ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2001/479
Karar Sayısı : 2005/1
Karar Günü : 6.1.2005
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 18.10.2005 - 25970
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara 5. İş Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 17.7.1964 günlü, 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2422 sayılı Yasa ile değiştirilen 66.maddesinin (c) bendinin, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıylaiptali istemidir.
I- OLAY
Davacının, vefat eden eşinin, 1.4.1977 ile 30.12.1992 tarihleriarasında 462 gün zorunlu sigortalı hizmeti bulunduğu, 600 gün askerliksüresinin de borçlanıldığı savıyla ölüm aylığı bağlanmasına hak kazandığınıntespiti istemiyle açtığı davada, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2422sayılı Yasa ile değişik 66. maddesinin (c) bendinin Anayasa'ya aykırılığısavını ciddi bulan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
506 sayılı Yasa'nın itiraz konusu (c) bendini de içeren “ÖlümSigortasından Aylık Bağlama Şartları” başlıklı 66. maddesi şöyledir:
“a) Malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken, yahut malullükveya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamışdurumda veya,
b) Bağlanmış bulunan malullük veya yaşlılık aylığı, sigortalıolarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş durumda yahut,
c) Toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalıbulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün Malullük,Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi ödemiş durumda,
Ölen sigortalının hak sahibi kimselerine aylık bağlanır.”
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine dayanılmış,60. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, AyselPEKİNER, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN ve EnisTUNGA'nın katılmalarıyla 20.12.2001 gününde yapılan ilk inceleme toplantısındadosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları, bunlarıngerekçeleri ile öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesine göre,Anayasa Mahkemesi'ne yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran Mahkeme'ninbakmakta olduğu davada uygulayacağı Yasa kuralları ile sınırlıdır.
Başvuru kararında, 17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal SigortalarKanunu'nun 2422 sayılı Yasa ile değişik 66. maddesinin (c) bendinin tamamınıniptali istenmiş ise de; davacının murisi olan sigortalının, sigortalılık süresiboyunca toplam olarak 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primiödediğine dair bir iddia ve talepte bulunulmamış ve davacı, itiraz konusukuralın, en az 5 yıl sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı içinortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemişolma koşulunun, murisi olan sigortalı yönünden gerçekleştiği iddiasıyla,kendisinin ölüm sigortasından aylık bağlanmasına hak kazandığının tespitiniistemiştir. Bu nedenle incelemenin, itiraz konusu kuralın “... veya en az 5yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalamaolarak 180 gün...” bölümüyle sınırlı olarak yapılmasına karar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuran Mahkeme, davacının murisi olan sigortalının sigortalılıksüresinin 16 yıl, 8 ay, 8 gün ve zorunlu sigortalılık süresinin de 495 günolduğunu, 600 gün askerlik süresinin mirasçıları tarafından borçlanılıpödenmesi suretiyle toplam sigortalı gün sayısının 1095 güne ulaştığını, itirazkonusu kurala göre, davacıya ölüm sigortasından aylık bağlanabilmesi içinmurisi olan sigortalının 2880 gün veya en az 1800 gün prim ödemiş olmasıgerektiğini, kuralda belirtilen her yıl 180 gün prim ödeme koşulunun,sigortalının 10 yıldan az sigortalılığının olması halinde işleyeceğini,örneğin, sigortalının en az 5 yıl sigortalı olması halinde 900 gün, 6 yılsigortalı olması halinde 1080 gün ve 9 yıl sigortalı olması halinde de 1620 günprim ödemiş olması durumunda hak sahibi kimselerine ölüm sigortasından aylıkbağlanabileceğini, buna göre, bir sigortalının tescil tarihinden itibaren tam 5yıl sonra vefat etmesi halinde bu sigortalının hak sahibi kimselerine ölümsigortasından aylık bağlanabilmesi için 900 gün prim ödenmesinin yeterliolacağı halde, sigortalının 8 yıllık süre sonunda vefat etmiş olması halinde1440 gün prim ödenmiş olması koşulunun aranmasının Anayasa'nın eşitlik ilkesineaykırı olduğunu, davacının murisinin de, en az 5 yıl sigortalı olma ve 900 günprim ödeme asgari koşulunu yerine getirdiği halde davacıya ölüm sigortasındanaylık bağlanmadığını, bunun da Anayasa'da yer alan sosyal devlet ve yasa önündeeşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesinde, Anayasa Mahkemesi'nin, kanunların, kanunhükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'yaaykırılığı hususunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmayamecbur olmadığı, taleple bağlı kalmak kaydıyla başka gerekçe ile de Anayasa'yaaykırılık kararı verebileceği hükme bağlanmıştır. İtiraz konusu kural, sosyalgüvenlik hakkı ile ilgili görülmesi nedeniyle, Anayasa'nın 2. maddesindebelirtilen sosyal hukuk devleti ilkesini somutlaştıran 60. maddesi yönünden deincelenmiştir.
