ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2002/153
Karar Sayısı : 2006/113
Karar Günü : 21.12.2006
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 23.11.2007-26709
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Bayramiç Asliye HukukMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 17.10.1983 günlü, 2926sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun47. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa'nın 2., 5. ve 10. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Üçüncü kişinin suç sayılır eylemi nedeniyle ölen Bağ-Kursigortalısının hak sahiplerine yapılan yardımlarda katsayı değişikliklerinebağlı olarak ortaya çıkan artışların peşin sermaye değerinin davalı üçüncükişiden tahsiline karar verilmesi istemiyle Bağ-Kur Genel Müdürlüğünce açılanek rücu davasında itiraz konusu yasa kuralının Anayasa'ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
17.10.1983 günlü, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve HesabınaÇalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun, itiraz konusu ikinci fıkrayı da içeren47. maddesi şöyledir:
“Üçüncü şahısların sorumluluğu:
Madde 47 – Üçüncü şahısların suçsayılır hareketi ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren birdurumun doğması halinde Kurum, sigortalı veya hak sahiplerine bu Kanundabelirtilen gerekli yardımları yapar.
Ancak, Kurum bu yardımların tutarı için üçüncü kişilere rücu eder.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 5. ve 10. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU,Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Enis TUNGA ve Mehmet ERTEN'inkatılmalarıyla 22.10.2002 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Kuralın Anlam ve Kapsamı
2926 sayılı Yasa'nın 47. maddesinin birinci fıkrasına göre, üçüncüşahısların suç sayılır hareketi ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasınıgerektiren bir durumun doğması halinde Kurum, sigortalı veya hak sahiplerine buKanunda belirtilen gerekli yardımları yapacaktır. Maddenin ikinci fıkrasınagöre ise, Kurum, yaptığı bu yardımların tutarı için üçüncü kişilere rücu etmehakkına sahiptir.
2926 sayılı Yasa'nın 47. maddesinde, “yapılan yardımların tutarı”için üçüncü kişilere rücu edilebileceği belirtilmiş fakat “yapılan yardımlarıntutarı” ibaresinin kapsamına hak sahiplerine bağlanan gelirlerde katsayıdeğişikliklerine bağlı olarak ortaya çıkan artışların da dahil edilipedilmeyeceği hususunda herhangi bir açıklamada bulunulmamıştır. Bu nedenle,uygulamada, itiraz konusu kuralın anlam ve kapsamının belirlenmesindeduraksamalar ortaya çıkmıştır. Şöyle ki, itiraz konusu kural uyarınca,Bağ-Kur'un, bağladığı ilk gelirin “peşin sermaye değeri”ni sorumlu üçüncükişilerden rücuan isteyebileceği hususu tartışmasızdır. Buna karşılık, bağlanangelirlerde katsayı değişikliklerine bağlı olarak ortaya çıkan artışların peşinsermaye değerinin de istenilip istenilemeyeceği hususunda yargı kararlarındabirbirinden farklı sonuçlara ulaşılmış olduğu görülmektedir. İtiraz konusukuralın uygulanması sürecinde, Yargıtay'ın ilgili özel dairesinin öncekiyıllarda aksi yönde kararlar vermiş olduğu; son yıllarda ise Yargıtay HukukGenel Kurulu'nun ve 10. Hukuk Dairesi'nin, sadece, bağlanan gelirin peşinsermaye değerinin istenebileceği, bu gelirlerde meydana gelen artışlarınistenemeyeceği yönünde kararlar vermiş olduğu görülmektedir.
İtiraz konusu kural, Mahkemenin itiraz başvurusundan sonra,24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Yasa'nın 56. maddesinin (d) bendi ile, 2 Ağustos2003 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış ve bunun yerine 1479 sayılıYasa'nın 63. maddesinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 1479 sayılı Yasa'nın63. maddesinde ise şu kurallara yer verilmiştir:
“Üçüncü bir kimsenin suç sayılır hareketi ile bu Kanunda sayılanyardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğmasında, Kurum, sigortalı veyahak sahiplerine gerekli bütün yardımları yapar.
