ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2002/128
Karar Sayısı : 2004/23
Karar Günü : 17.2.2004
Resmi Gazete tarih/sayı: 27.07.2004/25535
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR :
İstanbul 5. İdare Mahkemesi Esas: 2002/128
İzmir 1. İdare Mahkemesi Esas: 2002/158
İzmir 1. İdare Mahkemesi Esas: 2002/159
İTİRAZIN KONUSU : 5.6.1986 günlü, 3308sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının (b)bendinin (1) numaralı alt bendinin Anayasa'nın 10. ve 49. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
3308 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının (b)bendinin (I) numaralı alt bendi uyarınca sınavsız doğrudan ustalık belgesiverilmesi için yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlere karşı açılandavalarda kuralın Anayasaya aykırı olduğu savlarının ciddi bulan Mahkemeleriptali için başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5.6.1986 günlü 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun itiraz konusukuralı içeren geçici 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte;
a) Bakanlıkça tesbit edilen meslek dallarında çalışmakta olup,bakanlıkça ilan edilecek tarihten itibaren üç ay içerisinde müracaatedenlerden;
1. 18 yaşını doldurmuş olanlar doğrudan,
2. 16 yaşını doldurmuş olanlar kapsam ve süreleri Bakanlıkçabelirlenecek eğitime tabi tutulduktan sonra,
Kalfalık imtihanlarına alınırlar. (Değişik ibare: 4702 -29.6.2001) "sınav"larda başarılı olanlara kalfalık belgesi verilir.
3. Kalfalık belgesini almış olup 22 yaşını doldurmuş olanlaraustalık imtihanlarını başarmaları şartı ile ustalık belgesi verilir.
b) 1. Bir işyeri sahibi olan ve bu işyerinde fiilen ustaolarak çalışan ve Bakanlıkça ilan edilecek tarihten itibaren üç ay içindemüracaat edenlere;
2. Lise dengi meslekî ve teknik öğretim kurumlarından 1985-1986öğretim yılı sonuna kadar mezun olanlara;
Doğrudan ustalık belgesi verilir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 10. ve 49. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
11.9.2002 ve 21.11.2002 tarihlerinde yapılan ilk incelemetoplantılarında dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU,Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM,Cafer ŞAT ve Fazıl SAĞLAM'ın katılmalarıyla yapılan esas incelemetoplantısında;
5.6.1986 günlü, 3308 sayılı "Mesleki Eğitim Kanunu"nungeçici 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinin"... işyeri sahibi olan ve bu ..." bölümünün iptali istemiyle yapılan2002/158 ve 2002/159 dava dosyalarıyla ilgili itiraz başvurularının,aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle konusu aynı olan 2002/128 esas sayılıdosya ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esaslarının kapatılmasına, esas incelemenin2002/128 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 17.2.2004 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin raporlar, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriylediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununun Geçici 1. maddesinin birincifıkrasının (b) bendinin (I) numaralı alt bendine göre; bu kanunun yürürlüğegirdiği tarihte "bir işyeri sahibi olan ve bu işyerinde fiilen usta olarakçalışan ve Bakanlıkça ilan edilecek tarihten itibaren üç ay içinde müracaatedenlere" doğrudan ustalık belgesi verilecektir.
Yasa genel kural olarak ustalık belgesi almayı, ustalık eğitimisonunda yapılacak sınavın kazanılmasına bağlamıştır. 3308 sayılı Yasa'nınDördüncü Kısmı ustalık eğitimi konusunu düzenlemekte olup, 27. maddeye görekalfalık eğitimini tamamlamış olanlar için Milli Eğitim Bakanlığı'nca ustalıkeğitim kursları düzenlenmektedir. Bu kursların kapsamı ve süresi Mesleki EğitimKurulu'nun görüşü alınmak suretiyle Bakanlık tarafından tespit edilmektedir.Aynı Yasa'nın 28. maddesine göre düzenlenen ustalık sınavının esas ve usulleriise yönetmelikle belirlenmiştir. Ustalık sınavına katılabilmek için:
1) Mesleklerinin özelliklerine göre, Bakanlıkça saptanacak sürekadar kalfa olarak çalışmış olmak ve ustalık eğitimi kurslarını başarı iletamamlamak,
2) Mesleklerinde en az beş yıl kalfa olarak çalışmış olmak,
koşulları getirilmiştir.
Geçici 1. maddede sözü edilen "Bakanlıkça ilan edilecektarihten itibaren üç ay içerisinde" müracaat etme şartı Yasa'nın 1986yılında yürürlüğe girmesiyle sona ermemektedir. Çünkü geçici 2. maddeye göre,Kanun kapsamına alınmamış il ve mesleklerin Bakanlıkça Kanun kapsamına alınmasıhalinde, alınma tarihinden itibaren bu il ve mesleklerde kalfalık ve ustalıkbelgeleri bu Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca verilebilmektedir. Bu durumdageçici 1. maddenin geçicilik niteliği, Mesleki Eğitim Kanunu'nun tüm illerin vetüm meslek dallarının kapsama alınması sonucunda gerçekleşecektir. İtirazkonusu Yasa hükmüne göre, bir işyeri sahibi olan ve bu işyerinde fiilen ustaolarak çalışanların ustalık belgesi alabilmeleri için herhangi bir eğitimkoşulu aranmamaktadır.
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'na 2.3.1989 tarih 3525 sayılıYasa'nın 1. maddesi hükmü ile ek 8. madde eklenmiştir. Bu hükme göre de,Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte geçici 1 inci maddedeki şartlara sahip olduklarıhalde Bakanlıkça ilan edilen tarihlerde belge almak için müracaat edemeyenlerealtı aya kadar ek müracaat süreleri vermeye Bakanlık yetkili kılınmıştır.
Öte yandan, 3308 sayılı Yasa'ya 29.6.2001 günlü, 4702 sayılıYasa'nın 23. maddesi ile eklenen geçici 9. madde ile "ustalık belgesisahibi olmadığı halde işyeri açmış olanlara" ustalık belgesi almaları içinayrıcalıklar getirilmiştir. Kuralın gerekçesinde ustalık belgesi olmadan işyeri açan ve faaliyetini izinsiz sürdüren kişilerin sayısının fazla olduğu,denetim noksanlığından dolayı uzun süredir çalıştıkları, ekonomiye önemlikatkıda bulundukları, kapatmak yerine bir defaya mahsus olmak üzere geçiciçözüm getirildiği belirtilmiştir.
Ayrıca Yasa'nın yürürlüğünden önce uygulanmakta olan 2089 sayılıÇırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun geçici 4. maddesiyle de meslekikuruluşlardan alınan ve Çıraklık Eğitim Komitesi'nce uygun bulunacak belge ilebu Kanunun uygulamaya girdiği tarihte meslek ve sanatlarını bizatihi ustadurumunda yöneten ve aynı zamanda işyeri sahibi olarak en az 2 sene çalışmışolanlara usta ehliyeti imtihansız olarak verilmiştir.
B-Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
İtiraz başvurularında, Yasa'nın işyeri sahibi olanlara belirtilenkoşulların oluşması halinde doğrudan ustalık belgesi verilmesini öngörmesinekarşın, aynı koşulları taşıyan, fakat işyeri sahibi olmayanlara böyle birolanağı tanınmamasının Anayasa'nın 10. ve 49. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmektedir.
Kuralın gerekçesinde ve TBMM'ndeki görüşmelerde ayrıntılı anlatımayer verilmemiştir. Sadece bu Yasa'nın yayımından önce bir meslek dalında işyerisahibi olanlar ile meslek lisesi mezunlarına hangi esaslara göre ustalıkbelgesi verileceği ve kimlerin kalfalık ve ustalık imtihanlarına alınacağıbelirtilmiştir.
Hukukun temel ilkeleri arasında yer alan eşitlik ilkesine,Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre herkes, dil, ırk, renk,cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerleayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreyeveya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar.
"Yasa önünde eşitlik ilkesi" hukuksal durumları aynıolanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitliköngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarkarşısında aynı işleme tabi tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını veayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi vetopluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesiyasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik herkesin her yönden aynı kurallara bağlıtutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler vetopluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynıhukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursaAnayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
Ustalık belgesi almak isteyenlerden, kendi işyerinde fiilen ustaolarak çalışanlarla, başkalarına ait işyerlerinde eylemli olarak aynı işiyapanlar arasında nitelikleri bakımından fark bulunmamaktadır. Her iki gruptayer alanların da fiilen usta olarak çalışmaları nedeniyle aynı konumdaoldukları açıktır. Bu kişilerin aynı konumda olmalarına karşın farklı kurallarabağlı tutulmaları eşitlik ilkesiyle bağdaşmaz. İtiraz konusu kural Anayasa'nın10. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
İtiraz konusu kuralın ayrıca Anayasa'nın 49. maddesi yönündenincelenmesine gerek görülmemiştir.
VII- SONUÇ
A- 5.6.1986 günlü, 3308 sayılı "Mesleki EğitimKanunu"nun geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1)numaralı alt bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Tülay TUĞCU'nunkarşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
B- İptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihin ayrıcabelirlenmesine yer olmadığına, Fazıl SAĞLAM'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
17.2.2004 gününde karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
Cafer ŞAT
Üye
Fazıl SAĞLAM
KARŞIOY
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu hükümlerinden yararlanmak içinustalık belgesi almak isteyen kişiye sınav koşulu getirilmiş olması nedeniyleaçılan davada Yasa'nın Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının b bendinin (1)numaralı bendinde yer alan "Bir işyeri sahibi olan ve bu işyerinde ustaolarak çalışan ve Bakanlıkça ilan edilecek tarihten itibaren üç ay içindemüracaat edenlere "doğrudan ustalık belgesi verileceği yolundakidüzenlemeyi Anayasa'nın 10 ve 49. maddelerine aykırı bulan Mahkemeler iptaliiçin başvurmuştur.
Bir işyeri açarak orada ustalık yapan ve bu ustalık bilgisiyle oişyerini idame ettirebilen kişinin o işyerinin sorumluluğunu yüklenebilecekdüzeyde ustalık bilgisine sahip olduğunun kabulü gerekir. İptali istenen GeçiciMadde de bu görüşe dayalı olarak işyeri sahiplerinin ustalık sınavına girmesinegerek görmemiştir. Kaldı ki iptali istenmemiş ve halen yürürlükte bulunanGeçici 9. madde ile izinsiz işyeri açan ve ustalık belgesi olmayanlara daişyerlerinin korunması amacıyla bazı olanaklar sağlanmıştır.
Ekonomik istikrarın ve yatırımların korunması bakımından bu türgeçiş hükümlerinin düzenlenmesi Anayasal zorunluluktur.
Ayrıca bir işyeri açıp orada ustalık yaparak o işyerininsorumluluğunu yüklenen kişi ile çalıştığı işyerinin işletilmesinde hiçbirsorumluluk almayan ve ücret karşılığı çalışan kişi aynı konumda değillerdir.
Düzenleme Anayasa'nın 10 ve 49. maddelerine aykırı değildir.
Kaldı ki, başvuran Mahkemeler işyeri sahibi ustaların sınavagirmemelerine itiraz etmeyip işyerinde çalışmakta olan ve usta niteliğine sahipkişilerin sınava alınmalarına itiraz etmektedir. Verilen iptal kararı dava açanve bir işyerinde ücret karşılığı çalışan kişilere, mahkemelerin ilerisürdükleri gibi sınavsız usta olma hakkı tanımadığı gibi işyeri sahiplerinetanınan hakkı da ortadan kaldırır niteliktedir. Halbuki Anayasa Mahkemesi'ninasıl görevi tanınan haklar arasında eşitliği sağlamaktadır.
Belirtilen nedenlerle iptal isteminin reddi gerektiği görüşüyleçoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye
Tülay TUĞCU
KARŞIOYYAZISI
5.6.1986 günlü, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun geçici 1.maddesinin 1. fıkrasının b bendinin itiraz konusu 1. alt bendi, söz konusumaddenin anlamsal bütünlüğü içinde kalın punto ile vurgulanmıştır: "BuKanun'un yürürlüğe girdiği tarihte; ... b) 1.Bir işyeri sahibi olan ve buişyerinde fiilen usta olarak çalışan ve Bakanlıkça ilan edilecek tarihtenitibaren üç ay içinde müracaat edenlere; ....Doğrudan ustalık belgesiverilir."
Bu hüküm usta sıfatını kazanmanın istisnai bir yoludur. Meslekieğitimde yeni bir sistem getirmiş bulunan yasa, o zamana kadar fiilen ustaolarak çalışanlara doğrudan ustalık belgesi alabilme imkanını getirmeyi uygungörmüş, ancak bu düzenlemede "usta" tanımı ile doğrudan bir ilgisibulunmayan "işyeri sahibi olma" olgusunu ön koşul haline getirerekustalık belgesi alabilme bakımından işyeri sahibi ustayı ayrıcalıklı bir konumagetirmiştir. Bu eşitsizliğe karşı yapılacak bir norm denetiminin amacı,eşitliği, hak yokluğunda değil, haktan yoksun bırakılmış olana da aynı hakkıkazandıracak biçimde sağlamak olmalıdır.
Bu hükümde yalnızca "işyeri sahibi olan ve bu"ibareleri iptal edilmiş olsaydı, kalan bölüm için herhangi bir süre verilmesinegerek kalmazdı. Çünkü böyle bir durumda hem işyeri sahibi olup işyerinde fiilenusta olarak çalışan kişi, hem de işyeri sahibi olmaksızın işyerinde usta olarakçalışan kişi, doğrudan ustalık belgesi alma hakkına sahip olacak ve iptalkararından sonra herhangi bir boşluk da ortaya çıkmamış olacaktı. Ancak yasakoyucu yerine yeni bir hüküm koymuş olmamak endişesiyle itiraz konusu hükmüntümünün iptal edilmesi nedeniyle eşitlik, itiraz konusu kuralın sağladığı birhakkın gerek işyeri sahibi usta ve gerekse işyerinde çalışan usta yönünden ortadankaldırılmasıyla sağlanmıştır. Böyle bir sonucun, somut norm denetiminin amaç veanlamı ile bağdaşmayacağı ortadadır. Çünkü yasa koyucunun iptal kararındansonra hareketsiz kalması halinde, ortada eşitlik değerlendirmesi yapılabilecekbir norm kalmayacağından, iptal edilen kural nedeniyle ustalık belgesinialamamış olanlar açısından temadi eden eşitsizliği düzeltme olanağı dakalmayacaktır. Oysa kural bir süre yürürlükte bırakılmış olsaydı, hakeşitsizliğine uğrayanlar bu norma ve Anayasa Mahkemesi kararına dayanarakhaklarını arayabilecek ve yasama da kuralı Anayasa Mahkemesi kararı yönündedüzeltme yükümlülüğü altına girmiş olacaktı. Bu durumda oluşan hukuki boşlukkişiyi haktan yoksun bırakmakla başlı başına kamu yararını ihlal edici birnitelik taşımaktadır. Açıklanan nedenlerle iptalin yürürlüğe gireceği tarihimakul bir süre sonrasına ertelememiş bulunan çoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye
Fazıl SAĞLAM