1) Anayasa'nın 2. ve 60. Maddeleri Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 2. maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti, toplumunhuzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı,Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”denilmektedir.
Bu kapsamda sosyal hukuk devleti, insan hak ve hürriyetlerinesaygı gösteren, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvencealtına alan, kişi ile toplum arasında denge kuran, güçsüzleri güçlülerkarşısında koruyarak gerçek eşitliği yani sosyal adaleti ve toplumsal dengeyisağlayan devlettir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin, tümkurumlarıyla Anayasa'nın özüne ve ruhuna uygun biçimde yaşama geçirilmesinigerekli kılar. Sosyal hukuk devletinde kişinin korunması, sosyal güvenliğin vesosyal adaletin sağlanmasıyla olanaklıdır. Sosyal güvenlik, sosyal hukukdevleti niteliğini oluşturan temel kavramlardan birisidir.
Anayasa'nın 60. maddesinde, “Herkes, sosyal güvenlikhakkına sahiptir” denilmektedir. Bu hüküm bireylere yaşlılık,hastalık, kaza, ölüm ve malullük gibi sosyal riskler karşısında asgari ölçüdebir yaşam düzeyi sağlamayı amaçlar. Aynı maddenin ikinci fıkrasında “Devlet,bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” denilerekbu görevin, Devlet tarafından oluşturulacak kuruluşlar yoluyla yerinegetirilmesi öngörülmektedir.
Sosyal Sigortalar Kurumu da, ülkemizde Devlet tarafından, sosyalgüvenliğin sağlanması amacıyla kurulan kurumlardan biri olup, yasalarıngörevlendirdiği alanlarda iş kazaları, meslek hastalıkları, hastalık, analık,malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kollarında hizmet vermektedir. Kurumunsistemi de, çalışanların ücretlerinden kesilen işçi payı ile işverence ödenenpaydan oluşan sigorta primi esasına dayanmaktadır. Bu kurum, görevlerini yerinegetirebilmek için önceden prim (gelir) elde etmek ve bu gelirleri finansmanyöntemlerine göre değerlendirerek 506 sayılı Yasa'ya göre, iş kazalarıylameslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölümsigortalarının gerektirdiği her türlü yardım ve ödemeleri karşılamaklayükümlüdür.
Sosyal Sigortalar Kurumu'nun bu yükümlülükleri arasında yer alan“ölen sigortalının hak sahibi kimselerine aylık bağlanması”nın dayanağı olanölüm sigortası, uzun vadeli yardım yapan bir sigorta koludur. Ölen sigortalınınhak sahibi kimselerine ölüm sigortasından aylık bağlanabileceği durumlar, 506sayılı Yasa'nın 66. maddesinde belirtilmiştir. Anılan maddenin (c) bendinde yeralan ve sınırlama kararı uyarınca incelenen kuralda da, en az 5 yıl sigortalıbulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün primödemiş olması halinde, ölen sigortalının hak sahibi kimselerine ölüm aylığıbağlanması öngörülmektedir.
Bu kural gereğince, ölen sigortalının hak sahibi kimselerine ölümsigortasından aylık bağlanabilmesinin ilk koşulu, sigortalının en az 5 yıldanberi sigortalı bulunması, diğer koşulu da, sigortalının sigortalılık süresininher yılı için ortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarıprimi ödemiş olmasıdır. Bu durumda, sigortalı, sigortalılık süresi 5 yıl ikenölmüş ise 5 yıl x 180 gün= 900 gün, sigortalılık süresi 6 yıl iken ölmüş ise 6yıl x 180 gün= 1080 gün, sigortalılık süresi 7 yıl iken ölmüş ise 7 yıl x 180gün= 1260 gün, sigortalılık süresi 8 yıl iken ölmüş ise 8 yıl x 180 = 1440 günve sigortalılık süresi 9 yıl iken ölmüş ise 9 yıl x 180 gün = 1620 günmalullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması halinde, hak sahibikimselerine ölüm sigortasından aylık bağlanabilecektir. Kurala göre,sigortalılık süresi uzadıkça ödenmesi gereken prim gün sayısı da artacakolduğundan belirli sigortalılık süreleri karşılığında yukarıda belirtildiğioranda malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyemeden ölensigortalının hak sahibi kimselerine ölüm sigortasından hiç aylıkbağlanamayacaktır.
Anayasa'nın 2. ve 60. maddeleri uyarınca, Devletçe, sosyalgüvenliğin ve sosyal adaletin sağlanmasına elverişli ortamın yaratılması ve buanlamda sosyal güvenlik alanında getirilecek bir haktan, aynı sosyal güvenlikkurumu içinde yer alan ve temelde birbirine yakın konumda bulunan tümsigortalıların dengeli ve makul ölçüler içerisinde yararlanmasını öngörendüzenlemelerin gerçekleştirilmesi gerekir. Buna göre, itiraz konusu kuralda,malullük ya da henüz yaşlılık aylığı almayan sigortalıların ölümü halinde,geçimi bu sigortalılara bağlı olan ve ölüm nedeniyle bundan yoksun kalankimseler için, sigortalılık süresi 5 yıl olup, toplam 900 gün malullük,yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş durumda ölen bir sigortalının haksahiplerine ölüm sigortasından aylık bağlanması suretiyle bu kişiler yönündensosyal güvenlik sağlanırken, prim ödeme gün sayısı bu sigortalıya eşit ya dabundan daha fazla olan bir başka sigortalının ölümü halinde, sigortalılıksüresi 5 yıldan fazla olduğundan, prim ödeme gün sayısının eksik kaldığıgerekçesiyle hak sahiplerine ölüm sigortasından aylık bağlanmaması vedolayısıyla bu kişilerin sosyal güvenlik hakkından mahrum bırakılmaları sosyalhukuk devleti ve sosyal güvenlik kurumunun temel ilkesiyle bağdaşmaz.
2) Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 10. maddesinde, herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu ve hiçbir kişiye, aileye, zümreye veyasınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ve idare makamlarının tümişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundaoldukları belirtilmiştir.
Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlıolacağı anlamına gelmez. Yasaların uygulanmasında dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrılığı gözetilemez ve bunedenlerle eşitsizlik yaratılamaz. Bu ilke, birbiriyle aynı durumda olanlaraayrı kuralların uygulanmasını ve ayrıcalıklı kişi ve topluluklarınyaratılmasını engellemektedir.
Bir sosyal güvenlik kuruluşu olan Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamıiçinde bulunan, aynı sosyal risklere karşı asgari ölçülerde güvence altınaalınan ve aynı kurallara bağlı olan sigortalılar, aynı hukuki statü içindeözdeş durumda bulunan kişilerdir. Aynı durumda bulunan kişilerin yasanınöngördüğü haklardan aynı esaslara göre yararlandırılmaları da eşitlik ilkesiningereğidir.
Sosyal Sigortalar Kurumu'nun işleyiş sisteminde, ödenen primmiktarı esastır. İtiraz konusu kuralda ise, ölen sigortalının hak sahibikimselerine ölüm sigortasından aylık bağlanabilmesi için sigortalınınsigortalılık süresi yönünden, en az 5 yıl sınırlaması yapılmıştır. Kurala göre,sigortalılık süresi uzadıkça ödenmesi gereken prim gün sayısı da artacağından,en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, bu sürenin her yılı için ortalama olarak180 gün (toplam 900 gün) malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemişdurumda ölen bir sigortalının hak sahibi kimselerine ölüm sigortasından aylıkbağlanabilecek, ancak, toplam olarak 900 gün malullük, yaşlılık ve ölümsigortaları primi ödemiş olsa dahi sigortalılık süresi 5 yıldan fazla olan birbaşka sigortalının ölümü halinde hak sahibi kimselerine bu aylıkbağlanmayacaktır. Daha az süreli sigortalı bulunup, daha az prim ödemişken ölenbir sigortalının hak sahiplerinin bu güvenceden yararlandırılıp aynı oranda yada daha fazla prim ödemiş durumda ölen bir sigortalının, sigortalılık süresinindaha uzun ve bu sürenin her yılı için ortalama olarak 180 gün prim ödenememişolması nedeniyle, hak sahiplerini sosyal güvenceden yoksun bırakmak,hakkaniyete ve yasa önünde eşitlik ilkesine de aykırılık oluşturmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın2., 10. ve 60. maddelerine aykırıdır, iptali gerekir.
A. Necmi ÖZLER bu görüşe katılmamıştır.
VI- İPTAL HÜKMÜNÜN YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesi uyarınca, kanun, kanunhükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü veya bunlarınhükümleri, iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlandığı gün yürürlükten kalkar.Ancak Anayasa Mahkemesi, iptal kararı ile doğacak hukuksal boşluğu, kamudüzenini tehdit veya kamu yararını ihlâl edici nitelikte görürse, boşluğundoldurulması için iptal kararının yürürlüğe gireceği günü ayrıcakararlaştırabilir. Bu tarih kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı gündenbaşlayarak bir yılı geçemez.
17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2422sayılı Yasa ile değişik 66. maddesinin (c) bendinin “... veya en az 5 yıldanberi sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak180 gün...” bölümünün iptali sonucunda meydana gelen hukuksal boşluk, kamuyararını ihlâl edici nitelikte olduğundan, bu kurala ilişkin iptal hükmünün,kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğegirmesi uygun görülmüştür.
VII- SONUÇ
A- 17.7.1964 günlü, 506 sayılı “Sosyal Sigortalar Kanunu”nun 2422sayılı Yasa ile değiştirilen 66. maddesinin (c) bendinin, “... veya en az 5yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalamaolarak 180 gün ...” bölümünün, Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, A. NecmiÖZLER'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
B- İptal hükmünün doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlaledici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğinceİPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YILSONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
6.1.2005 gününde karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
Fazıl SAĞLAM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
KARŞIOY
Sosyal Sigortalar Kanunu'nun iptali istenilen 2422 sayılı Kanunladeğişik 66. maddesinin (c) fıkrasında “Toplam olarak 1800 gün veya en az 5yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalamaolarak 180 gün Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi ödemiş durumda”Ölen sigortalının hak sahibi kimselerine aylık bağlanacağı öngörülmüştür.
Yasakoyucu bu düzenleme ile ölüm aylığı bağlanmasının temel ölçütüolarak toplam 1800 gün prim ödenmesini kabul etmiştir. Ancak, bu koşulun gerçekleşmemişolduğu durumlarda, sigortalılar lehine bir yandan sosyal devlet olmanın gereğiolarak ölenin geride kalanlarını korumak amacıyla, diğer yandan da SosyalSigortalar Kurumu'nun sigortacılık faaliyetini sürdürebilmesi olanağınıgözetmek suretiyle en az beş yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılıksüresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölümsigortaları primi ödemiş durumda ölen sigortalının hak sahiplerine aylıkbağlanmasına da olanak sağlamıştır. Bu duruma göre, sigortalılardan ölümtarihine kadar; 5 yıldan beri sigortalı olanlar 900, 6 yıldan beri sigortalıolanlar 1080, 7 yıldan beri sigortalı olanlar 1260, 8 yıldan beri sigortalıolanlar 1440, 9 yıldan beri sigortalı olanlar 1620 gün ortalama prim ödemişlerise bunların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanacak demektir.
Sosyal Sigortalar Kurumu'nun amacına uygun olarak hizmetverebilmesi sahip olduğu parasal kaynaklara bağlı olduğundan, temel kaynağıprim olan bu Kurumda sigortalıların kuralda belirtilen asgari süre kadar primödemek suretiyle Kurum ile ilişkilerini devam ettirmelerini ve Kurumunsağlayacağı haklardan bu suretle yaralanmalarını öngören böyle bir düzenlemesistemin gereğidir. Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları iseAnayasa'nın 65. maddesinde gösterilmiştir. Bu nedenle itiraz konusu kural,Anayasa'nın 2. ve 60. maddelerine aykırı değildir.
Öte yandan, en az beş yıldan beri sigortalı bulunup 900 günmalullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş durumda iken ölensigortalılarla, bu şartı gerçekleştirdikten sonra sigortalılık süreleri dedevam ettiği halde bu süre içerisinde kuralda öngörülen gün kadar ortalama primödememiş olan ve daha sonra ölen sigortalılar aynı konumda olmadıklarından,bunlar arasında eşitlik karşılaştırması yapılamayacağı cihetle, kuralınAnayasa'nın 10. maddesine de aykırı olmadığı düşüncesinde olduğumdan çoğunluk görüşünekatılmadım.
Üye
A. Necmi ÖZLER