ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2002/156
Karar Sayısı : 2004/ 98
Karar Günü : 14.7.2004
Resmi Gazete tarih/sayı: 12.11.2004/25641
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEMELER :
1. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi (Esas : 2002/156)
2. Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi (Esas : 2002/168)
3. 3- Muş Ağır Ceza Mahkemesi (Esas : 2003/6)
İTİRAZLARIN KONUSU : 3.8.2002 günlü, 4771 sayılıÇeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinin (A)fıkrasının (a) bendinin “Türk Ceza Kanunu”nun 47, 50, 51, 55, 58, 59, 61, 62,64, 65, 66, 102, 112, 451, 452, 462 ve 463 üncü maddeleri ile ... saklıdır …”bölümünün, Anayasa'nın 10. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I- OLAY
Bakılmakta olan davalarda, 4771 sayılı Çeşitli KanunlardaDeğişiklik Yapılmasına ilişkin Kanun'un 1. maddesinin (A) fıkrasının (a)bendinin itiraz konusu bölümünün Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan ya datarafların Anayasa'ya aykırılık savlarını ciddi bulan mahkemeler, iptali içinbaşvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
3.8.2002 günlü, 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına İlişkin Kanun'un itiraz konusu ibareleri de içeren 1. maddesinin(A) fıkrası hükmü şöyledir.
“MADDE 1.- A) Savaş ve çok yakın savaş tehdidihallerinde işlenmiş suçlar için öngörülen idam cezaları hariç olmak üzere,1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, … 31.8.1956 tarihli ve 6831sayılı Orman Kanununda yer alan idam cezaları müebbet ağır hapis cezasınadönüştürülmüştür.
Şu kadar ki,
a) Türk Ceza Kanununun 47, 50, 51, 55, 58, 59, 61, 62, 64, 65, 66,102, 112, 451, 452, 462 ve 463 üncü maddeleri ile 7.11.1979tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin idam cezasına ilişkin hükümleri,
b) Türk Ceza Kanunun 17 nci maddesi ile 13.7.1965 tarihli ve 647sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19 ve Ek 2 nci maddelerinin TürkiyeBüyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine kararverilenlere ilişkin hükümleri,
Saklıdır.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz konusu kuraların Anayasa'nın 10. ve 38. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İç Tüzüğü'nün 8. maddesi gereğince birleştirilendosyalarla ilgili, değişik tarihlerde yapılan ilk inceleme toplantılarısonunda, dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri vediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Birleştirme Kararı
3.8.2002 günlü, 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinin (A) fıkrasının (a) bendinin “TürkCeza Kanununun 47, 50, 51, 55, 58, 59, 61, 62, 64, 65, 66, 102, 112, 451, 452,462 ve 463 üncü maddeleri ile … saklıdır” bölümünün iptali istemiyle yapılanitiraz başvurularına ilişkin 2002/168 ve 2003/6 esas sayılı davalarınaralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2002/156 esas sayılı dava ileBİRLEŞTİRİLMESİNE, esaslarının kapatılmasına, esas incelemenin 2002/156 esassayılı dosya üzerinden yürütülmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
B- Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali içinAnayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmışve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kurallarında o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları,davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunankurallardır.
İtiraz başvurusunda bulunan mahkemelerden Muş Ağır Ceza Mahkemesiile Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamalarda, ağır tahrik altındabirden çok adam öldürme fiillerinin söz konusu olduğu, her iki mahkemebakımından da, itiraz konusu kuralda belirtilen Türk Ceza Kanunu'nun sayılanmaddelerinden yalnız 51. ve 59. maddelerinin uygulanacağı, diğer maddelerin isebu mahkemelerin önündeki davalarda uygulanma olanağı bulunmadığı, buna karşınMuş Ağır Ceza Mahkemesi'nce 4771 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin (A)fıkrasının (a) bendinin tamamı yönünden; Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 4771sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin (A) fıkrasının (a) bendindeki Türk CezaKanunu'nun 47, 50, 51, 55, 58, 59, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 102, 112, 451, 452,462 ve 463 üncü maddeleri yönünden itiraz başvurusunda bulunulduğuanlaşılmaktadır.
Bu durumda 3.8.2002 günlü, 4771 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (A)fıkrasının (a) bendinin “Türk Ceza Kanununun ...51,... 59,...” dışında kalanbölümünün, itiraz başvurusunda bulunan mahkemelerin bakmakta olduklarıdavalarda uygulanma olanağı bulunmadığından; bu bölüme ilişkin başvurularınanılan mahkemelerin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
C- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
3.8.2002 günlü, 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinin (A) fıkrası hükmü ile savaş ve çokyakın savaş tehdidi hallerinde işlenmiş suçlar için öngörülen idam cezalarıhariç, kimi kanunlarda yer alan idam cezaları müebbet ağır hapis cezasınadönüştürülmüş; ancak, aynı maddenin (a) bendi ile itirazlara konu Türk CezaKanunu'nun 51. ve 59. maddelerinin idam cezasına ilişkin hükümleri saklıtutulmuştur.
İtiraz başvurularında, Anayasa'nın 38 inci maddesinde yapılandeğişiklikle, bazı istisnai haller dışında idam cezasının kaldırılmasındansonra 4771 sayılı Kanun'la yapılan düzenleme sonucu idam cezalarının müebbetağır hapis cezasına çevrilmesine karşın, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan kimigenel ve özel hükümlerdeki, bu bağlamda aynı Kanunun 51 ve 59 uncumaddelerindeki indirim oranları yönünden idam cezasının baz alınmaya devamedilmesinin Anayasa'nın 10. ve 38. maddelerine aykırılık oluşturduğu ilerisürülmüştür.
4771 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin (A) ve (B) fıkralarının vealt bentlerinin bir bütün olarak incelenmesinden, savaş ve çok yakın savaştehdidi hallerinde işlenmiş suçlar için öngörülen idam cezaları hariç olmaküzere, diğer tüm fiiller için çeşitli kanunlarda öngörülen idam cezalarınınkaldırıldığı ve bu cezalar yerine müebbet ağır hapis cezası verileceği esasınınbenimsendiği, ancak Türk Ceza Kanunu'nun 11 inci maddesinde cürümlere mahsuscezalar arasında sayılan “müebbet ağır hapis” cezası ile bu Kanun (4771 s. K)uyarınca idam cezası yerine hükmedilecek müebbet ağır hapis cezası arasında birnitelik farkı gözetildiği, diğer bir deyişle Türk Ceza Kanunu'nun 11 incimaddesinde belirtilen müebbet ağır hapis cezası ile “idam cezasından dönüşen”müebbet ağır hapis cezası arasında, Türk Ceza Kanunu'nun itiraz konusudüzenlemesinde belirtilen genel ve özel hükümleri yönünden bir ayırımagidildiği, keza aynı kuralda sayılan özel yasalar bakımından da bir ayırımıngözetildiği, ayrıca infaz hukuku yönünden bu iki cezanın farklı rejimlere tabitutulduğu, böylece sonuçları ve uygulaması itibariyle birbirinden farklı ikicezanın ihdas edildiği görülmektedir.
Cezanın caydırıcılığı ve suçlunun toplumla uyum sağlayabilmesi,ceza politikasının temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır. Bu politikayaetken olacak kriterler ise toplumun suça verdiği önem ve suçun ağırlığı ileyakından ilgilidir. Demokratik toplum düzeninin gerekleri ile kamu yararıdüşüncesi, yasakoyucunun suçlar ve cezalar konusunda Anayasa'nın 17. ve 38.maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini sınırlayan başlıca etmenlerdir.Sayılan bu iki etmen ayrık tutulursa, yasakoyucu, kendisine tanınan takdiryetkisi içinde, kamusal düzeni, güven ve huzuru bozan eylemlerdenöngördüklerini suç olarak belirleyebilir, bunlara verilecek cezaları tür veağırlık olarak saptayabilir ve yine benimsediği ilkeler doğrultusunda bunlariçin farklı cezalar tayin edebilir. Yasakoyucu, kimi suçların niteliğini,işlenme biçimini, kişi, toplum ve Devletin uğraması mümkün zararların içerik veyoğunluğunu, toplumsal barışın ihlâl derecesini, suçtan zarar görenlerinkimliğini, cezaların caydırıcılığını ve toplumun değer yargılarını dikkatealarak düzenleme yapabilir.
