ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2002/131
Karar Sayısı : 2004/ 87
Karar Günü : 23.6.2004
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 19.02.2005 – 25732
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Edirne Sulh CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 24.4.1930 günlü, 1593sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 246. maddesinin, Anayasa'nın 2., 10. ve 56.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sanığın ikametgahının müştemilatındaki ahırda büyük baş hayvanbeslediğinin tespiti üzerine, 1593 sayılı Yasa'nın 246. maddesine aykırılıknedeniyle 282. maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile açılan kamudavasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
1593 sayılı Yasa'nın 246. maddesi şöyledir :
“Yirmi binden fazla nüfusu olan şehirlerde umumi caddelerde veyabelediyelerce tâyin edilecek mıntakalar içinde hayvan ahırı bulundurulmasımemnudur.”
B- İlgili Yasa Kuralı
1593 sayılı Yasa'nın 282. maddesi şöyledir :
“Bu Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket edenler veyazorunluluklara uymayanlar hakkında; Kanunda ayrıca bir ceza hükmügösterilmediği ve fiilleri Türk Ceza Kanununda daha ağır bir cezayıgerektirmediği takdirde, üç aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ve beşbinliradan otuzbin liraya kadar hafif para cezası verilir. Ayrıca, fiilin işlenişşekli ve niteliğine göre failin suça vasıta kıldığı meslek ve sanatın yedigünden üç aya kadar tatiline ve aynı süre kadar işyerinin kapatılmasına dahükmedilebilir.”
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 10. ve 56. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Nurettin TURAN, AyselPEKİNER, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Enis TUNGA ve Mehmet ERTEN'inkatılmalarıyla 11.9.2002 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu ve ilgili görülen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru gerekçesinde itiraz konusu kurala göre, nüfusu 20.000'denfazla olan şehirlerin genel caddelerinde veya belediyelerce tayin edilecekbölgeler içinde hayvan ahırı bulundurulmasının yasaklanmış olmasının, daha aznüfuslu yerleşim birimlerinde böyle bir yasağın uygulanamayacağı anlamınageleceği, nüfus hareketlerinin yoğun olduğu ülkemizde hakların kullanılmasındaeşitsizlikler yaratacağı belirtilerek, anılan kuralın Anayasa'nın 56., 10. ve2. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralla nüfusu 20.000'den fazla olan şehirleringenel caddelerinde veya belediyelerce tayin edilecek bölgeler içinde hayvanahırı bulundurulmasının yasaklanmış olması, yasanın çıkarıldığı dönemde Türkiyegerçekleri gözönünde tutularak getirilmiş bir düzenlemedir. Yasakoyucununülkenin ekonomik ve sosyal yapısı, nüfusun dağılımı, uğraş alanları gibinedenleri bir arada değerlendirerek, nüfusu 20.000'den fazla olan şehirler içinyasağın konulmasını gerekli gördüğü anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 56. maddesiyle, kişinin sağlıklı ve dengeli birçevrede yaşamak hakkını güvence altına alınmış, devlete ve vatandaşlara çevreyigeliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek ödeviyüklenmiştir. Aynı maddede herkesin yaşamını beden ve ruh sağlığı içindesürdürmesini sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alma, sağlık kuruluşlarınıplanlama, düzenleme ve denetleme de devletin ödevleri arasında sayılmıştır.
Bu ödevler çeşitli yasalarla yaşama geçirilmiştir.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 20. maddesinde, umumimahallerde halkın sağlığına zarar veren etkenleri yok etme, belediyeleringörevleri arasında yer almıştır.
1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin 13. bendinin soncümlesinde de yeniden yapılacak umumi ahır ve samanlıkların yerini belirlemekve mevcut olanları sağlık kayıtlamalarına bağlı kılmak, belediyelere görevolarak verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1. maddesi yasanın amacını, “yerleşmeyerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; … sağlık ve çevre şartlarına uygunteşekkülünü sağlamak” olarak belirlemiştir. Aynı Yasa'nın, 40.maddesinde ise “Arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık veselametini ihlal eden, ... birikintilerin, ... hususi mecra, lağım, çukur,kuyu; mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhurunameydan verilmemesi ilgililere tebliğ edilir” denilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 1. maddesinde yasanın amacı, “...bütünvatandaşların ortak varlığı olan çevrenin korunması, iyileştirilmesi; kırsal vekentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun şekilde kullanılması vekorunması; su, toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi; ülkenin bitki ve hayvanvarlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak, bugünkü ve gelecekkuşakların sağlık, uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altınaalınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri, ekonomik ve sosyalkalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göredüzenlemek …” olarak belirtilmiş; anılan Yasa'nın 3. maddesinde, çevrekorunması ve çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler tespitedildikten sonra üçüncü bölümde, çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkinönlemlere ve yasaklara ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
Bütün bu yasal düzenlemelerin nüfusu 20.000'in altındaki yerleşimbirimleri için de geçerli olduğu açıktır. Ancak kimi önlemlerin uygulanacaklarıyöre ve olayların özelliğine göre sınırlandırılması, Anayasa'nın 56. maddesiyleDevlete verilen görevlerin yerine getirilmediği anlamına gelmez.
Öte yandan yasa önünde eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynıolanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitliköngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarkarşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını veayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi vetopluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesiyasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlıtutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya datopluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynıhukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursaAnayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
İtiraz konusu kuralla, belli bir nüfusun üzerindeki yerleşimbirimlerinde yaşayanlar için yasak getirilirken, bunun altındakilerin farklıkonumları gözetilerek genel sağlık düzenlemelerinin ve bunları uygulayacak olanidarenin korumasına bırakılmalarının eşitlik ilkesine aykırı bir yönübulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 56, 10 ve 2.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
24.4.1930 günlü, 1593 sayılı “Umumi Hıfzıssıhha Kanunu”nun 246.maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 23.6.2004 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
Fazıl SAĞLAM
Üye
A. Necmi ÖZLER