Ancak, Kurum, yapılan bu yardımların ilk peşin değeri için üçüncükişilere, istihdam edenlere, (...) ve diğer sorumlulara rücueder. (…)”
İtiraz konusu kural yukarıda açıklandığı şekilde yürürlüktenkaldırılmıştır. Bunun yanında, 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Yasa'nın 55.maddesi ile 2926 sayılı Yasa'ya geçici 9. madde eklenmiştir. Bu maddede, “2926sayılı Kanunun 47 nci maddesine göre açılan ek rücu davalarına devam edilir,ancak maddenin yürürlükten kalktığı tarihten sonra ek rücu davasıaçılamaz” hükmü yer almaktadır. Bu nedenle, 2926 sayılı yasanın geçici9. maddesi uyarınca 2 Ağustos 2003 tarihinden sonra ek rücu davası açılmasıimkanı kalmamıştır. Böylece, itiraz konusu yasa kuralının sadece 2 Ağustos 2003tarihinden önce açılmış olan ek rücu davaları bakımından uygulanma kabiliyetinidevam ettirdiği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere, 2926 sayılı Yasa'nın 47. maddesinin 2 Ağustos2003 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılması ve bu Yasaya geçici 9.maddenin eklenmiş olması nedeniyle, bu tarihten itibaren, 2926 sayılı Yasa'yatabi sigortalılara veya hak sahiplerine Bağ-Kur tarafından yapılan yardımlarnedeniyle, sorumlu üçüncü kişilere karşı ek rücu davası açılması olanağıkalmamıştır.
İtiraz konusu yasa kuralı, yukarıda açıklandığı şekildeyürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte itiraz yoluna başvuran mahkemeninbakmakta olduğu dava yönünden uygulanacak kural olmaya devam ettiğinden bunailişkin itiraz başvurusunun esas yönünden incelenmesine devam edilmesigerekmektedir.
B- Anayasaya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, üçüncü kişilerin suç sayılır eylemlerinedeniyle Bağ-Kur tarafından sigortalılara veya bunların hak sahiplerine gerekliyardımların yapılması durumunda, Bağ-Kur'un rücu edebileceği miktarın nasılbelirleneceği ile ilgili olarak, 2926 sayılı Yasa'nın 47. maddesinin itirazkonusu ikinci fıkrasında, “yardımların ilk peşin değeri” sınırlamasıyapılmadığı, bunun yerine “yardımların tutarı” için rücu olanağı tanındığı veböylece rücu olunacak miktarın kapsamının açık bırakıldığı; bu nedenle,Yargıtay'ın ilgili dairesinin önceki yıllarda, zamanaşımı süresi dahilinde vesigortalı veya hak sahibinin üçüncü kişiden isteyebileceği miktarla sınırlıolmak kaydıyla katsayı değişikliklerine bağlı artışların da rücuanistenebilmesinin mümkün olduğu yönünde kararlar vermiş olduğu; Yargıtay HukukGenel Kurulu'nun ve 10. Hukuk Dairesi'nin son yıllardaki uygulamasında ise,Bağ-Kur'un sadece hak sahiplerine bağlanan ilk aylık üzerinden hesaplanan peşindeğeri rücuan isteyebileceği, ancak, sonradan kanunla aylıklarda yapılanartışın peşin değerinin rücuan istenemeyeceği noktasına gelindiği vurgulanmış;fakat bu kararların uygulama açısından içtihadı birleştirme kararı niteliğindeolmadığı, bu nedenle de itiraz konusu kuralın tazmin sorumlusu üçüncü kişileryönünden haksızlık oluşturmaya devam ettiği, bu durumun da Anayasa'nın 2., 5.,ve 10. maddelerine aykırı olduğu savı ileri sürülmüştür.
2926 sayılı Yasa'nın “Üçüncü şahısların sorumluluğu” başlığınıtaşıyan 47. maddesinde, “Üçüncü şahısların suç sayılırhareketi ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren bir durumundoğması halinde Kurum, sigortalı veya hak sahiplerine bu Kanunda belirtilengerekli yardımları yapar.
Ancak, Kurum bu yardımların tutarı için üçüncü kişilere rücueder.” denilmiştir.
Madde gerekçesinde ise Kurumun, “… Borçlar Kanunuhükümlerine muvazi olarak, …” üçüncü şahıslara rücu hakkına sahipbulunduğu ifade edilmiştir.
İtiraz konusu kuralda, üçüncü şahısların suç sayılır eylemlerinedeniyle sigortalı veya hak sahiplerine Bağ-Kur tarafından yapılan yardımlarıntutarı için sorumlu üçüncü kişilere rücu edilebilmesi olanağı düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesi, anayasaya uygunluğunu denetlediği bir kuralınanlamını, bu kuralın diğer organlarca nasıl anlaşılıp uygulandığından bağımsızolarak bizzat belirlemek ve buna göre de incelediği kuralın Anayasaya uygunolup olmadığına karar vermek yetkisine sahiptir.
Yasa'nın 47. maddesi uyarınca, Bağ-Kur tarafından yapılanyardımlarda katsayı değişikliklerine bağlı olarak ortaya çıkan artışların darücuan istenebilmesi ancak bu hususun Yasa'da açıkça gösterilmesi halindemümkün olabilir. Oysa iptali istenilen kuralda bu yönde açık bir hükümbulunmamaktadır. Bu durum gözetildiğinde ve ayrıca itiraz konusu Yasa kuralındave aynı konuyu düzenleyen 1479 sayılı Yasa'nın 63. maddesinde son yıllardayapılan yasal değişiklikler de dikkate alındığında, itiraz konusu yasa kuralıuyarınca, sigortalılara veya bunların hak sahiplerine Bağ-Kur tarafındanyapılan yardımların ilk peşin değeri için sorumlu üçüncü kişilere rücuedilmesinin mümkün olduğu, buna karşılık, bu yardımlarda katsayıdeğişikliklerine bağlı olarak ortaya çıkan artışın peşin değerinin Bağ-Kurtarafından ek rücu davaları açılması suretiyle istenmesine olanak tanınmadığısonucuna varılmıştır.
İtiraz konusu kural, Anayasa'nın 2., 5. ve 10. maddelerine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Şevket APALAK ve Osman AlifeyyazPAKSÜT bu sonuca farklı gerekçeyle katılmışlardır.
VI- SONUÇ
17.10.1983 günlü, 2926 sayılı “Tarımda Kendi Adına ve HesabınaÇalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu”nun 47. maddesinin ikinci fıkrasının,Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 21.12.2006 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Tülay TUĞCU
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
FARKLIGEREKÇE
Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal SigortalarKanunu'nun 47. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırılığı ilerisürülmüştür.
2926 sayılı Kanun'un “Üçüncü şahısların sorumluluğu” başlıklı 47.maddesi, üçüncü şahısların suç sayılır hareketi ile Kanun'da sayılanyardımların yapılması halinin doğması durumunda, Kurumun sigortalı veya haksahiplerine Kanun'da belirtilen gerekli yardımları yapacağını ve bu yardımlarıntutarı için de üçüncü kişilere rücu yoluyla başvurarak, ödettirme hakkınıkullanabileceğini düzenlemektedir.
İtiraz konusu fıkra ise Borçlar Kanunu hükümlerine muvaziolarak getirildiğine ilişkin yasama gerekçesi de dikkate alındığında, üçüncüşahısların rücu davasındaki sorumluluğunu yapılan yardımlar tutarıylasınırlayarak tazminat miktarının kapsamını belirlemekte, hem de suçsayılan harekete maruz kalan sigortalı veya hak sahiplerinin üçüncü şahıstanisteyebileceği ve Kurumun da buna göre rücu yoluyla ödettirebileceği miktarıgöstermektedir. Böylece, üçüncü şahsın ilerde yapılacak artışlardan nereyekadar sorumlu tutulacağı, suç sayılan hareketi sonucu olarak katlanmaya mecburolduğu zarar miktarıyla sınırlandırarak, sınırlanandan daha fazlasının üçüncüşahıstan rücu yoluyla ödettirilmesinin talep edilemeyeceği saptanmışolmaktadır. Diğer yandan, üçüncü şahıs, rücu yoluyla Kuruma yaptığı ödemeölçüsünde sigortalı veya hak sahiplerine karşı tazmin sorumluluğundan dakurtulmaktadır. Herkes, kasıtlı eyleminin sonuçlarına katlanmaya mecburdur. Bunedenle sigortalı veya hak sahiplerinin, suç sayılan eylem nedeniyle BorçlarKanunu hükümleri uyarınca da isteyebilecekleri zararın, rücu yoluyla üçüncüşahısa ödettirilmesine ilişkin düzenlemenin temelinde, sigortalıları suçsayılan eylemlere karşı korumak ve Kuruma gelir temin etmek düşüncesibulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen bir yasakuralını kendi hukuk görüşü ve anlayışı açısından inceler ve o kuralın buanlamda Anayasaya uygunluğunu denetler. Yasa kurallarını yorumlayarak uygulamayapan yargı mercileri ya da yüksek mahkemeler, farklı yorumlamalar yaparakdeğişik uygulamalar yapabilirler. Aynı konu, benzer nitelikteki yasalardafarklı da düzenlenebilir. Bütün bunlar, aykırılığı öne sürülen hükmün anayasaldenetiminde izlenmesi gereken yöntemi değiştirmez.
Anayasa'nın 60. maddesinin ikinci fıkrasında sosyal güvenlikalanında, Devlete gerekli önlemleri alma görevi yüklenmiş, 65. maddesinde isebu yükümlülüğün sınırları belirtilerek, sosyal güvenlik konusunda, ancak Devletinekonomik ve mali kaynakları ölçüsünde önlem alma yükümlülüğü verilmiştir.Sosyal Sigortalar Kurumu ise Devlete yüklenen sosyal güvenlik hakkını sağlamaküzere kurulmuştur.
Anayasa, sosyal güvenlik alanında Devlete gerekli önlemleri almagörevini, ekonomik ve mali kaynakları ölçüsünde yüklemiştir. Katkılı sosyalgüvenlik rejimlerinde, Sosyal Güvenlik Kurumunun amacına uygun olarak hizmetverebilmesi ve sosyal riskleri karşılayabilmesi sahip olduğu parasal kaynaklarabağlıdır. Yasakoyucunun, Devlete yüklenen görevin yerine getirilebilmesinisağlayacak ve Kurumun malvarlığını koruyacak tarzda, temel hukuk kurallarına veAnayasa'nın diğer hükümlerine aykırı olmayan kimi düzenlemeler yapması,Anayasa'da öngörülen sosyal güvenlik anlayışının gereği ve ona tanınan takdiryetkisinin sonucudur. İtiraz konusu fıkranın ise bu amaçla ve takdir yetkisikullanılarak getirildiğinde kuşku bulunmamaktadır. Buna göre, üçüncü şahıslarınsorumluluğunu belirleyen “Ancak, Kurum bu yardımların tutarı için üçüncükişilere rücu eder” şeklindeki fıkranın, adil olmadığı hususu ilerisürülemeyeceği gibi hukuka aykırı olduğu da söylenemez.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu fıkranın, Anayasa'nın 2., 5. ve10. maddelerine aykırı bir yönü olmadığı gibi Anayasa'nın öbür kurallarına daaykırılığı saptanamadığından, iptal isteminin belirtilen gerekçeyle reddinekarar verilmesi gerekir.
Bu nedenle çoğunluk tarafından benimsenen gerekçeye katılmadık.
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Şevket APALAK
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT