ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2001/485
Karar Sayısı : 2002/2
Karar Günü : 3.1.2002
R.G. Tarih-Sayı :05.06.2002-24776
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Gölcük Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 21.12.2000 günlü, 4616sayılı "23 Nisan 1999
Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların
Ertelenmesine Dair Kanun"un 1. maddesinin 5. bendinin (a) alt bendinin
Türk Ceza Kanunu'nun 301 ve 303. maddeleri yönünden, Anayasa'nın 10. maddesineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sanıklar haklarında, Türk Ceza Kanunu'nun 301 ve 303. maddelerigereğince cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, 4616 sayılı"23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı ŞartlaSalıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun" un 1.maddesinin 5. bendinin (a) alt bendini Türk Ceza Kanunu'nun 301 ve 303. maddeleriyönünden, Anayasa'ya aykırı gören Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4616 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen SuçlardanDolayı Şartla Salıverilmeye Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun" un1. maddesinin kapsam dışı bırakılan suçları belirleyen 5. bendinin itirazkonusu bölümü de içeren (a) alt bendi şöyledir:
"Ancak:
a) Türk Ceza Kanununun 125 ilâ 157, 161, 162, 168, 171, 172, 188,191, 192, 202, 205, 208, 209, 211 ilâ 214, 216 ilâ 219, 240, 243, 264, 298, 301ilâ 303, 305 inci maddelerinde, 312 nci maddenin ikincifıkrasında,313 üncü maddesinde, 314 üncü maddenin birinci fıkrasında, 339 ilâ349, 366, 367, 383, 394, 403 ilâ 408, 414 ilâ 418 ve 503 ilâ 506 ncı maddelerinde,
yer alan suçları işleyenler hakkında bu madde hükümleriuygulanmaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralı şudur:
"MADDE 10.- Herkes, dil, ırk,renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
C- İlgili Anayasa Kuralı
Anayasa'nın ilgili görülen 2. maddesi şöyledir:
"MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti,toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarınasaygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkeleredayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER,Fulya KANTARCIOĞLU, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇINve Enis TUNGA'nın katılmaları ile 3.1.2002 günü yapılan toplantıda,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliği ilekarar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunlarıngerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 5. bendinin (a) alt bendinde,bu bentde belirtilen ve aralarında TCK'nun 301. ve 303.maddelerinin de bulunduğu suçları işleyenlerin Yasa'nın 1. maddesinde öngörülenhükümlü ve tutukluların lehine olan düzenlemeden istifade edemeyecekleribelirtilmiştir.
Türk Ceza Kanunu'nun "Adliye Aleyhinde Cürümler"başlıklı dördüncü babının "Tevkifhane ve Hapishaneden Firar veFirara Vesatat" isimli yedinci faslında yer alan 301. maddesi memurolmayan kişilerin hükümlü ve tutukluların kaçmasını hazırlamak vekolaylaştırmak eylemlerini yaptırıma bağlamakta, 303. maddesi ise, hükümlü veyatutukluların kaçması eyleminin memurun kasta dayalı olmayan kayıtsızlık veyatedbirsizliğinden neşet etmesi halinde ilgili memur hakkında uygulanacak cezaiyaptırımı düzenlemektedir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, firar suçunu düzenleyen TCK'nun 298.maddesinin yasa kapsamına alınması yolunda Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptalkararı bulunduğu halde 301 ve 303 maddelerinde yaptırıma bağlanan suçlarınistisna tutulmasının Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanunhükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'yaaykırılığı hususunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmayamecbur değildir. Anayasa Mahkemesi taleple bağlı kalmak kaydıyla başka gerekçeile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebilir. Bu nedenle, dava konusu kuralilgisi nedeniyle Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan, "yasa önünde eşitlikilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için sözkonusudur. Bu ilkeile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı,aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarınısağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasakarşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesinher yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındakiözellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları veuygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesizedelenmez.
İtiraz konusu kurallar ile cezai yaptırıma bağlanan suçlar, gereknitelik, gerekse korudukları hukuki yarar bakımından fasılda yer alan diğersuçlardan farklı olduklarından bunları işleyenlerin aynı durumda sayılmalarınaolanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, belirtilen suçlar arasında eşitlikkarşılaştırılması yapılamaz.
Öte yandan, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti,eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasalarınüstünde yasakoyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukukilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bu bağlamda, hukukdevletinde yasakoyucuyalnız yasaların Anayasa'ya değil, Anayasa'nın daevrensel hukuk ilkelerine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Başvuru kararında belirtilen Türk Ceza Kanunu'nun 298. maddesiylebir kimsenin bir suçtan dolayı kanun dairesinde tutuklandıktan sonra kaçması301. ve 303. maddeleriyle ise tutuklu veya hükümlünün kaçmasını hazırlama veyakolaylaştırma cezai yaptırıma bağlanmaktadır. Bu maddelerdeki suçlarınözellikleri, unsur ve nitelikleri ile korunan hukuki yarar bakımındangösterdikleri farklılıklar dikkate alındığında 301. ve 303. maddelerin kapsamdışında bırakılmasının adaleti zedeleyen, hukuk devleti ilkesiyle çelişen biryönü bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Türk Ceza Kanunu'nun301. ve 303. maddeleri yönünden Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırıdeğildir. Başvurunun reddi gerekir.
VI- SONUÇ
21.12.2000 günlü, 4616 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadarİşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların ErtelenmesineDair Kanun"un 1. maddesinin 5. bendinin (a) alt bendinin, Türk CezaKanunu'nun 301. ve 303. maddeleri yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, 3.1.2002 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Rüştü SÖNMEZ
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Enis TUNGA