Türk Ceza Kanunu'nda cürüm ve kabahatlar için değişik ve sonuçlarıbirbirinden tamamen farklı cezalar benimsenmiş, bu bağlamda ölüm cezasınındışındaki hürriyeti bağlayıcı cezalar yönünden müebbet ağır hapis, ağır hapis,hapis ve hafif hapis cezaları öngörülmüştür. 4771 sayılı Kanun'la, idamdançevrilmiş müebbet ağır hapis cezası da ihdas edilmiş ve evvelce idam cezasıverilmesini gerektiren eylemlerdeki ağırlık ve ayrılık dikkate alınarak, yeniihdas edilen bu cezanın yerine getirilmesinin, idam cezası verilmesinigerektiren eylemlere nazaran daha hafif kabul edilen eylemler için öngörülenmüebbet ağır hapis cezasına nazaran farklı biçimde olması esası benimsenmiştir.Bunun doğal sonucu olarak da, yukarıda özetlenen ayrık hükümlerdeki durumlarsaklı tutulmak suretiyle, idam cezasından dönüştürülen müebbet ağır hapiscezası ile normal olarak hükmedilen müebbet ağır hapis cezası farklı hukukirejime tâbi tutulmuş, böylece ihlâl edilen hukuki değerlerdeki farklılıknedeniyle, bu iki ceza bakımından farklı hükümler getirilmiştir.
Türk Ceza Kanunu'nun 448, 449 ve 450 nci maddelerinde düzenlenenadam öldürme fiillerinin farklılığı nedeniyle, bu fiillere verilecek cezalarmuvakkat ağır hapis, müebbet ağır hapis ya da idam cezası şeklinde belirlenmişken,Anayasa'nın 38. maddesindeki değişikliğe koşut olarak 4771 sayılı Kanun'layapılan düzenlemeyle idam cezasından dönüştürülen müebbet ağır hapis, müebbetağır hapis ve muvakkat ağır hapis şeklinde bir ayırıma gidilmiştir.Yasakoyucunun, Türk Ceza Kanunu'ndaki adam öldürme fiillerinin ağırlık veyoğunluğunu, ceza siyaseti ilkelerini de gözeterek Türk Ceza Kanunu'nun 449uncu maddesi ile 450 nci maddesindeki fiilleri aynı
kapsamda tutmadığı, bu konudaki takdir yetkisini kullanmaksuretiyle 4771 sayılı Kanun'daki düzenlemeyi yaptığı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 10 uncu maddesinde ifadesini bulan eşitlik ilkesi,eylemli eşitliği değil, hukuksal eşitliği ifade eder. Eşitlik, her yönüyle aynıhukuksal durumda bulunanlar arasında söz konusu olabileceğinden, benzer suçlarıişlemeyenler bakımından, öngörülen cezaların farklılığı bir eşitsizliğe yolaçmaz. Müebbet ağır hapis cezasını gerektiren fiiller ile idam cezasındandönüştürülen müebbet ağır hapis cezasını gerektiren fiillerin nitelik ve ihlâlettikleri değerler birbirinden tamamen farklı olduğundan, hukuki durumlarınfarklılığını gözeten yasakoyucunun 4771 sayılı Kanun'la öngördüğü itiraz konusudüzenlemelerin eşitlik ilkesine aykırı bir yönü görülmemiştir.
Yasakoyucunun takdirini yukarıda açıklanan biçimde ortayakoyduğunun anlaşılması karşısında, konunun Anayasa'nın 38. maddesindedüzenlenen suç ve cezalara ilişkin buyurucu ilkelere aykırı bir yönügörülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu bölüm, Anayasa'nın 10. ve 38.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
VI- SONUÇ
3.8.2002 günlü, 4771 sayılı “Çeşitli Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına İlişkin Kanun”un 1. maddesinin (A) fıkrasının (a) bendinin “TürkCeza Kanununun ... 51, ... 59, ... saklıdır.” bölümünün Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, 14.7.2004 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fazıl SAĞLAM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR