ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2002/152
Karar Sayısı : 2002/94
Karar Günü : 21.10.2002
Resmi Gazete tarih/sayı:29.03.2003/25063
İPTAL DAVASINI AÇAN : Türkiye Büyük MilletMeclisi Üyeleri Mustafa KAMALAK, Gaffar YAKIN ve 111 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU : Türkiye Büyük MilletMeclisi Genel Kurulu'nun 2.10.2002 günlü, 24894 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanan 1.10.2002 günlü, 746 sayılı "Türkiye Büyük Millet Meclisi'ninTatile Girmesine İlişkin Karar"ının bir İçtüzük ihdası niteliğinde olduğuileri sürülerek, Anayasa'nın 2., 95., ve 96. maddelerine aykırılığı savıylaiptali ve yürürlüğünün durdurulması istemidir.
II- METİNLER
A- İptali İstenilen TBMM Kararı
TBMM Genel Kurulu'nun iptali istenilen 1.10.2002 günlü, 746 sayılıkararı şöyledir:
"Türkiye Büyük Millet Meclisinin, 3 Kasım 2002 Pazar günüyapılması kararlaştırılan Milletvekili Genel Seçimine ilişkin kesin sonuçların,2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 37 nci ve Türkiye Büyük MilletMeclisi İçtüzüğünün 3 üncü maddelerine göre, Yüksek Seçim Kurulunca TürkiyeRadyo ve Televizyonlarından ilanını takip eden beşinci günü saat 15.00'detoplanmak üzere tatile girmesine, Genel Kurulun 1.10.2002 tarihli 1 inciBirleşiminde karar verilmiştir"
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava konusu kararın, Anayasa'nın 2., 95. ve 96. maddelerineaykırılığı ileri sürülmüş, Geçici 6. maddesi ilgili görülmüştür.
C- İlgili İçtüzük Kuralları
TBMM İçtüzüğü'nün ilgili görülen kuralları şöyledir:
1- "MADDE 139.- Oylama üç şekildeyapılır:
1. İşaretle oylama;
2. Açık oylama;
3. Gizli oylama.
İşaretle oylama üyelerin el kaldırması; tereddüt halinde ayağa kalkmaları;beş üyenin ayağa kalkarak teklif etmesi halinde de salonda olumlu ve olumsuz oyverenlerin ikiye bölünerek sayılmaları suretiyle yapılır.
........."
2- "MADDE 141.- İşaret oyunabaşvurulması gereken hallerde Başkan oylama yapılacağını bildirerek önce oyasunulan hususu kabul edenlerin, sonra kabul etmeyenlerin el kaldırmasını ister.
Kâtip üyeler, kendi oylarını Genel Kuruldaki oyların sayımıbittikten sonra Başkana bildirirler.
Oylama sonucu, Başkan tarafından Genel Kurla "kabuledilmiştir" veya "kabul edilmemiştir" denmek suretiyle ilanolunur.
İşaretle oylama sırasında oya sunulan hususun lehinde ve aleyhindeel kaldıranları, Başka ile Kâtip Üyeler beraberce sayarak tespit ederler.Aralarında anlaşamadıkları veya oyları tespit edemedikleri hallerde, Başkan,oylamanın ayağa kalkmak suretiyle tekrarlanacağını bildirir.
Ayağa kalkmak suretiyle oylamaya başvurulmasından hemen sonra birarada ayağa kalkan beş milletvekili sonucun açıkça anlaşılmadığı gerekçesiyleoylamanın tekrarlanmasını isterlerse, oylama salonda ikiye bölünmek suretiyleyeniden yapılır."
3- "MADDE 146.- Oya konulan bütünhususlar, Anayasada, kanunlarda veya İçtüzükte ayrıca hüküm yoksa, toplantıyakatılan milletvekillerinin salt çoğunluğuyla kararlaştırılır. Salt çoğunlukbelli bir sayının yarısından az olmayan çoğunluktur.
İşaretle oylamada olumlu oylar, olumsuz oylardan fazlaysa, oyakonan husus kabul edilmiş; aksi halde, reddedilmiş olur. Genel Kurulda bulunupda oya katılmayanlar yeter sayıya dahil edilirler."
