine" karar verilmiştir. Bu kararınAnayasa'nın 152. maddesinin son fıkrası uyarınca 19.9.1997 tarihinde ResmîGazete'de yayımlanmasından itibaren 10 yıllık süre geçmemiş ise de, başvurukararının yasal dayanağını oluşturan Anayasa kuralının değişikliğe uğradığıgözetilerek yasaklanan süre içinde kuralın incelenebileceği sonucuna varılmıştır.
Yasakoyucunun, cezalandırma yetkisini kullanırken Anayasa'nıntemel ilkelerine ve ceza hukukunun ana kurallarına bağlı kalmak koşuluyla,toplumda hangi eylemlerin suç sayılıp sayılmayacağı, suç sayılacaksa hangi türve ölçüdeki ceza yaptırımıyla karşılanacağı, hangi durum ve davranışlarınağırlaştırıcı ya da hafifletici öğe olarak kabul edileceği, hangi cezalarınpara cezasına çevrilebileceği, tecil edilebileceği ve ön ödemeye ilişkinhükümden yararlanabileceği konularında takdir yetkisi vardır.
647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un üçüncü maddesinde,bir yıl ve daha az süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların kısa süreli hürriyetibağlayıcı cezalar olduğu; dördüncü maddesinde, kısa süreli hürriyeti bağlayıcıcezalar yerine uygulanabilecek ceza ve tedbirler; altıncı maddesinde, kişiningeçmişteki hali ve suç işleme hususundaki eğilimi göz önüne alınarakertelenebilecek cezaların nevi ve miktarları belirtilmiştir.
Türk Ceza Kanunu'nun 119. maddesinde, yalnız para cezasıyaptırımını gerektiren ya da yukarı haddi üç ayı geçmeyen hürriyeti bağlayıcıcezalar için ön ödeme kabul edilmiştir. Ön ödeme, kendisine suç isnat edilenkimsenin yasada öngörülen para cezasını ödeyerek aleyhine kamu davasıaçılmasını engeller ve dava açılmış ise bu davanın düşmesini sağlar.
Açıklanan nedenlerle, yasakoyucunun takdir yetkisini anayasalsınırlar içinde kullanarak itiraz konusu kuralla, hükmolunan hürriyetibağlayıcı cezanın tecil edilememesi, hürriyeti bağlayıcı cezaların paracezasına ve tedbire çevrilememesini öngörmesinde Anayasa'nın 38. maddesininsekizinci fıkrasına aykırılık yoktur. İtirazın reddi gerekir.
VII- SONUÇ
9.6.1932 günlü, 2004 sayılı "İcra ve İflas Kanunu"nun:
A- 18.2.1965 günlü, 538 sayılı Yasa ile değiştirilen 331.maddesinin birinci, dördüncü ve altıncı fıkralarının,
B- 337. maddesinin, 6.6.1985 günlü, 3222 sayılı Yasa iledeğiştirilen birinci fıkrasının,
C- 3222 sayılı Yasa ile değiştirilen 338. maddesinin birincifıkrası ile 340. maddesinin,
D- 3222 sayılı Yasa ile eklenen 352/a maddesinin,
Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 21.11.2002gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Enis TUNGA
Üye
Mehmet ERTEN