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU,Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Enis TUNGA ve Mehmet ERTEN'İnkatılmalarıyla 21.10.2002 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında davadilekçesi ve ekleri, ilk incelemeye ilişkin rapor, iptali istenilen TBMM kararıile dayanılan ve ilgili görülen Anayasa ve ilgili içtüzük kurallarıyla bunlarıngerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
TBMM'nin 1.10.2002 günlü, 746 sayılı kararına yönelik iptalistemini içeren dilekçedeki Anayasa'ya aykırılık savlarının incelenmesinegeçmeden önce, bu konuda Anayasa Mahkemesi'nin görevli olup olmadığının birönsorun olarak çözülmesi gerekmektedir.
Anayasa'nın 148. maddesinin birinci fıkrasında, "AnayasaMahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük MilletMeclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler.Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanunhükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığıiddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dâva açılamaz."; 85.maddesinde, "Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veyamilletvekilliğinin düşmesine 84 üncü maddenin birinci, üçüncü veya dördüncüfıkralarına göre karar verilmiş olması hallerinde, Meclis Genel Kurulukararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde ilgili milletvekiliveya bir diğer milletvekili, kararın, Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğeaykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. AnayasaMahkemesi, iptal istemini onbeş gün içerisinde kesin karara bağlar." denilmektedir.
Buna göre, Anayasa'nın 85. maddesinde belirtilen durumlar dışında,Anayasa'da, TBMM kararlarını anayasal yargı denetimine tâbi tutan, dolayısıylaAnayasa Mahkemesi'ne bu alanda görev veren bir düzenleme yoktur.
Bir yasama metnine verilen ad, o metnin anayasal yargı denetiminetâbi olup olamayacağı konusunda tek ve yeterli ölçüt değildir. Yasama metnininiçeriğinin ve özünün de gözönünde bulundurulması zorunludur. Yasama Meclisi'nceAnayasa'da öngörülenler dışındaki adlar altında ve başka yöntemler uygulanarakoluşturulan işlemlerin Anayasa Mahkemesi'nin denetimine bağlı olup olmadığısaptanırken, uygulanan yöntem kadar o metin veya belgenin niteliği üzerinde dedurulup değer ve etkisinin belirlenmesi gerekir. Bu açıdan yapılandeğerlendirme, sözkonusu metin veya belgenin, Anayasa'ca denetime bağlı tutulanişlemlerle eşdeğerde ve etkinlikte olduğunu ortaya koyuyorsa, onun da denetimebağlı tutulması gerekir.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesi'nin bu davada görevli olupolmadığının belirlenmesi için, Anayasa'ya uygunluk denetiminden geçirilmesiistenen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 746 sayılı kararının dava dilekçesindeiddia edildiği gibi bir İçtüzük ihdası ya da değişikliği niteliğinde olupolmadığının saptanması gereklidir.
Anayasa'nın 95. maddesinin birinci fıkrasında, "TürkiyeBüyük Millet Meclisi, çalışmalarını kendi yaptığı İçtüzük hükümlerine göreyürütür.", Geçici 6. maddesinde de, "Anayasaya görekurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin toplantı ve çalışmaları için kendiİçtüzükleri yapılıncaya kadar, Millet Meclisinin 12 Eylül 1980 tarihinden önceyürürlükte olan İçtüzüğünün, Anayasaya aykırı olmayan hükümleriuygulanır." denilmektedir.
TBMM çalışmalarıyla ilgili olarak Anayasa'nın 95. maddesindeöngörülen İçtüzük düzenlemesi henüz yapılamamıştır. Bu nedenle, Anayasa'nınGeçici 6. maddesi uyarınca 12 Eylül 1980'den önce yürürlükte olan MilletMeclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırı olmayan hükümleri uygulanmaktadır.
Dava dilekçesinde, TBMM'nin 1.10.2002 günlü, 746 sayılı kararınınalınmasında işaretle oylama yöntemine başvurulduğu, oylama sonucuna ilişkinsayımların sağlıklı yapılmadığı, kaç üyenin kabul, ret ya da çekimser oyverdiğinin belli olmadığı, kararın Anayasanın 96. maddesinde öngörülen saltçoğunluk esasına aykırı olarak alındığı, böylece eylemli İçtüzük ihdasıyapılmış olduğu ileri sürülmektedir.
Anayasa'nın 96. maddesinde, Anayasa'da başkaca bir hüküm yoksa,Türkiye Büyük Millet Meclisinin üye tamsayısının en az üçte biri iletoplanacağı ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar vereceği, ancakkarar yeter sayısının hiç bir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin birfazlasından az olamayacağı hükme bağlanmıştır. Anayasa'nın Geçici 6. maddesiuyarınca halen uygulanmakta olan 1973 tarihli Millet Meclisi İçtüzüğü'nün kararyeter sayısını düzenleyen 146. maddesinin ikinci fıkrasında ise işaretleoylamada olumlu oyların olumsuz oylardan fazla olması halinde oya sunulanhususun kabul edilmiş, aksi halde reddedilmiş sayılacağı belirtilmiştir. Ancak,İçtüzüğün bu hükmünün, Anayasa'nın Geçici 6. maddesi uyarınca yeni içtüzükyapılıncaya kadar Anayasa'nın 96. maddesi ile çelişki yaratmayacak biçimdeuygulanması gerektiğinde duraksanamaz. Bu bağlamda, işaretle oylama yönteminegöre alınan kararlarda kararı açıklayan oturum başkanının karar yeter sayısıbakımından Anayasa'nın 96. maddesinde öngörülen yeter sayı esasını gözetmekteolduğunun ve aksi saptanmadıkça kararın bu esaslara uygun olarak alındığınınkabulü zorunludur.
Kaldı ki, İçtüzüğe aykırılığı ileri sürülen her uygulamanın da birİçtüzük değişikliği olarak kabulü olanaklı değildir.
Açıklanan nedenlerle, iptali istenilen TBMM kararı, niteliği vedoğurduğu sonuçlar bakımından açık veya eylemli bir İçtüzük düzenlemesi veyadeğişikliği olarak değerlendirilmemiştir. Başvurunun görevsizlik nedeniylereddi gerekir.
Bu görüşlere Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN ile Sacit ADALIkatılmamışlardır.
IV- SONUÇ
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1.10.2002 günlü, 746 sayılı"Türkiye Büyük Millet Meclisinin Tatile Girmesine İlişkin Karar"ınıniptali isteminin GÖREVSİZLİK NEDENİYLE REDDİNE, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN ileSacit ADALI'nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 21.10.2002 gününde karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Enis TUNGA
Üye
Mehmet ERTEN
KARŞIOYGEREKÇESİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nun 1.10.2002 günlü ve746 sayılı Kararının Anayasa Mahkemesi'nin denetim alanına giren bir yasamakararı olmadığına ilişkin çoğunluk görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılmıyoruz.
TBMM'nin Genel Kurul çalışmaları sırasında uygulanmakta olaniçtüzük hükümleri zaman zaman eylemli olarak ya değiştirilmiş ya da ihdasinitelikte yeni kural oluşturacak şekilde uygulamalara konu olmuştur. AnayasaMahkemesi böyle durumlarda içtüzüğün nasıl değiştirileceğine ilişkin kurallara uygundavranılıp davranılmadığına bakmadan içtüzük hüküm ve etkisi doğuran bu türeylemli uygulamaları ya içtüzük değişikliği ya da yeni bir içtüzük kuralı(ihdasi nitelikte) şeklinde kabul ederek anayasal denetimini yapmıştır.
Anayasa Mahkemesi verdiği pek çok kararında; yasama metnineverilen ismin anayasal denetimde tek ve yeterli ölçü olmadığı, yasama metnininkapsam ve özünün de gözönünde bulundurulması gerektiği, ismi meclis kararı daolsa içtüzük değerinde, niteliğinde ve etkisinde olan yasama metinlerinin dedenetim konusu olacağı aksi halde içtüzük etkisi doğuran meclis kararlarınınanayasal yargı denetiminden kaçırılması neticesinin doğacağını açıklıklabelirtmiştir.
Yasama organınca Anayasa'da öngörülenlerden başka isimler altındave başka yöntemler uygulanarak oluşturulan yasama işlemlerinin AnayasaMahkemesi'nin denetimine bağlı olup olmadığının saptanmasında bu işlemlerinnitelik ve kapsamlarının gözetilmesi zorunludur. Bu nitelikteki bir işlemindenetiminin Anayasa Mahkemesi'nin görev alanına girip girmediği belirlenirken,meydana getirilen metnin oluşturulmasında uygulanacak yöntem kadar içeriğininniteliği üzerinde durulması, değer ve etkisinin ortaya konulması denetime bağlıtutulan işlemlerle eşdeğerde ve etkinlikte ise denetiminin yapılması gerekir.
Dava dilekçesinde, TBMM'nin 1.10.2002 günlü, 746 sayılı kararınınalınmasında işaretle oylama yöntemine başvurulduğu, oylama sonucuna ilişkinsayımların sağlıklı yapılmadığı, kaç üyenin kabul, ret ya da çekimser oyverdiğinin belli olmadığı, kararın Anayasa'nın 96. maddesinde öngörülen saltçoğunluk esasına aykırı olarak alındığı, böylece eylemli İçtüzük ihdasıyapılmış olduğu ileri sürülmektedir.
Anayasa'nın 96. maddesinde, Anayasa'da başkaca bir hüküm yoksa,Türkiye Büyük Millet Meclisinin üye tamsayısının en az üçte biri iletoplanacağı ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar vereceği, ancakkarar yeter sayısının hiç bir şekilde üye tam sayısının dörtte birinin birfazlasından az olamayacağı hükme bağlanmıştır. Anayasa'nın Geçici 6. maddesiuyarınca halen uygulanmakta olan 1973 tarihli Millet Meclisi İçtüzüğü'nün kararyeter sayısını düzenleyen 146. maddesinin ikinci fıkrasında ise işaretleoylamada olumlu oyların olumsuz oylardan fazla olması halinde oya sunulanhususun kabul edilmiş, aksi halde reddedilmiş sayılacağı belirtilmiştir. Ancak,İçtüzüğün bu hükmünün, Anayasa'nın Geçici 6. maddesi uyarınca yeni İçtüzükyapılıncaya kadar Anayasa'nın 96. maddesi ile çelişki yaratmayacak biçimdeuygulanması gerektiğinde duraksanamaz.
TBMM İçtüzüğü'nün 146. maddesinin ikinci fıkrası Anayasa'nın 96.maddesine aykırıdır. Zira, "Genel Kurul'da bulunup da oya katılmayanlarınyeter sayıya dahil edileceği" belirtilerek kararın oluşumunda dikkatealınmayacağı anlaşılmaktadır. Oysa, TBMM Genel Kurul toplantısında bulunan birüyenin toplantı yeter sayısında gözetileceği, karar için öngörülen saltçoğunlukta esas alınamayacağı kabul edilemez. Anayasa'nın 96. maddesinde,toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar alınacağı belirtildiğine göreoya katılmayanların da sözkonusu salt çoğunlukta gözetilmesi gerekeceğikuşkusuzdur. Bu nedenle İçtüzüğün 146. maddesinin ikinci fıkrası, Anayasa'nın96. maddesine aykırı olduğundan uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
İçtüzüğün 146/2. fıkrası uygulanamayacağına göre oylamanınAnayasa'nın 96. maddesine uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekir. Buna göre,toplantıya katılan mevcut üyelerin kaçının red kaçının da kabul oyukullandığını açıkça belirleyen bir yöntemin uygulanarak salt çoğunluğun olupolmadığı saptanmalıdır. Anayasa'nın 96. maddesinde öngörülen kararın oluşmasıiçin mevcudun salt çoğunluğunun saptanmasına imkan vermeyen bir uygulama sonucuoluşan karar yeni bir içtüzük uygulaması niteliğindedir. Bu nedenle 1.10.2002gün ve 746 sayılı TBMM kararı yeni bir içtüzük uygulaması niteliğinde olupAnayasa'nın 96. maddesine aykırıdır.
Sözkonusu kararı yeni bir içtüzük niteliğinde görmeyen çoğunluğungörevsizlik kararına bu nedenle katılmıyoruz
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI